BURSA
Giriş Tarihi : 23-06-2022 11:10   Güncelleme : 23-06-2022 11:10

Gürsel Durmuş ile çok özel

Ülkemizin en aktif STK’larından olan ARSİYAD’ın Başkanı ve aynı zamanda Ekonomi Grup’un sahibi Gürsel Durmuş ile geçmişten günümüze birçok merak edilene cevap bulduğumuz kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik.

Gürsel Durmuş ile çok özel

Özkan YILDIRIM/ÖZEL RÖPORTAJ

 ***Öncelikle Gürsel Başkanım bizleri, ekibimizi Kapalıçarşı'daki işyerinizde konuk edip ağırlamış olmanızdan dolayı teşekkür etmek istiyorum. Gürsel Durmuş kimdir sizi tanıyarak isterseniz röportajımıza başladım sonrasında elbette kendimizin hazırladığı ve sosyal medyadan gelen soruları da sorma fırsatımız olacak.

7 MAĞAZA VE 65 ÇALIŞANIMIZLA HİZMETİNİZDEYİZ

   —Bizimle böylesine güzel bir paylaşım yapmış olduğunuz için çok teşekkür ediyorum emeğinize, yüreğinize sağlık. Ben Gürsel Durmuş 32 yıldır Bursa'dayım, iktisatçıyım, Bursa Kapalıçarşı'da altın, döviz, pırlanta işiyle uğraşıyoruz. Şu anda ekonomi grup olarak ulaştığımız nokta 7 tane mağaza 65'e yakın çalışanımızın olduğudur. Döviz, altın ve pırlantada hem toptan, hem perakende çalışmalar yapıyoruz, burası bir aile şirketi. İki oğlum var Direnç ve Deniz Durmuş. Biri endüstri mühendisi diğeri ekonomi mezunu. Onlar da grubun bünyesinde çalışıyorlar ikinci kuşakta güçlü bir şekilde geliyor diyebilirim. Eşim Gülay Durmuş, o da bizim altın ve pırlanta işine bakıyor bu konuda kuyumcu satış insanı yetiştiren hemen hemen tek kurumuz. Biz şu anda dışarıdan hiç bu sektörü bilmeyip bu sektöre gelip bu sektörde bir okul gibi çalışan kazandıran bir kurumuz. Bütün çalışanlarımızı biz başka bir sektörden alıp satışa uygun insanları emek vererek yetiştirerek bu sektöre kazandırıyoruz.

***Gürsel Başkanım değerli bir iş insanı olarak bir de sizin STK çalışmanızda var ve bu anlamda ARSİYAD’ın başkanısınız, bu konuda neler söylersiniz. Genelde çünkü iş insanları STK çalışmalarına da aslında pek de sıcak bakmıyorlar.

TOPLUMA YÜZÜMÜZ HEP DÖNÜK OLDU

   — Biz bütün iş insanlarının toplumda sorumluluk taşıyan insanların toplumdan besleniyorlarsa toplumdan  bir değer elde ediyorlarsa topluma karşı bir sorumluluğu olduğu düşüncesindeyiz. Bu inançla toplumumuza yüzümüzü dönük olmanın bir sorumluluk olduğu bilincindeyiz. Gençlerimize de geleceğimize de bu anlayışın doğru model olarak anlatılması ve yaşatılması gerektiğine inananlardanım. Bu anlamda Artvin Sanayici İş insanları Derneği Bursa merkezli Türkiye ve uluslararası kapsamlı bir yapılanmadır. Ben 2. dönem Dernek başkanlığını yapıyorum bu STK’mıza biz geldikten sonra bugüne kadar emek veren başkan, yönetim ve üyelerimize teşekkür ediyoruz. Bu kurumun  bugüne gelmesinde  önemli bir çaba var, emek var. Bu emekler neticesinde biz de almış olduğumuz bu bayrağı daha da yukarılara taşımak için bu görevleri kabul ettik Ve böyle bir camiada olmaktan sorumluluk almaktan da büyük bir mutluluk duyuyorum. Bizim dönemimizle birlikte Türkiye'ye açılan bir pencere oldu ARSİYAD.

