Bu cuma günü sizlere Kur’an-ı Kerim’in 54. süresi olan Kamer süresinin ilk 21 ayetinin mealini aktaracağım.
İndiği yer Mekke, iniş sırası 37 ayet sayısı 55’dır. İlk ayetinde geçen ve ‘ay’ anlamına gelen kamer kelimesi süreye ad olmuştur. Kıyamet koptuğunda inkârcıların içine düşecekleri perişan hal tasvir edilmekle, hakikatleri yalan saymada ısrarcı davranan geçmiş toplumların başına gelen felaketlerden örnekler verilmekte, suçluların ve takva sahiplerinin ahirette karışılacakları muameleyle ilgili uyarı ve müjdelere yer verilmektedir.
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
1. Vakit yaklaştı ve ay yarıldı.
2. Onlar bir mucize görseler hemen yüz çevirip, ‘’Bu öteden beri bilinen bir sihir!’ ’derler.
3. Hep yalan saydılar ve kişisel arzularına uydular; oysa her iş yerli yerindedir.
4. Andolsun ki onlara tuttukları yoldan vazgeçirerek nice haberler geldi.
5. Bunlar üstün bir hikmettir. Fakat uyarılar fayda vermiyor.
6. Öyleyse sen de onlardan yüz çevir. Çağırıcının görülmedik bilinmedik bir şeye çağırdığı günde;
7-8. Gözlerini korku bürümüş halde kabirlerinden çıkıp etrafa yayılmış çekirgeler gibi o çağrıcıya doğru koşarlar. İnkârcılar, ‘’Bu, gerçekten zor bir gün!’’ derler.
9. Bunlardan önce Nuh’un kavmi de (peygamberlerini) yalancılıkla itham etmişti. O kulumuzu yalancı saydılar, “Delinin biri!” dediler ve o görevinden alıkondu.
10. Bunun üzerine Nuh, “Artık yenik düştüm, yardımını esirgeme!” diye rabbine yalvardı.
11. Hemen göğün kapılarını bardaktan boşanırcasına inen bir yağmura açtık.
12. Yerden de sular fışkırttık; derken sular önceden belirlenmiş bir iş için birleşti.
13. Onu tahtalar ve mıhlarla yapılmış gemide taşıdık.
14. Gözetim ve korumamız altında akıp gidiyordu, kendisine inanılmamış olan kulumuza bir mükâfat olmak üzere.
15. Andolsun, bunu bir ibret levhası olarak bıraktık; ibret alacak yok mu?
16. Azabım ve uyarılarım nasılmış görün!
17. Andolsun ki Kur’an’ı düşünülsün diye kolaylaştırdık. Düşünecek yok mu?
18. Âd kavmi de (peygamberlerini) yalancılıkla itham etti. Azabım ve uyarılarım nasılmış bir bakın!
19. Onların üzerine bitmek bilmeyen o kara günde şiddetli bir kasırga gönderdik.
20. İnsanları sökülmüş hurma kütükleri gibi çekip alıyordu.
21. Azabım ve uyarılarım nasılmış bir bakın!
Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. (Nahl/90)
Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için pek büyük bir azap hazırlamıştır. (Nisa/93)
Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.): “Allah’ım! Kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şerrinden ve kalbimin şerrinden Sana sığınırım…”
“Konu ne olursa olsun, verdiğin 'üzüntü' ve aldığın 'ah' bir cam parçasından daha keskindir. Dönüp dolaşıp üzerine basarsın. Kime ne yaparsan bir gün aynısını yaşarsın.” (Hz. Mevlana)
Ya Rabbi! Hastalara şifa, dertlilere deva, borçlulara eda, sıkıntıda olanlara da ferahlık ver Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Sana açılan elleri, sana yönelen gönülleri, sana yalvaran dilleri boş çevirme Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Nazarlardan, büyülerden, şeytanın şerrinden ve şeytanlaşmış insanların şerrinden bizleri muhafaza eyle Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Devletimize, milletimize ve ordumuza her daim yardım eyle ve muzaffer kıl Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Bizleri bağışla!
Cumanın rahmeti ve bereketi hepimizin üzerinde olsun inşallah.
Selam ve dua ile...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mehmet Çetinkaya
’Bu, gerçekten zor bir gün!'
