Üzerimize giyim olarak seçtiğimiz kıyafetler hem duygu durumumuzu, hem de başkalarının bizi nasıl algıladıkları etkiyi belirler. Duygumuzu, özgüvenimizi ele verir.
Giyimin düşünce ve davranışlar üzerinde psikolojik etkisi bilimsel olarak da kanıtlanmıştır.
Kıyafetlerimiz bizi aşağı da çeker, yukarı da çıkarır.
Toplum olarak zihnimizde oturmuş bir giyim tarzı bulunur. Doktor, hakim, emniyet güçleri ve imam gibi her mesleğin makamını simgeleyen bir imajı, göstergesi vardır.
Oturulan makamın hakkını vermek sadece görevini doğru yerine getirmek değil, makamına uygun giyim tarzınla da önem verilmek zorunluluğu vardır.
Gelenek ve göreneklerin getirdiği giyim kuralları toplumun kendi içinde geçerlidir. Topluma mal olmuş, o toplumu yöneten, insanları yöneten makamların kuralları kesin ve zorunludur.
Mahkeme salonuna şalvarınla, elbisenle izleyici olarak girebilirsin ama görev sahibi olarak giremezsin. Dünyanın gözü önünde makama saygısızlık etmiş olursun.
Meclise misafir olarak cübbenle girebilirsin, Halksın. Halkı yöneten vekilsen giremezsin.
Bir makam sahibi isen, o makama seçilip gelmiş isen, geldiğin yerin hakkını her yönüyle vermek zorundasın.
Makamında şalvarınla, bijamanla olman, evinde geceliğinle olmandan çok da fazla bir fark taşımaz.
Modaya uygun giyinmek zorunda değilsin ama en azından şalvar yerine bir pardesü yada tesettür giymen daha doğru bir tercih olur.
Birçok yeniliği dünyaya kazandırmış, 20.yüzyılın moda tasarımcısı Coco Chanel' in dediği gibi " - Her güne kaderle randevumuz varmışçasına hazırlanıp kıyafetlerimizin bizi dış dünyaya olumlu bir şekilde yansıtıyor olmasına özen göstermeliyiz ".
Kendine özen göstermek çevrene verdiğin değeri yansıtır.
" Kötü giyinirseniz elbisenizi hatırlarlar. İyi giyinirseniz elbisenin içindekini hatırlarlar."
Saygılar
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Makbule Mazı
Giyinmek kişinin kişiliğinin aynasıdır
Üzerimize giyim olarak seçtiğimiz kıyafetler hem duygu durumumuzu, hem de başkalarının bizi nasıl algıladıkları etkiyi belirler. Duygumuzu, özgüvenimizi ele verir.
Giyimin düşünce ve davranışlar üzerinde psikolojik etkisi bilimsel olarak da kanıtlanmıştır.
Kıyafetlerimiz bizi aşağı da çeker, yukarı da çıkarır.
Toplum olarak zihnimizde oturmuş bir giyim tarzı bulunur. Doktor, hakim, emniyet güçleri ve imam gibi her mesleğin makamını simgeleyen bir imajı, göstergesi vardır.
Oturulan makamın hakkını vermek sadece görevini doğru yerine getirmek değil, makamına uygun giyim tarzınla da önem verilmek zorunluluğu vardır.
Gelenek ve göreneklerin getirdiği giyim kuralları toplumun kendi içinde geçerlidir. Topluma mal olmuş, o toplumu yöneten, insanları yöneten makamların kuralları kesin ve zorunludur.
Mahkeme salonuna şalvarınla, elbisenle izleyici olarak girebilirsin ama görev sahibi olarak giremezsin. Dünyanın gözü önünde makama saygısızlık etmiş olursun.
Meclise misafir olarak cübbenle girebilirsin, Halksın. Halkı yöneten vekilsen giremezsin.
Bir makam sahibi isen, o makama seçilip gelmiş isen, geldiğin yerin hakkını her yönüyle vermek zorundasın.
Makamında şalvarınla, bijamanla olman, evinde geceliğinle olmandan çok da fazla bir fark taşımaz.
Modaya uygun giyinmek zorunda değilsin ama en azından şalvar yerine bir pardesü yada tesettür giymen daha doğru bir tercih olur.
Birçok yeniliği dünyaya kazandırmış, 20.yüzyılın moda tasarımcısı Coco Chanel' in dediği gibi " - Her güne kaderle randevumuz varmışçasına hazırlanıp kıyafetlerimizin bizi dış dünyaya olumlu bir şekilde yansıtıyor olmasına özen göstermeliyiz ".
Kendine özen göstermek çevrene verdiğin değeri yansıtır.
" Kötü giyinirseniz elbisenizi hatırlarlar. İyi giyinirseniz elbisenin içindekini hatırlarlar."
Saygılar