Evlat sahibi annelerin canını en çok ne yakar?
Evladının acısı, açlığı, hastalığı ve evladını kaybetme korkusu.
O anda akılları başlarından gider, ne yaptıklarını, ne yapacaklarını bilemeden yanar dururlar.
Evlat sahibi olan bütün aileler asla evladını kaybetmek istemez.
Dünyanın en masum, en tatlı varlıkları ve bizlerin en değerlilerimiz çocuklarımız!....
Gel gör ki yaşam şartları bütün çocukların eşit şartlarda büyüme şanslarını yok ediyor.
Her çocuğun gözlerini açtıkları yerler farklı.
Kimi şanslı gelip, huzuru mutluluğu refahı yakalarken, kimi de savaşın, kargaşanın, yokluğun, kıyametin içine düşer gibi gözlerini açıyor.
Dünya ya lider olmus, yönetimi ele geçirmiş, gücü kuvveti elinde tutmuş ama vicdanı merhameti tamamıyla silmişler kalplerinden.
Sanki hiç çocuk olmamışlar, çocukluk yaşamamışlar gibi dünyayı yakıp kavurmaya devam ediyorlar.
Hem de içinde masum, korunmaya muhtaç bebekler, çocuklar varken. Bu çocuklara yapılanların hesabı birgün sorulmazmı?
İyilerin duaları ,dilekleri, beklentileri hep bu yönde.
Elbet bunların bir sonu gelecektir. Yapılanların hesabını, sana bu gücü kuvveti verenin günü ve zamanı gelince senden almasını da bilecektir.
Bir annenin yüreğini yakmanın hesabı da büyük olacaktır.
Bizler bu acıları duymakla, görmekle yanarken, acıyı yaşayanları, yaşatanları anlamak, çözmek imkansız.
Hislerimize göre; kâfirlerin, vicdansızların sonu gelmek üzere.
Savaşın içinde büyüyen kan çiçeklerinin bekledikleri huzur dolu günler kapıda.
Bütün kalbimizle tek yürek olup bunu dilemekteyiz.
Bütün çocuklar gülsün!...
Bütün çocuklar huzurla büyüsün!...
Bütün çocuklar aileleri ile yaşasın!...
Dileklerimiz bunlar, istemek oldurmaktır.
Bizler isteyelim Mevlam nasip etsin!..Saygılar
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Makbule Mazı
Aklın mantığın çözemediği şifreler
Evlat sahibi annelerin canını en çok ne yakar?
Evladının acısı, açlığı, hastalığı ve evladını kaybetme korkusu.
O anda akılları başlarından gider, ne yaptıklarını, ne yapacaklarını bilemeden yanar dururlar.
Evlat sahibi olan bütün aileler asla evladını kaybetmek istemez.
Dünyanın en masum, en tatlı varlıkları ve bizlerin en değerlilerimiz çocuklarımız!....
Gel gör ki yaşam şartları bütün çocukların eşit şartlarda büyüme şanslarını yok ediyor.
Her çocuğun gözlerini açtıkları yerler farklı.
Kimi şanslı gelip, huzuru mutluluğu refahı yakalarken, kimi de savaşın, kargaşanın, yokluğun, kıyametin içine düşer gibi gözlerini açıyor.
Dünya ya lider olmus, yönetimi ele geçirmiş, gücü kuvveti elinde tutmuş ama vicdanı merhameti tamamıyla silmişler kalplerinden.
Sanki hiç çocuk olmamışlar, çocukluk yaşamamışlar gibi dünyayı yakıp kavurmaya devam ediyorlar.
Hem de içinde masum, korunmaya muhtaç bebekler, çocuklar varken. Bu çocuklara yapılanların hesabı birgün sorulmazmı?
İyilerin duaları ,dilekleri, beklentileri hep bu yönde.
Elbet bunların bir sonu gelecektir. Yapılanların hesabını, sana bu gücü kuvveti verenin günü ve zamanı gelince senden almasını da bilecektir.
Bir annenin yüreğini yakmanın hesabı da büyük olacaktır.
Bizler bu acıları duymakla, görmekle yanarken, acıyı yaşayanları, yaşatanları anlamak, çözmek imkansız.
Hislerimize göre; kâfirlerin, vicdansızların sonu gelmek üzere.
Savaşın içinde büyüyen kan çiçeklerinin bekledikleri huzur dolu günler kapıda.
Bütün kalbimizle tek yürek olup bunu dilemekteyiz.
Bütün çocuklar gülsün!...
Bütün çocuklar huzurla büyüsün!...
Bütün çocuklar aileleri ile yaşasın!...
Dileklerimiz bunlar, istemek oldurmaktır.
Bizler isteyelim Mevlam nasip etsin!..Saygılar