DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Özlem Ataç
Özlem Ataç
Giriş Tarihi : 01-01-2020 10:28

Çocuklar ölmesin şeker yiyebilsin!

Onların ufacık elleri, ufacık yürekleri ve ufacık hayalleri var. Onlar o minicik elleriyle, minicik yürekleriyle yaşamaya tutunurken öldürülüyorlar. Peki, neden öldürülüyorlar o minik yürekler?
Para, hırs ve sınırlar… Bu üç şey yüzünden küçük canlara kıyılıyor. Bu üç şey yüzünden savaşlar yapılıyor ve binlerce çocuk ölüyor. 
Hani derler ya herkesin kalbi yumruğu kadardır diye… O çocukların da kalpleri var yumrukları kadar ufacık ve minicik. Ben onları Irak’tan, Suriye’den, Filistin’den, Afganistan’dan ve Hiroşima’dan tanıyorum. Onlar savaş nedir bilmezken, yaşanan şeyin oyun olduğunu zannederken canlarına kıyılıyor. Tel örgülerin arkasından bakarken bombaların onları öldüreceğini bilmezler. 
Anneleri ve babaları ölürken hâlâ oyun oynadıklarını zannederler. Bu da o oyunun bir parçası zannederken kendisine sıkılan bir kurşunla oyuna veda ederler. Savaşın çocukları hayata 1-0 yenik başlar. Hiçbir zaman sevmeyecek, bombanın da indiği o gökyüzündeki ışıl ışıl yıldızları bir daha seyredemeyecekler. Onların gözlerinde artık sevgi yok, korku var. Küçücük bir canın yaşadığı ölüm korkusu…
Masum olmalarına rağmen sırf birilerinin çıkarları için öldürülüyorlar. 
Çok şey söylenmesi gereken konuyken aslında kelimelerle anlatımayacak kadar da acı bir mevzu. Hiroşima’da atom bombasıyla yedi yaşındayken öldürülen kız çocuğunun on yıl sonraki barışa çağrısını anlatan Nazım Hikmet’in ‘Kız Çocuğu’ şiirindeki gibi: “Kapıları çalan benim, kapıları birer birer. Gözünüze görünemem, göze görünmez ölüler. Hiroşima'da öleli, oluyor bir on yıl kadar. Yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar. Saçlarım tutuştu önce, gözlerim yandı kavruldu. Bir avuç kül oluverdim, külüm havaya savruldu. Benim sizden kendim için, hiçbir şey istediğim yok. Şeker bile yiyemez ki, kâat gibi yanan çocuk. Çalıyorum kapınızı, teyze, amca, bir imza ver. Çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler.”

*** *** ***

Özgür olmak istiyorsanız affedin!
Yaşamımızda birçok kez duymuşuzdur sevdiği adama kaçan kızını affetmeyen babayı, bir miras uğruna kardeşine küs olan ağabeyi ya da beraber büyüdüğü arkadaşının en büyük hatasında hayatından silen arkadaşı… 
Tabii bunlar gibi birçok örnek varken, affetmenin önemini neden hiçbirimiz anlamıyoruz ve hâlâ affetmemeye yemin etmiş gibi affetmiyoruz. Affetmeyerek kendimizi mahkum ettiğimizin farkına varmıyoruz. 
Ne kadar zor gelse de birini affetmek, insanı özgürleştirir. Affetmek kolay değildir fakat insanın özgürleşmesi için gereklidir. Çoğu insan affetmenin nefret ettiği kişiyi suçsuz ya da haklı bulduğu anlamına geleceğini sanır. Oysa affetmek, geçmişteki anıların boyunduruğundan kurtulmak, yaşamımızı kontrol altında tutmasına son vermek demektir.
Affetmek o kişiyi sevmek değil, onunla konuşmak zorunda olmak değil, onun beklentileri doğrultusunda davranmak değil, onu suçsuz bulmak değildir. Affetmek nefretin hapishanesinden özgürlüğe kavuşmaktır.
Bu kişiler affetmeyerek en büyük hatayı kendilerine yapmaktan vazgeçmiyorlar. Özgür değiller düşüncelerden, özlemden ve acabalardan… Tesadüfen okuduğum ve tamamen bu konuyu anlatan bir hikayeyi sizinle paylaşmak istiyorum. 
Hikaye şöyle… 
Bir gün trenle seyahat eden birisi tesadüfen son derece huzursuz olan genç bir adamın yanına oturmuş. Bir süre sonra, genç adam, uzak bir hapishaneden henüz çıkmış bir mahkûm olduğunu açıklamış. Mahkûmiyeti ailesine o kadar utanç vermiş ki, ne ziyaretine gelmişler ne de bir mektup yollamışlar. Ama mahkum, ailesinin fakir oldukları için seyahat edemediklerini, cahil oldukları için mektup yazamadıklarını umuyor; her şeye rağmen kendisini affetmiş olmalarını hayal ediyormuş. 
Ailesinin işini kolaylaştırmak için, kendilerine mektup yazıp tren kasabalarının eteklerindeki çiftliklerinden geçerken bir işaret koymalarını söylemiş. Ailesi kendisini affetmişse, raylara yakın bir elma ağacına beyaz bir kurdele bağlayacaklarmış. Eğer kendisinin geri dönmesini istemiyorlarsa, hiçbir şey yapmayacaklar, o da trende kalıp başka memleketlere gidecek, belki de bir serseri olacakmış. 
Tren, kasabasına yaklaşırken heyecanı o kadar artmış ki, pencereden dışarı bakmaya cesaret edemiyormuş. Kompartıman arkadaşı kendisiyle yer değiştirip onun yerine elma ağacına bakacağını söylemiş. Bir dakika sonra elini genç mahkûmun koluna koymuş, “Şuraya bak” demiş. Göz pınarlarında biriken yaşlarla gözleri parlıyormuş. “Her şey yolunda, bütün ağaç bembeyaz kurdelelerle bezenmiş.” 
O anda bir ömrü zehirleyen tüm acılar, adeta, birden dağılmış, kaybolmuş. Affetmezseniz sevemezsiniz. Sevgisiz hayat da anlamsızdır.
Çocuk yüreğiyle kalın…

