Okullarda kaybolan saygı ve bunun dizilere yansıması
Yazının Giriş Tarihi: 14.06.2026 07:32
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.06.2026 07:34
Geçtiğimiz günlerde ülkemizde öğretmenlere yönelik şiddet ve öğrenci ve öğretmen cinayetleri ile sarsılmış bir tecrübemiz varken Kanal D'de yayınlanan “Daha 17” dizisinin bir sahnesinde, bir öğrencinin bir öğretmene çıkışarak saygısız bir üslup ile “Yeter hoca” çıkışı yapması bilinçli izleyiciler tarafından tartışıldı. Bu olay, bize, dizi sektörünün olayın ciddiyetini hala anlamamış olması ve bu kötü örnekten de reyting yapma çabası içinde olduğunu gösteriyor.
Bir öğretmenin sınıfta öğrencisinden duyduğu "Yeter hoca!" cümlesi aslında sadece bir replik değildir. Son dönemde televizyon ekranlarında izlediğimiz diziler, eğitim sistemimizin görünmeyen yaralarını gözler önüne seriyor. Kanal D'de yayınlanan "Daha 17" dizisinde bir öğrencinin öğretmenine "Yeter hoca" diye çıkışması ve Netflix'te yayınlanan "Teach You a Lesson" dizisinde işlenen veli-öğretmen-öğrenci çatışmaları, bugün okullarımızda yaşanan çok daha büyük bir sorunun sembolü haline geliyor. Bu zamana kadar Netflix’i filmlerini ve dizilerini en çok eleştirenlerden biri olarak şunu söylemeliyim ki; Güney Kore yapımı bu dizi, sorunu gözler önüne sererek her şeye rağmen bir çözüm üretme çabası içerisine girmiş. Maalesef aynı şeyi Kanal D de yayınlanan “Daha 17” dizisi için söyleyemeyeceğim. Şiddet ve istismar hariç ne olursa olsun bir öğrencinin bir öğretmene üslubu asla bu şekilde olamaz.
Eskiden öğretmen otoritesinden korkulduğu söylenir. Bugün ise korkudan değil ama saygıdan da söz etmek giderek zorlaşıyor. Çünkü sorun yalnızca öğrencilerde değil; eğitim üçgeninin bütün köşelerinde çatlaklar oluşmuş durumda.
Öğretmen, öğrenci ve veli...
Bu üçlü arasındaki güven bağı zayıfladığında okul sadece ders işlenen bir bina olmaktan çıkıyor; çatışmaların, öfkenin ve yalnızlığın yaşandığı bir alana dönüşüyor.
"Daha 17" dizisindeki sahneye baktığımızda birçok kişi öğrenciyi suçlayabilir. Ancak soru şudur: Bir öğrenci neden öğretmenine bu şekilde konuşma cesareti buluyor?
Çünkü son yıllarda toplumun genelinde otoriteye karşı saygı anlayışı değişti. Sosyal medyada herkes herkese bağırıyor, hakaret ediyor, küçümsüyor. Çocuklar da bu dili örnek alıyor. Evde anne-babasının öğretmeni eleştirdiğini duyan bir öğrenci, okulda öğretmeni nasıl bir otorite figürü olarak görebilir?
Öte yandan öğretmenlerin de ağır bir yük altında olduğu inkâr edilemez. Kalabalık sınıflar, artan bürokratik işler, ekonomik sorunlar ve mesleki itibardaki düşüş, eğitimcilerin öğrencilerle sağlıklı bağ kurmasını zorlaştırıyor.
Netflix'teki "Teach You a Lesson" ise sorunun başka bir boyutuna dikkat çekiyor: Veliler.
Modern ebeveynlik anlayışının bazı olumlu yanları olsa da son yıllarda "Benim çocuğum yapmaz" yaklaşımı ciddi bir sorun haline geldi. Çocuğun her davranışını savunan, öğretmeni sürekli sorgulayan, disiplin uygulamalarını baskı olarak gören bazı veliler farkında olmadan çocuklarına sorumluluk duygusunu değil, ayrıcalık duygusunu öğretiyor.
Sonuç mu?
Öğretmene saygının azaldığı, öğrencinin sınırları öğrenemediği ve velinin eğitim sürecinin ortağı olmaktan çıkıp taraf haline geldiği bir yapı.
Bu ortamda yalnızca saygı sorunu ortaya çıkmıyor. Okullarda artan akran zorbalığı, şiddet olayları, madde kullanımı ve dijital bağımlılık gibi sorunlar da aynı zeminden besleniyor.
