BURSA
Giriş Tarihi : 25-09-2021 09:15   Güncelleme : 25-09-2021 09:15

Yeniden Yeşil Bursa mümkün!

Yeşil Bursa olarak anılan Bursa’nın tekrar yeşile dönmesinin mümkün olduğunu söyleyen Bursa Şehir Plancıları Oda Başkanı Alp Kaya, “Eski herkesin bildiği yemyeşil yukardan baktığımızda yeşillik gördüğümüz, beyaz kiremitsiz çatısız evler görmediğimiz bir Bursa istiyoruz. Eskişehir’de deniz yok ama plaj yapıldı güneşlenebiliyorlar. Yani isterseniz olabilir” dedi.

Yeniden Yeşil Bursa mümkün!

Özlem ATAÇ

Yeşilliğiyle hep akıllarda kalan Bursa, gün geçtikçe aslını kaybediyor. Hatta hep tek bir kelime vardır akıllarda; ‘nerde o yeşil Bursa’… Peki Yeşil Bursa’ya dönmek mümkün mü? ve Bursa’nın en önemli konusu plansız yapılaşmayı Bursa Şehir Plancıları Oda Başkanı Alp Kaya gazetemize anlattı. 44 senedir Bursa’da yaşadığını ve yeşil Bursa bir Bursa’da geçen bir çocukluğunun geçtiğini söyleyen Kaya, “Bursa’nın kaybı ne zaman oldu derseniz, bu hisseli parselasyonu icat edip, Bursa ovasının kaçak olarak yapılaştığı, Bursa’nın dışardan gelen göçlerle anlamsız ve son derece çarpık bir kentleşmeyle büyüdüğü dönem kaybedildi. O zaman Bursa’nın o yeşilini konuştuğumuz o düzenini kaybettik. Çünkü plansız gittik, planımız yoktu. Şehrin bütününü konuşuyoruz. Şehrin bütününde bir parçası Nilüfer’i örnek gösterirsek bildiğimiz üzere planlı gelişti. Otomatikmen baktığımız anda şehrin planlı-plansız gelişen arasındaki farkı görürsünüz” ifadelerini kullandı. 

ÇARPIK KENTLEŞMEYLE GELEN DÜZENSİZLİK

“Doğu yakasında çoğunlukla bir kaçak yapılaşma gerçekleşti” diyen Kaya, “Farklı dönemlerde farklı farklı plansızlıklar yaşandı. O dönemde planlı olmayan bir bölgeye sonradan plan yapıldı. Ama tabi o planlar çoğunlukla mevcudu korumaya yönelik planlardı. Yeni bir plan, yepyeni bir bakış açısı o sizin kötü gördüğünüz ya da beğenmediğiniz kent parçalarının yeniden düzenlenmesi başka bir organizasyon, bambaşka bir bakış açısı ve bir o kadar da zor. O dönem yapılaşanı biz sonradan planlasak da güzelleştiremiyoruz, devamını sağlayabiliyoruz sadece. Oradaki insanların orada yaşamasını sağlayabiliyoruz, elektriğini, suyunu vs. gibi ihtiyaçları giderebiliyoruz. Onları değiştirip dönüştürmek adına bir şeyler yapmayı planlayabilirsiniz ama mevzuatımız, hukukumuz yetersiz kalıyor” dedi.

VATANDAŞ ÇIKMAZA GÖTÜRÜYOR

Bazen insanların olayı işin içinden çıkılmaz hale getirdiğini dile getiren Kaya, “O zamanlar kaçak yapılar yapan vatandaşlarımız hep 2 katlı, kendi içinde barınabileceği evler yapmış. Fakat sonra o da biraz abartılarak çocuğu olmuş üstüne bir kat daha atmış, bir çocuğu daha olmuş üstüne bir kat daha atmış bu böyle devam etmiş. İmar planı diyor ki burası 2 kat olacak, yerine gidiyorsunuz üstünde 3 kat daha var. Vatandaşa diyorlar gel seni dönüştürelim, güzel bir bina yapalım, bahçesi olsun yollar genişlesin, artık itfaiye, ambulans sokaklarınıza rahat rahat girsin. Ama vatandaş diyor ki ben daireme karşı daire isterim. Vatandaşında bakış açısında yanlışlık var. Bu bakış açılarıyla bir kent parçasını dönüştürmek çok zor. 2 kat imar izni olan bir yerde adam 5 tane daireye sahip ve daireme daire isterim diyor. Siz buraya nasıl bir imar öngörürsünüz ki buradaki daireye daire verebilirsiniz? Oradan 5 daireye 5 daire aldı. Bir de bunun müteahhitti var, müteahhittin yapması için ona da 5 daire lazım, ne oldu 10 daire oldu. 2 kat imarımız var 10 daire yapmamız gerekiyor. Bu ve benzeri durumlar çıkmaza götürüyor” ifadelerini kullandı.