DOĞDUĞUMUZ YERİDE, DOYDUĞUMUZ YERİDE HİÇ UNUTMADIK

Artvin'de 20 kişinin üzerinde bir grubumuz var İstanbul'da ilk etapta 10 kişiydi sonrasında 30-40 kişilik bir grup planlıyoruz. Ankara, Kocaeli ve İzmir'de de gruplar kurarak bundan sonraki etkinliklerimizi Türkiye kapsamında hedefliyoruz. Yani Artvin iş insanının ve Artvin insanının bir penceresinin olmasını arzu ediyoruz. Biz şuna inanıyoruz ülkemizin gelişmesinde ülkemizin katma değer üreten nitelikli işler yapmasında STK’ların önemi çok fazla. Bizim kültürümüz yani Artvin kültüründe genellikle bir hoşgörü iklimi vardır. Biz bu sevgi ve hoşgörü kültürünün Türkiye'ye de örnek olmasını arzuluyoruz. Bizde dışlamak kesinlikle yok. Bizde ille de Artvinli olmak gerekmiyor sevgi hoşgörü kültürüne yabancı olmayan Artvin kültürüne yabancı olmayan bu konuda birlikte olmak isteyen herkese kapımız açık. Fakat elbette belli kriterlerimiz ver itibarlı, işini düzgün yapan bir iş insanı olması kriterlerimizin başında. Bunun dışında Artvinli olmasına gerek yok. Artvinliler Türkiye'nin her yerinde herkes ile bütünleşen kucaklaşan bir anlayış ve kültür içerisinde, bu kültürün Türkiye çimentosu olması açısından hoşgörü ve sevginin dışlayıcı olmayan kucaklayıcı olan bir anlayışın hem Bursa’mıza hem Türkiye'mize hem de bizim insanımıza örnek teşkil etmesini arzu ediyoruz. Bizim buradaki çıkış amaçlarımızdan biri bu ülkenin ekonomisini daha ilerlemesini sağlayan Atatürk ilkelerine bağlı ve üyelerimizin daha geniş çevre ile buluşması daha nitelikli işler yapması hem doğduğu, hem doyduğu yerlere değer katması için bir araya gelmiş durumdayız.

ARSİYAD’IN ÇABALARI ÇOK DEĞERLİ

Bu noktada Biz Bursa’mıza, Türkiye'mize dostluk anlamıyla da örnek olmasını arzu ediyoruz. Biz şuna da inanıyoruz yani Türkiye Anadolu toprakları birçok kimliği üst üste geçmesini sağlayan birçok kültürün buluştuğu bir mozaik bunları ayrıştıran yaklaşımların bu ülkeye faydası olmayacağı kanısındayız. Bu açıdan biz hem kültürel anlamda bütünleştirici olmayı temelimize alıyoruz hem de ekonomik anlamda daha nitelikli işler yapılmasını üyelerimizin daha geniş kitlelerle bilgi birikimleriyle iletişim içerisinde olmasını sağlayarak hem üyelerimize hem de ülkemize değer katma yolundayız. Bu noktada Artvin’de turizmin gelişmesi ile ilgili ARSİYAD üyelerinin olduğu bir otel projemizi de gerçekleştirmiş durumdayız. Bu anlamda Artvin'de birçok etkinlik gerçekleştirdik kesinlikle doğduğumuz toprakları unutmuyoruz. Bursa'da üye tanıtım toplantıları, tecrübe paylaşımları, ekonomik buluşmalar birçok etkinlik gerçekleştirdik pandemi sürecinde bile ilişkilerimizi zom üzerinden bu konuda yüz yüze görüşemediğimiz noktalarda dahi  faaliyetlerimizi sürdüren bir konumda en aktif  STK’larından derneklerinden biri olduğumuzu söyleyebilirim. Derneğimizin tüzüğünü günümüze uyarladık başkanlığı 2 dönem ve 2 yıl olarak sınırlandırdık. En fazla 4 yıl başkanlık yapabiliyor başkanlarımız. Bu dönem sonunda bende görevimi başka bir arkadaşıma devredeceğim. İlk dönemde tecrübe eğitim süreci olduğunu düşündüğümüzde ikinci dönemde icraatler ortada koyulabilir çok uzun yıllar başkanlık projeleri hayata geçirme anlamında da bir gevşeklik doğurabilir.

