EKONOMİ
Giriş Tarihi : 13-09-2021 09:56   Güncelleme : 13-09-2021 10:01

Hastalık geçirene kredi yok

Bankaların kanser ve kalp krizi atlatanlara kredi vermemesi binlerce vatandaşı isyan ettirdi. Konu Meclis’e taşındı ancak vatandaşın lehine bir sonuç alınamadı. Bursa Tüketici Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, “Tüketicilerin büyük çoğunluğu krediyle yaşamlarını sürdürüyor. İnsanlar kalp krizi geçirdi diye, onların ihtiyaçlarını karşılayacak bir şeyin ellerinden alınması kabul edilemez” dedi.

Hastalık geçirene kredi yok

Gülin ÖZDEMİR

Türkiye’de vatandaş bütün masraflarını kredi yoluyla çözmeye çalışıyor. Ancak, kanser ve kalp krizini atlatan binlerce vatandaş bankalardan kredi alamadıklarını söyledi. Tepkiler büyüyünce konu Meclis’e taşındı ancak vatandaş istediği sonucu alamadı. Konuyla ilgili gazetemize açıklamalarda bulunan Bursa Tüketici Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, “İnsanlar kalp krizi geçirdi diye. Onların ihtiyaçlarını karşılayacak bir şeyi ellerinden alınması kabul edilemez. Çünkü kanuni bir sebep gösterilmeksizin bir kişi, bir mal ve hizmeti satmıyorum diyemez. Daha önceden böyle değildi. Bankalar tüketicilere kredi verirken herhangi bir hastalık geçirip geçirmediğini sormuyorlardı” dedi.

ÖLÜM NEDENİ İSTİYORLAR

Başkanı Sıtkı Yılmaz konuşmasına şöyle devam etti: “Son dönemde de yaşanan durum şu; diyelim ki kişi kanser nedeniyle vefat ettiği zaman bu defa sigortası yakılmaya çalışıyor. Son birkaç yıldır banka kişiye kredi veriyor, sigorta yapıyor ama ölümünde kalp krizi kanser vs bu hastalığını bize söylemedi mi diye varislerinden ölüm nedeni istiyor. Banka dilerse kredi almadan öncede bunları isteyebilirdi. O zaman hiç bakmıyordu gelene hemen yüksek faizden kredi veriyordu. Ama bu süreç içerisinde herhalde bir problem oluştu. O yüzden böyle bir şeye başvurdular.”

PİYASAYI DA OLUMSUZ ETKİLER

“Kredi vermenin birçok koşulu yolu var” diyen Yılmaz, “ Hayat sigortasını bankalar yapmasa bile başka bir yerden yap getir diyebilir. Bankalar hayat sigortası yapmak zorunda değil. Tüketiciyse dışarıdan da yapabilir. Bunun için burada kredi vermemenin başka bir mantığının olması lazım. Kimin nasıl öleceğine kim karar verebilir. Ben birçok insan tanıyorum kalp krizi geçirmiş ölmemiş ama ailesinden başka bir birey ölmüş. Bu yüzden kabul edilebilir bir durum değil. Bugün tüketicilerin büyük bir çoğunluğu krediyle yaşamlarını sürdürüyorlar. Bunlara kredi vermiyorum demek piyasayı da olumsuz etkiler” diye konuştu.

BASİRETLİ TACİR YAKLAŞIMI

Türkiye Bankalar Birliği; bankaların ‘basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olduğunu’ belirterek, mevzuat gereği bankaların kredi politikaları ve risk yönetimini belirlemede serbest olduklarını dile getirdi. “Bir banka hayat sigortası şartı arayabilir ve bu politika bankanın kendi ticari kararıdır” diyen Bankalar Birliği, kefil istenebileceğini de dile getirdi. Birlik, bankaların kredi politikalarına müdahale edemeyeceklerini, ilgili banka için herhangi bir işlem yapamayacaklarını kaydetti.

YETKİMİZ KAPSAMINDA DEĞİL

Ticaret Bakanlığı ise sorunun kredi sözleşmesinin imzalanmasından önceki süreçleri içerdiği için görev ve yetkileri kapsamında olmadığını bildirdi. Ticaret Bakanlığı, bireysel kredilerle ilgili konunun, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu(BDDK) tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

RİSK POLİTİKALARINI KENDİLERİ BELİRLİYOR

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan (BDDK) yapılan açıklama ise bankaların kredi verme ve teminatları konusunda herhangi bir aracılık görevinin bulunmadığını, finans kurumlarının banka-müşteri ilişkileri çerçevesinde kredi taleplerini sonuçlandırdıklarını kaydetti. İlgili banka nezdinde bir işlem yapmalarının söz konusu olmadığına dikkat çeken BDDK, “Bankalar kredi kullandırılması veya kredi kartı tahsis edilmesi hususunda risk politikalarını kendileri belirlemektedir” dedi.