Son iki yıldır Bursaspor taraftarı öylesine baş döndürücü, sihirli ve büyülü anlar; yüksek enerjili heyecanlar yaşadı ki, eminim kulübün geçmişinde böylesi bir tempo ve bu seviyede bir tutku çok az görülmüştür. Bunun en net göstergesi ise iki yıldır maç ayırt etmeksizin 40.000 ve üzerinde taraftarın tribünleri doldurması ve özellikle bugün, birkaç saat içerisinde 40.000 kombinenin adeta kapış kapışa tükenmesidir.
Az önce bahsettiğim bu sihirli ortamı taraftarlarımız, şampiyonluk maçı öncesinde yaptıkları koreografide öyle güzel sundular ki etkilenmemek imkânsızdı. Başkan Enes Çelik, elindeki sihirli çubukla kupaya dokunuyor, kupa bir anda yok oluyor ve maraton tribününde diğer kupaların arasına katılıyordu. Kuzey Kale Arkası’nda ise yazımın başlığında da belirttiğim gibi “Hokus Pokus” yazıyordu.
Bu sihirli ve mükemmel gösteriden birkaç dakika önce de sahaya, Bursa’mıza üç kez gelen “Cendere”nin bestecisi Gökhan Kırdar çıktı. 50.000’i aşan, tıklım tıklım tribünlerle birlikte yaptığı “Cendere” performansı, statta bulunan taraftarların titreşimini ve enerjisini inanılmaz seviyelere taşıdı. Maçta böylesine anlatılması zor ama izlenmesi keyifli bir görsel şovla başladı.
Bursasporlu futbolcular maç öncesinde heyecanlı ama bir o kadar da kendilerinden emin bir beden dili sergilediler. Bunu da maçın başlamasıyla birlikte hepimiz net bir şekilde gördük. Rahat, kendilerini sıkmadan ve mükemmel bir futbol oynadılar. İlk yarıda bir, ikinci yarıda buldukları dört golle karşılaşmadan 5-1 galip ayrıldılar.
Bu maçın benim açımdan en özel taraflarından biri de Emir Kaan’ın üzerindeki kısmetsizliği atarak iki gol birden atması oldu. Ayrıca orta sahanın atom karıncası Eyüp Akcan da attığı golle skora katkı sağladı.
Şunu da söylemeden geçmek istemiyorum: Somaspor’un attığı gol de şahane jeneriklik bir goldü. Bunu futbolu çok iyi bilen 50.000 Bursaspor taraftarı alkışlarla gole hakkını verdi.
Maçın bitiş düdüğüyle birlikte futbolcularımız, teknik heyet ve tribünlerde başta Amigo Selim olmak üzere tüm amigolarımız bir bütün halinde orta sahada toplanıp taraftarlarımıza üçlü çektirdi. Bu görüntü, kulübün geldiği noktayı anlatan en net karelerden biriydi.
Bursaspor öyle bir takım haline geldi ki; futbolcusuyla, teknik heyetiyle, yönetimiyle, basınıyla, amigolarıyla ve taraftarıyla adeta etle tırnak gibi ayrılmaz bir bütün oldu.
Bir parantez de, maçtan üç gün önce başlayan koreografi çalışmalarında geceleri sabahlara kadar emek veren, yaklaşık 1500 kişilik Teksas tribünü gönüllülerine açmak gerekiyor. Hepsinin ellerine, emeklerine sağlık.Sadece Türkiye’yi değil, dünyayı bize hayran bıraktılar. Her birine kendi adıma teşekkür ediyorum.
Enes Çelik yönetimi ve Bursaspor taraftarı çıtayı öyle bir noktaya taşıdı ki şunu rahatlıkla söyleyebilirimki Artık formalite icabı oynanacak bir 1. Lig değil, Süper Lig dahi Bursaspor taraftarını tatmin etmeyecektir. Kulübün yeni hedefi bundan sonra kesinlikle UEFA Avrupa Ligi ve Şampiyonlar Ligi olmalıdır.
Bu yönetim aynı kararlılıkla devam ettiği sürece, Bursaspor’u önümüzdeki yıllarda sadece Türkiye değil, Avrupa şehirleri de hayranlık ve gıpta ile izleyecektir.
Bu şampiyonluk Bursa’ya da, Bursaspor’a da çok yakıştı.
