EKONOMİ
Giriş Tarihi : 04-01-2022 09:55   Güncelleme : 04-01-2022 09:55

Taş gibi ziyaret

Bursa’mızın tanınmış simalarından Tarihi Taş Fırın’ın kurucusu Gürsel Kavan ile kuruluşundan bugüne gelen sürecin yanı sıra TBMM çıkarmasını da konu aldığımız detaylı bir röportaj gerçekleştirdik.

Taş gibi ziyaret

Özkan YILDIRIM/ÖZEL HABER

-Gürsel Ustam, öncelikle bizleri ekibimizi tekrardan Abdal Meydanı’ndaki Tarihi Taş Fırın’ınızda misafir ettiğiniz için teşekkür etmek istiyorum. TBMM çıkartmanıza geçmeden önce Tarihi Taş Fırın’ın kuruluşundan  bugüne geliş sürecini paylaşır mısınız, sonrasında Ankara’da yaşadıklarınız ile ilgili bizlere bilgi verirseniz sevinirim.

3.KUŞAK ÇOK KUVVETLİ GELİYOR

- 1976 senesinde ailemle birlikte Kars’tan Bursa’ya göç ederken, 9 yaşındaydım. 12-13 yaşıma kadar sopayla, tepsiyle simit sattıktan sonra 1979 yılında babamla beraber fırın açtık. O günden bugüne birlikte fırın işletiyoruz. 1986’da babam işletmeyi bıraktığından beri ben devam ediyorum. Bursa’da yaptığımız ürünler halkımız tarafından sosyal medya üzerinde çok beğeni ve takdir aldı. O günden bugüne tahinli pidenin Bursa’ya özgü olmasından dolayı coğrafi işaretini de aldık. Baba mesleğini devam ettiriyorum. 2 tane de oğlum var büyüğü Enes, küçüğü Bilal… Onlar da bu işi severek yapıyor… İşin içerisindeler ve bu anlamda 3. kuşak olarak da gerçekten çok kuvvetli geliyorlar, umudum onlar. Daha da güzel yapacaklarını biliyorum, dedelerimizin atalarımızın bıraktığı mirası devam ettirmek onların görevi ve bu görevi başarıyla daha da ileriye götüreceklerinden kuşkum yok.

-Şimdi de Gürsel Ustam çok merak edilen Ankara-TBMM çıkarmasına gelelim. Kaç kişilik bir ekiple gittiniz, Ankara’da neler yaşadınız?  Bir Bursalı olarak insan gerçekten gurur duyuyo , bu konuyla ilgili bizlere neler söylemek istersiniz?

TBMM’DE BİN 400 ADET TAHİNLİ PİDE DAĞITTIK

TBMM Bütçe Komisyonu’yla görüşmek için Ankara'ya gittik. Meclis’e adeta çıkarma gerçekleştirdik. 10 kişilik bir ekiptik. Teşkilatımızla ve malzemelerimizle her şeyi buradan aldık götürdük, ustalarımız da geldi. Orada Meclis’in mutfağını kullandık, sağ olsunlar. Çok güzel ve kullanışlı, tam bizim istediğimiz gibi bir mutfakları vardı, çalıştığımız tarzdaydı. Bu da tabii çok önemliydi, akşam Meclis ara toplantıda bütün milletvekillerimize bin 400 adet tahinli pide ikramında bulunduk. Bütün milletvekillerimize ve Meclis’te çalışan herkese tek tek dağıttık. Hepsinden farklı farklı teşekkür aldık. Herkes beğendi. Hepsi ile güzel fotoğraflar çekindik, onlar da çok memnun ve mutlu oldu. Onların mutluluğu ve beğenileri bizi daha çok mutlu etti. 2 gün orada kaldık. Bursa milletvekillerimiz Hakan Çavuşoğlu, Refik Özen, Muhammet Müfit Aydın, Ahmet Kılıç’ın yanı sıra önceki dönem Tarım bakanlarından Mehdi Eker ve daha birçok bakan ve milletvekiline tahinli pide ikram ettik. Gerçekten çok güzel bir teveccüh gösterdiler ve çok güzel konuşmalar gerçekleştirdiler. Bu durum bizleri de çok sevindirdi. Hatta ‘Ankara’da bir dükkan açalım, burada bu işi yapalım’ diye bize teklifle gelenler bile oldu. ‘Bu lezzeti Ankaralılara da yaşatalım’ dediler. Bizim bu manada para kazanma derdimiz yok. ‘Taş yerinde ağırdır’ misali biz Bursa’da çalışmalarımıza devam edeceğiz.

-Peki Gürsel Ustam, bu ve buna benzer gelecekte de planlarınız bu tür faaliyetleriniz olacak mı?

