SON DAKİKA
Hava Durumu

TRT dizileri: Cennetin Çocukları

Yazının Giriş Tarihi: 28.02.2026 06:56
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.02.2026 07:00

TRT, son yıllarda gerek TRT 1'de gerekse dijital platformu Tabii'de çok başarılı dizilere imza atıyor. Dizilerin reytingleri de oldukça başarılı.Özellikle Teşkilat, Taşacak Bu Deniz gibi diziler reytinglerde birinciliği kimselere kaptırmazken Gönül Dağı, Cennetin Çocukları gibi dizilerle de üst sıraları zorlamaya devam ediyor.

Türk dizilerinin yurt dışına satışlarda dünyada ikinci sırada olduğunu ve 170 ülkeye dizi ihraç ettiğimizi de belirtelim. Önümüzdeki hafta Türk dizilerinin, yurt dışı maceraları ile ilgili daha bir geniş yazı yazarız ama bugün ben TRT dizilerinden Cennetin Çocukları adlı dizi ile ilgili birkaç şey paylaşmak istiyorum.

Cennetin Çocukları, sokaklarda yetişmiş bir mafya üyesi olan İskender'in, sıcak bir aile ortamına adım atarak insaniyet yolculuğunu anlatan dram dizisi. Dizinin yapımcısı Motto Yapım. 15 Eylül 2025'te TRT 1'de ilk bölümüyle izleyiciyle buluştu. Yönetmenliğini Soner Caner üstlenirken, senaryosu Motto Yazım Grubu tarafından yazıldığı belirtiliyor. Dizinin temel konusu, karanlık geçmişten insan-ı kâmil olma arayışı olduğu vurgulanmış.

Cennetin Çocukları, aslında uzun yıllardan beri izlediğimiz en sıcak, içten bir nevi özgün Türk mahalle ve aile dizisi olmuş. Dizi de yer yer duygusal sahneler olsa da komedi unsurları işlemeyi de unutmamışlar. Komedi sahnelerinin biraz abartılı ve karikatürize karakterlerden oluşması, dizinin komedi unsurunu yükseltirken, oyuncuların başarılı bir şekilde canlandırmasına rağmen, kalitesini biraz düşürdüğünü söylemeden geçemeyeceğim.

Dizide İsmail Hacıoğlu’nun İskender karakteri ile çok başarılı bir performans sergiliyordu. Sergiliyordu diyorum zira artık sergileyemeyecek. Uyuşturucu ile mücadele kapsamında gözaltına alınan İsmail Hacıoğlu, serbest bırakılmasına rağmen TRT’nin aldığı karar ile diziden çıkarıldığı açıklandı. Aslında dizinin taşıyıcı gövdesi İskender karakteri üzerinde şekilleniyordu. İsmail Hacıoğlu da bu rolün hakkını veriyordu. Dizinin reytinglerdeki başarısı da bunu gösteriyordu. İsmail Hacıoğlu’nun diziden ayrılmasıyla birlikte, gelen duyumlara göre yerine Alperen Durmaz’a bırakmış. Bu hafta yayınlanmayacağı ve bir sonraki hafta stok bölümünün yayınlanacağı açıklanan dizinin bu değişiklikten nasıl etkileneceği şimdilik belirsiz. Ama genelde ana karakterdeki oyuncuların değişmesi reytinglere pek de iyi yansımıyor.

Cennetin Çocukları, uzun yıllar önce yayınlanan Ekmek Teknesi dizisi gibi başarılı bir aile ve mahalle dizisi gibi bir dizi görünce mutlu olmuştuk ama sanırım bu mutluluğumuz bu sezonla sınırlı kalacak gibi. Tabi reytingler aşırı derecede düşme olmazsa ve Alperen Durmaz da iyi bir performans sergilerse bir şansı olabilir.

Tabi burada devletin uyuşturucu ile mücadelesi kapsamında konumuna, unvanına ve ismine bakmadan, bu suça ortak olan herkese kanun çerçevesinde gerekli yaptırımları yapmasının doğru olduğunu düşünüyorum. Burada olan olay da tam olarak budur. İsmail Hacıoğlu bu işleri, önceden yapmıştır, şimdi yapmıştır, bunu bilemem. Belki şimdi pişman olmuştur. Artık yapmayacaktır. İkinci bir şansı hak ediyordur. Ona da bir şey demem. Ama Cennetin Çocukları dizisinin iyi bir izleyicisi olarak, İsmail Hacıoğlu’nun diziden ayrılmasının, diziyi sekteye uğratacağının bilinmesine rağmen TRT’nin aldığı karar da sosyal sorumluluk çerçevesinde yerinde olmuştur. Hele ki tam bir aile ve mahalle dizisi içerisinde iyiliklerin, güzelliklerin işlendiği insanı Kâmil’e ulaşmak isteyen bir karakterin başından geçenlerin anlatılarak iyi bir insana dönüşme hikâyesinin anlatıldığı böyle bir konunun ana objesi olması işlenirken.

Dizi belki özel kanalların birinde yayınlanıyor olsaydı, İsmail Hacıoğlu ile devam edebilirdi. Ama TRT gelebilecek tepkileri de göz önüne alarak önceden karar vermiş ve uygulamış oldu. Bu karar dizinin akıbetini sorgulatıyor tabi ama bunun cevabını, yeni bölümlerinin yayınlanmasından sonra almış olacağız.

Kanalların bu tarz tepkileri anlaşılabilir. Anlaşılmayan kısım tepkilerin belli bir kriteri olması. Bu kriterlerin ana objesi insan olmalı. Sansürcü olmak istemem ama işlenen konular, insana, topluma, ülkeye, inançlara, kültürümüze zarar veriyorsa tepki koymak da en doğal hakkımız olmalı. Zira biz her yapılanı izleyen bilinçsiz izleyici değil seçen, irdeleyen, sorgulayan bilinçli birer izleyici olmalıyız.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.