Bu başarıda emeği olan herkese yürekten teşekkürler.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İbrahim Çubukçu
HOKUS POKUS
Son iki yıldır Bursaspor taraftarı öylesine baş döndürücü, sihirli ve büyülü anlar; yüksek enerjili heyecanlar yaşadı ki, eminim kulübün geçmişinde böylesi bir tempo ve bu seviyede bir tutku çok az görülmüştür. Bunun en net göstergesi ise iki yıldır maç ayırt etmeksizin 40.000 ve üzerinde taraftarın tribünleri doldurması ve özellikle bugün, birkaç saat içerisinde 40.000 kombinenin adeta kapış kapışa tükenmesidir.
Az önce bahsettiğim bu sihirli ortamı taraftarlarımız, şampiyonluk maçı öncesinde yaptıkları koreografide öyle güzel sundular ki etkilenmemek imkânsızdı. Başkan Enes Çelik, elindeki sihirli çubukla kupaya dokunuyor, kupa bir anda yok oluyor ve maraton tribününde diğer kupaların arasına katılıyordu. Kuzey Kale Arkası’nda ise yazımın başlığında da belirttiğim gibi “Hokus Pokus” yazıyordu.
Bu sihirli ve mükemmel gösteriden birkaç dakika önce de sahaya, Bursa’mıza üç kez gelen “Cendere”nin bestecisi Gökhan Kırdar çıktı. 50.000’i aşan, tıklım tıklım tribünlerle birlikte yaptığı “Cendere” performansı, statta bulunan taraftarların titreşimini ve enerjisini inanılmaz seviyelere taşıdı. Maçta böylesine anlatılması zor ama izlenmesi keyifli bir görsel şovla başladı.
Bursasporlu futbolcular maç öncesinde heyecanlı ama bir o kadar da kendilerinden emin bir beden dili sergilediler. Bunu da maçın başlamasıyla birlikte hepimiz net bir şekilde gördük. Rahat, kendilerini sıkmadan ve mükemmel bir futbol oynadılar. İlk yarıda bir, ikinci yarıda buldukları dört golle karşılaşmadan 5-1 galip ayrıldılar.
Bu maçın benim açımdan en özel taraflarından biri de Emir Kaan’ın üzerindeki kısmetsizliği atarak iki gol birden atması oldu. Ayrıca orta sahanın atom karıncası Eyüp Akcan da attığı golle skora katkı sağladı.
Şunu da söylemeden geçmek istemiyorum: Somaspor’un attığı gol de şahane jeneriklik bir goldü. Bunu futbolu çok iyi bilen 50.000 Bursaspor taraftarı alkışlarla gole hakkını verdi.
Maçın bitiş düdüğüyle birlikte futbolcularımız, teknik heyet ve tribünlerde başta Amigo Selim olmak üzere tüm amigolarımız bir bütün halinde orta sahada toplanıp taraftarlarımıza üçlü çektirdi. Bu görüntü, kulübün geldiği noktayı anlatan en net karelerden biriydi.
Bursaspor öyle bir takım haline geldi ki; futbolcusuyla, teknik heyetiyle, yönetimiyle, basınıyla, amigolarıyla ve taraftarıyla adeta etle tırnak gibi ayrılmaz bir bütün oldu.
Bir parantez de, maçtan üç gün önce başlayan koreografi çalışmalarında geceleri sabahlara kadar emek veren, yaklaşık 1500 kişilik Teksas tribünü gönüllülerine açmak gerekiyor. Hepsinin ellerine, emeklerine sağlık.Sadece Türkiye’yi değil, dünyayı bize hayran bıraktılar. Her birine kendi adıma teşekkür ediyorum.
Enes Çelik yönetimi ve Bursaspor taraftarı çıtayı öyle bir noktaya taşıdı ki şunu rahatlıkla söyleyebilirimki Artık formalite icabı oynanacak bir 1. Lig değil, Süper Lig dahi Bursaspor taraftarını tatmin etmeyecektir. Kulübün yeni hedefi bundan sonra kesinlikle UEFA Avrupa Ligi ve Şampiyonlar Ligi olmalıdır.
Bu yönetim aynı kararlılıkla devam ettiği sürece, Bursaspor’u önümüzdeki yıllarda sadece Türkiye değil, Avrupa şehirleri de hayranlık ve gıpta ile izleyecektir.
Bu şampiyonluk Bursa’ya da, Bursaspor’a da çok yakıştı.
Bu başarıda emeği olan herkese yürekten teşekkürler.