BURSA
Giriş Tarihi : 17-06-2022 11:27   Güncelleme : 17-06-2022 11:27

Kent karnesi yıldızlı pekiyi

Bursa’nın eğitim algısının çok yüksek olduğunu açıklayan İl Milli Eğitim Müdürü Serkan Gür, meslek liseleri başta olmak üzere şehre yapılacak eğitim yatırımlarının çıtayı daha yukarı çekeceğini söyledi.

Kent karnesi yıldızlı pekiyi

Aslı YEŞİLYURT/ÖZEL RÖPORTAJ

 

- Bursa’daki eğitim durumunu karneye dökecek olursak, nasıl bir tablo çıkıyor?

 

Bursa’nın eğitim algısı çok yüksek. Kentin heterojen yapısının buna etkisi de çok yüksek. Bir göç toplumu olması. Çok doğru bir şekilde pozitif kullanılmış. Belki iç göçün çok fazla olduğu ama biliyorsunuz bir göçmen algısı var, o algının şehrin okuma algısına etkisi çok yüksek. Bir de aynı zamanda ülkemiz yabancı entegrasyonu konusunda, göç konusunda, Suriyeli kardeşlerimiz, ve öğrencilerimiz vasıtasıyla çok daha tecrübeli hale geldi. Kitleli göçü yönetebilmek için önce sağlam bir kalbinizin olması lazım, Türk insanının gerçekten hem değerleri hem kalbi bu göç toplumunu bugüne kadar çok iyi bir şekilde bence idare etti. Ama göçün en tipik unsurlarından bir tanesi sosyolojik olarak, sosyal uyum açısından, en handikap noktalarından biri sosyal uyum meselesi. Göç toplumlarının iç motivasyonu da bence bir o kadar yüksek oluyor. Eğitimde iç motivasyon çok önemli. Bursa doğal bir göç toplumu. Durum bu olunca göç toplumlarının mevcut coğrafyaya tutunabilmesi ile ilgili bir takım farklı sosyolojik tepkimeler gerçekleşiyor. Bu tepkimeden açığa çıkan gaz bence iç motivasyon. Bursa bu iç motivasyon konusunu çok iyi aşmış bir şehir. Heterojen yapıya sahip olan bir göç toplumunun iç motivasyonu yüksek eğitim kalitesi de kendisi de göstergeleri de yüksek. Bursa akademik başarıda hep ilk 3 ve 5 arasında yer alıyor. Ama hedefimiz akademik başarıda Bursa’yı birinci yapmak. Biz bu yolda çok emin adımlarla ilerliyoruz. Önemli bir eğitim şehri diyebilirim. Örnek bir eğitim şehri de diyebilirim.

-Peki liselerde ciddi bir başarı organizasyonu var, bununla ilgili eskiden rakamlar dile getiriliyordu özellikle üniversite sınavlarına girilirken. Artık birincilikler pek duyulur hale gelmiyor. Ama yine de görüyoruz ki galiba üniversite sayısının da artmasıyla beraber Bursa, üniversite öğrencisi aldığı gibi kendi öğrencisini de gönderiyor. Buradaki üçüncü üniversitenin dahil olmasıyla beraber galiba biz kendi iç dinamiğimizi koruyabilecek miyiz?

Üçüncü üniversite şehir için çok önemli. Ben bu şehre geldiğimde ‘kaç üniversite var’ diye sorduğumda ‘2’ demişlerdi çok şaşırmıştım. Tabi 2 büyük üniversite var. 1 çok büyük üniversite var. Bursa Uludağ Üniversitesi eğitim camiasında çok bilinen, saygın ve köklü bir üniversite. Arkadan Bursa Teknik Üniversitesi çok iyi ilerliyor. Türkiye’de en fazla öğrencisini şehir dışına gönderen illerden biri burası. Bursa’nın böyle olmaması gerekir. Üçüncü, beşinci ve hatta altıncı üniversite lazım buraya. 3.sü kuruldu. En azından o üniversitenin kontenjanı kadar çocuğu bu şehirde tutacağız. Üniversite başarısı, akademik başarısı çok yüksek bir şehirden bahsediyoruz. Geçtiğimiz yıl yayınlanan verilerde bütün net ortalamalarda Türkiye’de ilk 5’te yer alan bir il burası. Akademik başarısı bu kadar yüksek olan şehrin çocuklarını başka bir şehre göndermek çok rantabl değil. O yüzden bizim şehirde tutmamız lazım. O yüzden bize üniversite de lazım. Önümüzdeki zamanlarda devlet büyüklerimiz bunu mutlaka gereğini yerine getireceklerdir.

