Mustafa Er, Fethiyespor – Bursaspor maçının bitişiyle birlikte rakip futbolcularla tartıştı. Hatta tartışmanın ötesine geçti, adeta dalaştı.
Yapma hocam.
Maçın hemen ardından, yüksek adrenalin altındayken konuşma. Bir saat bekle, sonra konuş. Nitekim bir saat sonra yaptığın açıklama ne kadar da naif ve yerindeydi:
“Rakiplerin yaptıkları terbiyesizlikler, küfürler, el kol hareketleri… Biz bunlara takılıyoruz. Yoksa bizi yenebiliyorsa yensin, bunda problem yok. Ama farklı şeylere giriyorlar. Bize arkadan neler atıldı… Ne bir anons ne de bir şey.”
Fark ettin mi bilmiyorum ama maçın sıcağıyla çok ağır ifadeler kullandın ve bunlar kameralara yansıdı.
Bu mentaliteyle kalan dört haftayı nasıl yöneteceksin?
Asıl mesele: Oyunu tutamamak
Skoru korumayı öğrenmek zorundasın. Haftalardır aynı sorun konuşuluyor:
Kontraatak, kontraatak, kontraatak!
Bu problemi çözersen rahat şampiyon olursun.
Çözemezsen takımı psikolojik bunalıma sürüklersin.
Nasıl çözüleceğini madde madde yazayım:
1) Rest Defence yapacaksın yani hücum ederken savunmayı kurgulamalısın. Hücumdayken en az 2 stoper + 1 defansif orta saha geride kalır. Beklerden biri çıkar, diğeri içe kat ederek 3’lü yapı oluşturur. Böylece top kaybında rakip kontra başlatmadan önce sayısal denge korunur.
2) Counter-press yapmalısın. Çabukluk ve reaksiyon antrenmanlarıyla bunu yapabilirsiniz. Topu kaybettiğin anda geri koşmak yerine topu hemen geri kazanmaya çalışmalısınız. Top kaybı sonrası ilk 5 saniye en yakın 3–4 oyuncu agresif baskı yapar. Bu sayede rakibin kafasını kaldırmasını bile engellemelisiniz. Böylece rakibin uzun top atmasını zorlaştırabilirsiniz. Eğer bu baskı başarısızsa hemen geri blok kurulur ancak panik koşu değil, organize geri çekilme denenmeli. Rakip tüm bunları çözüyorsa zaten Mardin 1969 değil Barcelona falan olmalı!
3) Lüzumsuz panik ataklar yerine hızlı ve akıllı top çevirme. Oyuncular arası mesafe korunur. Pas açıları sürekli hazır olur. Top kaybı olduğunda herkes nerede duracağını bilir.
4) Topa %60-70 sahip ol ama %60-70 tempo yapmamalısınız. Gol atamazsanız mental yorgunluk başlıyor. Sürekli saldıran Bursaspor görüyoruz. Bazen oyunu yavaşlatın be kardeşim. Böylece rakibi biraz öne çeker boşluklar bulursunuz.
5)Gol gelmiyor sendromu da bir sorun. Bunun yerine oyun içinde 10 pas serisi oluşturun ve biraz sakinleşin. İlla ki boşluk bulup ara pas bulabilirsin.
Hakemleri eleştiriyoruz evet ama Bursaspor’un da bu maçı bir kez daha düşünmesi gerekir. Haftalardır yazdığımız en önemli eleştiri kontraatak yemesi ve oyunu tutmayı beceremiyor oluşu. Çalışılmış harika bir korner atışı kullanıldı ve skor bulduk. Çalışınca bu oluyor da geriye koşma meselesi nasıl halledilemiyor bunu anlamak zor. Koca bir hafta sadece bu iki konu üzerine çalışılmış olsa 4 Nisan’daki maç şampiyonluk maçı olacaktı.
