EKONOMİ
Giriş Tarihi : 20-10-2021 00:28   Güncelleme : 20-10-2021 00:35

TL’nin boynu bükük

Bursa Teknik Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Cevat Bilgin, dolar kurundaki yükseliş ve Merkez Bankası ile ilgili gazetemize açıklamalarda bulundu. Bilgin, doların, TL karşısında eylül ayı başına göre yüzde 10 civarında değer kazandığını ifade etti.

TL’nin boynu bükük

Dr. Öğretim Üyesi Cevat Bilgin, doların diğer para birimleri karşısında yükselişinin devam edeceğini ifade ederek, “Çok olağan dışı gelişmeler olmazsa dolar sene sonuna kadar 9,85 olabilir” dedi.

Gülin ÖZDEMİR

Bursa Teknik Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Cevat Bilgin, dolar ile ilgili genel bir değerlendirme yaparak gazetemize açıklamalarda bulundu. Bilgin, “23 Eylül 2021 tarihinde TCMB’nin politika faizini 100 baz puan indirmesi ve yüzde 19’dan yüzde 18’e çekmesi kararı ile birlikte, dolar kurundaki yükselme eylül sonu itibariyle ivme kazanmıştır. Bu nedenle 23 Eylül’den bu yana doların TL karşısındaki değer kazanımı yüzde 6’yı geçmiştir. Yurtiçi faiz oranının düşmesi, Türk Lirasına dayalı yatırım unsurlarının getirisini azalttığı için, kur üzerinde artış yönünde bir baskı oluşturmuştur. Bu noktada, artan kurun ihracatın rekabet gücünü arttırması ve ithalatın düşüşe geçmesine neden olması, dış ticaret açığının azalması beklentisini öne çıkarmıştır. Son on aydır ilk defa Ağustos 2021’de 528 milyon dolarlık cari fazlanın verilmesi, bu yöndeki gelişmenin sürdürülmesi ve yılsonu cari açığın azaltılmasına yönelik bir istekliliği işaret etmektedir. Ayrıca ihracatın artması, ihracata yönelik sektörlerde istihdam ve yatırımları artıracak, bu da makroekonomik çerçevede iktisadi büyümeye pozitif etkide bulunacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli sorun enflasyon olarak görünmektedir" Eylül 2021 TÜFE verileri enflasyon oranının yüzde 20’lere yaklaştığını göstermiştir. Kur-enflasyon ilişkisinin önemli boyutlarda olduğunu hesaba katarsak, kurdaki yükselişin enflasyon oranını arttırma ihtimali bulunmaktadır” dedi.,

2021 ENFLASYON VERİLERİNDE…

“Ocak-Ağustos 2021 dönemi dış ticaret verilerine göre, aramalı ve hammadde ithalatının toplam ithalat içerisindeki payı %76,4 gibi yüksek bir orandır” diyen Bilgin, “Bu durum kurdaki artışın maliyet yönlü enflasyonist bir baskı oluşturma potansiyelini işaret etmektedir. Ancak, Eylül 2021 enflasyon verilerinde enerji, gıda gibi dışsal etkilerle oynaklık gösteren unsurların çıkarıldığı B ve C tanımlı çekirdek enflasyon değerlerinin manşet enflasyondan daha düşük olması, enflasyonist eğilimlerin arizi ve dolayısıyla geçici olma ihtimali ile ilişkilendirilmiştir. Bu durum Merkez Bankası’nın faiz indirimi kararı almasında etkili olduğu görünmektedir. Esasında, Merkez Bankası başkanı eylül ayı başında para politikası kararlarının çekirdek enflasyon değerleri çerçevesinde belirleneceğini ifade etmiştir. Bu durum ekonomi çevrelerinde Merkez Bankası’nın manşet enflasyonu göz ardı ettiği yönünde tartışmalara neden olmuştur. Ancak, 21 Ekim tarihinde alınacak MB kararına yönelik faiz beklenti anketi 50 baz puanlık bir ek indirim beklentisine yönelik sonuçlar vermiştir” açıklamasında bulundu.

ÇİN BEKLENENİN ALTINDA BÜYÜDÜ

Bilgin sözlerine şöyle devam etti: “Küresel çerçevede, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Lagarde Avrupa’da artan enflasyonun ardındaki etkilerin geçici olduğunu ifade etmiş ve Merkez Bankası’nın destekleyici para politikası duruşunu devam ettireceğini söylemiştir. Burada, pandemi etkisi sonrası artan talep baskısı ve tedarik zincirindeki sıkıntılardan kaynaklanan problemlerin azalacağı beklentisi öne çıkmaktadır. Çin’den gelen son verilere göre, Çin 2021 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 4,9 ile beklenenin altında büyümüştür. İlk çeyrekteki yüzde 18,3’lük rakama kıyasla büyümenin yavaşladığı gözlemlenmektedir. Bu da Çin’den kaynaklanan küresel talep baskısına yönelik etkinin azalacağı ihtimalini gösterir. Öte yandan, eylül ayı enflasyon oranının ABD’de beklenenin üstünde çıkması ve Fed’in varlık alımlarını Kasım-Aralık gibi azaltmaya başlayacağını bildirmesi, böylece sıkı parasal duruşu ifade etmesi Türkiye’de dolar kuru üzerindeki artış yönlü potansiyel riskleri göstermektedir.” Dr. Öğretim Üyesi Cevat Bilgin, doların diğer para birimleri karşısında yükselişinin devam edeceğini ifade ederek, “Çok olağan dışı gelişmeler olmazsa dolar sene sonuna kadar 9,85 olabilir” ifadesini kullandı.