Bu cuma günü sizlere Kur’an-ı Kerim’in 51. süresi olan Zariyat süresinin ilk 23 ayetinin mealini aktaracağım.
Mekke’de inmiştir. 60 ayettir. İlk ayette geçen ve “rüzgarlar” anlamına gelen “zariyat” kelimesi, surenin adı olmuştur.
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
1, 2, 3, 4, 5, 6. Tozdurup savuranlara, yükünü yüklenenlere, kolayca süzülenlere, işi ayıranlara ant olsun ki, size vâd edilen, kesinlikle doğrudur ve ceza mutlaka vuku bulacaktır.
7, 8, 9. İçinde yörüngeleri olan göğe ant olsun ki siz çelişkili sözler söylüyorsunuz. Ondan (Kur’an’dan veya imandan) dönen döndürülür (engellenmez).
10. Kahrolsun o koyu yalancılar!
11. Onlar koyu bir cehalet içerisinde kalmış gafillerdir.
12. Ceza gününün ne zaman olduğunu sorarlar.
13. O gün onlar ateşe sokulacaklardır.
14. Azabınızı tadın! Acele gelmesini beklediğiniz şey budur işte! (denir.)
15, 16. Şüphesiz ki Allah’a isyandan sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Kuşkusuz onlar, bundan önce dünyada güzel davrananlardı.
17. Geceleri pek az uyurlardı.
18. Seher vakitlerinde de istiğfar ederlerdi.
19. Mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir hak vardı.
20. Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ayetler vardır.
21. Kendi nefislerinizde de öyle. Görmüyor musunuz?
22. Semada da rızkınız ve size vâd edilen başka şeyler vardır
23. Göğün ve yerin Rabbine ant olsun ki bu vaat, sizin konuşmanız gibi kesin ve gerçektir.
Müfessirler; 1 ayette, Burada kendilerine yemin edilenler, rüzgârlar, bulutlar, gemiler veya meleklerdir.
7 ayette, Gerçekten Kureyş, Hz. Peygamber ve Kur’an hakkında farklı şeyler söylüyorlardı. Peygamber ve Kur’an hakkında, sahir ve şiir, şair ve şiir, kâhin ve kehanet iddiasında bulunmuşlardı.
20 ayette, Yeryüzünün dağlarında, denizlerinde, ağaçlarında, bitkilerinde, madenlerinde ve canlılarında Cenab-ı Hakk’ın kudret, irade ve birliğine delalet eden alametler açıkça sergilenmektedir.
23 ayette, Buna göre insan kendi konuşmasının kendisine ait olmasından nasıl şüphe etmezse, Allah’ın bildirdiği şeylerden de öylece şüphe etmemelidir.
Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. (Nahl/90)
Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için pek büyük bir azap hazırlamıştır. (Nisa/93)
Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.): “Allah’ım! Kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şerrinden ve kalbimin şerrinden Sana sığınırım…”
“Konu ne olursa olsun, verdiğin 'üzüntü' ve aldığın 'ah' bir cam parçasından daha keskindir. Dönüp dolaşıp üzerine basarsın. Kime ne yaparsan bir gün aynısını yaşarsın.” (Hz. Mevlana)
Ya Rabbi! Hastalara şifa, dertlilere deva, borçlulara eda, sıkıntıda olanlara da ferahlık ver Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Sana açılan elleri, sana yönelen gönülleri, sana yalvaran dilleri boş çevirme Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Nazarlardan, büyülerden, şeytanın şerrinden ve şeytanlaşmış insanların şerrinden bizleri muhafaza eyle Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Devletimize, milletimize ve ordumuza her daim yardım eyle ve muzaffer kıl Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Bizleri bağışla!
Rabbim, Kur'an-ı Kerim'in nazil olduğu, 83 yıllık bir ömre bedel olan, bin aydan daha hayırlı bu mübarek Kadir Gecesi'ni hakkıyla idrak eden, af ve mağfirete eren, dua ve ibadetleri kabul olan kullarından eylesin cümlemizi.
Allah tuttuğunuz oruçları, yaptığınız ibadetleri kabul etsin.
Allah cümlemizi sağlık ve huzurla bayrama eriştirsin.
Cumanın rahmeti ve bereketi hepimizin üzerinde olsun inşallah.
