SON DAKİKA
Hava Durumu

Öğrenci, öğretmen ve veli üçgeninde eğitim

Yazının Giriş Tarihi: 25.04.2026 06:33
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.04.2026 06:37

Son dönemlerde okullarda şiddetin artması ve elim olayların olması, insanların dikkatini eğitime ve eğitim sistemine çevirdi. Geçen yazımda bunun sosyolojik ve psikolojik nedenleri ile ilgili bir şeyler karalamıştım. Bugün de öğrenci, öğretmen ve veli üçgenini irdelemek istedim.

Bu konuyu irdelemek için öncelikle günümüzde velilerin okula, öğretmene ve eğitim sistemine bakışını ele almak gerekiyor. Öncelikle her veli, çocuğunun daha iyi bir geleceğe sahip olması ve önemli bir kariyer yapması için okula gönderiyor. En azından niyet bu. Niyet buyken davranış şekli nasıl? Bu soruya cevap vermek gerekir. Bakanlığın adı her ne kadar 'Milli Eğitim' olsa da okullar eğitimden ziyade öğretim yuvalarıdır. Çünkü eğitim okuldan önce ailede başlar. Aile, evde eğitim verir. Okul ise belli bir eğitimi almış o çocuğa öğretilmesi gerekenleri öğretir. Bu ayırımı iyi yapmak lazım. Zira öğretmenler ailenin bile eğitmediği bir çocuğu eğitemez. Sorumluluk velidedir. Bir veli evde bazen kendi çocuğuna bile tahammül edemezken öğretmenden farklı ailelerden gelen onlarca çocuğa aynı anda hem öğretip hem de eğitim yapsın. Bu sorumluluğu sadece öğretmene yüklemek haksızlık olur. Ayrıca her velinin aynı olmadığı gibi her öğretmen de aynı değildir.

Klasik bir anlatım ve söylemle devam edelim. Bizim zamanımızda ile başlayan cümlede ailelerimiz bizi okula kayıt ettirirken 'hocam eti senin, kemiği benim' gibi bir cümle ile okula yazdırır eğer okul ile öğretmen ile ilgili bir şikâyet gelirse de her şekilde kabahatli olan öğrenci olurdu. Burada bu söyleme de itirazım var tabi ama bir çocuk okula başladığında belli bir kural ve disiplin içinde okula, öğretmenlerine, arkadaşlarına karşı saygılı olmak durumundadır. Aynı şekilde veliler de buna riayet etmelidir. Olan her bir olayda çocuğu ile ilgili şikâyette öğretmeni kötülemek, okulu suçlu bulmak sorumluluktan kaçmaktır. Okul veya öğretmen ile ilgili şikâyetler de mutlaka vardır ve değerlendirilmelidir. Ama çocuğun ve velinin okulun düzenini bozmaya, eğitimi aksatmaya hakları yoktur. Öğretmen, öğrenci ilişkisini anlatan çok güzel bir olayı hatırlatmak isterim.

“Fatih Sultan Mehmet Han çocukken çok yaramaz bir öğrenciydi. Ders esnasında yaptığı şımarıklıklarla hocası Ak Şemseddin’i çileden çıkarırdı. Hocası kendisine kızdığı zaman hemen “Ben padişahın oğluyum bana bir şey yapamazsın” deyip tehdit ediyordu. Padişaha şikâyet etmeyi edepsizlik sayan Ak Şemseddin, durumu II. Murat’a anlatamıyordu.

Ancak gün geldi artık küçük Mehmet’in yaptığı yaramazlıklar çekilmez hâle geldi. Bunun üzerine destur dileyip II. Murat’ın huzuruna çıktı. “Padişahım size bir hususu arz edeceğim ancak hayâ ediyorum” deyince II. Murat “Buyur, çekinmeden anlatabilirsin” dedi. Bu söz Ak Şemseddin’i rahatlattı ve başladı olayı anlatmaya. “Padişahım oğlunuz, ciğerpareniz Mehmet çok yaramaz, onun yaramazlıkları yüzünden ders işleyemiyorum, kendisine kızdığım zaman da hemen sizinle beni tehdit ediyor." deyince II. Murat, Ak Şemseddin’in yanına gelerek kulağına bir şeyler fısıldar. II. Murad’ın kulağına söylediği sözleri duyan Ak Şemseddin çok şaşırır. Bu nasıl bir plandı? Mümkün değildi bu planı uygulamak. Ak Şemseddin plan konusundaki rahatsızlığını padişaha ilettiyse de padişah onu dinlemedi ve "Bu iş olacak" dedi.