-Tabi bu işin içerisinde Bursa’nın şöyle bir yapısı var; son zamanlarda çok ciddi ilgi uyandıran, Ankara’da bence olağanüstü ses getiren, ilk çıkış noktasını dinlediğimde de büyük heyecan duyduğum, özellikle Tophane Endüstri Meslek Lisesi’ndeki saatçilik bölümü.

Türkiye’nin ilk mekanik saatini üreten bir şehir burası. Biliyorsunuz özellikle İsviçre saatçilik alanında nam salmıştır. Bir meslek lisesi bir mekanik saati her şeyiyle bütün bileşenleriyle Türkiye Cumhuriyeti lideri, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın koluna taktı. Tophane Mesleki ve Eğitim Lisesi ekol bir okuldur. Mesleki eğitimin başladığı okuldur. Osmanlıdan bugüne kadar gelen süreçte. Ve o okul özellikle iş insanımız Hayrettin Akpınar’ın destekleriyle saatçiler vakfının hamiliğinde çok önemli işlere imza atıyor. Şuan iki üç önemli şahsa saat çalışıyoruz. Temmuzdan sonra herhalde kendilerine saatleri ulaştıracağız. Mikro mekanik biliyorsunuz Türkiye’de, dünyada özellikle savunma sanayi başta olmak üzere çok önemli bir alan. Türkiye’de ilk defa bir okulda mikro mekanik alanı var o da Tophane’de. Burayı hazırlık + 4 yıl yapıyoruz. Mikro mekanik alanını sadece Türkiye’de burada açıyoruz. Ve bu alanda mikromekanik ile ilgili özellikle saatçilikle ilgili ustalar üstatlar ya da mühendisler yetiştirip topluma kazandıracağız.

-Mesleki liselerin önemini bir kez daha çıkıyor, farklı bir teşvik noktasına gelecek, yıllardır dile getirilen altın bileziği koluna tak dedikleri unsur gerçekten şimdi başka bir yere evrildi. Bu konuyla ilgili de diğer meslek liselerinde çalışmalar var. Bursa’daki meslek liselerini bize değerlendirebilir misiniz?

Şunun altını çizmek istiyorum. Mesleki ve teknik eğitim, 28 Şubat’tan sonraki en iyi zamanını yaşıyor. Hatta o dönemden önceki göstergelerin de üstüne çıktık. Sayın Bakanımızın(Mahmut Özer) ifadesiyle Türkiye’de Bursa’da mesleki ve teknik eğitimle ilgili çok önemli çalışmalar yapıyor. Ben de meslekçiyim, branşım otomotiv. Sayın bakanımız Mahmut Özer’in bu alana değdirdiği eli ve Cumhurbaşkanımızın desteği mesleki eğitimi çok yukarı taşıdı. Çok ciddi bir ivmeyle yukarı doğru ilerliyor. Başta sektörle entegre olan bir mesleki eğitim sistemi var artık. Sektörsüz meslek eğitimi hayal etmiyoruz. Çünkü sektör kendi istediği insan gücünü okulla birlikte yapıyor. Sektör kendi makinesini kullanabilen üretebilen bir gençlik nesil ister. Türkiye üreten bir gençlik ister. Artık Türkiye’nin güçlü üretim hikayesi var. Örneğin TOGG var. Dolayısıyla TOGG’u üretecek olan ya da TOGG’da çalışacak olan öğrencilerimiz üretim refleksine sahip olmalı. Türkiye eğer bütün dünyada olduğu gibi, bir ülkenin güçlü olmasının iki tane göstergesi var. Biri üretmesi 2.si ürettiğini koruması. En önemlisi üretmesi. Eğer üreten bir nesli mesleki eğitimle yetiştiriyorsanız, meslek liselerindeki çocuk üretmeyi biliyorsa o zaman fabrikalarla da üretime pozitif bir etki sağlayacak. Türkiye’de milli eğitimin bütün kademelerindeki iyileşmenin kurtuluş yolu mesleki eğitimdir. Meslek lisesine yönelimi artırırsam diğerlerinin yükü hafifler. O zaman burada da akademik hayata doğru çocuklar gönderirim. Burada sadece yüzde 18’i kazanmayacak yüzde 70’i üniversite kazanacak. Mesleki eğitimi de geliştiren okullar da kurulmaya başladı. Önümüzdeki yıl Bursa’da Otomotiv Lisesi’nin misyonu değişti. Artık teknoloji üreten mühendisler yetiştirecekler. Önümüzdeki günlerde sürpriz bazı okullar daha kuruyoruz, bakanımız açıklayacak. Onlar da Bursa’da mühendis yetiştirecek. MEM’ler güçlenmeye başladı. Çıraklık ve ustalık alanları. Mesleki eğitim istihdam edemiyorsa o zaman mesleki eğitim yapmanıza gerek yok. 3308 sayılı kanunda değişiklikler yaptı. MEM’lere kaydolan öğrencilere 9. Sınıftan itibaren asgari ücretin 1/3’ünü, 11. Sınıftan itibaren yarısını verdi, sigorta verdi. Çocuk MEM’e kaydolması için işletmede sözleşme imzalıyor. Adam yetiştirdiği çırağı bırakır mı? MEM’lerde istihdam yüzde 90. Sayı, Bursa’da 3 bin iken 15 bin oldu. Türkiye’de 150 bin iken 500 bin oldu. O zaman mesleki eğitimin önümüzdeki dönemde örüntüsü şu; Almanların doğal sistem dediği MEM paradigması önde, sanayinin istediği iş gücü MEM’lerden yetişecek. 20 tane şirketle protokol imzaladım. MEM öğrencisi almak için geliyorlar bana. Benim 15 bin sayım yakında 25bin falan olacak.