Bu cuma günü sizlere Kur’an-ı Kerim’in 54. süresi olan Kamer süresinin ilk 21 ayetinin mealini aktaracağım.
İndiği yer Mekke, iniş sırası 37 ayet sayısı 55’dır. İlk ayetinde geçen ve ‘ay’ anlamına gelen kamer kelimesi süreye ad olmuştur. Kıyamet koptuğunda inkârcıların içine düşecekleri perişan hal tasvir edilmekle, hakikatleri yalan saymada ısrarcı davranan geçmiş toplumların başına gelen felaketlerden örnekler verilmekte, suçluların ve takva sahiplerinin ahirette karışılacakları muameleyle ilgili uyarı ve müjdelere yer verilmektedir.
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
1. Vakit yaklaştı ve ay yarıldı.
2. Onlar bir mucize görseler hemen yüz çevirip, ‘’Bu öteden beri bilinen bir sihir!’ ’derler.
3. Hep yalan saydılar ve kişisel arzularına uydular; oysa her iş yerli yerindedir.
4. Andolsun ki onlara tuttukları yoldan vazgeçirerek nice haberler geldi.
5. Bunlar üstün bir hikmettir. Fakat uyarılar fayda vermiyor.
6. Öyleyse sen de onlardan yüz çevir. Çağırıcının görülmedik bilinmedik bir şeye çağırdığı günde;
7-8. Gözlerini korku bürümüş halde kabirlerinden çıkıp etrafa yayılmış çekirgeler gibi o çağrıcıya doğru koşarlar. İnkârcılar, ‘’Bu, gerçekten zor bir gün!’’ derler.
9. Bunlardan önce Nuh’un kavmi de (peygamberlerini) yalancılıkla itham etmişti. O kulumuzu yalancı saydılar, “Delinin biri!” dediler ve o görevinden alıkondu.
10. Bunun üzerine Nuh, “Artık yenik düştüm, yardımını esirgeme!” diye rabbine yalvardı.
11. Hemen göğün kapılarını bardaktan boşanırcasına inen bir yağmura açtık.
12. Yerden de sular fışkırttık; derken sular önceden belirlenmiş bir iş için birleşti.
13. Onu tahtalar ve mıhlarla yapılmış gemide taşıdık.
14. Gözetim ve korumamız altında akıp gidiyordu, kendisine inanılmamış olan kulumuza bir mükâfat olmak üzere.
15. Andolsun, bunu bir ibret levhası olarak bıraktık; ibret alacak yok mu?
16. Azabım ve uyarılarım nasılmış görün!
17. Andolsun ki Kur’an’ı düşünülsün diye kolaylaştırdık. Düşünecek yok mu?
18. Âd kavmi de (peygamberlerini) yalancılıkla itham etti. Azabım ve uyarılarım nasılmış bir bakın!
19. Onların üzerine bitmek bilmeyen o kara günde şiddetli bir kasırga gönderdik.
20. İnsanları sökülmüş hurma kütükleri gibi çekip alıyordu.
21. Azabım ve uyarılarım nasılmış bir bakın!
Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. (Nahl/90)
Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için pek büyük bir azap hazırlamıştır. (Nisa/93)
Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.): “Allah’ım! Kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şerrinden ve kalbimin şerrinden Sana sığınırım…”
“Konu ne olursa olsun, verdiğin 'üzüntü' ve aldığın 'ah' bir cam parçasından daha keskindir. Dönüp dolaşıp üzerine basarsın. Kime ne yaparsan bir gün aynısını yaşarsın.” (Hz. Mevlana)
Ya Rabbi! Hastalara şifa, dertlilere deva, borçlulara eda, sıkıntıda olanlara da ferahlık ver Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Sana açılan elleri, sana yönelen gönülleri, sana yalvaran dilleri boş çevirme Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Nazarlardan, büyülerden, şeytanın şerrinden ve şeytanlaşmış insanların şerrinden bizleri muhafaza eyle Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Devletimize, milletimize ve ordumuza her daim yardım eyle ve muzaffer kıl Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Bizleri bağışla!
Cumanın rahmeti ve bereketi hepimizin üzerinde olsun inşallah.
Selam ve dua ile...