Gündem değiştirmeyi ve güncel sorunların tartışılmasını engellemekte iktidar master degree.
Yeni yıla girmemizle beraber ve özellikle emeklilere adeta yok seviyesinde yapılan zamlar ve çökme noktasına gelen ekonomik durumlar çok daha yüksek sesle tartışılmaya başlanmıştı.
Ancak önce terör saldırıları ve şehit edilen askerlerimiz ve hemen ardından uzaya gönderilen güya ilk Türk, ekonomi ve geçim sıkıntılarını bir anda geri plana attı.
Bu olaylar tabi aynı zamanda yaklaşan yerel seçimler için propaganda amaçlı kullanılacağını da söylemeye gerek yok.
Ama günlerce abarta abarta "astronot" diye tanıtılan vatandaşımız sıradan bir uzay turisti olduğu anlaşıldı.
Yani parayı bastıran herkesin gidebileceği uzay gezisinden başka bir şey olmadığı ortaya çıktı.
Çünkü, astronot, özel görev ile giden, bilimsel veya benzeri çalışmalar yürütmesi için uzaya gönderilen kişiye verilen sıfattır.
NASA gibi bir uzay ajansının programına dahil olursunuz veya bilimsel bir araştırmasında görev alırsınız o zaman astronot olursunuz.
Ama sadece dolmuşa biner gibi uzay turizm şirketinin birinin gezisine katılırsanız astronot değil ancak turist Ömer'in yeni versiyonu olursunuz.
Bu turistik geziye ağırlık katmak , bilimsellik görüntüsü vermek için de güya uzayda bazı deneyler yapılacağı açıklandı.
Bunlar önemsiz, sadece kamuoyuna yönelik algı oluşturma amaçlı hiçbir değeri olmayan "deneylerden" başka bir şey değil, ki bu tür turistik gezilerde böyle ortam da yok.
Abarta abarta anlatılan bu uzay meselesi turistik geziden başka bir şey olmadığı anlaşılınca eleştiriler de gecikmedi.
Bu defa yandaş tayfası eleştirenlere yüklendi.
Uzay yolculuğunu küçümsemekle suçladılar eleştiri yapanları.
Onları neredeyse vatan haini ilan etmedikleri kaldı sadece.
Bu turistik geziyi eleştirenler tabi ki haklı olan taraf.
Asıl sorun bu sıradan uzay gezisini saatlerce , günlerce ellerine birer sopayla ekran başında binbir takla atarak büyük bir başarıymış gibi gösterme gayreti içine giren yalaka takımında.
Verilen gaza ilk anlarda muhalif medya da dahil olmuştu, hata bizzat ana muhalefet lideri;
"Gurur duyduk" bile dedi iyi mi?
Bunun en çarpıcı örneği roketin kalkış anında yaşandı,ama asıl histerik durumlar fırlatılan kapsülün uzay istasyonu ile kenetlenme anlarında görüldü.
Bütün görsel basın saniye saniye bu olayı takip etti.
Oysa kenetlenme olayı havaalanına inen bir uçağın yolcu indirme körüğüne yanaşmasından hiçbir farkı yoktu.
Çünkü zaten yıllardan beri uzay turizmi için bu şirketler uzaya yolcu taşıyordu.
Sıradan bir vatandaş parayı bastırıp uzayda aynı turistik geziyi yapsaydı, ki belli şartlara uyan ve parayı bastıran herkes gidebilir, medya bu kadar ilgi alaka gösterir miydi acaba?
Ama vatanımıza milletimize hiç bir faydası, hiçbir katma değeri olmayan bu geziyi iktidar öyle bir yansıttı ki diyeceksiniz uzayı fethetmeye gidiyoruz.
Ancak gerçeklerin her zaman ortaya çıkması gibi "kötü" bir huyu olduğundan bu olay da kısa sürede ne olduğu ortaya çıktı.
Uzaya gönderilen astronot falan filan değil, turist olduğu kısa sürde anlaşıldı.
Muhalefet de aslında bir kez daha iktidarın gündem saptırma oyununa gelmiş oldu ama gerçeği çabuk kavrayarak iktidara yüklendi.
Bu turistik gezi fahiş fiyata milletimizin parasıya ödendiği anlaşılınca tepkiler giderek artmaya başladı.
İktidar uzayı fethedelim derken bu uzay seçim yatırımı bir anda milletimizin gözünde onların aleyhine döndü.
Milletimiz geçim mücadelesi verirken bu fahiş fiyata yapılan turistik gezi fazla sırıttı.
Bu duruma "astronotumuzun" sözleri de kapak olmaz mı?
Siyasi prim peşinde koşarak onu uzaya gönderen siyasi otoritenin adını bile anmadan söylediği ilk sözler Atatürk'ün;
"İstikbal göklerdedir" sözleri oldu ve bu da ktidarın uzay macerasını tam bir fiyaskoya dönüştürdü.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Gürçay Cem
İktidarın astronot yatırımı ters tepti
Gündem değiştirmeyi ve güncel sorunların tartışılmasını engellemekte iktidar master degree.
