SON DAKİKA
Hava Durumu

Bir Dokun Bin Ah İşit! (I)

Yazının Giriş Tarihi: 14.11.2025 12:35
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.11.2025 12:37

Kültürel Tarihi Miras eserlerimizin belki de en önemlilerinden birisi olan halk kültürümüzün öznelerinden halkoyunları konusunda özel bir yazı dizisini paylaşmak istiyorum sizinle. Toplumda halkoyunlarının ve halk müziğinin yerini karşılığı nedir sizce ?

Geçmiş dönemlere nazaran günümüz gençliğinin, özellikle halkoyunu gönüllülerinin şahsî veya kurumsal imkânlar sayesinde Türk Halk Müziği’ne ve halkoyunlarına olan ilgisi bir hayli arttı.

Bir zamanlar oynayanın, eğitenin, dinleyen ve söyleyenlerin köylü-taşralı diyerek nitelendirildiği, niteliği açısından kalite düzeyi çok yüksek olmayan eğlence, hobi gibi haksız bir algı içinde bulunulan halkoyunları, artık gereken özeni, hak ettiği ilgi ve alakayı görmekte, doğru olmayan bu algıyı hızla değiştirmektedir.

THM ve halkoyunları düğün, dernek gecelerinin ritüelleri olmaktan çıkmış, birer sahne sanatı, korunması gereken bir kültür, eğitimi-öğretimi metodolojik usulleri oluşmaya başlamış, akademik ayağı olan bir “değer” olmuştur.

Özellikle genç kuşak giydiği modern –spor kıyafetinin üzerinde, sırtında bağlama taşımayı, müzik ile uğraşmanın, kendini türküler ile ifade edip teveccüh görmenin doğallığı ve keyfini yaşamaktadır.

Günümüzde sırtında davulu, elinde spor çantası içinde halkoyunları antrenmanlarına koşan gençler, çocuklar, yetişkinler sahnelerde birbirinden güzel türküler eşliğinde halkoyunları oynamayı, milli kıyafetler giyerek yaşdaşlarının önüne çıkmayı gurur verici bir özerklik olarak benimsemiştir.

Teknoloji ve iletişim çağını yaşadığımız bu günlerde halkoyunları ve halk müziği gibi kültürel sanatsal değerlerin geleceğinin devamlılığı anlamında ilk akla gelen tedbirler nelerdir sizce ?

Küreselleşmenin ve teknolojik kazanımların olumsuz etkilerini azaltmak adına alınabilecek en önemli tedbir kültürel sanatsal birikimin eğitime dayanak olarak planlanması olacaktır.

Bu nedenle başta kültürel formun(halkoyunları),eğitim, planlama ve programlarında“boş zamanların değerlendirilmesi”,“okul dışı çalışmalar” vb. klasman ve algıdan çıkarılması gerekmekte, salt yarışma boyutu ön plana çıkarılarak bir spor branşı gibi değerlendirilmesi, tarihe, kültüre ve bilime aykırı bir uygulama olarak vazgeçilmesi bir zorunluluktur.

Eğitim Birliği İlkesi çerçevesinde, halk kültürünün yaşatılması ve gelecek kuşaklara doğru aktarılabilmesi için bir an önce kuramsal ve uygulamaya yönelik olarak “Halk Kültürü” dersinin aktifleşmesi, "Halk Oyunları Dersi" nin müfredata konması, ayrıca halkoyunları ve halk kültürü alanında yapılacak etkinlik ve yarışmaların 2003 yılı öncesindeki gibi Milli Eğitim Bakanlığı uhdesinde kurulacak bir birim aracılığıyla koordinesinde yeni teşviklerle/desteklerle sürdürülmesi sağlanmalıdır. .

Halk oyunlarımız, millî, manevî ve tarihî değerlere sahip kültürel bir değer olarak; gençlerimizin kötü alışkanlıklardan korunması ve millî, manevî, tarihî ve kültürel değerlerin geliştirilmesi açısından büyük önem arz ettiği, bu nedenle de halk oyunlarımızın tanıtılması, yaygınlaştırılması, yaşatılması ve bu faaliyeti sürdüren kurum, okul ve üniversitelerin yönlendirilmesinin kaçınılmaz bir gereksinim olduğu bilinmelidir

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.