BURSA
Giriş Tarihi : 16-10-2021 09:30   Güncelleme : 16-10-2021 09:30

‘Ülkede ekonomi rayından çıktı!’

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkan Yardımcısı Murat Özbilge gazetemize açıklamalarda bulunarak, “Ülkede ekonomi rayından çıktı. Ekonominin temeli güven, güven var mı yok. Güvensiz bir ortamda ekonominin istikrarlı bir noktaya gelmesini beklemek boşuna olur” dedi.

‘Ülkede ekonomi rayından çıktı!’

Özlem ATAÇ

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkan Yardımcısı Murat Özbilge aGazete’yi ziyaret etti. aGazete Genel Müdürü T. Fikret Sönmez ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mehmet Ali Ekmekçi tarafından misafir edilen Özbilge, gazetemize açıklamalarda bulundu. Ülkede ekonominin rayından çıktığını belirten Özbilge, “Ekonominin temeli güven, güven var mı yok. Güvensiz bir ortamda ekonominin istikrarlı bir noktaya gelmesini beklemek boşuna olur. Güveni sağlayabilecek olan nedir? Adalet, hukuk düzeyindeki bağımsızlık yargının tarafsızlığı, bu noktada hukukun üstünlüğünün tam anlamıyla hayata geçiriyor olması, diğeri size tam demokrasi. Bu ikisi bir arada olursa güven ortamı oluşur. Güven oluşursa ekonomide atacağınız adımlarla ekonomimizi düzlüğe çıkarmada doğru bir ivme kazandırır. Türkiye'nin bugün geldiğimiz nokta içerisinde 20 yıldır aynı iktidar tarafından yönetildiğimizi bir tarafa koyarsanız kendi içerisinde ekonomik göstergelere baktığınızda 2018'i-2019'u alın hangi yıla bakarsanız bakın rakamların vatandaşın aleyhine geliştiğini ve negatif eğriyle korkunç bir şekilde büyüdüğünü görürsünüz. Son bir kaç günde dolar oynadı, döviz hareketlendi sözlerini duyuyoruz. 2018'de dolar ne kadardı örneğin 4 buçuk. Bugün neredeyse 2 katı. Dolayısıyla kendi içerisinde bile ne kadar farklı bir tablo ortaya koymuş. Bizim bıraktığımız dönemin Türkiye ekonomik şartlarına bakarsanız mukayese edilemeyecek şekilde kötüye gitmiş vaziyette” dedi.

GELECEĞE UMUTLA BAKABİLMEK İÇİN ÜRETMEMİZ LAZIM

“Türkiye'de maalesef emekçilerin, emeklilerin yani toplumun büyük bir kesiminin artık geçinme gibi bir sıkıntısı var” diyen Özbilge, “Kışa doğru gidiyoruz, doğalgaza son 6 ay içerisinde yüzde 30'lara varan zam geldi. Yeni zamlarında beklentisi konuşuluyor. Hiç zam gelmese bile mevcut zamlar ve geçen seneki şartları düşünürsek sokağa çıkamayacak duruma geldi vatandaş. Gelir düzeyi herkesin belli, çarşı pazar yanıyor. Pazar sektöründeki üretici kazanmıyor. Peki ne olacak herkes mutsuz. Sokakta evde kavga var. Mahkemelerde boşanmalar çoğaldı. Aile kurumları bozuldu. Buna neden olan bu ekonomik durumun maalesef toplumun tüm kesimleri üzerinde yarattığı sıkıntıdır. Buradan ancak ve ancak üreterek kalkınarak eşitçe paylaşarak çıkabiliriz. Üreteceğiz, bölüşeceğiz ki bu karamsar tablodan yavaş yavaş kurtulalım. Ama öyle bir bakış açısı maalesef yok. Her alanda üretmek zorundasınız. Dolarla evet maaş almıyorsun ama almış olduğun ürünün yüzde 80'ni dolarla geliyor bu ülkeye dolayısıyla oradaki artık zam olarak yansıyor. Herkes tedirgin elektriğe mi, suya mı, doğalgaza mı zam gelecek. Mutsuzluk hat safhada. Demokrasi sol Parti'nin ‘Mutlu insan güçlü Türkiye’ diye sloganı vardı. İnsanların gerçekleşen geleceğe umutla bakabilmesi için üretmek zorundasınız” ifadelerini kullandı.

