Son on haftaya girilirken herkesin merakla beklediği Menemenspor maçı nihayet geldi çattı. Bu karşılaşmanın sonucuna göre taraftarlarımız ya şampiyonluk şöleni için 10, 9, 8 diye geri sayıma başlayacak ya da olası bir mağlubiyette umutlar ve hayaller büyük bir darbe alacaktı. Ancak dün sahada öyle bir Bursaspor vardı ki; umutların sönmesine değil, tam aksine yeniden filizlenip güçlenmesine vesile oldu. Yeşil beyazlılar, şampiyonluk yolculuğuna kararlılıkla devam etti.
Cumartesi günü oynanan mücadelede Bursasporlu futbolcular sıradan bir performans sergilemedi. Sahadaki mücadeleyi en iyi anlatacak kelime kuşkusuz “savaştılar” olacaktır. Teknik Direktör Mustafa Er, kazanan takım bozulmaz anlayışıyla geçen haftaki kadroyu değiştirmeden sahaya sürdü. Takım maça temkinli fakat bir o kadar hırslı, istekli ve arzulu başladı. Bunun karşılığı ise henüz maçın başlarında geldi.
Soner’in attığı gol; hazırlığı, planlaması ve uygulanışı bakımından adeta ders niteliğindeydi. Pozisyonun mimarlarından stoperimiz Alperen’in katkısı ise ayrı bir parantezi hak ediyor. Normal şartlarda birçok stoper bu tür ortalarda doğrudan kaleye vurmayı tercih ederken, Alperen’in topu kafa vuruşuyla Soner’in önüne indirmesi günün en estetik futbol anlarından biri oldu.
Her şey yolunda giderken kontratak sonucu yenilen gol kısa süreli bir moral bozukluğu yarattı. Ancak ilk yarının uzatma dakikalarında, geçen haftanın golcüsü ve dün de sahanın en etkili isimlerinden biri olan Salih Kavrazlı sahneye çıktı. Akıl dolu vuruşuyla Bursaspor’un soyunma odasına 2-1 üstün gitmesini sağladı.
Devre arasında tribündeki taraftardan ekran başındaki Bursasporlulara kadar herkesin aklında aynı soru vardı: Mustafa Er ikinci yarıya Ertuğrul ile devam edecek miydi?
Burada Ertuğrul için ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Kendisi; bilgi, birikim ve tecrübe açısından önemli bir oyuncu. Üstelik hafta içinde ilk kez baba olmanın heyecanını yaşadı. Ancak tüm bu olumlu gelişmelere rağmen sahadaki zaman zaman agresif ve sinirli görüntüsünün nedenlerini anlamak güç. Teknik heyet elbette en doğru kararı verecektir fakat Ertuğrul’un bir süre dinlendirilmesi hem oyuncu hem de takım adına faydalı olabilir.
İkinci yarıya damga vuran hamle ise Ertuğrul Batuhan değişikliği oldu. Batuhan, Alperen ile kurduğu uyum sayesinde rakibin hem havadan hem yerden geliştirdiği atakları başarıyla bertaraf etti. Mücadelenin büyük bölümü kontrollü geçse de özellikle son 15 dakikada Menemenspor oyunu sertleştirdi ve baskıyı artırdı. Bu bölümde ev sahibi tribünleri de takımlarına daha güçlü destek vermeye başladı.
Karşılaşmanın hakemi uzatma süresi olarak 7 dakikayı işaret ettiğinde, tüm Bursasporlular maçı adeta nefeslerini tutarak izliyordu. Dakikalar 90+5’i gösterdiğinde İlhan Depe, rakip savunmanın hatasını affetmedi ve sol çaprazdan yaptığı şık vuruşla skoru 3-1’e taşıdı. İşte o an, tribünlerde adeta bayram havası esti.
Ramazan ayına, yağmura ve soğuğa rağmen yaklaşık dört saatlik yolculukla Menemen’e gelen 1.300’e yakın Bursaspor taraftarı tribünleri şölene çevirdi. Bu anları tüylerim diken diken, büyük bir gururla izledim. Eminim ekran başındaki tüm Bursasporlular da aynı duyguları yaşamıştır.
Maç sonunda Bursasporlu futbolcularla yaptığım röportajlarda net şekilde şunu gördüm: Oyuncuların gözlerinde şampiyonluk inancı, kazanma arzusu ve gerçek bir takım olmanın verdiği kenetlenme açıkça hissediliyordu. Kısacası dün Menemen’de, hikâyesi güzelliklerle yazılan özel bir gün yaşandı.
