Şampiyonluk yolundaki en zor virajlardan birini Bursaspor’umuz, çok şükür, kazasız geçmeyi başardı. Ben de bizzat bu zorlu deplasmanda takımın yanında olmak amacıyla Kahramanmaraş’a gittim.
Yolculuğumuz, cuma günü saat 13.30’da Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan direkt Kahramanmaraş’a kalkan uçakla başladı. Aynı uçakta Başkanımız Enes Çelik, yönetim kurulu üyelerimiz, teknik heyet ve tüm futbolcularımız eksiksiz şekilde, tam kadro yer alıyordu. Daha önce kendi beyanlarında uçak yolculuğuna çok sıcak bakmadığını söyleyen Başkan Enes Çelik’in, takımı yalnız bırakmamak adına uçakta olması bence oldukça değerliydi.
Sorunsuz geçen 1 saat 15 dakikalık uçuşun ardından Kahramanmaraş’a vardık ve otelimize yerleştik. Bu sürecin ardından kameramı ve mikrofonumu alarak Kahramanmaraş’ın çarşı ve pazarlarını gezmeye çıktım. Amacım, bölge halkının maçla ilgili görüşlerini ve şehirdeki heyecanı yerinde görmekti.
Kahramanmaraş’ta halkın maalesef büyük bir kısmının futbola bu kadar ilgisiz olması beni şaşırttı. Futbolla ilgilenen kesim ise gerçekten futbola aşık, oyunu bilen bir topluluk. Ancak koskoca şehirde bu insanların oldukça azınlıkta kaldığını gözlemledim.
Kahramanmaraş gerçekten güzel bir şehir. Yaşanan büyük depremin ardından psikolojik olarak yeni yeni toparlandıklarını söylüyorlar. Ayrıca şunu da özellikle belirtmek isterim ki Kahramanmaraş, şu anda baştan sona devasa bir şantiye görünümünde. Yollar, viyadükler, kavşaklar, yeni apartmanlar ve siteler… Her yerde harıl harıl süren yoğun bir çalışma var. Kahramanmaraş halkı için de şunu söylemek isterim: Gerçekten çok iyi insanların yaşadığı bir şehir.
Maça gelecek olursak, Kahramanmaraş İstiklalspor taraftarı kendi tribünlerini tamamen doldurmuştu ve takımlarına ciddi anlamda güçlü bir destek verdiler. Bu maçta Bursaspor taraftarının olmaması ise maçın tadını ve heyecanını biraz kaçırdı. Maçın başında Kahramanmaraş taraftarının Bursaspor takımını tribünlere davet edip alkışlaması ise günün en güzel anlarından biriydi.
Maça Bursaspor, beklenenin aksine biraz daha durgun başladı. Bunda, Kahramanmaraş’ın bu maçı adeta son şansları olarak görmesi ve tabiri caizse tankıyla tüfeğiyle üç puan için saldırmasının payı büyüktü.
Ancak Bursaspor’un savunma kurgusu bu maçta o kadar kusursuz oynadı ki Kahramanmaraş takımına ilk 45 dakikada neredeyse pozisyon dahi vermediler. Rakibin sadece cılız bir girişimi oldu, o kadar.
İkinci yarıya Bursaspor biraz daha önde basarak başladı ve zaman zaman tehlikeli pozisyonlar da buldu. İlhan Depe’ye verilmeyen penaltı, maçın kırılma anlarından biriydi. Bir de uzatma dakikalarının başında Barış Gök’ün kaçırdığı bir pozisyon var ki maçın en net gol fırsatıydı.
Bursaspor bu maçta Ertuğrul, İdris ve Fırat’ın yokluğunu fazlasıyla hissetti diyebiliriz. Ispartaspor’dan transfer ettiğimiz Baran Başyiğit’in uzun haftaların ardından takıma tekrar dönmesi ise sevindirici bir gelişmeydi. Ayrıca Baran, oyuna girdiği andan son düdüğe kadar oldukça diri ve gol arayan bir görüntü sergiledi. İlerleyen haftalarda bunun meyvelerini hem Bursaspor hem de Baran mutlaka toplayacaktır.
Günün can sıkan gelişmesi ise Halil Akpınar ve Emir Kaan Gültekin’in yaşadığı sakatlıklar oldu. Maçtan sonra Mustafa Er Hocamıza bizzat sordum. Emir Kaan’da ciddi bir problem olmadığını düşündüğünü söyledi. Halil Akpınar’ın kasığında meydana gelen sakatlığın ise hafta içinde yapılacak tetkiklerin ardından netlik kazanacağını belirtti.
Maçın hakemine gelecek olursak, ne yazık ki hiç iyi bir yönetim göstermedi. Takdir haklarını sürekli rakipten yana kullandı ve net bir penaltımızı görmezden geldi.