Bütün mesleki eğitimde 60 bin öğrencim var MEM’lerde şu an 15 bin öğrencim var. 2020 yılında 280 milyonla başladı, bugün 1.2 milyara çıktı meslek liselerindeki üretim. Bursa 15 milyonla başladı, 33 milyona çıktı. Bu yıl üretimde hedefi 100 milyon. Çocuk içerde masa, bilgisayar üretiyor. Tarım lisesinde yumurta, pekmez, zeytin vs. her şeyi üretiyor. Örneğin sağlık müdürlüğünün matbaa ihalesini aldık, onların reçetelerini üretiyor. Burkent ile belediyeden şehrin bütün kamelyalarının ihalesini aldık, onu üretiyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın okul öncesi projeleri için okul seti üretiyor. Mekatronik seti üretiyor, uçak eğitim seti üretiyor. Şimdi yeni bir oyuncağımız var. Mobil bir tarım sulama cihazı ürettik. 3.5 ton su kapasiteli. Römorkla arazinin her yerinde çalışabiliyor. Kuyudan su çekebiliyor. Araziyi suluyor. Kendi elektriğini üretiyor. Arazide elektriksiz kalmıyorsunuz. Ve bütün zor arazi şartlarında sulamanızı gerçekleştiriyor. Kamuoyuna yakında bunu tanıtacağız. Bunu bütün tarım liselerine göndereceğiz. Tarım bakanlığı makinamızla ilgileniyor. Afrika ülkelerinde de kuyudan su çekerek insanlara vermek için de ilgileniyorlar. Bakanlık tarım açılımı yaptı, çok ciddi bir tarım lisemiz var, Hamidiye. Ziraat mektebi. Yumurta, reçel, teknolojik tarım yapıyoruz. İçeride anaokulu var. Anaokulu, okul öncesi öğretmenlerini tarım lisesinde yetiştiriyoruz. 450 dönüm arazimizde 40 ayrı ürünün mahsulünü toplayacağız. Aynı zamanda botanik bitkiler de üretip, ihraç ediyoruz ya da satıyoruz. Diyoruz ki ürettiğiniz şeyi, fikri korumayı öğrenen gençlik yetişsin. Fikri mülkiyette İstanbul’un 3 kat düzeyinde daha fazla bir fikri mülkiyet çalışmamız var. Düşünebiliyor musunuz İstanbul’un 5.5 kat küçük şehri İstanbul’un 3 kat daha fazla faydalı model ve marka üretmiş. Bursa’nın okullarının, halk eğitim merkezlerinin, meslek liselerinin, ilkokullarının, ortaokullarının almış olduğu tescil fikri mülkiyet kapsamında Bursa’nın bütün fabrikalarının almış olduğu tescilin yüzde 60ı kadar. Yani milletin fabrikaları diye okullara boşuna demiyorum.  Öte yandan Demirtaşpaşa EML’nin inşaatı başladı, çok hızlı ilerliyor. 365 gün sonra Demirtaşpaşa’ya iyi bir açılış yapmak istiyoruz.

Son olarak Bursa’daki okulları soralım, okul açığı okul eksikliği, belki hayırseverlere mesajlar olabilir?

