Bu cuma günü sizlere Kur’an-ı Kerim’in 53. süresi olan Necm süresinin ilk 18 ayetinin mealini aktaracağım.
Mekke’de inmiştir. 62 ayettir. Yalnız 32. ayeti Medine’de nazil olmuştur.
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
1, 2, 3. Battığı zaman yıldıza and olsun ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı; o, arzusuna göre de konuşmaz.
4. O (bildirdikleri) vahy edilenden başkası değildir.
5, 6, 7. Çünkü onu güçlü kuvvetli ve üstün yaratılışlı biri (Cebrail) öğretti. Sonra en yüksek ufukta iken asıl şekliyle doğruldu.
8, 9. Sonra (Muhammed’e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.
10, 11. Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi. (Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.
12. Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız?
13, 14. And olsun onu, Sidretü’l-Müntehâ’nın yanında önceden bir defa daha görmüştü.
15. Cennetü’l-Me’vâ da onun yanındadır.
16. Sidre’yi kaplayan kaplamıştı.
17. Gözü kaymadı ve sınırı aşmadı.
18. And olsun o, Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.
Müfessirler; 18 ayette, Süre, yıldıza yeminle başlamıştır. Bu «yıldız» yıldız cinsi, Süreyya yıldızı, Kur’an ayetleri ve Hz. Peygamber şeklinde açıklanmıştır. Yıldızın batması ve doğması kıyamet günüyle tefsir edilmiştir. Kur’an kendisine vahy edilen Hz. Peygamber, doğru yoldan sapmamış ve bâtıla inanmamıştır. Ona inen Kur’an vahye dayanmaktadır. Vahyi getiren, Cebrail (a.s.)’dır. İşte bu melek birkaç defa aslî suretinde Hz. Peygamber’e görünmüştür. Aralarındaki mesafenin ayette de belirtildiği gibi, çok yakın olduğu bir zamanda Cebrail vahy edilenleri Peygamberimize bildirmişti. Hz. Peygamber’in Cebrail ile görüşmesi Sidretü’l-Müntehâ’da olmuştu. Bazıları burada Peygamberimizin gördüğünün Cenab-ı Hak olduğunu da ileri sürmüşlerdir. Sidretü’l-Müntehâ, son ağaç, yani yaratıklar âleminin son noktası demektir. Bundan ötesi Allah’ın gayb âlemidir. Cennetü’l-Me’vâ da, melekler, şehitler ve müttakîlerin ruhlarının barındığı yerdir. Sidre’dekileri tarif ve tavsif mümkün değildir. Sidre’yi kaplayanın, melekler veya Allah’ın nûru olduğu rivayetlerine yer verilmiştir.
Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. (Nahl/90)
Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için pek büyük bir azap hazırlamıştır. (Nisa/93)
Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.): “Allah’ım! Kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şerrinden ve kalbimin şerrinden Sana sığınırım…”
“Konu ne olursa olsun, verdiğin 'üzüntü' ve aldığın 'ah' bir cam parçasından daha keskindir. Dönüp dolaşıp üzerine basarsın. Kime ne yaparsan bir gün aynısını yaşarsın.” (Hz. Mevlana)
Ya Rabbi! Hastalara şifa, dertlilere deva, borçlulara eda, sıkıntıda olanlara da ferahlık ver Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Sana açılan elleri, sana yönelen gönülleri, sana yalvaran dilleri boş çevirme Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Nazarlardan, büyülerden, şeytanın şerrinden ve şeytanlaşmış insanların şerrinden bizleri muhafaza eyle Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Devletimize, milletimize ve ordumuza her daim yardım eyle ve muzaffer kıl Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Bizleri bağışla!
Cumanın rahmeti ve bereketi hepimizin üzerinde olsun inşallah.
Selam ve dua ile...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mehmet Çetinkaya
Sidretü’l-Müntehâ
Bu cuma günü sizlere Kur’an-ı Kerim’in 53. süresi olan Necm süresinin ilk 18 ayetinin mealini aktaracağım.
Mekke’de inmiştir. 62 ayettir. Yalnız 32. ayeti Medine’de nazil olmuştur.
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
1, 2, 3. Battığı zaman yıldıza and olsun ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı; o, arzusuna göre de konuşmaz.
4. O (bildirdikleri) vahy edilenden başkası değildir.
5, 6, 7. Çünkü onu güçlü kuvvetli ve üstün yaratılışlı biri (Cebrail) öğretti. Sonra en yüksek ufukta iken asıl şekliyle doğruldu.
8, 9. Sonra (Muhammed’e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.
10, 11. Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi. (Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.
12. Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız?
13, 14. And olsun onu, Sidretü’l-Müntehâ’nın yanında önceden bir defa daha görmüştü.
15. Cennetü’l-Me’vâ da onun yanındadır.
16. Sidre’yi kaplayan kaplamıştı.
17. Gözü kaymadı ve sınırı aşmadı.
18. And olsun o, Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.
Müfessirler; 18 ayette, Süre, yıldıza yeminle başlamıştır. Bu «yıldız» yıldız cinsi, Süreyya yıldızı, Kur’an ayetleri ve Hz. Peygamber şeklinde açıklanmıştır. Yıldızın batması ve doğması kıyamet günüyle tefsir edilmiştir. Kur’an kendisine vahy edilen Hz. Peygamber, doğru yoldan sapmamış ve bâtıla inanmamıştır. Ona inen Kur’an vahye dayanmaktadır. Vahyi getiren, Cebrail (a.s.)’dır. İşte bu melek birkaç defa aslî suretinde Hz. Peygamber’e görünmüştür. Aralarındaki mesafenin ayette de belirtildiği gibi, çok yakın olduğu bir zamanda Cebrail vahy edilenleri Peygamberimize bildirmişti. Hz. Peygamber’in Cebrail ile görüşmesi Sidretü’l-Müntehâ’da olmuştu. Bazıları burada Peygamberimizin gördüğünün Cenab-ı Hak olduğunu da ileri sürmüşlerdir. Sidretü’l-Müntehâ, son ağaç, yani yaratıklar âleminin son noktası demektir. Bundan ötesi Allah’ın gayb âlemidir. Cennetü’l-Me’vâ da, melekler, şehitler ve müttakîlerin ruhlarının barındığı yerdir. Sidre’dekileri tarif ve tavsif mümkün değildir. Sidre’yi kaplayanın, melekler veya Allah’ın nûru olduğu rivayetlerine yer verilmiştir.
Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. (Nahl/90)
Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için pek büyük bir azap hazırlamıştır. (Nisa/93)
Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.): “Allah’ım! Kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şerrinden ve kalbimin şerrinden Sana sığınırım…”
“Konu ne olursa olsun, verdiğin 'üzüntü' ve aldığın 'ah' bir cam parçasından daha keskindir. Dönüp dolaşıp üzerine basarsın. Kime ne yaparsan bir gün aynısını yaşarsın.” (Hz. Mevlana)
Ya Rabbi! Hastalara şifa, dertlilere deva, borçlulara eda, sıkıntıda olanlara da ferahlık ver Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Sana açılan elleri, sana yönelen gönülleri, sana yalvaran dilleri boş çevirme Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Nazarlardan, büyülerden, şeytanın şerrinden ve şeytanlaşmış insanların şerrinden bizleri muhafaza eyle Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Devletimize, milletimize ve ordumuza her daim yardım eyle ve muzaffer kıl Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Bizleri bağışla!
Cumanın rahmeti ve bereketi hepimizin üzerinde olsun inşallah.
Selam ve dua ile...