SİYASET
Giriş Tarihi : 27-12-2021 09:49   Güncelleme : 27-12-2021 14:55

Seninleyiz Reis

STK çalışmaları ve etkinlikleri dendiğinde Bursa’da öncü, yön gösterici bir unsur olmayı başarmış olan Diyanet-Sen Bursa 1 No'lu Şube Başkanı Mustafa Sarkı yaklaşmakta olan yeni yıl temennilerini, içerisinde barındıran, merak edilen birçok gazetemize anlattı.

Seninleyiz Reis

Özkan YILDIRIM/ÖZEL HABER

Diyanet-Sen Bursa 1 No'lu Şube Başkanı Mustafa Sarkı yaklaşmakta olan yeni yıl temennilerini, içerisinde barındıran merak edilen birçok konuya gazetemize anlattı. Sayın Cumhurbaşkanımızın her zaman yanında olduk, sonuna kadar güvendiklerini belirten Sarkı, “Güvenmeye de devam edeceğiz. Rabbim sana güç, kuvvet versin, hayırlı uzun ömürler versin. Rabbim her türlü tehlikelerden ülkemizi korusun. Son yaşanılan süreçte gerekli adımları atarak ülkemizi rahatlatma başarısı gösteren sayın cumhurbaşkanımızın ,reisimizin hep yanında yer aldık bundan sonrada alacağız” dedi. Sonrasında yaklaşmakta olan yeni yıl ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Diyanet-Sen Bursa 1 No'lu Şube Başkanı Mustafa Sarkı,"Tıpkı bize yutturulmak istenen  noel  gibi süslü ifadelerin içerisine gizlenmiş istikrar düşmanlığının bu ülkeye bir şey kazandırmayacağı ortadadır. Siyaset  bu ülkeye kazandırdığı müddetçe başarılıdır. Süslü ifadelerin içinde ülkenin temellerini oymaya çalışanlar iyi bilsinler ki bu ülke istikrar ve ilerici fikir birliğinden başka bir fikir etrafında toplanmaz" ifadelerini kullandı.

NOEL KAVRAMI YERLİ DEĞİLDİR

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın genel manada yılbaşı ve noel  kutlamalarıyla ilgili açıklamalarına da atıfta bulunan Sarkı, “Noel kavramı, batı dünyasında Hz İsa’nın doğduğu hafta için yapılan belirli etkinliklerin yapıldığı haftaya verilen isimdir. Bu Noel Baba, Christmas, Hindi kesmek gibi Batıya ait gelenek ve âdetler Hristiyan dünyası geleneği olduğu için İslam dininde bunların kutlanmasına yer yoktur. Dinin bu kavramlarla ilgili açıklaması da şöyledir. Noel ile ilgili kutlamalar ya da etkinlikler yapmak, başka dinlere benzemek anlamına gelmektedir.

İSLAM DİNİNİNDE KENDİNE 

HAS RİTÜELLERİ VARDIR

İslam dininin başka kutsal günleri vardır ve bu günlerde yapılacak başka ritüelleri vardır. Bu anlamda İslam Dininde başka dinlere ve kültürlere benzemek kesinlikle yasaklanmıştır. Yılbaşı kutlamalarına gelince, yeni yıla geçiş olarak değerlendirilen bu günde batılı ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de kadın ve erkeklerin bir araya gelip çılgınca eğlenerek, içki içerek ve daha pek çok günahın işlenmesiyle geçirilen bir gecedir. Bu gecede şans oyunları ve kumar gibi oyunların oynanması da oldukça fazladır. “Kendini ve yaradılış̧ gayesini unutarak, değerlerimizle örtüşmeyen, insan hayatına katkısı olmayan gayrimeşru tutum ve davranışlar sergilemek bir mümine  asla  yakışmaz.”

