BURSA
Giriş Tarihi : 05-07-2021 17:38   Güncelleme : 05-07-2021 17:38

Suyu korumak vatanı korumaktır

Son 19 yılda ülkemizin su ve gıda güvenliğini garanti altına alacak pek çok önemli projeyi hayata geçirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suyumuzu korumakla vatanımızı korumak arasında mahiyet itibariyle hiçbir fark görmüyoruz” dedi.

Suyu korumak vatanı korumaktır

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından organize edilen ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Suyun Gücü Milletle Buluşuyor Toplu Açılış Töreni’ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara başta olmak üzere Çankırı ve Kırıkkale'de açılışı yapılan projeler hakkın bilgi verdi. Erdoğan, iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle önemi giderek artan depolama alanlarına ilaveten yeraltı barajları yaptıklarını, bu sayının 2023 yılına kadar 150'ye yükseltileceğini söyledi.

İÇME SUYU SIKINTISI ÇEKİLMESİN

Bugün açılışı yapılan tesislerden en önemlisinin Ankara İçme Suyu İkinci Merhale Gerede Sistemi projesi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin Ankara'nın nüfusa bağlı olarak artan içme suyu ihtiyacını uzun vadede karşılamak amacıyla atılan kritik bir adım olduğunu ifade ederek, 1,2 milyar liralık toplam yatırım rakamıyla su alanında Türkiye'nin vizyon eserlerinden biri olan Gerede Sistemi'nin, bünyesinde Türkiye'nin en uzun, dünyanın da sayılı su iletim tünelini barındırdığını ifade etti. Uzunluğu 31,5 kilometre olan ve 4,5 metre çapı olan tünelin Türkiye'de ilk defa aynı anda 3 tünel delme makinesi kullanılarak inşa edildiğini açıklayan Erdoğan, “Projenin su kaynağı Gerede havzasındaki Ilusu Çayı üzerinde yapılan Işıklı regülatörüdür. Buradan temin edilen su, Gerede tüneli vasıtasıyla hiçbir enerji tüketmeden cazibeli olarak Çamlıdere Barajı'na iletilmektedir. Gerede Sistemi ile Ankara'mıza memba kalitesinde içme suyu sağlamanın yanında, şehrimizin 2050 yılına kadarki içme suyu ihtiyacını da gideriyoruz. Projeden şu ana kadar Ankara'ya verilen suyun miktarı toplam 312 milyon metreküp, ekonomik karşılığı ise 1 milyar lirayı buluyor. 5 milyon 663 bin nüfuslu Ankara'da halihazırda 2 milyon 550 bin kişi Gerede Sistemi ile tedarik edilen suyu kullanıyor. Salgına ve yaşanan kuraklığa rağmen hamd olsun Ankara'da şimdiye kadar içme suyu sıkıntısı çekilmemesinin sebebi işte bu projedir. Gerede Sistemi'ne ilaveten bugün Işıklı Regülatör Havzası Atıksu Arıtma Tesisi ve Atık su Toplama Kolektör Hattı'nı da hizmete veriyoruz. Bu tesislerle Gerede'nin ev ve sanayi kaynaklı atık suları 19 kilometre uzunluğundaki kolektör hatlarıyla regülatör mansabına iletilecek, günlük 8 bin 200 metreküp kapasiteli atık su arıtma tesisinde atılacaktır. Böylece atık suların Işıklı Regülatör Havzasındaki Ankara'nın en büyük içme suyu kaynağını kirlenmesinin önüne geçilecektir” diye konuştu.

BARAJ SAYISI ARTIYOR

Ankara'ya bu tesisleri kazandırırken komşu şehirleri de ihmal etmediklerini belirten ve Çankırı'da 70 milyon liralık bir yatırımla inşa edilen Dereçatı Barajını, Kırıkkale'de toplam yatırım tutarı 63 milyon lira olan Sulakyurt Sulamasını da bugün devreye aldıklarını kaydeden Erdoğan, “Temel'den 50,5 metre yüksekliğe sahip Dereçatı Barajı ile 6 bin 910 dekar tarım arazisinin basınçlı borulu sistemle sulanması sağlanacaktır. Bu şekilde hem topraklarımızın verimi artacak hem de pompajlı sulamaya oranla daha tasarruflu olacağı için çiftçilerimizin enerji maliyetleri düşecektir. 51 metre yüksekliğindeki Sulakyurt Barajı ise 25 bin 690 dekar tarım arazisinin sulamaktadır. Şuan faal olarak çalışan sulama tesisi ile yıllık 17 milyon lira gelir artışı ve yaklaşık 2 bin 300 kişiye istihdam oluşturacaktır. Bu tesisimizde cazibeli sulama sistemiyle inşa edildiği için çiftçimizin enerji yükünü çok ciddi oranda hafifletmektedir. Toplam yatırım tutarı 1 milyar 470 milyon lira olan tüm tesislerin öncelikle bu şehirlerde yaşayan kardeşlerime hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VURGUSU

Yürüttükleri çalışmalarla hem su israfını önlemeye hem su kirliliğinin önüne geçmeye hem de mevcut kaynaklardan azami derece istifade etmeye çalıştıklarının altını çizen Erdoğan, “Zira tüm dünyada olduğu gibi bizim de iklim değişikliği ve kuraklık sebebiyle su kaynaklarımız giderek azalıyor. Suyu açık kanalet sistemleri ile kullanmanın yanlış olduğu inancındayız. Zira açık kanalet sisteminde yüzde 60-70'lere varan buharlaşmanın suyu ne derece israfa yönelik hale getirdiğini görüyoruz. Bundan sonraki süreçte daha çok açık kanalet değil kapalı sistemle suyu kullanmanın gayreti içinde olacağız ve yatırımlarımızı buna yönelik yapacağız. Sosyal ve ekonomik gelişmeye bağlı olarak kişi başına içme ve kullanma suyu ihtiyacı günden güne artıyor. Dahası su kaynaklarına ziraat, endüstri ve evsel atıkların karışmasıyla birlikte sularımız her geçen gün kirleniyor. Dünya genelinde 2025 yılına kadar su kıtlığı yüzünden 700 milyon insanın göç etmek zorunda kalacağı ifade ediyor. Su kaynaklarının azalması bizim gibi kişi başına kullanılabilir su bakımından su stresi çeken bir ülke için çok ciddi riskler içermektedir. Türkiye'nin her geçen gün daha da kötüleşen bu tablo karşısında gereken adımları şimdiden atması şarttır. Suyumuzu korumakla vatanımızı korumak arasında mahiyet itibariyle hiçbir fark görmüyoruz. Son 19 yılda ülkemizin su ve gıda güvenliğini garanti altına alacak pek çok önemli projeyi hayata geçirdik. Şehirlerimiz içme suyu sıkıntısı yaşamasın diye 81 il içme suyu eylem planı hazırladık. Bu eylem planı ile illerimizin 2040, 250 ve hatta 2071 yıllarına kadar içme suyu ihtiyacını planlamış durumdayız. Burada önemli bir hususu vurgulamakta fayda görüyorum, ülkemizde içme suyu temini konusundaki en büyük sorunlardan biri kayıp kaçak oranının yüksekliğidir” değerlendirmesinde bulundu. (İHA)