"Göz hoşuna gideni sever.
Akıl kendini anlayanı sever.
Ama ruh kendine benzeyenden başkasını asla sevemez."
Şems Tebriz-i'nin bu sözü, sevginin tesadüf olmadığını, ruhun aynada kendini görmesi olduğunu açıklar.
Kişinin içindeki haline aşık olmasını anlatır. Sevdiğin gerçekte iç dünyandaki aynandır. Sevdiğin kişide kendini görürsün. Hayata benzer yerlerden bakan tanıdık ruha aşık olursun. Aşık olmak, ruh ikizini bulmak, sevmek insanı insan yapan en sıcak duygulardandır. Her sevgiye güzel duygularla başlangıç yapılır. Her başlangıcın amacı, ömür boyu yaşanılacak bir hayatı paylaşma duygusudur.
Bu duyguyla yola çıktığımızı hiç unutmadığımız sürece hayatın bütün sıkıntıları geride kalır.
Büyüklerimizin 40-50 veya 60 yıl sürdürdükleri evlilik süreçleri bu fikre dayalı olmalı ki hayranlıkla kendilerini takdir ediyoruz.
Günümüzde 80-90'lı yıllardan kalan kuşaklar tarih olma aşamasında. Modern çağda Z ve Alfa kuşakları dönemleri yaşanmakta. Sözün doğrusu bu kuşak sahiplerinin hangi ruh halinde olduklarını henüz çözmüş değilim.
Tamamıyla dijital dünyanın yapay zekasını taşımakta.
Şems Tebriz-i günümüzde yaşamış olsaydı, bu kuşaktakilerin ruh hallerine nasıl yorum yapardı kişiye göre değişir. Benim kişisel yorumum da adı üstünde yapay, sahtekarlık ve gösteriş olmadığı bir karaktere bürünmek, ikilem içinde oynamak, sadakat, saygı ve sevgiden yoksun bir ruh.
Neyse dileklerimiz daha kötü bir kuşağa denk gelmemek olsun.
Göreceğimiz hep güzel gönüller olsun.
Saygılar
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Makbule Mazı
Hangi kuşaktan olduğun önemli
"Göz hoşuna gideni sever.
Akıl kendini anlayanı sever.
Ama ruh kendine benzeyenden başkasını asla sevemez."
Şems Tebriz-i'nin bu sözü, sevginin tesadüf olmadığını, ruhun aynada kendini görmesi olduğunu açıklar.
Kişinin içindeki haline aşık olmasını anlatır. Sevdiğin gerçekte iç dünyandaki aynandır. Sevdiğin kişide kendini görürsün. Hayata benzer yerlerden bakan tanıdık ruha aşık olursun. Aşık olmak, ruh ikizini bulmak, sevmek insanı insan yapan en sıcak duygulardandır. Her sevgiye güzel duygularla başlangıç yapılır. Her başlangıcın amacı, ömür boyu yaşanılacak bir hayatı paylaşma duygusudur.
Bu duyguyla yola çıktığımızı hiç unutmadığımız sürece hayatın bütün sıkıntıları geride kalır.
Büyüklerimizin 40-50 veya 60 yıl sürdürdükleri evlilik süreçleri bu fikre dayalı olmalı ki hayranlıkla kendilerini takdir ediyoruz.
Günümüzde 80-90'lı yıllardan kalan kuşaklar tarih olma aşamasında. Modern çağda Z ve Alfa kuşakları dönemleri yaşanmakta. Sözün doğrusu bu kuşak sahiplerinin hangi ruh halinde olduklarını henüz çözmüş değilim.
Tamamıyla dijital dünyanın yapay zekasını taşımakta.
Şems Tebriz-i günümüzde yaşamış olsaydı, bu kuşaktakilerin ruh hallerine nasıl yorum yapardı kişiye göre değişir. Benim kişisel yorumum da adı üstünde yapay, sahtekarlık ve gösteriş olmadığı bir karaktere bürünmek, ikilem içinde oynamak, sadakat, saygı ve sevgiden yoksun bir ruh.
Neyse dileklerimiz daha kötü bir kuşağa denk gelmemek olsun.
Göreceğimiz hep güzel gönüller olsun.
Saygılar