ZAMANIN YEGANE SAHİBİ ‘YÜCE RABBİMİZDİR’

 “Yılları ister hicri, ister miladi diye adlandıralım. Günleri ister hicri ister miladi takvime göre hesaplayalım. Zamanın yegâne sahibi “Yüce Rabbi”mizdir. Her bir ânımızı bizlere emanet olarak lütfeden O’dur. Ve Rabbimizin katında asıl önemli olan, zamanı nasıl geçirdiğimizdir. Sayılı nefeslerimizi ne uğurda tükettiğimizdir. Ömür nimetini, yaratılış gayemize uygun değerlendirip değerlendirmediğimizdir.”“Piyango ve şans oyunlarına umut bağlayarak alın teri dökmeden, emek harcamadan kazanmaya çalışmak, dinimizin helal kazanç duyarlılığıyla bağdaşmaz. Alkollü içkilerle sağlığı heba etmek, sınırsız ve uygunsuz eğlencelerle vakti öldürmek, müminde bulunması gereken emanet bilinciyle asla uyuşmaz. Zira Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in ifade ettiği gibi mümin, hastalığa yakalanmadan önce sağlığının kıymetini bilmelidir. Meşguliyete düşmeden önce boş zamanını faydalı işlerle geçirmelidir. İhtiyarlık gelip çatmadan önce gençliğini hayırlı amellerle değerlendirmelidir. Darlığa ve yokluğa maruz kalmadan önce varlığını ve imkânlarını dünya ve ahiret saadetine vesile kılabilmelidir.”

MİLLİ ŞAİRİMİZİ MEHMET AKİF ERSOY’U ANIYORUZ

27 Aralık 1936 yılında kaybettiğimiz tüm dünyada çalındığında göğsümüzü kabartan  İstiklal Marşı’mızın yazarı Merhum Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un  vefat  sene-i devriyesinde  kendisini dualarla anıyoruz.

HERKES MUHASEBESİNİ YAPMALIDIR

Unutmayalım ki ömür sermayesinden geçen bir yılın sonunda kendini ve yaratılış gayesini unutarak değerlerimizle örtüşmeyen, insan hayatına katkısı olmayan gayri meşru tutum ve davranışlar sergilemek bir mümine  asla yakışmaz.  Yeni bir yılın ilk saatlerinin başka  kültürlere,  başka  dünyalara ait yılbaşı  eğlenceleriyle israfa dönüştürülmesi  ne kadar da düşündürücüdür.  Sevap-günah, hayır-şer konularında muhasebe yapılması gereken saatlerin, emek harcamadan zengin olmak arzusuyla kumar, piyango gibi şans oyunlarıyla heba edilmesi ne kadar da üzücüdür.  Yüce Rabbimiz, ömrümüzün kalan kısmını geçen kısmından daha hayırlı ve bereketli yaşayabilmeyi  bizlere nasip eylesin. Hesabını veremeyeceğimiz  bir hayat yaşamaktan  hepimizi muhafaza eylesin.

BUGÜN SOFRAYI DEVİRMEYE 

ÇALIŞMALARI ANLAŞILIR DEĞİL

Türkiye'de dün bir sofra etrafında birleşenlerin bugün sofrayı devirmeye çalışmasının anlaşılır olmadığını kaydeden Sarkı, "Bunu yapanlara baktığınızda geçmişinde ne yaptıkları ortada olan siyasilerin bugün bir de buradan bak demeleri anlaşılır değildir. Bu olay emperyalist fikir dünyasının süsleyerek püsleyerek bize yutturmak istediği yılbaşı safsatası gibi içi eğlence, dışı zaman kaybından başka bir şey değildir" dedi.

DURUŞUMUZ ÜLKE MENFAATLERİ, 

ÇIKIŞIMIZ ÜLKE KAZANIMLARIDIR

Siyasi fikirlerin Türkiye'nin kazanımı noktasında aynı birikim üzerinde hareket etmesi gerektiğini dile getiren Sarkı, "Kardeşlik bilinci ihanetlere geçit vermez. Kazanımı ülke çıkarları olan bir oluşuma gücünüzle destek veremiyorsanız fevri çıkışlarınızla zarar vermekten sakının. Biz renklerin çeşitli olmasından gocunmayız ,ama siyah lekelerin üzerimize bulaşmasını da istemeyiz. Duruşumuz ülke menfaatleri, çıkışımız ülke kazanımlarıdır. Siyasi oluşumlar kendini tatmin etme yeri değildir. Bugün sahneye çıkanlara dün aynı sofradayken neden bu dediklerinizi yapmadınız sorusunu yöneltmemiz en tabii hakkımızdır" diye konuştu.