Bursaspor evet vatanını ve milletini seven taraftarlardan kurulu bir takım. Ancak bunu ırkçılıkla karıştırmamak lazım. Her ülkede böyle kimlikle anılan futbol takımları vardır. Bursaspor – Fethiyespor maçının hakemi Bursaspor’un ağırlığının ve kimliğinin altında kaldı bence. Maçın içerisinde öyle dalgalanmalar yaşadı ki yaptığı hataları düzeltme psikolojisiyle maçı 10 dakika uzatsa da bunda başarılı olamadı.
Bursaspor rakiplerinden daha güçlü ve özgüvenli hedefe doğru ilerliyor ancak maçı yönetenleri de yenmek gerekiyor. Hakemler Bursaspor maçlarına ters psikoloji ile çıkacaktır. Sonraki haftalar için bende böyle bir izlenim oluştu. Niye mi? Bursaspor, bu senenin Avrupa’da en meşhur takımı. Hafta arası mesai saati akabinde ana ligden iki alt ligde olup da 42.000 kişiyi stadyumda toplamayı başarmak Premier Lig-İngiltere’de bile zor görülür. Taraftarlar yarattığı ambiyans ile parlıyor. Futbol takımı önüne geleni yeniyor ve herkesin Bursaspor’u konuştuğu bir ortamda “tabi hakem de yardım ediyor” fikrini saha dışına yaymamak ya da “durun yahu kolay değil hemen öyle Bursaspor’u kollamayız” demenin de farklı bir yoludur kolayca penaltı vermek. Bursaspor’un kollanmaya ihtiyacı yok!
Bu hakem aslında 4 Nisan’da oynanacak Bursaspor- Mardin 1969 spor maçını da etkilemiş oldu Nasıl mı? Bursaspor’un puan kaybetmemesi gerektiğini Bursaspor’lu futbolculara hatırlatarak. Mardin 1969’un küçük bir umudu varsa da o da bu haftaki beraberlikle bence ortadan kalktı. Bursaspor, iki as futbolcusundan yoksun kalsa da kendi sahasında puan kaybetmeyecektir.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Serkan Gürlük
Mustafa Er’e açık mesaj
Yapma Mustafa hocam…
Maç sonunda yine aynı sahneyi gördük.
Mustafa Er, Fethiyespor – Bursaspor maçının bitişiyle birlikte rakip futbolcularla tartıştı. Hatta tartışmanın ötesine geçti, adeta dalaştı.
Yapma hocam.
Maçın hemen ardından, yüksek adrenalin altındayken konuşma. Bir saat bekle, sonra konuş. Nitekim bir saat sonra yaptığın açıklama ne kadar da naif ve yerindeydi:
“Rakiplerin yaptıkları terbiyesizlikler, küfürler, el kol hareketleri… Biz bunlara takılıyoruz. Yoksa bizi yenebiliyorsa yensin, bunda problem yok. Ama farklı şeylere giriyorlar. Bize arkadan neler atıldı… Ne bir anons ne de bir şey.”
Fark ettin mi bilmiyorum ama maçın sıcağıyla çok ağır ifadeler kullandın ve bunlar kameralara yansıdı.
Bu mentaliteyle kalan dört haftayı nasıl yöneteceksin?
Asıl mesele: Oyunu tutamamak
Skoru korumayı öğrenmek zorundasın. Haftalardır aynı sorun konuşuluyor:
Kontraatak, kontraatak, kontraatak!
Bu problemi çözersen rahat şampiyon olursun.
Çözemezsen takımı psikolojik bunalıma sürüklersin.
Nasıl çözüleceğini madde madde yazayım:
1) Rest Defence yapacaksın yani hücum ederken savunmayı kurgulamalısın. Hücumdayken en az 2 stoper + 1 defansif orta saha geride kalır. Beklerden biri çıkar, diğeri içe kat ederek 3’lü yapı oluşturur. Böylece top kaybında rakip kontra başlatmadan önce sayısal denge korunur.
