SAĞLIK
Giriş Tarihi : 02-10-2021 14:20   Güncelleme : 02-10-2021 14:20

Şimdi ‘mor’ zamanı

Şimdi ‘mor’ zamanı

Beslenme ve Diyetisyen Uzmanı Fatma Uçan, soğuk havalarda bağışıklık sistemine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Soğuk havalarda mor meyve tüketiminin önemli olduğunu fakat porsiyona da dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Uçan, “Bilindiği üzere yaz bitti ve gün daha erken bitmeye başladı. Değişen hava sıcaklıkları ile beraber her mevsim geçişinde olduğu gibi hastalıklarda ciddi artışlar söz konusu. Hastalıklar konusunda liste uzun ama hepsinin ortak noktası bağışıklık sistemini desteklemek. Bağışıklık sistemi insan vücudunu hastalıklara karşı koruyan güçlü bir savunma sistemidir. Neyse ki bu sistemi ayakta tutabilmek için ulaşılabilirliği çok kolay birçok besine sahibiz. Antioksidan kapasitesi yüksek besinler bağışıklığı destekler ve antioksidan kapasitesi yüksek olan mor ve kırmızı meyveler özellikle eylül ayının sanki hastalıklar ile ilişkisi olduğunu bilir gibi toparlanmışlar. Üzüm, incir ve mürdüm eriği gibi meyveler mor meyvelerdir. Özellikle de beslenme listemizde mutlaka bulunması gerekiyor. Fakat meyvenin bir şeker olduğunu unutmadan porsiyon kontrolü yaparak tüketmek oldukça önemlidir. Sebzelerden havuç, kırmızı turp ve yine aynı şekilde yeşil yapraklı sebzeler de bağışıklığı oldukça güçlendirir. Maydanoz, dereotu, bamya ve kırmızı biber gibi sebzeleri de soframızda bulundurmamız oldukça kıymetli. Ben bu mevsime özellikle balık mevsimi derim. Artık balık sezonu açıldı. Omega-3’ün çok güçlü bir antioksidan olduğunu ve bağışıklığı desteklediğini biliyoruz. Özellikle soğuk deniz balıklarını da haftada en az iki defa tüketmeye gayret gösterelim istiyoruz. Bağışıklık konuşurken baharatlardan bahsetmemek imkânsız. Özellikle pul biber, karabiber, zencefil ve zerdeçal gibi baharatları soframızda bulundurmamız gerekiyor. Özellikle Kayseri’de sumağın sadece mantı ile tüketildiğini görüyorum. Sumak antioksidan değeri en yüksek olan baharatların başında geliyor, salataya da çok yakıştığını düşünüyorum. Soframızdan eksik etmeyelim diyorum. Yemeklerle ve salatalarla daha çok tüketmeye gayret gösterelim. Kışın su içmeyi de unutmayalım. Suyun vücudun işlevsel fonksiyonlarının yerine getirilmesinde de oldukça büyük önemi var” dedi.

BOL BOL SU

Uçan, su tüketiminin önemli olduğunu ve günde 12-15 bardak su tüketilmesi gerektiğini söyleyerek, “Havalar serinlemeye başladı ama vücudumuzun suya çok ihtiyacı var. Bu yüzden de suyu günde 12-15 bardağa kadar tüketmeye gayret gösterelim. ‘Kış geldi su tüketmek istemiyorum, suyu tüketemiyorum’ diyorsak eğer limon dilimleyebiliriz, nane yaprakları ile daha lezzetli bir hale getirebiliriz ama o suyun mutlaka tüketilmesi gerekiyor. Günlerin erken bitmesi ve kışın yaklaşması hareketlerimizde kısıtlamalara yol açtı. Hareket kısıtlaması ve suyun aç içilmesi derken metabolizmamız da bir hayli yavaşladı. Havaların soğumaya başladığı bu değişim döneminde karşımıza sık sık kabızlık problemi yaşayanlar çıkıyor. Bu sorunun giderilmesi için yine bol su içmek ve hareket etmek gerekir. Hava erken kararıyor, yürüyüşlere çıkamıyoruz diyorsanız, evde hareketi artıracak eğlenceli aktiviteler yapabilirsiniz. Örneğin ev içi egzersizi gösteren videolar izleyerek ya da bütün aile dans ederek bir şekilde hareketinizi artırmayı denemelisiniz. Ayrıca kış aylarında zencefilin de tüketilmesi gerekiyor. Zencefil hem B6 vitamini, demir, magnezyum gibi bir sürü vitamine sahip hem de antioksidan kapasitesi en yüksek olan kök bitkilerden bir tanesi. Zencefili suyun içerisine rendeleyerek belki hazırladığımız karışımların içerisine minik miktarlarda koyarak ya da sebze yemeklerimize ilave ederek mutlaka tüketmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı. (İHA)