Bazı insanlar vardır tuttuğunu koparan,inatçı,iş bitiren,iş bilen.
Bazı insanlar vardır doğuştan koordinatör, organizatör.
Bazı insanlar vardır inançlı, enerjik, hayat dolu
Bu özellikleri daha çoğaltabiliriz aslında. Birini tanımlarken bu vasıfların biri veya bir kaçıyla beraber tanımladığımız tanıdıklarımız vardır hepimizin.
Bugün köşeme konuk edeceğim değerli hocam, kadim dostum kendisinin ifadesiyle “güzel insan” (titrlerini özellikle yazmıyorum… köşemde yer daraldığı için) sevgili Ahmet Şenol, sıraladığımız vasıfların mucidi gibi bir insan.
Kime soranız, güzel yurdumun neresine giderseniz gidin mutlaka tedrisatından, yamacından, gölgesinden yararlanmış birini bulabilir, hemen hepsinden de O’nunla ilgili “atom karınca” benzetmesini işitebilirsiniz.
Hayatının ve enerjisinin büyük bölümünü binlerce yıllık bir medeniyetin yeşerdiği bu aziz topraklarda yaşayan ve yaşanan Halk Kültürü ürünleri olan türküler, halk oyunları, halk edebiyatı, giyim kuşam ve aksesuarlar, kültürel ve sanatsal objeler vb gibi medeniyetin yapı taşlarını araştırarak, eğitimci kimliği ile yetişen yeni nesillerle emanet etmek adına dağlarda, ovalarda, köylerde, kasabalarda geçiren koca yürekli bir adam.
Bitmek bilmeyen enerjisi, daima gülen yüzü, her zaman size güven veren konuşma ve beden dili ile dünyaca ünlü bir maestro edasıyla birlikte hareket ettiği yol arkadaşları, öğrencileri, dostları. En zor anlarda bile soğukkanlılığı bir yana hayata hafif rest çekerek, hafiften ti’ye alarak yüzünde gülücükler eşliğinde söylediği türküler, şarkılar….. ve alkışlar ve alkışlar.
Gerek bürokrasiye, gerek mevzuata olan hakimiyeti yanında devlet dilini en az edebiyat dili kadar iyi okuyan ve yazan biri olarak o bilge konuşmaları ve hitabeti ile yurdun dört bir yanındaki dostlarını, arkadaşlarını, sevenlerini heyecanlandırıp harekete geçiren sinerjisi tüm halkoyunları ve halk kültürü uğraşı içinde olanları fazlasıyla mutlu etmekte….helal olsun be hocam dedirtmekte…..
Canım böyle bir adamın sevenleri yanında “fazla aktif” görüp hezeyana kapılmayan da yok mudur sizce ?
“Bir Kültür Elçisinin Sessiz Mücadelesi”
Bir ömre sığdırılan, içi kültürle dolu bir dünya.Kimi insanlar yaşar, kimi insanlar yaşadıklarıyla iz bırakır. Ahmet Şenol, Anadolu’nun kültürel hafızasını bir ömre sığdıran, sessiz ama son derece güçlü bir iz bırakan isimlerden biri.
30 yılı aşkın bir süredir tek bir amaç için yaşayan; sahip olduğu en büyük zenginlik olan Türk kültürünü yaşatmayı, onu gelecek kuşaklara aktarmayı kendine görev edinen koca yürekli bir kültür adamı duruyor karşımızda.
Halk oyunları bir figürden, türküler bir ezgiden, motifler bir süslemeden ibaret değildir. Her biri, bu topraklarda yaşanmış sevinçlerin, acıların, göçlerin ve umutların sessiz tanıklarıdır. Ahmet Şenol’un yıllardır korumaya çalıştığı şey tam da bu tanıklıktır.
Türkiye’nin 81 ilini dolaşan Şenol, gittiği her yörenin kültürel varlıklarını sabırla derler. Bugün “Ahmet Şenol Kültür Evi ve Etnografya Galerisi” adını verdiği bu mekânda, buram buram Anadolu kokuyor. Burası bir evden çok, yaşayan bir kültür müzesini andırıyor. Kapıdan içeri adım attığınızda bir konuta değil, sanki geçmişe doğru bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Her biri bir yörenin yaşam biçimini anlatan bu koleksiyon, sabrın, emeğin ve inancın ürünü olarak karşınızda duruyor.
Türk toplumu için geçmiş, sadece hatırlanacak bir zaman dilimi değil. Geçmiş, Ahmet Şenol hocaya göre bugünü anlamanın anahtarıdır. Kültür ise bu geçmişin bugüne taşınmış hali.
Şenol’un bir odanın içine sığdırdığı Anadolu, aslında unutulmaya yüz tutmuş bir toplumsal belleğin yeniden görünür kılınma çabasıdır.
Sessiz ama son derece güçlü bir kültür direnişini tabelalarla değil, vicdanla yaşatan Şenol, mücadelesini şu sözlerle özetliyor: “Bugün bu ülkede Anadolu kültürü hâlâ ayaktaysa, bunun nedeni çoğu zaman benim gibi sessiz gönüllü insanların varlığıdır.” Ahmet Şenol’un Bodrum Boğaziçi’ndeki evi, aslında hepimize bir soru fısıldamaktadır:
Seni seviyoruz hocam…seni seviyoruz…….
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Erdinç Ertüzün
Sessiz bir kültür nöbeti/nöbetçisi
Şenol’a Hocam Şenol’a
Bazı insanlar vardır on parmağında on marifet.
Bazı insanlar vardır tuttuğunu koparan,inatçı,iş bitiren,iş bilen.
Bazı insanlar vardır doğuştan koordinatör, organizatör.
Bazı insanlar vardır inançlı, enerjik, hayat dolu
Bu özellikleri daha çoğaltabiliriz aslında. Birini tanımlarken bu vasıfların biri veya bir kaçıyla beraber tanımladığımız tanıdıklarımız vardır hepimizin.
Bugün köşeme konuk edeceğim değerli hocam, kadim dostum kendisinin ifadesiyle “güzel insan” (titrlerini özellikle yazmıyorum… köşemde yer daraldığı için) sevgili Ahmet Şenol, sıraladığımız vasıfların mucidi gibi bir insan.
Kime soranız, güzel yurdumun neresine giderseniz gidin mutlaka tedrisatından, yamacından, gölgesinden yararlanmış birini bulabilir, hemen hepsinden de O’nunla ilgili “atom karınca” benzetmesini işitebilirsiniz.
Hayatının ve enerjisinin büyük bölümünü binlerce yıllık bir medeniyetin yeşerdiği bu aziz topraklarda yaşayan ve yaşanan Halk Kültürü ürünleri olan türküler, halk oyunları, halk edebiyatı, giyim kuşam ve aksesuarlar, kültürel ve sanatsal objeler vb gibi medeniyetin yapı taşlarını araştırarak, eğitimci kimliği ile yetişen yeni nesillerle emanet etmek adına dağlarda, ovalarda, köylerde, kasabalarda geçiren koca yürekli bir adam.
Bitmek bilmeyen enerjisi, daima gülen yüzü, her zaman size güven veren konuşma ve beden dili ile dünyaca ünlü bir maestro edasıyla birlikte hareket ettiği yol arkadaşları, öğrencileri, dostları. En zor anlarda bile soğukkanlılığı bir yana hayata hafif rest çekerek, hafiften ti’ye alarak yüzünde gülücükler eşliğinde söylediği türküler, şarkılar….. ve alkışlar ve alkışlar.
Gerek bürokrasiye, gerek mevzuata olan hakimiyeti yanında devlet dilini en az edebiyat dili kadar iyi okuyan ve yazan biri olarak o bilge konuşmaları ve hitabeti ile yurdun dört bir yanındaki dostlarını, arkadaşlarını, sevenlerini heyecanlandırıp harekete geçiren sinerjisi tüm halkoyunları ve halk kültürü uğraşı içinde olanları fazlasıyla mutlu etmekte….helal olsun be hocam dedirtmekte…..
Canım böyle bir adamın sevenleri yanında “fazla aktif” görüp hezeyana kapılmayan da yok mudur sizce ?
“Bir Kültür Elçisinin Sessiz Mücadelesi”
Bir ömre sığdırılan, içi kültürle dolu bir dünya.Kimi insanlar yaşar, kimi insanlar yaşadıklarıyla iz bırakır. Ahmet Şenol, Anadolu’nun kültürel hafızasını bir ömre sığdıran, sessiz ama son derece güçlü bir iz bırakan isimlerden biri.

