Sanırım uzun yıllar unutulmayacak bir hafta sonu yaşadı Bursasporlular. Dile kolay; tam 35.000 kişi otobüsler, minibüsler ve şahsi araçlarla Eskişehir’e adeta bir çıkarma yaptı.
Ben, pazar günü o kalabalığa kalmamak için cumartesi gününden Eskişehir’e vardım. Ancak gördüklerim karşısında hayretimi gizlemekte zorlandım. Cumartesi günü akşam üzeri dahi Eskişehir sokaklarında, çarşılarında, AVM’lerinde yüzlerce Bursasporlu formalarıyla dolaşıyordu. Bu, sevgiden ve aşktan öte, bağımlılık seviyesinde bir tutkuydu.
Pazar günü sosyal medyada gördüğüm görüntüler ise gerçekten inanılmazdı. Konvoyun bir ucu Eskişehir’deyken diğer ucu Bursa’daydı. Düşünün, bu kadar uzun bir mesafe… Yer gök Bursaspor bayraklarıyla donatılmış binlerce araç… Dün işte böyle hafızalara kazınan bir gündü. Eminim ki dünü yaşayan tüm Bursasporlular, uzun yıllar sonra bile bu deplasmanı evlatlarına, torunlarına anlatacaklardır. Kısacası, pazar günkü Eskişehir deplasmanı da tarihe geçenler arasına katıldı.
Saat 10.30 gibi otelimden ayrılıp Sazova’daki Prof. Dr. Fethi Heper Stadyumu’na gittiğimde gördüğüm manzara aynen şuydu: Maça saatler olmasına rağmen insanlar piknik masalarında oturmuş, maç saatini bekliyordu. Stadın çevresi dopdoluydu ve neredeyse tüm otoparklar dolmuş durumdaydı.
Saat 13.00’te kapıların açılmasıyla birlikte, maça iki saat kalmasına rağmen stadyum çok kısa bir sürede tamamen doldu. İşte o andan itibaren Bursasporluların oluşturduğu bu harika orkestra, görsel ve işitsel bir resitale başladı.
Maça gelecek olursak; Mustafa Er Hoca, beklentilerin aksine Eyüp ve Baran’ı yedekte başlatıp Sefa ve Emir Kaan’ı ilk 11’de sahaya sürdü. Emir Kaan, tüm isteğine rağmen dün yine golle buluşamadı. Ancak iki kez oldukça önemli pozisyonlara girdi ve Ankara Demirspor defansını elinden geldiğince yıprattı.
İlk devrenin ortalarında Soner’in mükemmel pasına, sol koridordan yaptığı zamanlaması kusursuz koşuyla karşılık veren Halil Akpınar, kaleciyle karşı karşıya kaldığı noktada topa yaptığı sihirli dokunuşla Bursaspor’u 1-0 öne geçirdi. Golden sonra farkın artmasını bekleyen taraftarlar maalesef umduklarını bulamadı. Bursaspor vites düşürerek ilk devreyi 1-0 önde kapattı.
İkinci yarıya Baran ve Eyüp’ü alarak başlayan Mustafa Er Hoca, herkesin tahmin ettiği gibi daha fazla pozisyon buldu ve takım daha üretken oynadı. Ancak bir türlü ikinci gol gelmedi ve maç 1-0 Bursaspor’un üstünlüğüyle sona erdi.
İzmir’den gelen Aliağa Spor’un galibiyet haberi az da olsa moralleri bozdu. Hatta Aliağa’nın ilk golünden sonra yaptığım gözlemde tribündeki coşkuda kısa süreli bir kırılma hissettim. Ancak olaya şöyle bakmak gerekir: Dünkü zor maç galibiyetle bitti ve Bursaspor, önümüzdeki hafta son maçında kendi sahasında 50.000 taraftarıyla birlikte o sihirli anları, şampiyonluğu birlikte kutlayacak.
Artık önümüzdeki pazar günü yaşanacak olanlara odaklanıp ona göre hazırlanma zamanı.
Son olarak bir parantez açmak istiyorum. Eskişehir halkı ve Eskişehirspor taraftarı, Bursaspor taraftarını ve bizleri o kadar güzel karşıladı, o kadar iyi ağırladı ki etkilenmemek mümkün değil. Gerçekten komşumuz Eskişehirspor’la dostluk ve kardeşlik duygularının çok daha ileri seviyelere taşındığını düşünüyorum.
Bir de şunu eklemek gerekir: Bursaspor, geçen yıl ve bu yıl alt liglere getirdiği en önemli şeylerden biri de bereket oldu. Gittiği her şehre bereketiyle gitti. Taksicisinden restoranına, hediyelik eşya satıcısından otelcisine kadar birçok esnafın ciddi kazanç elde etmesine vesile oldu.