Son olarak, yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen takımını yalnız bırakmayarak Menemen deplasmanına gelen Amigo Selim’in varlığı da son derece anlamlıydı. Kendisine bir kez daha acil şifalar diliyorum.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İbrahim Çubukçu
Şampiyonluk için geri sayım başladı
Son on haftaya girilirken herkesin merakla beklediği Menemenspor maçı nihayet geldi çattı. Bu karşılaşmanın sonucuna göre taraftarlarımız ya şampiyonluk şöleni için 10, 9, 8 diye geri sayıma başlayacak ya da olası bir mağlubiyette umutlar ve hayaller büyük bir darbe alacaktı. Ancak dün sahada öyle bir Bursaspor vardı ki; umutların sönmesine değil, tam aksine yeniden filizlenip güçlenmesine vesile oldu. Yeşil beyazlılar, şampiyonluk yolculuğuna kararlılıkla devam etti.
Cumartesi günü oynanan mücadelede Bursasporlu futbolcular sıradan bir performans sergilemedi. Sahadaki mücadeleyi en iyi anlatacak kelime kuşkusuz “savaştılar” olacaktır. Teknik Direktör Mustafa Er, kazanan takım bozulmaz anlayışıyla geçen haftaki kadroyu değiştirmeden sahaya sürdü. Takım maça temkinli fakat bir o kadar hırslı, istekli ve arzulu başladı. Bunun karşılığı ise henüz maçın başlarında geldi.
Soner’in attığı gol; hazırlığı, planlaması ve uygulanışı bakımından adeta ders niteliğindeydi. Pozisyonun mimarlarından stoperimiz Alperen’in katkısı ise ayrı bir parantezi hak ediyor. Normal şartlarda birçok stoper bu tür ortalarda doğrudan kaleye vurmayı tercih ederken, Alperen’in topu kafa vuruşuyla Soner’in önüne indirmesi günün en estetik futbol anlarından biri oldu.
Her şey yolunda giderken kontratak sonucu yenilen gol kısa süreli bir moral bozukluğu yarattı. Ancak ilk yarının uzatma dakikalarında, geçen haftanın golcüsü ve dün de sahanın en etkili isimlerinden biri olan Salih Kavrazlı sahneye çıktı. Akıl dolu vuruşuyla Bursaspor’un soyunma odasına 2-1 üstün gitmesini sağladı.
Devre arasında tribündeki taraftardan ekran başındaki Bursasporlulara kadar herkesin aklında aynı soru vardı: Mustafa Er ikinci yarıya Ertuğrul ile devam edecek miydi?
Burada Ertuğrul için ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Kendisi; bilgi, birikim ve tecrübe açısından önemli bir oyuncu. Üstelik hafta içinde ilk kez baba olmanın heyecanını yaşadı. Ancak tüm bu olumlu gelişmelere rağmen sahadaki zaman zaman agresif ve sinirli görüntüsünün nedenlerini anlamak güç. Teknik heyet elbette en doğru kararı verecektir fakat Ertuğrul’un bir süre dinlendirilmesi hem oyuncu hem de takım adına faydalı olabilir.
İkinci yarıya damga vuran hamle ise Ertuğrul Batuhan değişikliği oldu. Batuhan, Alperen ile kurduğu uyum sayesinde rakibin hem havadan hem yerden geliştirdiği atakları başarıyla bertaraf etti. Mücadelenin büyük bölümü kontrollü geçse de özellikle son 15 dakikada Menemenspor oyunu sertleştirdi ve baskıyı artırdı. Bu bölümde ev sahibi tribünleri de takımlarına daha güçlü destek vermeye başladı.
Karşılaşmanın hakemi uzatma süresi olarak 7 dakikayı işaret ettiğinde, tüm Bursasporlular maçı adeta nefeslerini tutarak izliyordu. Dakikalar 90+5’i gösterdiğinde İlhan Depe, rakip savunmanın hatasını affetmedi ve sol çaprazdan yaptığı şık vuruşla skoru 3-1’e taşıdı. İşte o an, tribünlerde adeta bayram havası esti.
Ramazan ayına, yağmura ve soğuğa rağmen yaklaşık dört saatlik yolculukla Menemen’e gelen 1.300’e yakın Bursaspor taraftarı tribünleri şölene çevirdi. Bu anları tüylerim diken diken, büyük bir gururla izledim. Eminim ekran başındaki tüm Bursasporlular da aynı duyguları yaşamıştır.
Maç sonunda Bursasporlu futbolcularla yaptığım röportajlarda net şekilde şunu gördüm: Oyuncuların gözlerinde şampiyonluk inancı, kazanma arzusu ve gerçek bir takım olmanın verdiği kenetlenme açıkça hissediliyordu. Kısacası dün Menemen’de, hikâyesi güzelliklerle yazılan özel bir gün yaşandı.
Son olarak, yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen takımını yalnız bırakmayarak Menemen deplasmanına gelen Amigo Selim’in varlığı da son derece anlamlıydı. Kendisine bir kez daha acil şifalar diliyorum.