 ***Bursa'da bulunduğunuz sektörde başarılar elde eden çalışmalarda orada ya koymuş olduğunuzla ilgili bir soru geldi başkanım?

BLUE DİAMOND BURSA BAYİİLİĞİMİZDE VAR

 —- Bursa'da BTSO’nun Ekonomiye değer katanlar ödülünde genellikle kendi sektörümüzde birincilik ödülünü alan ve bu konuda genel anlamda da ilk 250'ye giren bir firmayız. İnşallah bu tür başarılar ilerleyen süreçte artarak devam eder. Ayrıca Blue Diamond Bursa bayiliğimiz de var. Korupark'ta bir şubemiz, Sur Yapı Marka’da bir şubemiz var. Kapalıçarşı'da yine bu anlamda bir şubemiz var. Birkaç gün önce bayi toplantısında Türkiye'deki cadde mağazaları içerisinde Türkiye'nin 150 civarı cadde mağazaları içerisinde birincilik ödülü alarak döndük. Yaptığımız işi iyi yapmaya gayret ediyoruz, doğru yapmaya gayret ediyoruz. Bu konuda da önemli bir marka haline de geldik. Ayrıca dünyaya da bakan bir bakış açımız var gençlerimiz iyi eğitimler aldılar. Amerika'da, Avrupa'da kaldılar bu noktada yabancı dilleri ve iletişimleri çok iyi çok güzel bir altyapıları var. Biz de yıllarca edinmiş olduğumuz tecrübeleri onlara aktarıyoruz şu anda yaptığımız işte teknoloji ile birlikte Dijital Teknoloji’de de öncü formüller üretiyoruz, kendi alanımızda. Bundan sonraki süreçte işine ayak uyduran bu noktada işlerini kendi alanında en iyi şekilde yapan firma olmaya çalışacağız. Ayrıca daha fazla kurumsallaşarak geleceğe emin adımlarla ikinci kuşak ile birlikte yürümek en öncelikli hedeflerimiz arasında olacaktır.

KENDİ MARKAMIZ OLAN ‘FASET PIRLANTA’ ASLINDA BURSA MARKASI

Kendi markamız var Faset Pırlanta adında. Bursa markası. 1. sınıf atölyelerde ürünlerimizi yaptırarak bu noktada bu markamızı geliştirmek için uğraşıyoruz yer yer satış noktaları da veriyoruz kuyumcularımıza. Çünkü altın işimizin yanı sıra toptan işlerimizde var perakende işlerimiz de var yani marka değerlerini yükseltmek daha kurumsal bir yapı oluşturmak Bursa'dan Türkiye'den dünyada bir marka çıkartmak hedefinde olacağız. Gençlerin gelmesi bu işi ilerletmeleri onların vizyonu ile büyüyor. Yoksa gençler bu işe dahil olmasaydı biz işlerimizi bu noktada büyütmeye çok ihtiyacımızda yoktu. Bizler de bu anlamda tecrübelerimizi gençlerle paylaşma çabasındayız.

   ***Başkanım tabii röportajımız bayağı uzadı son olarak sizi yakalamışken altınla, döviz ile ilgili yorumlarınızı almadan edemeyeceğiz?