Bursaspor’un şampiyonluğu şimdiden hayırlı olsun.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İbrahim Çubukçu
Bir şehrin göç hikayesi
Sanırım uzun yıllar unutulmayacak bir hafta sonu yaşadı Bursasporlular. Dile kolay; tam 35.000 kişi otobüsler, minibüsler ve şahsi araçlarla Eskişehir’e adeta bir çıkarma yaptı.
Ben, pazar günü o kalabalığa kalmamak için cumartesi gününden Eskişehir’e vardım. Ancak gördüklerim karşısında hayretimi gizlemekte zorlandım. Cumartesi günü akşam üzeri dahi Eskişehir sokaklarında, çarşılarında, AVM’lerinde yüzlerce Bursasporlu formalarıyla dolaşıyordu. Bu, sevgiden ve aşktan öte, bağımlılık seviyesinde bir tutkuydu.
Pazar günü sosyal medyada gördüğüm görüntüler ise gerçekten inanılmazdı. Konvoyun bir ucu Eskişehir’deyken diğer ucu Bursa’daydı. Düşünün, bu kadar uzun bir mesafe… Yer gök Bursaspor bayraklarıyla donatılmış binlerce araç… Dün işte böyle hafızalara kazınan bir gündü. Eminim ki dünü yaşayan tüm Bursasporlular, uzun yıllar sonra bile bu deplasmanı evlatlarına, torunlarına anlatacaklardır. Kısacası, pazar günkü Eskişehir deplasmanı da tarihe geçenler arasına katıldı.
Saat 10.30 gibi otelimden ayrılıp Sazova’daki Prof. Dr. Fethi Heper Stadyumu’na gittiğimde gördüğüm manzara aynen şuydu: Maça saatler olmasına rağmen insanlar piknik masalarında oturmuş, maç saatini bekliyordu. Stadın çevresi dopdoluydu ve neredeyse tüm otoparklar dolmuş durumdaydı.
Saat 13.00’te kapıların açılmasıyla birlikte, maça iki saat kalmasına rağmen stadyum çok kısa bir sürede tamamen doldu. İşte o andan itibaren Bursasporluların oluşturduğu bu harika orkestra, görsel ve işitsel bir resitale başladı.
Maça gelecek olursak; Mustafa Er Hoca, beklentilerin aksine Eyüp ve Baran’ı yedekte başlatıp Sefa ve Emir Kaan’ı ilk 11’de sahaya sürdü. Emir Kaan, tüm isteğine rağmen dün yine golle buluşamadı. Ancak iki kez oldukça önemli pozisyonlara girdi ve Ankara Demirspor defansını elinden geldiğince yıprattı.
İlk devrenin ortalarında Soner’in mükemmel pasına, sol koridordan yaptığı zamanlaması kusursuz koşuyla karşılık veren Halil Akpınar, kaleciyle karşı karşıya kaldığı noktada topa yaptığı sihirli dokunuşla Bursaspor’u 1-0 öne geçirdi. Golden sonra farkın artmasını bekleyen taraftarlar maalesef umduklarını bulamadı. Bursaspor vites düşürerek ilk devreyi 1-0 önde kapattı.
İkinci yarıya Baran ve Eyüp’ü alarak başlayan Mustafa Er Hoca, herkesin tahmin ettiği gibi daha fazla pozisyon buldu ve takım daha üretken oynadı. Ancak bir türlü ikinci gol gelmedi ve maç 1-0 Bursaspor’un üstünlüğüyle sona erdi.
İzmir’den gelen Aliağa Spor’un galibiyet haberi az da olsa moralleri bozdu. Hatta Aliağa’nın ilk golünden sonra yaptığım gözlemde tribündeki coşkuda kısa süreli bir kırılma hissettim. Ancak olaya şöyle bakmak gerekir: Dünkü zor maç galibiyetle bitti ve Bursaspor, önümüzdeki hafta son maçında kendi sahasında 50.000 taraftarıyla birlikte o sihirli anları, şampiyonluğu birlikte kutlayacak.
Artık önümüzdeki pazar günü yaşanacak olanlara odaklanıp ona göre hazırlanma zamanı.
Son olarak bir parantez açmak istiyorum. Eskişehir halkı ve Eskişehirspor taraftarı, Bursaspor taraftarını ve bizleri o kadar güzel karşıladı, o kadar iyi ağırladı ki etkilenmemek mümkün değil. Gerçekten komşumuz Eskişehirspor’la dostluk ve kardeşlik duygularının çok daha ileri seviyelere taşındığını düşünüyorum.
Bir de şunu eklemek gerekir: Bursaspor, geçen yıl ve bu yıl alt liglere getirdiği en önemli şeylerden biri de bereket oldu. Gittiği her şehre bereketiyle gitti. Taksicisinden restoranına, hediyelik eşya satıcısından otelcisine kadar birçok esnafın ciddi kazanç elde etmesine vesile oldu.
Bursaspor’un şampiyonluğu şimdiden hayırlı olsun.