MEVZUATLARIN ZORLAYICI OLMASI GEREKİR

Bu sorunun ancak dönüşümle alakalı yasanın daha zorlayıcı hükümler koyularak aşılabileceğini söyleyen Kaya, “Zorlamazsak olmayacak ve dönüştüremeyeceğiz. Keyfiyete bırakırsak, biz buradan çıkamayacağız. Doğrusu plansız kent parçalarını planlı hale çevirmek için yapacağımız hareketlerin bütüncül olması lazım. Dönüşümü sağlamak adına yaptırım gücünün biraz zorlayıcı olması gerektiğini düşünüyorum. Tabi vatandaşında kötülüğünü istemiyorum. Ama kamu adına, bir bütün adına bakmak lazım, öyle bakıldığı zamanında yapılan yanlışların düzeltilmesi adına da ufuk tefek şeylere katlanmak gerekiyor. Mevzuatların daha zorlayıcı olması gerekiyor ama yine de vatandaşa yardımcı olacak donelerin içinde bulunması gerekiyor. Vatandaşa yardımcı da olmak gerekiyor” dedi.

KENDİ BAŞINA ÇEVRE PLANINI YAPAN ŞEHİR

Bursa’nın şanslı bir şehir olduğunu dile getiren Kaya, “Bir il olarak Türkiye’de kendi başına çevre düzenini, planını yapan illerden bir tanesidir. 1998 yılında o planı yaparlarken çok aktörlü, çok katılımcı, halkın desteğini alan tüm sektörlerin uzlaşısıyla ortaya çıkmış bir plandı. Bu önemli bir veriydi. Şimdi bu planın yenilenmesi söz konusu. Büyükşehir Belediyesi yenilenmesi için çalışıyor diye biliyoruz. Burada bütün o geçmişteki çalışmayı göz önüne alıp, yeniden bu işi o mantıkla, o bakış açısıyla günümüzün geldiği şartlarla yeniden yapmak gerekiyor. Plansız yapılaşmış bölgelerinde bu yeni çalışmanın içerisinde düzenlenmesi gerekiyor” diye konuştu.

ULAŞIM BÜYÜK SIKINTI

Bursa’nın en önemli sıkıntısı olan ulaşım konusuna değinen Kaya, “Ulaşımında bu plan içerisinde adapte edilmesi gerekiyor. Ulaşım master planımız var bizim. Bu master planına bağlı kalınarak yürümek gerekiyor. Eğer master plana rağmen eksikler görülüyorsa o plan da revize edilebilir ya da yeniden uygulanabilir hale getirilebilir. Bunlar zor şeyler değil, yapılmalı mıdır? Evet yapılmalıdır. Ulaşımdaki sıkıntımızın sebebi de genel olarak Bursa’mızn tek bir doğruda ilerleyen şehir olmasından kaynaklı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kestel’den başlayıp Başköy’e kadar giden bir şehir parçasından bahsediyoruz. Aslında bildiğimiz üzere Ankara-İzmir güzergahında ilerliyoruz. Bir tek omurgamız var bizim o Ankara-İzmir yolu. Dolayısıyla trafiğin sıkışmaması için bir ihtimal yok. Çok basit bir mantıkla bu yapaydaki omurgayı çoğaltmazsanız, sıkıntı çözülemez. Bu omurga tek, tek omurgayı 2-3 yaparsanız o zaman belki yükü diğerlerine atabilirsiniz. Böyle trafik sıkışıklığını rahatlatabilirsiniz” dedi.

DENİZİ OLMAYAN ESKİŞEHİR’E PLAJ YAPILIYORSA…

“Yeniden yeşil Bursa’yı istiyoruz” diyen Kaya, “Eski herkesin bildiği yemyeşil yukardan baktığımızda yeşillik gördüğümüz, beyaz kiremitsiz çatısız evler görmediğimiz bir Bursa istiyoruz. Yaşanabilir bir Bursa. İçerisinde sorunlarla uğraşmadığımız keyif aldığımız bir Bursa, bu mümkün. İstersek olur. Eskişehir’i örnek verelim Eskişehir’de deniz yok ama plaj yapıldı güneşlenebiliyorlar. Yani isterseniz olabilir. Topyekun bir uygulamaya başlarız. Tüm Bursa’yı ağaçlandırmak yeşillendirerek ve planlı bir kentsel oluşumla eski Bursa dediğimiz yepyeni bir Bursa’ya ulaşabiliriz. Şu an yeni bir çevre planının hazırlanıyor olması güzel bir şey. Umuyorum ki Bursa Büyükşehir Belediyesi bu konuda biraz daha katılımcı hareket ederek bizleri de işin içine katar ve daha doğru daha uygulanabilir bir plana ulaşırız. Umarım o eski yeşil Bursa’ya ulaşabiliriz” dedi.