Bir çocuk okulda kendisini değerli hissetmiyorsa, evde anlaşılmıyorsa ve toplumda rol model göremiyorsa aidiyet duygusunu başka yerlerde aramaya başlıyor. Çetelerde, zararlı arkadaş gruplarında veya uyuşturucuya yönlendiren çevrelerde...
Peki, çözüm ne?
Öncelikle eğitim yalnızca öğretmenin görevi olarak görülmemeli. Eğitim bir toplumsal sorumluluktur. Veliler çocuklarının yanında öğretmeni küçük düşürmek yerine iş birliği kültürünü geliştirmeli. Öğretmenler yalnızca akademik başarıya değil öğrencilerin psikolojik gelişimine de destek verecek imkânlarla güçlendirilmeli. Okullarda rehberlik servisleri nicelik değil nitelik açısından güçlendirilmeli. Akran zorbalığı ve madde bağımlılığı konusunda her okulda düzenli farkındalık programları uygulanmalı.
Öğrencilere yalnızca matematik veya tarih değil; inancındaki davranışı, kültüründeki yaklaşımı, empati, iletişim, öfke kontrolü ve dijital etik de öğretilmeli. Belki de en önemlisi, çocuklara yeniden dinlenildiklerini hissettirmeliyiz. Çünkü saygı korkudan doğmaz. Saygı, anlaşılmaktan doğar.
Diziyi yapanlar bunu böyle düşünerek yaptığını zannetmiyorum ama "Daha 17" dizisindeki "Yeter hoca!" cümlesi aslında bir meydan okuma değil, bir çığlık olarak da okunabilir. "Teach You a Lesson" ise bize eğitimin yalnızca sınıfta değil, evde ve toplumun tamamında şekillendiğini hatırlatıyor.
Bugün okullarda yaşanan sorunlar öğrencilerin değil, hepimizin sorunudur. Eğer öğretmenin yalnız kaldığı, velinin karşı cepheye geçtiği ve öğrencinin kendisini değersiz hissettiği bir düzen kurarsak kaybeden yalnızca eğitim sistemi olmaz.
Bir diziden reyting ve para kazansanız da maalesef kaybeden, geleceğimiz olur.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Osman Yiğitoğlu
Okullarda kaybolan saygı ve bunun dizilere yansıması
Geçtiğimiz günlerde ülkemizde öğretmenlere yönelik şiddet ve öğrenci ve öğretmen cinayetleri ile sarsılmış bir tecrübemiz varken Kanal D'de yayınlanan “Daha 17” dizisinin bir sahnesinde, bir öğrencinin bir öğretmene çıkışarak saygısız bir üslup ile “Yeter hoca” çıkışı yapması bilinçli izleyiciler tarafından tartışıldı. Bu olay, bize, dizi sektörünün olayın ciddiyetini hala anlamamış olması ve bu kötü örnekten de reyting yapma çabası içinde olduğunu gösteriyor.
Bir öğretmenin sınıfta öğrencisinden duyduğu "Yeter hoca!" cümlesi aslında sadece bir replik değildir. Son dönemde televizyon ekranlarında izlediğimiz diziler, eğitim sistemimizin görünmeyen yaralarını gözler önüne seriyor. Kanal D'de yayınlanan "Daha 17" dizisinde bir öğrencinin öğretmenine "Yeter hoca" diye çıkışması ve Netflix'te yayınlanan "Teach You a Lesson" dizisinde işlenen veli-öğretmen-öğrenci çatışmaları, bugün okullarımızda yaşanan çok daha büyük bir sorunun sembolü haline geliyor. Bu zamana kadar Netflix’i filmlerini ve dizilerini en çok eleştirenlerden biri olarak şunu söylemeliyim ki; Güney Kore yapımı bu dizi, sorunu gözler önüne sererek her şeye rağmen bir çözüm üretme çabası içerisine girmiş. Maalesef aynı şeyi Kanal D de yayınlanan “Daha 17” dizisi için söyleyemeyeceğim. Şiddet ve istismar hariç ne olursa olsun bir öğrencinin bir öğretmene üslubu asla bu şekilde olamaz.
Eskiden öğretmen otoritesinden korkulduğu söylenir. Bugün ise korkudan değil ama saygıdan da söz etmek giderek zorlaşıyor. Çünkü sorun yalnızca öğrencilerde değil; eğitim üçgeninin bütün köşelerinde çatlaklar oluşmuş durumda.