YENİ ENSTRÜMANLARIN DEVREYE GİRMESİ GEREKMEKTE

   —-Son dönemdeki faiz politikası, tabii faizin düşürülmesi dünyada sıkılaşma olurken bizde parasal genişlemenin olması bu sıkılaşmaya ayak uydurulamaması bir ölçüde bizde enflasyonist ortam biraz daha dünyadan farklı ayrışmamızı sağladı. Bu noktada dövizin ve altının lira bazında bu kadar yükselmesi de bir ölçüde yatırımcının enflasyondan korunma güdüsüne de bağlamak gerekiyor. Kendini enflasyondan korumak veya bu konudaki sürekli yükselen fiyatlardan koruma mantığıyla altın, döviz alış verişini de beraberinde getirdiğini görüyoruz. Bugün döviz tevdiat hesaplarının TL mevduatlarını geçmesi zaten bunun en önemli kanıtlarından biri. Şimdi önümüzde tabii seçim süreci var. Bu seçim sürecine iktidar sıkı para ile girer mi? Dünyada pandemiden dolayı piyasaya pompalanan bol para süreci var. Bunun tedarik zincirleri sıkıntısından kaynaklanan fiyat artışları var, bizde de düşük faiz politikası buna tuz biber olunca doların 17 liraları, altının 1000 liraları geçtiği bir süreci yaşıyoruz. Son zamanlarda yapılan dövize dayalı mevduat uygulaması bir süre bu işin ateşini söndürse de şu anda onun da ilaç olmadığını görüyoruz. Son olarak tekrardan dövizin yükselmesi ile birlikte yani bu şunu gerektiriyor yeni insanların güveneceği, inanacağı yeni projelerin oluşması gerekiyor ki; bu ateşi söndürebilelim. Yoksa bugüne kadar iktisatçı yanımız var bir de 30 küsür yıldır bu piyasada 15 saatin üzerinde günlük bu işe kafa yoran insanlardan biriyiz bu noktada şunu diyebiliriz piyasa güven üzerine işliyor bu noktada dışarıdan bir döviz akışının olması lazım döviz fiyatlarının gerilemesi için. Dışarıdan bir para akışı olduğu zaman döviz geriliyor bir güven ortamı oluştuğu zaman yine döviz geriliyor bu durumda insanlar dövizi seçenek olarak görmeyip başka seçeneklere yönünebiliyor bu noktada umarız bu süreci doğru değerlendirip doğru sonuçlar çıkarılır, çünkü şu andaki enflasyonist ortam şu andaki bu insanları koruma güdüsüyle dövize altına paralarını park etmesi bir ölçüde olumlu bir gelişme değil elbette ülkemiz açısından.

   ****Bizim sormak istediklerimiz bu kadar değerli başkanım, bizim sormayı unuttuğumuz, sizin eklemek  istedikleriniz varsa onları alarak  röportajımızı tamamlayalım isterseniz.

TÜM SEKTÖRLERDE ÜRETİM-ÜRETİM-ÜRETİM

  —-Değerlerimizi bilirsek hem turizm, hem tarım, hem sanayi bütün bunlarda üreten bir ülke olmaya çalışırsak bu konudaki çalışmalarımızı bu noktalara odaklarsak daha güzel sonuçlar elde edeceğimiz kanaatindeyim. Mutlaka doğru planlamalar ortaya koymamız gerekmekte. Yoksa bu ülke dört mevsimi yaşayan kendine yetmesi gereken ülkelerden biri aslında bu konuda değerlerimizi ortaya çıkarabilirsek planlı programlı bir çalışma içerisine olursak geleceği de planlayan bir çalışma içerisinde olabilirsek bu konuda üreten bir ülke ortaya çıkartabilirsek bu sıkıntılı süreçlerden en az zararla çıkabiliriz. Son olarak ben başta Bursa'da yaşayan insanlarımız olmak üzere yurt genelinde yaşayan 84 milyon insanlığımıza Kapalıçarşıdan, Bursa'dan sevgilerimi, saygılarımı göndermek istiyorum, esenlikler diliyorum. Diyerek sözlerini tamamladı.