DÜŞÜNCE ÜRETEN TEK PARTİYİZ

Vatandaşı ilgilendiren noktada vatandaşın hayatını kolaylaştıracak noktada gelir düzeyini artıracak noktada işsizliği azaltacak noktada, fabrikaları açacak noktada düşünce üreten tek parti Demokratik Sol Parti. Yok ki başka bir fikir beyanı ortada sürekli birbirlerine itamda bulunan bir siyasi yapı oluştu. DSP fabrika salonlarında, odalarında işçilerin yanında, köylerde atölyelerde kuruldu. Toplumun bu kesimleriyle birlikte bir süzgeçten geçerek siyasi yaşamına başladı. Dolayısıyla emeğin ve emekçi insanların partisi. Tabi bütün üretenlerin ulusal sanayiyle birlikte kobilerin de yanındayız. Onların da sıkıntılarını biliyoruz. Yani topyekun Türkiye’yi kalkındırabilmek için bütün projelerimizi hazırladık. Partinin bilim kurulları vardı bir sürü akademisyen bizde görev yapıyor her hafta Genel Başkanımız genel merkezimizden DSP’nin düşüncelerini ve çözüm önerilerini anlatan bir basın açıklaması yapıyor. İnsanlara sıkıntının hem boyutunu hem de çözümünü anlatıyoruz. Bizim zaten yurttaşlık görevimiz bu. Bırakın bir siyasi partinin tarafı olmayı, kendinizi bu noktada aydın hissediyorsanız bunu yapmak zorundasınız” dedi.

BARAJ KALDIRILMALI!

Ülkenin artık barajsız bir tabloda ilerlemesi gerektiğini söyleyen Özbilge, “Kaldırın hiç baraj olmasın sıfır barajla gitsin ki parlamentoya yurttaşların tamamının düşüncesi yansıtılabilsin. Bir barajın artık bir anlamı kalmadı. Böyle bir parlamentoda çözüm çok daha farklı çıkar. Çünkü seçim sistemimizdeki bu sıkıntılardan dolayı toplumun büyük kesiminin düşünceleri yansımıyor. Bunu yansıtabilmek için de artık bu baraj sisteminin olmaması gerekiyor” diye konuştu.

EĞİTİM EŞİTSİZLİĞİNE DERHAL SON VERİLMELİDİR

Eğitim konusuna da değinen Özbilge, “Eğitim hızla pahalılaşmaktadır. Aileler okullarda adeta haraca bağlanmaktadırlar. Oysa bir çok ailenin gücü artık çocuklarının gereksinimlerini bile karşılamaya yetmemektedir. Yüksek öğretim olanakları bu yüzden gitgide daralmaktadır. Orta öğretimlerde öğretmenlerin çoğunluğu bilgilerini geliştirmek için harcayacakları zamanı geçim zorluğu yüzünden ek gelir sağlayıcı işlerde kullanmaktadırlar. Öte yandan gerek orta gerek yüksek öğretim kurumları arasındaki eşitsizlik sosyal uçurumlara yol açacak seviyelere ulaşmıştır. Sosyal devlet anlayışı ile bağdaşmayan seçkinci bir eğitim yapısı oluşmuştur. Eğitime ayrılan bütçe yetersiz kaldığı gibi, verimsiz de kullanılmaktadır. Eğitim eşitsizliğine derhal son verilmelidir” dedi.

TEMİZ OYLARLA TÜRKİYE’NİN ÖNÜNÜ AÇACAĞIZ

Millet iradesinin üstünde hiçbir gücün olamayacağını vurgulayan Özbilge sözlerini şöyle tamamladı; “Millet kendi sorunlarını kendi iradesi ile çözer. Onun için millet iradesinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne doğru dürüst yansıması gerekir. Ama Türkiye'de son derece adaletsiz bir seçim sistemi hala yürürlükte: ve o yüzden millet iradesi Millet Meclisi’ne çarpıtılarak yansıyor. Adaletli bir sistem olmadığı içinde milletin sorunları çözülemiyor. Demokratik Sol Parti olarak milletimizin bize vereceği temiz oylarla ilk seçimde Türkiye Büyük Millet Meclisinde Türkiye'nin önünü açacağız. Türkiye kuruluş ayarlarına yani DNA’sına dönmelidir. O DNA laik demokratik sosyal hukuk devleti ve parlamenter sistemdir” dedi.