Küçük yaşlarda suç makinesine dönüşen Hrisantos, ileriki yaşlarında bir seri katile dönüştü. Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk seri katili Hrisantos kimdir?
Haber Giriş Tarihi: 25.06.2023 09:47
Haber Güncellenme Tarihi: 25.06.2023 13:16
Kaynak:
Haber Merkezi
Haberyazilimi.com
ASLI YEŞİLYURT
Osmanlı İmparatorluğu, 1. Dünya Savaşı’nda yenik ayrılırken zor bir döneme girdi. Bu zor günlerde insanlar zaten korkunç bir dönemden geçerken bir de Hrisantos isimli bir katil ortaya çıktı.
İşgal yıllarında İstanbul’da işgalcileri arkasına alarak acımasız bir katile dönüşen ve asıl adı Hristo Anastadiyadis Veledi Ahilya olan Hrisantos, 1898 yılında Beyoğlu’nda dünyaya geldi.
Hrisantos’un babası ailesini terk edip Atina’ya gitti, annesi ise Beyoğlu’nda bir genelev işletiyordu. Hrissantos’un bir kız kardeşi bir de kendisinden 5 yaş büyük ‘Laternacı Koço’ adında bir erkek kardeşi vardı.
Koço ile Hrisantos tramvayda yolcuları gasp ediyor, geneleve gelen adamların paralarını çalıyordu. İlerleyen zamanlarda Beyoğlu’nun ün salmış hırsızlarından biri haline geldi.
Hrisantos, suç serüvenini bırakmayarak ‘Hrisantos Çetesi’ isimli kendisinin önderliğini yaptığı bir suç örgütü kurdu. Bu çetede ünlü haydutlar da yer aldı.
İlk cinayetini Boğazkesen’de bir muhallebici dükkanı sahibi olan 65 yaşındaki Recep Usta’da gerçekleştirdi. Dükkanı soyan çete üyeleri kayıplara karıştı. Olaydan kısa bir süre sonra yakalanan Hrisantos ve arkadaşları, 15 yıl kürek cezasına çarptırıldı.
İstanbul halkı 15 yıl boyunca rahat bir nefes aldığını düşünse de hiç de öyle olmadı. Çete üyeleri hapishaneden bir tünel kazarak kaçtı. Zamanın gazetelerinde bu olay şöyle aktarıldı: “Katilden ve kasa hırsızlığından mevkuf olup Umumi Hapishane’de yatmakta olan Hrisantos, Zafiri,14 Makarnacı Niko ve Fantoma Mehmet, yatmakta oldukları koğuşlarının altından lağım açmak suretiyle firara muvaffak olmuşlardır. Zabıta kendilerini şiddetle takip etmektedir.”
Hrisantos’un hapiste olduğu sürede İtilaf Devletleri İstanbul’u fethetti ve böylece çete üyelerinin istediği ortam karşılarına geldi. Hrisantos ve arkadaşları, İngilizlerden para ve silah desteği almaya başladı. Bu destek sonrası çete üyeleri durdurulamaz bir hale geldi.
Hrisantos işgalcilerden aldığı destekle, yakalanacağı güne kadar suç işlemeye devam etti. Çetenin katlettiği insanlar çoğunlukla güvenlik mensuplarından oluşuyordu. Hrisantos tarafından öldürülen ilk polis memuru ise Taksim Polis Merkezi personeli Mehmet Efendi oldu.
Mehmet Efendi’nin öldürülmesiyle çetenin peşine düşen emniyet güçleri Hrisantos’u yakalamak için birçok girişimde bulundu. İlk girişim, Fahri Efendi tarafından gerçekleştirildi. Fahri Efendi ve üç polis memuru katilin peşine düştü. Ancak Fahri Efendi de katilin kurbanları arasına girdi.
Hrisantos’un öldürdüğü polis merkezi mensupları arttıkça güvenlik güçleri tarafından yakalama çabaları daha da arttı.
Hedef değiştiren emniyet güçleri, çetenin diğer üyelerini radarına aldı. Bu plan başarı gösterdi ve çete üyeleri bir bir yakalandı ve idam edildi. Çete üyelerinden alınan bilgiler doğrultusunda da Hrisantos için çember daraldı.
Çemberin daraldığını fark eden zeki katil, İstanbul’da barınamayacağını anlayarak Yunanistan’a kaçtı. Osmanlı’da yaşadığı hayatın aksine Yunanistan’da sakin bir hayat süren Hrisantos, meyhane işletmeye başladı. Ancak bu sakin hayatı uzun sürmedi. Bir jandarmanın Hrisantos’un aşık olduğu Eftimya’yı rahatsız etmesi üzerine seri katil tekrar öldürmeye başladı. Tekrar kaçak hayatı süren katil, soluğu Selanik’te aldı. Yunanistan’da yalnız başına kalan Eftimya’nın İstanbul’a dönmesi Hrisantos’u oldukça kızdırdı ve sevgilisini öldürmek için İstanbul’a geri döndü.
İstanbul’a gelen Hrisantos, polis ekipleriyle çatışma yaşadı ve yara alarak çatışmadan kurtuldu. Kızının can güvenliğinden endişe eden Eftimya’nın babası, emniyet ekipleriyle katilin, Balıkçı Agaton isimli bir adamın evinde saklandığı bilgisini paylaştı.