İnanılmaz derecede hayırsever algısı yüksek bir şehirde yaşıyoruz. Hayırseverlerimizden Allah razı olsun. Gerçekten hangisinin kapısını çalsak bizi boş çevirmiyorlar. Bursa 3 tane büyük ilçenin yaklaşık yüzde 80in üzerinde nüfusuna sahip. 3 büyük ilçe yüzde 80, diğer ilçeler yüzde 20 bir il. Bu 3 ilçede eğitim çok sıkışmış durumdaydı. Sayın bakanımız Kasım 2021’de buraya geldi. Tarihi bir yatırım verdi. Ortalama 33 okul. Bu 3 ilçede toplam 100 tane okula ihtiyaç vardı. Sayın bakanımız Kasım 2021de 33, Haziran 2022’de 25 okul verdi. 64 tane de anaokulu verdi. Anaokulu ile ilgili sorunumuz kalmadı. Okullarımız bittiğinde 3-4-5 yaş okullaşmada yüzde 100 oluyoruz. Şuanda da 5 yaşta yüzde 68’den 94’e çıktık. 64 anaokullarıyla 3-4-5 yaşta okullaşma, 3 yaşta yüzde 50, 4 yaşta yüzde 75, 5 yaşta yüzde 100 olacak. Böylelikle okul öncesiyle ilgili sorunumuz kalmamış oluyor. Diğer tarafa gelince 33+35 okul verdi bakanlık. Ortalama ihtiyacımızın yüzde 60’ını verdi 10 ayda. Bu 3 milyarlık bir yatırım yapıyor.  Son 50 yılın en iyi yatırımı. Bursa’nın tekli eğitim hikayesine doğru yolculuğumuz yüzde 70 tamamlandı. Güçlendirmede 100’ün üzerinde okulumuz vardı 80’i bitti, 2022’de hepsi bitecek. Yüzde 5’lik kısmı bitmeyebilir çok önemli değil. 2023’ten sonra Bursa’da eğitimde tekli eğitimi konuşuyor olacağız diye düşünüyorum.

Şuan Suriyeli vatandaşların, çocukların da okuduğu okullar ve diğer çocukların da birlikte olduğu okul sayısı kaç ve genel durum nasıl?

Artık Suriyeli öğrencilerimiz normal hayata entegre olduğu için, birden fazla okulumuzda Suriyeli öğrencilerimiz var. Yoğunlaşan okul sayısı belki 100 civarında. Yaklaşık olarak da Suriyeli öğrenci sayımız 35bin-40bin civarında. Ama şuana kadar en ufak bir problem bile yaşamadık bu konuda. Düşünebiliyor musunuz küçücük çocuklar her şeylerini bırakıp buraya gelmişler, burada doğanlar var. Eğitim evrensel bir değer. Biz bu çocukların bakışlarını umut dolu hale çevirmemiz lazım. Bu insanlık meselesi. Eğer insansanız bunu yapabilmeniz lazım. Suriyeli öğrencilerimizle eğitim öğretime devam ediyoruz. Onlara bakış açımız bir baba gibi, evlat gibi bir hoca gibi. Korkmuş insanları kucaklayıp onu sakinleştirmek gibi bir duygu benim için. Çok güzel yetişiyorlar. Çok iyi ilerliyor. Şehrimizde böyle bir sorunumuz yok inşallah da olmaz.

Son olarak eklemek istedikleriniz neler?

Belediyemiz bir burs kooperatifi kurdu. Bu kooperatif Türkiye’de bir ilki yapıyor. Meslek lisesini seçen 5 bin öğrenciye 300 TL burs verecek. Biz öğrencilerimizi meslek liselerine bekliyoruz. Gel meslek lisesine al bursu diyoruz. Dolayısıyla zaten ortalama 20bin öğrenci alınacaksa 4’de 1’ine para veriyoruz. O yüzden mesleki eğitimi tercih etmelerini hem altın bileziklerini, geleceklerini, ülkenin geleceğini temin etmelerini, hem de 300 liralarının bizden olduğunu buradan söylemek istiyorum. O yüzden meslek lisesi tercihler bu dönemde bursa için çok önemli. Bursa’nın milli teknoloji hamlesi içerisinde çok önemli bir yeri var. Yetişmiş insan gücüne ihtiyacı var. Meslek liselerine ihtiyacı var. Ustaya çırağa ihtiyacı var. O yüzden ben öğrencilerimi bu 5 bin tane burstan yararlanmak üzere meslek liselerine bekliyorum.