"ABD'nin emperyalist saldırısıyla kaçırılan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro New York'ta hakim karşısına çıktı."
Haberi duyduk üzüntümüzü medya yoluyla tıklayarak bildirdik.
Yeni yılın ilk saatlerinde birbirlerini tartışma sonucunda bıçaklayanları, sevgilisini, eşini, anasını öldürenleri, her duyduğumuzda medya üzerinde üzüldüğümüzü tıklayarak bildiriyoruz.
Türk Dil Kurumumuz halkın oylaması ile 2025 yılının kelimesi olarak ‘Dijital Vicdan’ı seçti.
İnsanlarımızın çoğu gerçek hayatta sorumluluk almayıp, sosyal medyada bir paylaşım, beğeniyle vicdanlarını rahatlatma derdindeler. Bu da bireysel duyarlılığı yok ederek, tıklanabilir bir işleme indirerek olayı sıradanlaştırıyor. Beğeni, paylaşım ve yorumla ‘insani görevleri yerine getirdik’ diye mutlu oluyorlar. Merhamet ve insaf duygusu sembolik kalıyor. Medya yoluyla yapılan eylemler kesin sonuç getirmez. Susturulmuş, bastırılmış, kontrol altına alınmış vicdanın dijital ortamda tıklanabilir hali, vicdanı rahatlatma eylemi, "Dijital Vicdan" oldu. Seçilmiş Yılın kelimesi hayırlı olsun millete. Zaman zaman bazı faydalı, insanları etkileyen, sosyal paylaşımlar da görebiliyoruz.
‘Çocuğum kanseri yendi, mutluluğumuzu paylaşır mısınız? Havada uçan balonlar görmeyi çok seviyor’ dendiğinde eline balonu alan kendini verilen adreste bulmuştu. Toplum olarak güzel bir olaya destek vermişlerdi. Yine ‘bugün benim doğum günüm’ yazanlara tebrikler yağması, mutluluk gözyaşlarını yaratıyor.
Özümüzde toplum olarak çok hassas, merhametli, duyarlı yardımsever bir halk olarak varız. Yaradılışımızın fıtratında iyilik ve vicdan yatar. Ama ikinci adresimiz olan tersimiz, öfke ve sinir bizi insanlığımızdan çıkarır. O kadar iyi merhametli olup, bir o kadar da kötü, saldırgan agresif olmayı nasıl başardığımız bilinmeyen çözülemeyen bir denklem. Merhamette, yardımseverlikte üstümüze yok iken, öfke kin nefret anında yanımıza yaklaşana aşk olsun.
‘Hakarete hakaretle cevap verecek kadar cahil değilim’ diyerek bu sözü beynimize kodlayalım.
Saygılar
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Makbule Mazı
Dijital Vicdan rahatlığı
"ABD'nin emperyalist saldırısıyla kaçırılan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro New York'ta hakim karşısına çıktı."
Haberi duyduk üzüntümüzü medya yoluyla tıklayarak bildirdik.
Yeni yılın ilk saatlerinde birbirlerini tartışma sonucunda bıçaklayanları, sevgilisini, eşini, anasını öldürenleri, her duyduğumuzda medya üzerinde üzüldüğümüzü tıklayarak bildiriyoruz.
Türk Dil Kurumumuz halkın oylaması ile 2025 yılının kelimesi olarak ‘Dijital Vicdan’ı seçti.
İnsanlarımızın çoğu gerçek hayatta sorumluluk almayıp, sosyal medyada bir paylaşım, beğeniyle vicdanlarını rahatlatma derdindeler. Bu da bireysel duyarlılığı yok ederek, tıklanabilir bir işleme indirerek olayı sıradanlaştırıyor. Beğeni, paylaşım ve yorumla ‘insani görevleri yerine getirdik’ diye mutlu oluyorlar. Merhamet ve insaf duygusu sembolik kalıyor. Medya yoluyla yapılan eylemler kesin sonuç getirmez. Susturulmuş, bastırılmış, kontrol altına alınmış vicdanın dijital ortamda tıklanabilir hali, vicdanı rahatlatma eylemi, "Dijital Vicdan" oldu. Seçilmiş Yılın kelimesi hayırlı olsun millete. Zaman zaman bazı faydalı, insanları etkileyen, sosyal paylaşımlar da görebiliyoruz.
‘Çocuğum kanseri yendi, mutluluğumuzu paylaşır mısınız? Havada uçan balonlar görmeyi çok seviyor’ dendiğinde eline balonu alan kendini verilen adreste bulmuştu. Toplum olarak güzel bir olaya destek vermişlerdi. Yine ‘bugün benim doğum günüm’ yazanlara tebrikler yağması, mutluluk gözyaşlarını yaratıyor.
Özümüzde toplum olarak çok hassas, merhametli, duyarlı yardımsever bir halk olarak varız. Yaradılışımızın fıtratında iyilik ve vicdan yatar. Ama ikinci adresimiz olan tersimiz, öfke ve sinir bizi insanlığımızdan çıkarır. O kadar iyi merhametli olup, bir o kadar da kötü, saldırgan agresif olmayı nasıl başardığımız bilinmeyen çözülemeyen bir denklem. Merhamette, yardımseverlikte üstümüze yok iken, öfke kin nefret anında yanımıza yaklaşana aşk olsun.
‘Hakarete hakaretle cevap verecek kadar cahil değilim’ diyerek bu sözü beynimize kodlayalım.
Saygılar