2) Counter-press yapmalısın. Çabukluk ve reaksiyon antrenmanlarıyla bunu yapabilirsiniz. Topu kaybettiğin anda geri koşmak yerine topu hemen geri kazanmaya çalışmalısınız. Top kaybı sonrası ilk 5 saniye en yakın 3–4 oyuncu agresif baskı yapar. Bu sayede rakibin kafasını kaldırmasını bile engellemelisiniz. Böylece rakibin uzun top atmasını zorlaştırabilirsiniz. Eğer bu baskı başarısızsa hemen geri blok kurulur ancak panik koşu değil, organize geri çekilme denenmeli. Rakip tüm bunları çözüyorsa zaten Mardin 1969 değil Barcelona falan olmalı!
3) Lüzumsuz panik ataklar yerine hızlı ve akıllı top çevirme. Oyuncular arası mesafe korunur. Pas açıları sürekli hazır olur. Top kaybı olduğunda herkes nerede duracağını bilir.
4) Topa %60-70 sahip ol ama %60-70 tempo yapmamalısınız. Gol atamazsanız mental yorgunluk başlıyor. Sürekli saldıran Bursaspor görüyoruz. Bazen oyunu yavaşlatın be kardeşim. Böylece rakibi biraz öne çeker boşluklar bulursunuz.
5) Gol gelmiyor sendromu da bir sorun. Bunun yerine oyun içinde 10 pas serisi oluşturun ve biraz sakinleşin. İlla ki boşluk bulup ara pas bulabilirsin.
Hakemleri eleştiriyoruz evet ama Bursaspor’un da bu maçı bir kez daha düşünmesi gerekir. Haftalardır yazdığımız en önemli eleştiri kontraatak yemesi ve oyunu tutmayı beceremiyor oluşu. Çalışılmış harika bir korner atışı kullanıldı ve skor bulduk. Çalışınca bu oluyor da geriye koşma meselesi nasıl halledilemiyor bunu anlamak zor. Koca bir hafta sadece bu iki konu üzerine çalışılmış olsa 4 Nisan’daki maç şampiyonluk maçı olacaktı.
Bursaspor evet vatanını ve milletini seven taraftarlardan kurulu bir takım. Ancak bunu ırkçılıkla karıştırmamak lazım. Her ülkede böyle kimlikle anılan futbol takımları vardır. Bursaspor – Fethiyespor maçının hakemi Bursaspor’un ağırlığının ve kimliğinin altında kaldı bence. Maçın içerisinde öyle dalgalanmalar yaşadı ki yaptığı hataları düzeltme psikolojisiyle maçı 10 dakika uzatsa da bunda başarılı olamadı.
Bursaspor rakiplerinden daha güçlü ve özgüvenli hedefe doğru ilerliyor ancak maçı yönetenleri de yenmek gerekiyor. Hakemler Bursaspor maçlarına ters psikoloji ile çıkacaktır. Sonraki haftalar için bende böyle bir izlenim oluştu. Niye mi? Bursaspor, bu senenin Avrupa’da en meşhur takımı. Hafta arası mesai saati akabinde ana ligden iki alt ligde olup da 42.000 kişiyi stadyumda toplamayı başarmak Premier Lig-İngiltere’de bile zor görülür. Taraftarlar yarattığı ambiyans ile parlıyor. Futbol takımı önüne geleni yeniyor ve herkesin Bursaspor’u konuştuğu bir ortamda “tabi hakem de yardım ediyor” fikrini saha dışına yaymamak ya da “durun yahu kolay değil hemen öyle Bursaspor’u kollamayız” demenin de farklı bir yoludur kolayca penaltı vermek. Bursaspor’un kollanmaya ihtiyacı yok!
Bu hakem aslında 4 Nisan’da oynanacak Bursaspor- Mardin 1969 spor maçını da etkilemiş oldu Nasıl mı? Bursaspor’un puan kaybetmemesi gerektiğini Bursaspor’lu futbolculara hatırlatarak. Mardin 1969’un küçük bir umudu varsa da o da bu haftaki beraberlikle bence ortadan kalktı. Bursaspor, iki as futbolcusundan yoksun kalsa da kendi sahasında puan kaybetmeyecektir.