Emniyet birimleri son günlerde yasaklı madde için peş peşe operasyonlar düzenliyor. Operasyonlarda başta birçok ünlü sanatçı olmak üzere iş adamları, gazeteciler, televizyoncular ve sosyal medya fenomenlerinin testleri pozitif çıktı.
Ülkenin çok büyük kısmının gelir seviyesi belli bir düzeydeyken ekonomik seviyeleri oldukça yüksek olan bu kişilerin yasaklı maddeye yönelmelerinin altında yatan sebepleri iyice irdelenmeli. Her birinin gerekçeleri farklı da olabilir ama bizi ilgilendiren en önemli yanı statüleri.
Bu olaylar silsilesi oluşunca aklıma yıllar önce duyduğum bir olay geldi. Bugün olaylar belki bu olayla benzer yanı yok ama o olayın ortaya çıkma sebebi benzediğini düşünüyorum.
O hikâyeyi paylaşmak istiyorum.
“Her şeye sahip ve çok zengin bir adam evinde ölü bulunuyor. Herkes adamın öldürüldüğünü düşünüyor. Ancak yapılan araştırmalarda adam öldürülmemiş. İntihar etmiş. İntihar etmeden önce kendi el yazısıyla ölümünden kimsenin sorumlu olmadığını kendisinin intihar ettiğini yazmış. Tabi yazdıkları bununla sınırlı da değil. Adam dünyada tatmadığı zevkin kalmadığını her türlü zevki ve hattı acıyı bile tecrübe ettiğini yazmış. Geriye tecrübe etmediği tek şeyin ölüm olduğunu ve ölümün nasıl bir duygu olduğunu tatmak istediğini yazmış. O yüzden intihar ederek ölümü de tecrübe etmiş olduğunu yazmış.“
Bu hikâyedeki olay ile yasaklı madde operasyonu arasında belki bir bağlantı yok. Ama aslında ekonomik olarak her şeye sahip olan insanların, manevi boşluklarını farklı zevkleri tecrübe ederek doldurma isteği olabilir düşüncesindeyim.
Toplumun her kesimi tarafından tanınan bu kişilerin belki de topluma örnek olması gerekirken bu tarz işlere yönelmeleri aslında bizlerin kimleri örnek almamız gerektiği konusunu tartışmaya açmalı.
Yaptıkları işler onların mesleği. Diğer yaptıkları ise özel yaşamı. Ama maalesef bizde tanınmış kişilerin yaşamı gözümüze sokulduğundan onlarında özel yaşantıları ile iş yaşantıları iç içe girmiş durumda. Bu hem onlara zarar verirken hem de bizlere örnek alan, almaya çalışan kişilere de zarar veriyor. Örnek olma konusu işine pek inanmasam da yine de gözümüzün önünde topluma zarar verecek her türlü şeyin bir nevi reklamı niteliğinde olması hasebiyle yanlış olduğunu düşünüyorum. Kaldı ki tespit edilip gözaltına alınanlar buzdağının sadece görünen yüzü.
Arkası da gelecek gibi. Gelmeli de. Çünkü biz ekranda gördüklerimiz ile seviyoruz. Hatta ekranda gördüklerimiz onların gerçek karakterleri olmasa da bağlanıyoruz. Gerçekte gördüklerimiz ise onların gerçek karakterleri. Ekran ile gerçeği karıştırmamak gerekir. Ekrandakilerini örnek almak yerine gerçekte olanları, bize, topluma bir şeyler katanları örnek almaya başlamalıyız. Yoksa daha çok hayal kırıklığı yaşamaya devam ederiz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Osman Yiğitoğlu
Yasaklı madde operasyonu ve örnek olmak
Emniyet birimleri son günlerde yasaklı madde için peş peşe operasyonlar düzenliyor. Operasyonlarda başta birçok ünlü sanatçı olmak üzere iş adamları, gazeteciler, televizyoncular ve sosyal medya fenomenlerinin testleri pozitif çıktı.
Ülkenin çok büyük kısmının gelir seviyesi belli bir düzeydeyken ekonomik seviyeleri oldukça yüksek olan bu kişilerin yasaklı maddeye yönelmelerinin altında yatan sebepleri iyice irdelenmeli. Her birinin gerekçeleri farklı da olabilir ama bizi ilgilendiren en önemli yanı statüleri.
Bu olaylar silsilesi oluşunca aklıma yıllar önce duyduğum bir olay geldi. Bugün olaylar belki bu olayla benzer yanı yok ama o olayın ortaya çıkma sebebi benzediğini düşünüyorum.
O hikâyeyi paylaşmak istiyorum.
“Her şeye sahip ve çok zengin bir adam evinde ölü bulunuyor. Herkes adamın öldürüldüğünü düşünüyor. Ancak yapılan araştırmalarda adam öldürülmemiş. İntihar etmiş. İntihar etmeden önce kendi el yazısıyla ölümünden kimsenin sorumlu olmadığını kendisinin intihar ettiğini yazmış. Tabi yazdıkları bununla sınırlı da değil. Adam dünyada tatmadığı zevkin kalmadığını her türlü zevki ve hattı acıyı bile tecrübe ettiğini yazmış. Geriye tecrübe etmediği tek şeyin ölüm olduğunu ve ölümün nasıl bir duygu olduğunu tatmak istediğini yazmış. O yüzden intihar ederek ölümü de tecrübe etmiş olduğunu yazmış.“
Bu hikâyedeki olay ile yasaklı madde operasyonu arasında belki bir bağlantı yok. Ama aslında ekonomik olarak her şeye sahip olan insanların, manevi boşluklarını farklı zevkleri tecrübe ederek doldurma isteği olabilir düşüncesindeyim.
Toplumun her kesimi tarafından tanınan bu kişilerin belki de topluma örnek olması gerekirken bu tarz işlere yönelmeleri aslında bizlerin kimleri örnek almamız gerektiği konusunu tartışmaya açmalı.
Yaptıkları işler onların mesleği. Diğer yaptıkları ise özel yaşamı. Ama maalesef bizde tanınmış kişilerin yaşamı gözümüze sokulduğundan onlarında özel yaşantıları ile iş yaşantıları iç içe girmiş durumda. Bu hem onlara zarar verirken hem de bizlere örnek alan, almaya çalışan kişilere de zarar veriyor. Örnek olma konusu işine pek inanmasam da yine de gözümüzün önünde topluma zarar verecek her türlü şeyin bir nevi reklamı niteliğinde olması hasebiyle yanlış olduğunu düşünüyorum. Kaldı ki tespit edilip gözaltına alınanlar buzdağının sadece görünen yüzü.
Arkası da gelecek gibi. Gelmeli de. Çünkü biz ekranda gördüklerimiz ile seviyoruz. Hatta ekranda gördüklerimiz onların gerçek karakterleri olmasa da bağlanıyoruz. Gerçekte gördüklerimiz ise onların gerçek karakterleri. Ekran ile gerçeği karıştırmamak gerekir. Ekrandakilerini örnek almak yerine gerçekte olanları, bize, topluma bir şeyler katanları örnek almaya başlamalıyız. Yoksa daha çok hayal kırıklığı yaşamaya devam ederiz.