SON DAKİKA
Hava Durumu

Hayal kırıklığının adı Fethiye

Yazının Giriş Tarihi: 29.03.2026 20:47
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.03.2026 20:51

Fethiye yolculuğumuz perşembe gece başladı. Şehrin nabzını tutmak için erken gitme kararı aldım. Sabah 08.00 sularında Fethiye’ye vardık. Pırıl pırıl, ılık bir hava bizi karşıladı. Otelimize yerleşip ilk iş, Fethiye halkının düşüncelerini almak için sokaklara çıktık. Bir tane bile olumsuz konuşan kimseye rastlamadım. Hatta Fethiyespor’a çok yakın bazı isimler bile “Bizim hiç bir iddiamız yok, gönlümüz Bursaspor’dan yana” diye konuştular.

Daha sonra saat 15.00’te İstanbul’dan havalanan, Bursaspor’umuzu taşıyan uçağı karşılamak için 16.00 gibi Dalaman Havalimanı’na vardım. 16.15’te takımımız havalimanından ayrılarak otobüsle Fethiye merkezdeki otellerine gitmek için yola çıktı. Bu arada futbolcularımızın bir kısmıyla kısa röportajlar yapma fırsatı buldum. Röportaj yaptığım ya da yapamadığım tüm futbolcularda gözlemlediğim en önemli şey, yoğun bir heyecan ve stres içinde olmalarıydı.

Takımla birlikte biz de hareket ederek Bursaspor’umuzun kalacağı otele intikal ettik. Otelin önünde Uni Timsah Muğla ve Uni Timsah Eskişehir’den gelen kalabalık bir grup, meşaleler ve çiçeklerle Bursaspor’umuzu gerçekten çok güzel bir şekilde karşıladı. Bu arada bir parantez açmak istiyorum. Eskişehir’den gelen Uni Timsah üyeleri arasındaki 4 arkadaş, Eskişehir’den Fethiye’ye kadar otostop çekerek, tır ve kamyonlarla yolculuk ederek gelmişler. Bunu duyduğum an çok duygulandım. Ne diyeceğimi bilemedim. Sadece dudaklarımdan şu cümleler döküldü: “Aman Allah’ım, bu nasıl bir sevgi?”

Otelden ayrıldıktan sonra Fethiyespor Stadı’na gittim. Sahada hummalı bir çalışma vardı. Zeminin bazı bölgelerinde kellikler olmasına rağmen genel olarak saha iyi görünüyordu. Ardından Bursaspor taraftarının maçı izleyeceği tribüne gittim. Tribün tamamen portatif, tek kelimeyle içler acısı bir haldeydi. Koltukların bir kısmı sökülmüş, garip ve düzensiz bir yapı vardı. Stadyumun zemini hariç diğer tüm fiziki şartları tabiri caizse ağlıyordu. O an içimden “Allah’ım, şu bataklıktan bizi bir an önce çıkar” diye dua ettim.

Cumartesi sabahı özellikle Marina bölgesinde, Bursa’dan gelen taraftarlarımızla kısa söyleşiler yaptım. Hepsinde bir heyecan ve gerginlik vardı. Kolay değil, herkes bu ligden bir an önce kurtulmak istiyor. Stadyuma geçtiğimde ilk dikkatimi çeken şey, taraftarlarımızın tribünlere girişte büyük zorluklar yaşaması oldu. Bazı taraftarlarımız ile güvenlik güçleri arasında gergin anlar yaşandı. O süreçte Amigo Selim’in, taraftarlarımızın sıkıntı yaşamaması için gösterdiği çabayı bizzat gözlerimle gördüm. Yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen taraftarına bir baba gibi sahip çıkmasından dolayı kendisini kutluyorum.

Maçtan yaklaşık 3 saat önce başlayan yağmur giderek şiddetini artırdı. Rüzgarla birlikte yağınca, bir ara maç oynanır mı diye düşünmeden edemedik. Tüm bu kaosa rağmen Bursaspor taraftarı 2 bin kişilik kale arkası tribününü hınca hınç doldurdu. Ayrıca yaklaşık bin civarında taraftarımız da Fethiyespor tribününde yer aldı. Maç öncesi dostane görüntüler vardı ancak sonrasında farklı takımların taraftarları, formalarını ve atkılarını göstererek sürekli tahrik etti. Bu durum protokol tribününe kadar yansıdı ve başkanımız Enes Çelik bile bir noktada tepki vermek zorunda kaldı. Neyse ki kimsenin burnu bile kanamadan maç sona erdi.

Maça gelecek olursak, Bursaspor haftalardır oynadığı sistemle maça başladı ve iyi de başladı. Topa hakim olan, sürekli atak yapan taraf bizdik. Ancak en büyük sorun hücum hattındaydı. Ertuğrul, İdris Fırat, Emirkan ve Salih Kavrazlı oldukça etkisiz kaldılar. İlhan Depe ve Soner Aydoğdu dışında üretkenlik yoktu. Orta sahada Eyüp Akcan kusursuzdu, savunmada Batuhan ve Alperen yine çok uyumluydu.

En büyük problem yine hücumda. Bu isimler form tutmazsa kalan haftalarda ciddi sıkıntı yaşayabiliriz. Bu noktada en büyük görev Mustafa Er hocaya düşüyor. Bu sorunu çözeceğine inanıyorum.

Teknik heyetin hatalı tercihlerinden biri de Muhammed Zeki Dursun oldu. Maalesef kendisine verilen fırsatları değerlendiremiyor. Fethiye maçında yaptığı hatalarla takımın 2 puan kaybetmesine neden oldu. Aynı zamanda 3 bine yakın taraftarımızın 650 kilometreyi moralsiz dönmesine sebep oldu.

Burada taraftarımıza ayrı bir parantez açmak gerekiyor. 650 kilometre yolu kat ederek bu sayıda deplasmana gitmek büyük bir aidiyet göstergesidir. Üstelik bu şartlara rağmen biletlerin 1000 TL olması da ayrı bir konu. Taraftarımızı yürekten kutluyorum.

Ancak küçük bir eleştirim de olacak. Biz büyük bir camiayız. Rakiplerin tahriklerine kapılmamalıyız. Bizi aşağı çekmek isteyenlere en büyük cevap, onları yok saymaktır. Bizim büyüklüğümüz buradan gelir.

Dün 2 puan kaybettik, evet. Ama hiçbir şey bitmedi. Her şey hâlâ bizim elimizde.

Bugün oynanan maçta Aliağa FK’nın sahasında Isparta 32 Spor’a 1-5 gibi ağır bir skorla kaybetmesi, şampiyonluk yolunda dengeleri yeniden değiştirdi. Bu sonuç, yarışın ne kadar kırılgan olduğunu ve her haftanın ne kadar kritik hale geldiğini bir kez daha gösterdi.

Artık hata yapma lüksü yok. Her puanın altın değerinde olduğu bir sürece girdik. Rakiplerin kaybettiği, dengelerin sürekli değiştiği bu ortamda bizim yapmamız gereken tek şey; konsantrasyonu kaybetmeden, sahaya karakter koyarak yolumuza devam etmek.

Kimse moral bozmasın. Biz şampiyon olacağız.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.