Bursaspor, Trabzon 1461 Futbol Kulübü’ne de mağlup olarak bu sezonki 4., deplasmandaki ise 3. yenilgisini almış oldu. Neden söylemeyelim; tüm Bursasporlu futbolseverler yeni transferlerden —Musaba, Guendouzi ayarında— galibiyet getirici performanslar beklese de bu tür yıldız etkileri TFF 2. Lig’de her zaman mümkün olmuyor.
Bursaspor scout ekibine bir tavsiyem var: Eğer Bursaspor TFF 1. Lig’e yükselirse, Trabzon takımından mutlaka oyuncu bakılmalı. Sezon başında spor yazarı M. Ali Ekmekçi’ye sık sık “Bu Trabzon takımı nerelerde?” dediğimi hatırlıyorum; zira ligin en pahalı kadrosu onlardaydı. İkinci yarının flaş takımı bence Trabzon olabilir. Kalecisinden hücum hattına kadar her parça, iyi işleyen bir makinenin dişlisi gibi çalıştı. Oyun 0-0 iken mücadeleci, skor 1-1 ve 2-1’e geldiğinde ise agresif ve inatçı bir oyun ortaya koydular.
Peki ya Bursaspor?
“Bal yapmayan arı” dedim ya… Eskisinden daha hareketli, daha sert pres yapan bir oyun anlayışıyla, ikinci yarıyı da lider bitirebilecek kapasitede bir takım hüviyetindeydi. Skorun 2-1 olmasına aldanmayın; Trabzon savunması ve kalecisi en az 4-5 net pozisyonu başarıyla bertaraf etti. Hele ki en güvendiğin pivot santrforun maçın başında sakatlanması (buradan kolu kırılan Baran Başyiğit’e büyük geçmiş olsun dileklerimizi iletelim), deplasmanda işleri iyice zorlaştırıyor.
Transferlerden bazıları saman alevi etkisi yarattı. Halil Akbunar, biraz “mikser” gibiydi. Bence Bursaspor burada “mimlenmiş” bir transfer yaptı. Hakemler, Halil’in yaptığı en ufak harekete bile taviz vermezken; Halil’e yapılan sert müdahaleleri, onun geçmişi nedeniyle görmezden geldi. Ancak iç saha maçlarında mutlaka farkını hissettirecektir.
Eyüp Akcan’ın fiziksel eksikliği hissediliyor ama koşucu özelliğiyle katkı sağlayacaktır. Rahmetullah Berişbek, tam anlamıyla bir görev adamı; ancak yaratıcılık konusunda kendisini geliştirmesi şart. Soner Aydoğdu, orta sahayı toparlayacak isim. Bugün rakip çok kapandığı için kendini gösterme fırsatı olmadı.
İlhan Depe ve Muhammet Demir’in gribal enfeksiyon geçirdiğini duyduk. Onların da takıma dönmesiyle Bursaspor, yoluna galibiyetlerle devam edecektir. Ancak bu yenilgiden önemli dersler çıkarılmalı. Yapılan transferlerin, sakatlık ve cezalarla bir anda buharlaşabileceği, “nasıl olsa şampiyonuz” rehavetine girilmemesi ve gözlerden uzak bu ligin hakemlerinin her an sürpriz kararlar verebileceği gerçeği, mutlaka aklın bir köşesinde tutulmalıdır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Serkan Gürlük
Bal Yapmayan Arı
Bursaspor, Trabzon 1461 Futbol Kulübü’ne de mağlup olarak bu sezonki 4., deplasmandaki ise 3. yenilgisini almış oldu. Neden söylemeyelim; tüm Bursasporlu futbolseverler yeni transferlerden —Musaba, Guendouzi ayarında— galibiyet getirici performanslar beklese de bu tür yıldız etkileri TFF 2. Lig’de her zaman mümkün olmuyor.
Bursaspor scout ekibine bir tavsiyem var: Eğer Bursaspor TFF 1. Lig’e yükselirse, Trabzon takımından mutlaka oyuncu bakılmalı. Sezon başında spor yazarı M. Ali Ekmekçi’ye sık sık “Bu Trabzon takımı nerelerde?” dediğimi hatırlıyorum; zira ligin en pahalı kadrosu onlardaydı. İkinci yarının flaş takımı bence Trabzon olabilir. Kalecisinden hücum hattına kadar her parça, iyi işleyen bir makinenin dişlisi gibi çalıştı. Oyun 0-0 iken mücadeleci, skor 1-1 ve 2-1’e geldiğinde ise agresif ve inatçı bir oyun ortaya koydular.
Peki ya Bursaspor?
“Bal yapmayan arı” dedim ya… Eskisinden daha hareketli, daha sert pres yapan bir oyun anlayışıyla, ikinci yarıyı da lider bitirebilecek kapasitede bir takım hüviyetindeydi. Skorun 2-1 olmasına aldanmayın; Trabzon savunması ve kalecisi en az 4-5 net pozisyonu başarıyla bertaraf etti. Hele ki en güvendiğin pivot santrforun maçın başında sakatlanması (buradan kolu kırılan Baran Başyiğit’e büyük geçmiş olsun dileklerimizi iletelim), deplasmanda işleri iyice zorlaştırıyor.
Transferlerden bazıları saman alevi etkisi yarattı. Halil Akbunar, biraz “mikser” gibiydi. Bence Bursaspor burada “mimlenmiş” bir transfer yaptı. Hakemler, Halil’in yaptığı en ufak harekete bile taviz vermezken; Halil’e yapılan sert müdahaleleri, onun geçmişi nedeniyle görmezden geldi. Ancak iç saha maçlarında mutlaka farkını hissettirecektir.
Eyüp Akcan’ın fiziksel eksikliği hissediliyor ama koşucu özelliğiyle katkı sağlayacaktır. Rahmetullah Berişbek, tam anlamıyla bir görev adamı; ancak yaratıcılık konusunda kendisini geliştirmesi şart. Soner Aydoğdu, orta sahayı toparlayacak isim. Bugün rakip çok kapandığı için kendini gösterme fırsatı olmadı.
İlhan Depe ve Muhammet Demir’in gribal enfeksiyon geçirdiğini duyduk. Onların da takıma dönmesiyle Bursaspor, yoluna galibiyetlerle devam edecektir. Ancak bu yenilgiden önemli dersler çıkarılmalı. Yapılan transferlerin, sakatlık ve cezalarla bir anda buharlaşabileceği, “nasıl olsa şampiyonuz” rehavetine girilmemesi ve gözlerden uzak bu ligin hakemlerinin her an sürpriz kararlar verebileceği gerçeği, mutlaka aklın bir köşesinde tutulmalıdır.