Ertesi gün yine derste Mehmet yaramazlık yapıyordu. Ak Şemseddin’in uyarısına aynı tehdit cevabını verdiği sırada padişah ansızın kapıyı açıp içeri girdi. Bu olay karşısında Ak Şemseddin hiddetlenerek padişaha bağırdı ve bir tokat atarak bu şekilde sınıfa giremeyeceğini izin istemesi gerektiğini söyleyerek derhal dışarı çıkmasını istedi. Padişah mahcup bir şekilde boynunu bükerek özür diledi ve dışarı çıktı. Olaylar karşısında Fatih Sultan Mehmet’in nutku tutulmuş ne yapacağını şaşırmıştı. Çok güvendiği babası, hocadan tokat yemişti. Fatih Sultan Mehmet allak bullak olmuştu. Az sonra kapı vuruldu ve padişah mahcup bir şekilde içeri özür dileyerek girdi.

Plan muhteşem bir şekilde işlemişti. O günden sonra Fatih Sultan Mehmet asla yaramazlık yapmadı. Çünkü güvendiği dağlara kar yağmıştı. “

Maalesef günümüzde veliler, okullardaki düzeni ve öğretmenlerin otoritesini sarsan davranışlarda bulunuyorlar. Bazı öğretmenler de bu otoriteyi kötüye kullanıyorlar. Bunu da görüyoruz ama ne olursa olsun devletin, eğitim sistemindeki bu aksaklığı bir an önce çözmesinin elzem olduğunu düşünüyorum. Öncelikle eğitim sistemimiz, bakanlığımızın isminde saklı olan eğitim kelimesinin gerektirdiği tüm argümanları eğitim sistemine monte etmelidir. Gerekirse ana konular dışında sadece eğitim odaklı adabı muaşeret kuralları ilk üç yıl içinde okullarda ana ve zorunlu ders olarak konulmalıdır. Yani bir çocuk, toplumda nasıl konuşması, oturması ve davranması gerektiğini öğrenmeli. Kendinden büyüklere karşı saygıyı, küçüklere karşı sevgiyi bilmeli. Ona göre davranmalı. Vatan, bayrak, millet sevgisi ile inandığı değerler üzerine yetişmeli. Her meslek erbabı, mutlaka okulunu okumalı, her çocuk illa üniversiteye gitmemeli. Yeteneğine göre meslek okullarına yönelmeli. Meslek üniversiteleri olmalı ve yeteneğine göre üniversite okumalı. Eğitim için pek çok alternatif sunulabilir. Bununla birlikte eğitim sistemin de köklü bir değişimin şart olduğu aşikâr. Bu değişim de bizim kültürümüzü yansıtan bir sistemle öğretmen, öğrenci veli üçgeninde birlikteliği ve koordinasyonu ile ülkeye daha iyi bireyler katılması sağlanmış olur.

Eğitimin ne olduğunu II. Murat kadar olamasa da en azından kendi çocuğunu yanlış yollara sürüklemeyecek kadar idrak etmiş anne ve babalara ihtiyaç var. Ak Şemsettin olmasa da kendini eğitime, öğretime adamış öğretmenlere ihtiyaç var. Unutmayalım, çocuklar şımarık doğmaz. Diplomasız ya da diplomalı, maaşlı ya da maaşsız ama eğitimsiz ebeveynler tarafında şımartılır. Aynı çocuklar, diplomalı, maaşlı ve otoritesini kötüye kullanan öğretmenler tarafından da yetersiz öğretim alır.

Sonuç; ortada…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.