Balıkçı Agaton’un evinin etrafını kuşatan polis ekipleri, Hrisantos’u köşeye sıkıştırdı. Ekiplerle son kez çatışmaya giren Hrisantos Cafer Tayyar Efendi isimli bir polis memuru tarafından öldürüldü.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Osmanlı'nın ilk seri katili: Hrisantos
Küçük yaşlarda suç makinesine dönüşen Hrisantos, ileriki yaşlarında bir seri katile dönüştü. Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk seri katili Hrisantos kimdir?
ASLI YEŞİLYURT
Osmanlı İmparatorluğu, 1. Dünya Savaşı’nda yenik ayrılırken zor bir döneme girdi. Bu zor günlerde insanlar zaten korkunç bir dönemden geçerken bir de Hrisantos isimli bir katil ortaya çıktı.
İşgal yıllarında İstanbul’da işgalcileri arkasına alarak acımasız bir katile dönüşen ve asıl adı Hristo Anastadiyadis Veledi Ahilya olan Hrisantos, 1898 yılında Beyoğlu’nda dünyaya geldi.
Hrisantos’un babası ailesini terk edip Atina’ya gitti, annesi ise Beyoğlu’nda bir genelev işletiyordu. Hrissantos’un bir kız kardeşi bir de kendisinden 5 yaş büyük ‘Laternacı Koço’ adında bir erkek kardeşi vardı.
Koço ile Hrisantos tramvayda yolcuları gasp ediyor, geneleve gelen adamların paralarını çalıyordu. İlerleyen zamanlarda Beyoğlu’nun ün salmış hırsızlarından biri haline geldi.
Hrisantos, suç serüvenini bırakmayarak ‘Hrisantos Çetesi’ isimli kendisinin önderliğini yaptığı bir suç örgütü kurdu. Bu çetede ünlü haydutlar da yer aldı.
İlk cinayetini Boğazkesen’de bir muhallebici dükkanı sahibi olan 65 yaşındaki Recep Usta’da gerçekleştirdi. Dükkanı soyan çete üyeleri kayıplara karıştı. Olaydan kısa bir süre sonra yakalanan Hrisantos ve arkadaşları, 15 yıl kürek cezasına çarptırıldı.
İstanbul halkı 15 yıl boyunca rahat bir nefes aldığını düşünse de hiç de öyle olmadı. Çete üyeleri hapishaneden bir tünel kazarak kaçtı. Zamanın gazetelerinde bu olay şöyle aktarıldı: “Katilden ve kasa hırsızlığından mevkuf olup Umumi Hapishane’de yatmakta olan Hrisantos, Zafiri,14 Makarnacı Niko ve Fantoma Mehmet, yatmakta oldukları koğuşlarının altından lağım açmak suretiyle firara muvaffak olmuşlardır. Zabıta kendilerini şiddetle takip etmektedir.”
Hrisantos’un hapiste olduğu sürede İtilaf Devletleri İstanbul’u fethetti ve böylece çete üyelerinin istediği ortam karşılarına geldi. Hrisantos ve arkadaşları, İngilizlerden para ve silah desteği almaya başladı. Bu destek sonrası çete üyeleri durdurulamaz bir hale geldi.
Hrisantos işgalcilerden aldığı destekle, yakalanacağı güne kadar suç işlemeye devam etti. Çetenin katlettiği insanlar çoğunlukla güvenlik mensuplarından oluşuyordu. Hrisantos tarafından öldürülen ilk polis memuru ise Taksim Polis Merkezi personeli Mehmet Efendi oldu.
Mehmet Efendi’nin öldürülmesiyle çetenin peşine düşen emniyet güçleri Hrisantos’u yakalamak için birçok girişimde bulundu. İlk girişim, Fahri Efendi tarafından gerçekleştirildi. Fahri Efendi ve üç polis memuru katilin peşine düştü. Ancak Fahri Efendi de katilin kurbanları arasına girdi.
Hrisantos’un öldürdüğü polis merkezi mensupları arttıkça güvenlik güçleri tarafından yakalama çabaları daha da arttı.
Hedef değiştiren emniyet güçleri, çetenin diğer üyelerini radarına aldı. Bu plan başarı gösterdi ve çete üyeleri bir bir yakalandı ve idam edildi. Çete üyelerinden alınan bilgiler doğrultusunda da Hrisantos için çember daraldı.
Çemberin daraldığını fark eden zeki katil, İstanbul’da barınamayacağını anlayarak Yunanistan’a kaçtı. Osmanlı’da yaşadığı hayatın aksine Yunanistan’da sakin bir hayat süren Hrisantos, meyhane işletmeye başladı. Ancak bu sakin hayatı uzun sürmedi. Bir jandarmanın Hrisantos’un aşık olduğu Eftimya’yı rahatsız etmesi üzerine seri katil tekrar öldürmeye başladı. Tekrar kaçak hayatı süren katil, soluğu Selanik’te aldı. Yunanistan’da yalnız başına kalan Eftimya’nın İstanbul’a dönmesi Hrisantos’u oldukça kızdırdı ve sevgilisini öldürmek için İstanbul’a geri döndü.
İstanbul’a gelen Hrisantos, polis ekipleriyle çatışma yaşadı ve yara alarak çatışmadan kurtuldu. Kızının can güvenliğinden endişe eden Eftimya’nın babası, emniyet ekipleriyle katilin, Balıkçı Agaton isimli bir adamın evinde saklandığı bilgisini paylaştı.
Balıkçı Agaton’un evinin etrafını kuşatan polis ekipleri, Hrisantos’u köşeye sıkıştırdı. Ekiplerle son kez çatışmaya giren Hrisantos Cafer Tayyar Efendi isimli bir polis memuru tarafından öldürüldü.
En Çok Okunan Haberler