30 yılı aşkın bir süredir tek bir amaç için yaşayan; sahip olduğu en büyük zenginlik olan Türk kültürünü yaşatmayı, onu gelecek kuşaklara aktarmayı kendine görev edinen koca yürekli bir kültür adamı duruyor karşımızda.

Halk oyunları bir figürden, türküler bir ezgiden, motifler bir süslemeden ibaret değildir. Her biri, bu topraklarda yaşanmış sevinçlerin, acıların, göçlerin ve umutların sessiz tanıklarıdır. Ahmet Şenol’un yıllardır korumaya çalıştığı şey tam da bu tanıklıktır.
Türkiye’nin 81 ilini dolaşan Şenol, gittiği her yörenin kültürel varlıklarını sabırla derler. Bugün “Ahmet Şenol Kültür Evi ve Etnografya Galerisi” adını verdiği bu mekânda, buram buram Anadolu kokuyor. Burası bir evden çok, yaşayan bir kültür müzesini andırıyor. Kapıdan içeri adım attığınızda bir konuta değil, sanki geçmişe doğru bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Her biri bir yörenin yaşam biçimini anlatan bu koleksiyon, sabrın, emeğin ve inancın ürünü olarak karşınızda duruyor.

Türk toplumu için geçmiş, sadece hatırlanacak bir zaman dilimi değil. Geçmiş, Ahmet Şenol hocaya göre bugünü anlamanın anahtarıdır. Kültür ise bu geçmişin bugüne taşınmış hali.
Şenol’un bir odanın içine sığdırdığı Anadolu, aslında unutulmaya yüz tutmuş bir toplumsal belleğin yeniden görünür kılınma çabasıdır.

Sessiz ama son derece güçlü bir kültür direnişini tabelalarla değil, vicdanla yaşatan Şenol, mücadelesini şu sözlerle özetliyor: “Bugün bu ülkede Anadolu kültürü hâlâ ayaktaysa, bunun nedeni çoğu zaman benim gibi sessiz gönüllü insanların varlığıdır.” Ahmet Şenol’un Bodrum Boğaziçi’ndeki evi, aslında hepimize bir soru fısıldamaktadır:
Seni seviyoruz hocam…seni seviyoruz…….