Özlem Ataç

Özlem Ataç

DİĞER YAZILARI Ülkemiz koskocaman bir kadın mezarlığı 13-11-2021 08:42 Çekin o elinizi masum bedenlerden! 11-11-2021 08:55 Hayatta hiçbir şeyi ertelemeyin! 28-09-2021 08:51 Bu memlekete borcumuz var! 25-09-2021 09:03 Eğitim paralı mı parasız mı? 17-09-2021 00:50 Kalabalıktan geçerken güvende hissedelim mi? 15-09-2021 08:50 Oyuncak tutan minik eller kalem tutuyor 11-09-2021 09:29 Çocukluk anıları bitmeden kazanalım! 03-09-2021 00:52 Alınan eğitimi deneyimsizlikle yok görmeyelim! 25-08-2021 08:25 Aydınlığa giden yolda karanlığa sürüklenmeyelim! 14-08-2021 09:42 Vatandaşını yaşatan bir hükümetimiz var! 12-07-2021 09:43 Bu manzarada kayıt yok ama emek var! 07-07-2021 11:16 Bunun bir çaresi yok mu? 16-06-2021 08:55 Eğitimde ‘empati’ şart 14-06-2021 02:12 Yasak bitti koş maratona! 20-03-2021 08:29 ‘Kadın’ı bilmeyene 8 Mart’ı anlatamam! 08-03-2021 08:10 Milletimi devletime emanet ediyorum! 24-02-2021 01:05 Şiddetin eğitimsizlikle alakası yok! 06-01-2021 08:42 İlacı kullanmak senin vatandaşlık görevin! 14-12-2020 10:28 Biz bize yeter miyiz Türkiye? 04-11-2020 08:06 Deftere gömülüp dirsek çürüten kaç kişi var? 28-10-2020 00:19 Mahcubiyetine şahit oldum! 14-10-2020 08:23 Enerji hırsızı olan ‘kin’! 09-10-2020 08:54 Soruyorum… 27-08-2020 08:00 Ben gazeteciysem... 20-07-2020 07:26 Saklanalım sobeleyelim! 24-04-2020 08:14 Yıllar önce Atatürk söylemişti! 02-04-2020 08:26 Tarihe iz bırakan gençlikten çöküşe hazırlayan gençliğe 25-03-2020 00:19 Cahilliğin bu kadarı! 20-03-2020 11:05 Atakan topluma yem oldu! 25-02-2020 08:09 Kadir, ülkemizin kaybı olmasın! 14-02-2020 01:14 Bu aileye sahip çık Bursa! 31-01-2020 00:23 İkiyüzlülükte sınır tanımayanlar 17-01-2020 08:02 Sevgi varsa engel yok! 03-01-2020 08:29 Öğrencilerin geleceğini baltalamayın! 02-01-2020 08:29 Çocuklar ölmesin şeker yiyebilsin! 01-01-2020 10:28 Kim ister ki vatansız doğmayı? 23-12-2019 09:02 Bu acımasızlığa dahil olmayın! 11-12-2019 00:23 Özür dilerim Mustafa amca! 06-12-2019 08:28 İki kanayan yara üzerine 01-11-2019 07:23 Fuar yürüyen esnafa kapı oldu 25-10-2019 08:10
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Yol Durumu
E-GAZETE
a gazete Manşet
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
BİYOGRAFİ
ARŞİV ARAMA
bursa escort bayan görükle bayan escort
bursa escort görükle escort
canlı bahis siteleri canlı casino siteleri kaçak bahis oyna bets10 bahis canlı casino oyna