Bursaspor, şehrin en büyük spor markası… İçinde barındırdığı güzellikleri bu güne kadar gösterirken zorluklar yaşayan, badireler atlatan, dar günlerden geçen kulüp…
Kapısına kilit vurulma riski yaşayan, ekonomik anlamda darboğazın da dibini gören bir camia… ‘Yeniden hayat dönmesi imkansız’, ‘entübe’ ifadelerini sıklıkla duymaya başlayan köklü bir geçmiş…
Mutlaka bir an olmalıydı… Bir dönüş ve küllerinden doğacak, yeniden umudu yeşertecek birisi sahneye çıkmalıydı. İş imkansıza da evrilse bir cesur yürek ‘buradayım, biz bitti demeden bitmez’ demeliydi…
Neredeyse her yıla ‘kongre’ sığdıran Bursaspor’da ayakta alkışlanacak ve istikrarı sağlayacak bir isim koltuğa oturmalıydı. Kent dinamik ve protokollerinin ortak istişaresi sonucunda o kilit ad ortaya atıldı.
Enes Çelik…
Uludağ OSB başkanlığı görevini yürüten, iş insanı… Onu tanıtmak isteyenler ise daha çok eski bakanlardan Faruk Çelik’in oğlu olarak lanse etti. Ekonomi ve iş camiası biliyordu, spor camiası da öğrenecekti…
İddialı bir biçimde kolları sıvadı Enes Çelik ve arkadaşları… Ortaya tam tamına geri alınmama kaydıyla 200 milyon lira koydular. Net bir bağıştı ama aynı zamanda da çoban ateşiydi. Merakla devamı bekleniyordu.
Dile kolay Süper Lig’de 2009-2010 sezonunda şampiyonluk görmüş, Devler Ligi’nin müziğini Atatürk Stadyumu’nda çaldırmış bir takım, bugün aynı lige yükselebilmek için 3 seneyi kesintisiz geçirmek zorundaydı. 3’üncü Lig’de çalkantıların da yaşandığı bir dönemde Yeşil Beyazlılar kapağı 2’nci Lig’e atmayı başardı.
Enes Çelik ve arkadaşları süreci çok rahat atlatabileceklerini planladı. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Ligde alınan sonuçlar Çelik ve arkadaşlarını bir karara itti. Teknik Direktör Adem Çağlayan ile yollar ayrıldı. Yerine Tahsin Tam geldi. Tahsin Hoca ligleri bilen, tecrübesiyle önemli başarılara imza atan bir isimdi. Ancak kadro zafiyeti başta olmak üzere elini zayıflayan unsurlara rağmen ligin ilk yarısını 38 puanlazirvede kapattı Bursaspor…
Şimdi önümüzde çok önemli bir ikinci devre var. Kadroya takviyeler yapılmalı. Burada sadece yetenekler değil aynı zamanda karakterler de ön plana çıkacak. Zirveye olan Timsah Yürüyüşü inançla ve kararlılıkla devam edecek.
İç sahada her karşılaşmada ayrı bir rekora imza atan taraftarının da desteğiyle Bursaspor basamakları ikişer ikişer atlayacaktır.
Yeter ki yaşanacak olası yol kazalarında bile morali bozmayalım…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mehmet Çetinkaya
Timsah yürüyüşü
Bursaspor, şehrin en büyük spor markası… İçinde barındırdığı güzellikleri bu güne kadar gösterirken zorluklar yaşayan, badireler atlatan, dar günlerden geçen kulüp…
Kapısına kilit vurulma riski yaşayan, ekonomik anlamda darboğazın da dibini gören bir camia… ‘Yeniden hayat dönmesi imkansız’, ‘entübe’ ifadelerini sıklıkla duymaya başlayan köklü bir geçmiş…
Mutlaka bir an olmalıydı… Bir dönüş ve küllerinden doğacak, yeniden umudu yeşertecek birisi sahneye çıkmalıydı. İş imkansıza da evrilse bir cesur yürek ‘buradayım, biz bitti demeden bitmez’ demeliydi…
Neredeyse her yıla ‘kongre’ sığdıran Bursaspor’da ayakta alkışlanacak ve istikrarı sağlayacak bir isim koltuğa oturmalıydı. Kent dinamik ve protokollerinin ortak istişaresi sonucunda o kilit ad ortaya atıldı.
Enes Çelik…
Uludağ OSB başkanlığı görevini yürüten, iş insanı… Onu tanıtmak isteyenler ise daha çok eski bakanlardan Faruk Çelik’in oğlu olarak lanse etti. Ekonomi ve iş camiası biliyordu, spor camiası da öğrenecekti…
İddialı bir biçimde kolları sıvadı Enes Çelik ve arkadaşları… Ortaya tam tamına geri alınmama kaydıyla 200 milyon lira koydular. Net bir bağıştı ama aynı zamanda da çoban ateşiydi. Merakla devamı bekleniyordu.
Dile kolay Süper Lig’de 2009-2010 sezonunda şampiyonluk görmüş, Devler Ligi’nin müziğini Atatürk Stadyumu’nda çaldırmış bir takım, bugün aynı lige yükselebilmek için 3 seneyi kesintisiz geçirmek zorundaydı. 3’üncü Lig’de çalkantıların da yaşandığı bir dönemde Yeşil Beyazlılar kapağı 2’nci Lig’e atmayı başardı.
Enes Çelik ve arkadaşları süreci çok rahat atlatabileceklerini planladı. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Ligde alınan sonuçlar Çelik ve arkadaşlarını bir karara itti. Teknik Direktör Adem Çağlayan ile yollar ayrıldı. Yerine Tahsin Tam geldi. Tahsin Hoca ligleri bilen, tecrübesiyle önemli başarılara imza atan bir isimdi. Ancak kadro zafiyeti başta olmak üzere elini zayıflayan unsurlara rağmen ligin ilk yarısını 38 puanla zirvede kapattı Bursaspor…
Şimdi önümüzde çok önemli bir ikinci devre var. Kadroya takviyeler yapılmalı. Burada sadece yetenekler değil aynı zamanda karakterler de ön plana çıkacak. Zirveye olan Timsah Yürüyüşü inançla ve kararlılıkla devam edecek.
İç sahada her karşılaşmada ayrı bir rekora imza atan taraftarının da desteğiyle Bursaspor basamakları ikişer ikişer atlayacaktır.
Yeter ki yaşanacak olası yol kazalarında bile morali bozmayalım…