BURSA
Giriş Tarihi : 25-11-2021 09:16   Güncelleme : 25-11-2021 09:16

Her saniye bir yaşam savaşı!

Her geçen gün kulakları sağır eden çığlıklar… Annesiz kalan evlatlar, evlatsız kalan anne ve babalar… Ölüyor ve öldürülüyorlar… Hayatta kalmak için maalesef her saniye yaşam mücadelesi veriyorlar.

Her saniye bir yaşam savaşı!

Özlem ATAÇ

Mor Salkım Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği kurucu ve başkan Dilek Üzümcüler, kadınların şiddete karşı her saniye yaşam mücadelesi verdiğini söyleyerek, “Yasalar yeterli denilse de yasalar yetersiz olması yanı sıra uygulamada halen ülke olarak çok zayıf durumdayız. Karar vericiler kadını suçlayan faili güçlendiren dili kullanmayı bırakmadıkça kadına şiddet son bulmaz” diye konuştu.

Kadına verilen değer, insan haklarının bir gereğidir.  Dolayısıyla kadının saygınlığını ve itibarını korumak, herkes için bir insanlık vazifesidir. Kadının toplum içindeki saygınlığı, itibarı ve etkinliği, gelişmişliğin ve medeniyetin bir göstergesidir. Her gün neredeyse bir kadına şiddet veya cinayet haberiyle irkiliyoruz. Bugün Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü… Bizde a gazete olarak kadına şiddete dikkat çekmek amacıyla her zaman kadının sesi olan Mor Salkım Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği kurucu ve başkan Dilek Üzümcüler’e ‘kadın’ı sorduk.

NEREDEYSE HER GÜN BİR KADIN!

“Kadınlar şiddete karşı her saniye yaşam mücadelesi veriyor” diyen Üzümcüler, “Kadınlar şiddeti cinsiyet temelli ve kadın doğdukları için yaşamaktadırlar. 2020 yılı 284 kadın sadece kadın doğdukları için cinsiyet temelli şiddet nedeniyle hayatını kaybetti. 2021 yılı neredeyse her gün bir kadın hayatını kaybetmektedir” dedi.

ŞİDDET HATTINI ARAYAN GÜNDEN GÜNE ARTIYOR

Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği şiddet hattını arayan dayanışma merkezine gelen kadınların günden güne arttığına değinen Üzümcüler, “Sadece 2021 yılı kasım ortası itibariyle şiddet hattı ve danışma merkezine 2028 kadın ulaştı. Şiddet durdurulamaz biçimde artmaktadır. Kadınlar devletin koruma mekanizmalarına yönlendirilmektedir. Kadın koruyucu, önleyici kararları aldırma, sığınma evine girse de ne kendi ne çocuğu şiddetten kaçamamakta ve ne yazık ki yaşamı ile kadın olmanın bedelini ödemektedir” ifadelerini kullandı.

 ‘FAİLE UYGULANACAK YAPTIRIMLAR VAR OLMADIKÇA…’

“Yasalar yeterli denilse de yasalar yetersiz olması yanı sıra uygulamada halen ülke olarak çok zayıf durumdayız”  diyen Üzümcüler, “Yasa uygulayıcıların maalesef ki cinsiyetçi bakış açısı ve kalıp yargılar halen şiddet yaşatan fail değil mağdur olan kadını suçlamaktadır. Bu süreçte kadınlar aktivistler hak mücadelesinden vazgeçmemektedir. Pandemi dönemi aktivist kadınları dayanışmasını güçlendirmiş ve hak mücadelesi hızla devam etmiştir. Yasalar ile birlikte yasa uygulayıcıların eşitlikçi bakış açısı kazandırılmadıkça, sığınma evleri artırılmadıkça ve faile uygulanacak yaptırımlar var olmadıkça, medya cinsiyetçi ve ayrımcı dilden uzaklaşmadıkça, karar vericiler kadını suçlayan faili güçlendiren dili kullanmayı bırakmadıkça kadına şiddet son bulmaz” diye konuştu.