Bu kötü hakemlerden ve kötü saha şartlarından kurtulmamıza artık sadece altı hafta kaldı. İnşallah altı hafta sonra, bir daha dönmemek üzere bu liglere veda edeceğiz
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İbrahim Çubukçu
Şampiyonluk yükleniyor
Şampiyonluk yolundaki en zor virajlardan birini Bursaspor’umuz, çok şükür, kazasız geçmeyi başardı. Ben de bizzat bu zorlu deplasmanda takımın yanında olmak amacıyla Kahramanmaraş’a gittim.
Yolculuğumuz, cuma günü saat 13.30’da Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan direkt Kahramanmaraş’a kalkan uçakla başladı. Aynı uçakta Başkanımız Enes Çelik, yönetim kurulu üyelerimiz, teknik heyet ve tüm futbolcularımız eksiksiz şekilde, tam kadro yer alıyordu. Daha önce kendi beyanlarında uçak yolculuğuna çok sıcak bakmadığını söyleyen Başkan Enes Çelik’in, takımı yalnız bırakmamak adına uçakta olması bence oldukça değerliydi.
Sorunsuz geçen 1 saat 15 dakikalık uçuşun ardından Kahramanmaraş’a vardık ve otelimize yerleştik. Bu sürecin ardından kameramı ve mikrofonumu alarak Kahramanmaraş’ın çarşı ve pazarlarını gezmeye çıktım. Amacım, bölge halkının maçla ilgili görüşlerini ve şehirdeki heyecanı yerinde görmekti.
Kahramanmaraş’ta halkın maalesef büyük bir kısmının futbola bu kadar ilgisiz olması beni şaşırttı. Futbolla ilgilenen kesim ise gerçekten futbola aşık, oyunu bilen bir topluluk. Ancak koskoca şehirde bu insanların oldukça azınlıkta kaldığını gözlemledim.
Kahramanmaraş gerçekten güzel bir şehir. Yaşanan büyük depremin ardından psikolojik olarak yeni yeni toparlandıklarını söylüyorlar. Ayrıca şunu da özellikle belirtmek isterim ki Kahramanmaraş, şu anda baştan sona devasa bir şantiye görünümünde. Yollar, viyadükler, kavşaklar, yeni apartmanlar ve siteler… Her yerde harıl harıl süren yoğun bir çalışma var. Kahramanmaraş halkı için de şunu söylemek isterim: Gerçekten çok iyi insanların yaşadığı bir şehir.
Maça gelecek olursak, Kahramanmaraş İstiklalspor taraftarı kendi tribünlerini tamamen doldurmuştu ve takımlarına ciddi anlamda güçlü bir destek verdiler. Bu maçta Bursaspor taraftarının olmaması ise maçın tadını ve heyecanını biraz kaçırdı. Maçın başında Kahramanmaraş taraftarının Bursaspor takımını tribünlere davet edip alkışlaması ise günün en güzel anlarından biriydi.
Maça Bursaspor, beklenenin aksine biraz daha durgun başladı. Bunda, Kahramanmaraş’ın bu maçı adeta son şansları olarak görmesi ve tabiri caizse tankıyla tüfeğiyle üç puan için saldırmasının payı büyüktü.
Ancak Bursaspor’un savunma kurgusu bu maçta o kadar kusursuz oynadı ki Kahramanmaraş takımına ilk 45 dakikada neredeyse pozisyon dahi vermediler. Rakibin sadece cılız bir girişimi oldu, o kadar.
İkinci yarıya Bursaspor biraz daha önde basarak başladı ve zaman zaman tehlikeli pozisyonlar da buldu. İlhan Depe’ye verilmeyen penaltı, maçın kırılma anlarından biriydi. Bir de uzatma dakikalarının başında Barış Gök’ün kaçırdığı bir pozisyon var ki maçın en net gol fırsatıydı.
Bursaspor bu maçta Ertuğrul, İdris ve Fırat’ın yokluğunu fazlasıyla hissetti diyebiliriz. Ispartaspor’dan transfer ettiğimiz Baran Başyiğit’in uzun haftaların ardından takıma tekrar dönmesi ise sevindirici bir gelişmeydi. Ayrıca Baran, oyuna girdiği andan son düdüğe kadar oldukça diri ve gol arayan bir görüntü sergiledi. İlerleyen haftalarda bunun meyvelerini hem Bursaspor hem de Baran mutlaka toplayacaktır.
Günün can sıkan gelişmesi ise Halil Akpınar ve Emir Kaan Gültekin’in yaşadığı sakatlıklar oldu. Maçtan sonra Mustafa Er Hocamıza bizzat sordum. Emir Kaan’da ciddi bir problem olmadığını düşündüğünü söyledi. Halil Akpınar’ın kasığında meydana gelen sakatlığın ise hafta içinde yapılacak tetkiklerin ardından netlik kazanacağını belirtti.
Maçın hakemine gelecek olursak, ne yazık ki hiç iyi bir yönetim göstermedi. Takdir haklarını sürekli rakipten yana kullandı ve net bir penaltımızı görmezden geldi.
Bu kötü hakemlerden ve kötü saha şartlarından kurtulmamıza artık sadece altı hafta kaldı. İnşallah altı hafta sonra, bir daha dönmemek üzere bu liglere veda edeceğiz