Selam ve dua ile...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mehmet Çetinkaya
83 yıllık bir ömre bedel bir gece
Bu cuma günü sizlere Kur’an-ı Kerim’in 51. süresi olan Zariyat süresinin ilk 23 ayetinin mealini aktaracağım.
Mekke’de inmiştir. 60 ayettir. İlk ayette geçen ve “rüzgarlar” anlamına gelen “zariyat” kelimesi, surenin adı olmuştur.
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
1, 2, 3, 4, 5, 6. Tozdurup savuranlara, yükünü yüklenenlere, kolayca süzülenlere, işi ayıranlara ant olsun ki, size vâd edilen, kesinlikle doğrudur ve ceza mutlaka vuku bulacaktır.
7, 8, 9. İçinde yörüngeleri olan göğe ant olsun ki siz çelişkili sözler söylüyorsunuz. Ondan (Kur’an’dan veya imandan) dönen döndürülür (engellenmez).
10. Kahrolsun o koyu yalancılar!
11. Onlar koyu bir cehalet içerisinde kalmış gafillerdir.
12. Ceza gününün ne zaman olduğunu sorarlar.
13. O gün onlar ateşe sokulacaklardır.
14. Azabınızı tadın! Acele gelmesini beklediğiniz şey budur işte! (denir.)
15, 16. Şüphesiz ki Allah’a isyandan sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Kuşkusuz onlar, bundan önce dünyada güzel davrananlardı.
17. Geceleri pek az uyurlardı.
18. Seher vakitlerinde de istiğfar ederlerdi.
19. Mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir hak vardı.
20. Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ayetler vardır.
21. Kendi nefislerinizde de öyle. Görmüyor musunuz?
22. Semada da rızkınız ve size vâd edilen başka şeyler vardır
23. Göğün ve yerin Rabbine ant olsun ki bu vaat, sizin konuşmanız gibi kesin ve gerçektir.
Müfessirler; 1 ayette, Burada kendilerine yemin edilenler, rüzgârlar, bulutlar, gemiler veya meleklerdir.
7 ayette, Gerçekten Kureyş, Hz. Peygamber ve Kur’an hakkında farklı şeyler söylüyorlardı. Peygamber ve Kur’an hakkında, sahir ve şiir, şair ve şiir, kâhin ve kehanet iddiasında bulunmuşlardı.
20 ayette, Yeryüzünün dağlarında, denizlerinde, ağaçlarında, bitkilerinde, madenlerinde ve canlılarında Cenab-ı Hakk’ın kudret, irade ve birliğine delalet eden alametler açıkça sergilenmektedir.
23 ayette, Buna göre insan kendi konuşmasının kendisine ait olmasından nasıl şüphe etmezse, Allah’ın bildirdiği şeylerden de öylece şüphe etmemelidir.
Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. (Nahl/90)
Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için pek büyük bir azap hazırlamıştır. (Nisa/93)
Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.): “Allah’ım! Kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şerrinden ve kalbimin şerrinden Sana sığınırım…”
“Konu ne olursa olsun, verdiğin 'üzüntü' ve aldığın 'ah' bir cam parçasından daha keskindir. Dönüp dolaşıp üzerine basarsın. Kime ne yaparsan bir gün aynısını yaşarsın.” (Hz. Mevlana)
Ya Rabbi! Hastalara şifa, dertlilere deva, borçlulara eda, sıkıntıda olanlara da ferahlık ver Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Sana açılan elleri, sana yönelen gönülleri, sana yalvaran dilleri boş çevirme Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Nazarlardan, büyülerden, şeytanın şerrinden ve şeytanlaşmış insanların şerrinden bizleri muhafaza eyle Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Devletimize, milletimize ve ordumuza her daim yardım eyle ve muzaffer kıl Ya Rabbi.
Ya Rabbi! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Bizleri bağışla!
Rabbim, Kur'an-ı Kerim'in nazil olduğu, 83 yıllık bir ömre bedel olan, bin aydan daha hayırlı bu mübarek Kadir Gecesi'ni hakkıyla idrak eden, af ve mağfirete eren, dua ve ibadetleri kabul olan kullarından eylesin cümlemizi.
Allah tuttuğunuz oruçları, yaptığınız ibadetleri kabul etsin.
Allah cümlemizi sağlık ve huzurla bayrama eriştirsin.
Cumanın rahmeti ve bereketi hepimizin üzerinde olsun inşallah.
Selam ve dua ile...