ŞİMDİ SIRA CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ’NDE

- Allah’ın izniyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne gideceğiz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a da bu güzel lezzetimizi sunacağız. Bu anlamda 1-2 bakanla istişareler gerçekleştiriyoruz, uygun bir zaman arayışı içerisindeyiz. Pandemi sürecinde, 15 gün Bursa’daki tüm sağlık çalışanlarımıza gece gündüz tahinli pide ve simit ikramında bulunduk. Arkadaşlarımız, dostlarımız, milletvekillerimiz, ve bakanlarımız bize teşekkür etti. Bu ve buna benzer çalışmalarımız faaliyetlerimiz inşallah bundan sonra da artarak devam edecek.

-Peki Tarihi Taş Fırın olarak gelecekle ilgili hedeflerinizde aklınızda neler var? ‘3’ncü nesil kuvvetli bir şekilde geliyor’ demiştiniz Gürsel Ustam?

YURTDIŞINDAN BİLE ŞUBE TEKLİFLERİ GELİYOR

Babam bana bu işi öğretirken, benim 10 senemi almıştı. Çocuklarımdan biri fizyoterapiyi diğeri liseyi bitirdi. Onlara bu işin ince noktalarını daha göstermedim, son ince noktalarını gösterdikten sonra bu işi tamamen yapabilecekler. Sonra bu yeni kuşağın bakış açısı daha farklı, şubeler açıp, bayilikler verebilirler. Yurt içi ve hatta yurt dışından bile şube açmak isteyenler şu anda da başvuruda bulunuyor. Bu şu an olmaz çünkü benim mutlaka başında olmam lazım, kalitenin düşmemesi lazım. Çocuklarım bunu daha farklı biçim ve konseptte yapabilir. Ben onların bunu başaracağına eminim.

-Gürsel Bey bir de bilindiği üzere sizin en çok kullanmış olduğunuz un, şeker, tahin veya susam fiyatları yükseldi. Ayrıca Dolar’ın artışı da ekonomiyi çok etkiledi. Bu konu ile ilgili söyleyecekleriniz var mı acaba?

HALKIMIZ OYNANAN OYUNU FARKETTİ VE BOZDU

 -Maliyetlerin artması veya dövizin yükselmesinin nedeni ‘Reis’imiz(Cumhurbaşkanı Erdoğan) düşsün ve onu indirelim’ düşüncesiydi. Fırsatçılar fiyat ve doları yükseltiyor. Bazı ürünlerin dolarla ne alakası var? Dolar 1 lira yükselirken, onlar 3 ve hatta 5 lira koyuyor. Bunlar tamamen Cumhurbaşkanımızı ekarte etmek ve oyun dışına çıkarmak için yapılan planlardı. Şunu bilsinler ki; Türkiye güçlü ve büyük bir devlettir. Türkiye’yi bu saatten sonra kimse yıkamaz, ne olursa olsun devletimiz ve hükümetimiz bu işin hakkından gelecek. Allah bu fırsatçılara hiçbir zaman müsaade etmez. Çok farklı senaryo ve filmler dönüyordu. Herkes bunun farkına vardı, geçtiğimiz haftalarda pazartesi gecesi de geri dönüş oldu. Allah’a şükür bunları hep birlikte aşacağız.

Son olarak buradan Bursa'da yaşayanlara ve bu güzel lezzeti seven halkımıza ne gibi mesajlar vermek isterseniz,  neler söylemek istersiniz Gürsel Ustam?

SOPAYLA SİMİT SATTIM, PARA KAZANDIM VE TEPSİ ALDIM

-Ben bu mesleğe sopayla simit satarak başladım. Tepsi almaya param yoktu. Sopayla simit satarak para kazandım ve tepsi aldım. Tepside simit sattıktan sonra para kazandım seyyar araba aldım, seyyar arabadan sonra fırın açtım, çocukluğumdan beri kaliteye özen gösterdim. Simit satarken daha iyi olduğu için odun ateşinde pişirttim ‘güzel ve çıtır çıtır olsun’ diye. O günden beri hep kaliteye özen gösterdim. Bursalılar tarafından çok beğeniliyor. Bu bizi çok memnun ediyor, dedelerimizden miras kalan kaliteyi hiçbir zaman bozmadık, aynı aşkla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Babamdan bana kaldı, ben de çocuklarıma şu an yüzde 70-80 kadar bırakmış durumdayım. İşlerini severek güzel bir şekilde yapıyorlar, onlar da çok bu mesleği seviyor ve inşallah onlar Tarihi Taş Fırını daha da ileri seviyelere getirecek. En son vereceğim teknik bilgilerden sonra inşallah onların da olgunluk süreçleri tamamlanacak. Hava şartları, soğuk veya sıcak durumuna göre bu kıvamın iyi olması gibi durumlar ve bu ürünün kalitesinin tutması ile alakalı çok önemli. Bunlarla ilgili en son vereceğim bilgiler var. Ondan sonra çok daha güzel olacak. Benim onlara olan inancım sonsuz. Buradan her zaman bizleri seven, bizlere teveccüh gösteren ve güzel lezzetlerimizi takdir ve beğeniyle tüketen değerli Bursalılara sevgi ile saygılarımı gönderiyorum.