SAĞLIK
Giriş Tarihi : 05-07-2021 09:29   Güncelleme : 05-07-2021 09:29

Teknoloji duruşu bozuyor

Artık pek çok kişi günlük işlerini hayatımızın bir parçası haline gelen bilgisayar ve telefonlarla hallediyor. Hareketsizlik ve sürekli oturmak ise kas-iskelet sistemimiz için önemli bir sorun. İstanbul Fizik Tedavi Hastanesi Başhekimi Prof. Fatma Nur Kesiktaş, 8 saatten fazla bilgisayar kullanan her 10 kişiden 8’inde bel ağrısı şikayeti görüldüğünü söyledi.

Teknoloji duruşu bozuyor

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bilgisayar ve telefonlar hayatımızın önemli bir parçası haline geldi. Özellikle pek çok kişi neredeyse tüm işini bütün gün bilgisayar başında oturarak veya telefonla hallediyor. İstanbul Fizik Tedavi Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Fatma Nur Kesiktaş, “Teknolojinin gelişmesiyle birlikte çalışma hayatımızda daha çok oturmaya mahkum olduk. Otururken elimizden düşmeyen telefon ve bilgisayarlar duruş bozukluğu yaşamamıza neden oluyor.Bu ürünlerin uzun süreli kullanılması kas-iskelet sistemine olumsuz etki edebiliyor. Avrupa’da ofis çalışanlarının yüzde 25’inde bel ağrısı, yüzde 22’sinde ise genel kas ağrıları mevcut.8 saatten fazla bilgisayar kullanan her 10 kişiden 8’inde bel ağrısı görülüyor” dedi.

OMURGAYA YÜK BİNİYOR

Teknolojinin hızla ilerlemesiyle gerek günlük yaşamımızda gerekse çalışma hayatımızda daha fazla oturmaya mahkum olduğumuzu ifade eden Prof. Kesiktaş, “Teknolojik aletlerin başında gelen telefonların ve bilgisayarların hayatımızdaki yeri oldukça genişledi. Nerdeyse vücudumuzun bir parçası haline gelen bilgisayar ve telefonlar birde işimiz ofis ortamındaysa bu teknolojilerin esiri olmaktayız. Uzun süreli kullanımlarda kas iskelet sistemimize bu teknolojilerin olumsuz etkileri de olabiliyor. Ofis çalışanlarının bu teknolojileri aynı pozisyonda ve uzun süreli kullanımı sonucunda postür=duruş bozuklukları ortaya çıkabiliyor. Fiziksel aktivite azlığı, uzun süre sabit ve doğru olmayan pozisyonda oturmak tüm omurgamıza ciddi bir yük oluşturuyor. Bu durum kronikleştikçe baş, boyun, sırt, bel, kol ve bilek ağrıları omurgaya binen yük nedenli ortaya çıkabiliyor” şeklinde konuştu.

GELECEĞİ DE ETKİLİYOR

Koruma prensipleri bilinmediğinde kötü bir duruşun ortaya çıktığını aktaran Kesiktaş, “Bu kişilerde başın öne doğru gitmesi, omuzların öne dönmesi, kürek kemiği duruşundaki problemler, sırttaki eğriliğin aşırı artmış olması, kamburlaşma ve skolyoz gibi problemler olabiliyor. Bu pozisyonların büyük çoğunluğunda sırt bölgesi kamburlaşıyor. Bu kötü duruş bozukluğu kötü görünüm dışında kişinin gelecekteki sağlığını etkiliyor” dedi.

KİŞİYE UYGUN EKİPMAN ŞART

Bu soruları gidermek için Mesleki Kas İskelet Hastalıkları( MKİSH) ve riskleri hakkında bilgi sahibi olmanın önemine dikkat çeken Kesiktaş, “Bilgisayar karşısında doğru yazı yazma ve oturuş tekniği sağlanmalı. Doğru donanım kurulumu ve ekipmanların kişiye uygun düzenlenmesi ile faydalı çalışma alışkanlıkları kazandırılmalı. Tekrarlama ve zorlama azaltılmalı, pozisyon değiştirilmeli ve mola verilmeli. Ayrıca egzersiz yapılmalı, sorun olduğunda ise erken bildirim önemli rol oynuyor. Nefes egzersizleri, meditasyon stresle başetmede yardımcı olan önemli uygulamalar. Ayrıca omurga çevre kasları sırt ve karın kaslarını güçlendirmek de önemli. Haftada 3 gün yüzme, pilates gibi aktiviteler ağrı oluşumunu engellemede yardımcı oluyor” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Fatma Nur Kesiktaş, kas-iskelet sağlığının korunması için şu tavsiyelerde bulundu:

-Çalışırken baktığımız ekran, başımız ile aynı seviyede olmalı böylece boyun gereğinden fazla yukarı veya aşağı bakmak zorunda kalmaz.

-Masa yüksekliği 55-70 cm, genişliği en az 90 cm olmalı.

-Dizlerimiz 90 ve 110 derece arası bir açıda duracak şekilde ve ayaklarımız mutlaka yerle temas edecek şekilde olmalı.

-Sabit oturma süresi, yarım saati geçmemeli ve her yarım saatte beş dakika ayağa kalkıp yürümeli mola verilmeli.

-Tekrarlamalı parmak hareketleri ve zorlanmış pozisyonda çalışmayı sınırlamalı ve mouse kullanırken çift tıklamaktan kaçınılmalı.

-Bilek koruyucular uygun ekipmanlar ve uygun klavye açısı ile el bilek kanalında travmadan oluşabilecek ‘karpal tünel sendromundan’ böylelikle korunabilirler.