Öğretmen, öğrenci ve veli...
Bu üçlü arasındaki güven bağı zayıfladığında okul sadece ders işlenen bir bina olmaktan çıkıyor; çatışmaların, öfkenin ve yalnızlığın yaşandığı bir alana dönüşüyor.
"Daha 17" dizisindeki sahneye baktığımızda birçok kişi öğrenciyi suçlayabilir. Ancak soru şudur: Bir öğrenci neden öğretmenine bu şekilde konuşma cesareti buluyor?
Çünkü son yıllarda toplumun genelinde otoriteye karşı saygı anlayışı değişti. Sosyal medyada herkes herkese bağırıyor, hakaret ediyor, küçümsüyor. Çocuklar da bu dili örnek alıyor. Evde anne-babasının öğretmeni eleştirdiğini duyan bir öğrenci, okulda öğretmeni nasıl bir otorite figürü olarak görebilir?
Öte yandan öğretmenlerin de ağır bir yük altında olduğu inkâr edilemez. Kalabalık sınıflar, artan bürokratik işler, ekonomik sorunlar ve mesleki itibardaki düşüş, eğitimcilerin öğrencilerle sağlıklı bağ kurmasını zorlaştırıyor.
Netflix'teki "Teach You a Lesson" ise sorunun başka bir boyutuna dikkat çekiyor: Veliler.
Modern ebeveynlik anlayışının bazı olumlu yanları olsa da son yıllarda "Benim çocuğum yapmaz" yaklaşımı ciddi bir sorun haline geldi. Çocuğun her davranışını savunan, öğretmeni sürekli sorgulayan, disiplin uygulamalarını baskı olarak gören bazı veliler farkında olmadan çocuklarına sorumluluk duygusunu değil, ayrıcalık duygusunu öğretiyor.
Sonuç mu?
Öğretmene saygının azaldığı, öğrencinin sınırları öğrenemediği ve velinin eğitim sürecinin ortağı olmaktan çıkıp taraf haline geldiği bir yapı.
Bu ortamda yalnızca saygı sorunu ortaya çıkmıyor. Okullarda artan akran zorbalığı, şiddet olayları, madde kullanımı ve dijital bağımlılık gibi sorunlar da aynı zeminden besleniyor.
Bir çocuk okulda kendisini değerli hissetmiyorsa, evde anlaşılmıyorsa ve toplumda rol model göremiyorsa aidiyet duygusunu başka yerlerde aramaya başlıyor. Çetelerde, zararlı arkadaş gruplarında veya uyuşturucuya yönlendiren çevrelerde...
Peki, çözüm ne?
Öncelikle eğitim yalnızca öğretmenin görevi olarak görülmemeli. Eğitim bir toplumsal sorumluluktur. Veliler çocuklarının yanında öğretmeni küçük düşürmek yerine iş birliği kültürünü geliştirmeli. Öğretmenler yalnızca akademik başarıya değil öğrencilerin psikolojik gelişimine de destek verecek imkânlarla güçlendirilmeli. Okullarda rehberlik servisleri nicelik değil nitelik açısından güçlendirilmeli. Akran zorbalığı ve madde bağımlılığı konusunda her okulda düzenli farkındalık programları uygulanmalı.
Öğrencilere yalnızca matematik veya tarih değil; inancındaki davranışı, kültüründeki yaklaşımı, empati, iletişim, öfke kontrolü ve dijital etik de öğretilmeli. Belki de en önemlisi, çocuklara yeniden dinlenildiklerini hissettirmeliyiz. Çünkü saygı korkudan doğmaz. Saygı, anlaşılmaktan doğar.
Diziyi yapanlar bunu böyle düşünerek yaptığını zannetmiyorum ama "Daha 17" dizisindeki "Yeter hoca!" cümlesi aslında bir meydan okuma değil, bir çığlık olarak da okunabilir. "Teach You a Lesson" ise bize eğitimin yalnızca sınıfta değil, evde ve toplumun tamamında şekillendiğini hatırlatıyor.
Bugün okullarda yaşanan sorunlar öğrencilerin değil, hepimizin sorunudur. Eğer öğretmenin yalnız kaldığı, velinin karşı cepheye geçtiği ve öğrencinin kendisini değersiz hissettiği bir düzen kurarsak kaybeden yalnızca eğitim sistemi olmaz.
Bir diziden reyting ve para kazansanız da maalesef kaybeden, geleceğimiz olur.