Yeni yıla girmemizle beraber ve özellikle emeklilere adeta yok seviyesinde yapılan zamlar ve çökme noktasına gelen ekonomik durumlar çok daha yüksek sesle tartışılmaya başlanmıştı.
Ancak önce terör saldırıları ve şehit edilen askerlerimiz ve hemen ardından uzaya gönderilen güya ilk Türk, ekonomi ve geçim sıkıntılarını bir anda geri plana attı.
Bu olaylar tabi aynı zamanda yaklaşan yerel seçimler için propaganda amaçlı kullanılacağını da söylemeye gerek yok.
Ama günlerce abarta abarta "astronot" diye tanıtılan vatandaşımız sıradan bir uzay turisti olduğu anlaşıldı.
Yani parayı bastıran herkesin gidebileceği uzay gezisinden başka bir şey olmadığı ortaya çıktı.
Çünkü, astronot, özel görev ile giden, bilimsel veya benzeri çalışmalar yürütmesi için uzaya gönderilen kişiye verilen sıfattır.
NASA gibi bir uzay ajansının programına dahil olursunuz veya bilimsel bir araştırmasında görev alırsınız o zaman astronot olursunuz.
Ama sadece dolmuşa biner gibi uzay turizm şirketinin birinin gezisine katılırsanız astronot değil ancak turist Ömer'in yeni versiyonu olursunuz.
Bu turistik geziye ağırlık katmak , bilimsellik görüntüsü vermek için de güya uzayda bazı deneyler yapılacağı açıklandı.
Bunlar önemsiz, sadece kamuoyuna yönelik algı oluşturma amaçlı hiçbir değeri olmayan "deneylerden" başka bir şey değil, ki bu tür turistik gezilerde böyle ortam da yok.
Abarta abarta anlatılan bu uzay meselesi turistik geziden başka bir şey olmadığı anlaşılınca eleştiriler de gecikmedi.
Bu defa yandaş tayfası eleştirenlere yüklendi.
Uzay yolculuğunu küçümsemekle suçladılar eleştiri yapanları.
Onları neredeyse vatan haini ilan etmedikleri kaldı sadece.
Bu turistik geziyi eleştirenler tabi ki haklı olan taraf.
Asıl sorun bu sıradan uzay gezisini saatlerce , günlerce ellerine birer sopayla ekran başında binbir takla atarak büyük bir başarıymış gibi gösterme gayreti içine giren yalaka takımında.
Verilen gaza ilk anlarda muhalif medya da dahil olmuştu, hata bizzat ana muhalefet lideri;
"Gurur duyduk" bile dedi iyi mi?
Bunun en çarpıcı örneği roketin kalkış anında yaşandı,ama asıl histerik durumlar fırlatılan kapsülün uzay istasyonu ile kenetlenme anlarında görüldü.
Bütün görsel basın saniye saniye bu olayı takip etti.
Oysa kenetlenme olayı havaalanına inen bir uçağın yolcu indirme körüğüne yanaşmasından hiçbir farkı yoktu.
Çünkü zaten yıllardan beri uzay turizmi için bu şirketler uzaya yolcu taşıyordu.
Sıradan bir vatandaş parayı bastırıp uzayda aynı turistik geziyi yapsaydı, ki belli şartlara uyan ve parayı bastıran herkes gidebilir, medya bu kadar ilgi alaka gösterir miydi acaba?
Ama vatanımıza milletimize hiç bir faydası, hiçbir katma değeri olmayan bu geziyi iktidar öyle bir yansıttı ki diyeceksiniz uzayı fethetmeye gidiyoruz.
Ancak gerçeklerin her zaman ortaya çıkması gibi "kötü" bir huyu olduğundan bu olay da kısa sürede ne olduğu ortaya çıktı.
Uzaya gönderilen astronot falan filan değil, turist olduğu kısa sürde anlaşıldı.
Muhalefet de aslında bir kez daha iktidarın gündem saptırma oyununa gelmiş oldu ama gerçeği çabuk kavrayarak iktidara yüklendi.
Bu turistik gezi fahiş fiyata milletimizin parasıya ödendiği anlaşılınca tepkiler giderek artmaya başladı.
İktidar uzayı fethedelim derken bu uzay seçim yatırımı bir anda milletimizin gözünde onların aleyhine döndü.
Milletimiz geçim mücadelesi verirken bu fahiş fiyata yapılan turistik gezi fazla sırıttı.
Bu duruma "astronotumuzun" sözleri de kapak olmaz mı?
Siyasi prim peşinde koşarak onu uzaya gönderen siyasi otoritenin adını bile anmadan söylediği ilk sözler Atatürk'ün;
"İstikbal göklerdedir" sözleri oldu ve bu da ktidarın uzay macerasını tam bir fiyaskoya dönüştürdü.