BURSA
Giriş Tarihi : 26-06-2021 09:10   Güncelleme : 26-06-2021 09:10

Fidandan sofraya zeytin yolculuğu

Anadolu topraklarında bu güne kadar kullanılan zeytinyağı çıkarma orijinal araçları, fidandan-sofraya zeytin dünyasının kültürel yansımasının fotoğraf sergisiyle desteklenmiş eşsiz müze kompleksinde gezintiye ne dersiniz bu hafta?

Fidandan sofraya zeytin yolculuğu

Haşmet DEMİRBİL

Kaçmalı bazen insan, evinden sokağından, şehrinden, tanıdıklarından ve alışkanlıklarından hatta kendinden… Tek çözüm ise bazen mutlu bir müzede yolculuk serüveni olabilir...

Müze deyimi bir zamanlar Bursa’mızda tarihi mermer kalıntıların  bulunduğu arkeloji eserlerin saklandığı yapılardı. Yeşil ve Kültür parkderken, Atatürk Caddesinde Kent Müzesi, Kayhan Bıçakçılar müzesi. İpekçilik Tofaş-Anadolu Araçlar müzesi, Muradiye-Esat Ulumaya Giysi müzesi, Hüsnü Züber Yaşayan müze derken Marmara bölgesinde bereketli topraklardayız, sofralık zeytin dünyasının müzesi niçin yok diye hiç merak ettiniz mi..

Tüm dünyanın ortak problemi, yaşamlarımıza çöken kabus COVİD-19 –pandemi günleri bizlere diploma, para, siyasi görüş ve egolarımıza yenik düşmenin ne kadar boş olduğunu, dünyamıza bir eser bırakmanın veya bir günlük gerçek mutluluğunun sakin yaşamın önemini, geçmiş anılarımız ve ailemiz ile yeni ortamlarda arayışlara ve seyahatlere yönlendirdi.

Seyahatlerimizde mutluluğa götüren sayısız renk tonları, tarih, doğa, deniz, el emekleri, doğal lezzetler, göller, çicekler, güler yüzlü samimi insanlar, hatta manevi büyüklerimiz, vatanı kurtaran kahramanlarımız, Ortaasya köklerimiz  derken zeytin dünyasında soluk almaya keyifli bir yolculuk yaparak günlük hayatın yoğun temposundan kurtulmak için bir müze ziyaretine varmısınız...

KUŞADASI-  DEĞİRMEN-OLEATRIUM ZEYTİN MÜZESİ..

-2011 yılında açılışı yapıldı. Müzelerimizde genelde yan yana dizilmiş vaziyette. Vitrin ve cam altında ve bilgi yazılarıyla tarihi objeler ile bilgi aktarımı yapılırken burada bir farklılık yaşanılıyor, Antik dönemlerden başlayıp, Anadolu ve Akdeniz  tarihinde Zeytin yağının yolculuğunu adım adım takip eden Zaman Tünelinde geleceğe miras bırakılmış hikayenin fotoromanını. Belgesel filmini izlemenin mutluluğunu yaşıyorsunuz.(Rehber eşliğinde - bu konuda dünyanın en büyük kapsamlı müzesi)

Kuruluş için 30 yıllık bir birikimle Hasan Tombul ( eşi Gülten Hanım) Mitolojiden günümüze 2500 yıllık seyahati anlatabilecek mataryel ve objeleri tarihi akışına göre günümüze canlandırmak için 3.000 m karelik bir alanı özgün ve orijinal malzemeler ile Değirmen çiftliklerinde gerçekleştirmişlerdir.

Pithous (Saklama  seramik kaplar) çağlar boyunca zeytinyağı, şarap, su, tahıl, meyve saklamada kullanılan devasa küplerin çeşitliliği, Rüzgar değirmeni, zeytinyağlı yemeklerin unutulmaz damak tatların mutfağı, tarihi restaurant, göl kenarı, kafe, hayvanat bahçesi, binici atlarımız, hediyelik eşya reyonunda satılan altın madalyalı zeytinyağı ve sirke çeşitleriyle saklı bir cennet köşesi...

ARKAİK DÖNEME ORİJİNAL YOLCULUK

Bina girişine yine mankenlerle ve orijinal araçlarla donatılmış açık hava tünelinden Oleatrium kapalı alanına tarihi bir kapı eşliğinde giriyorsunuz ve geniş salondan Rehberinizi alarak URLA-KLAZOMENAİ işçilik Arkaik dönemi orijinal yolculuğuna başlıyorsunuz.Mahsen bölümünde Amfora çeşitleri,Yemeklik yağ olarak keşfedilmeden kandil yakıt olarak mabetlerimizi aydınlatırken yarattığı ruhani duygular ve mürekkep olarak kullanım dönem araçları, ROMA dönemi hamam, köle ilişkisi, güzellik, temizlik, sağlık kullanımı, işleme sahneleri, Bizans ve Osmanlı dönemi sanayi başlangıç, buharlı makineler, dizel makineler, elektrikli makineler dönemi ile tarih boyunca zeytin ve zeytinyağına eşlik eden üzüm  ve şarabın kardeşlik öyküsü, Kırkpınar'ın vazgeçilmezi (Güreş yaralanmalarına karşı gelen Antioksidan özelliği ile Akdeniz diyetinin kanseri nuloropin hücre yenileme özelliği ile zeytinyağ mucizesi) 120 ad. canlı gibi duran, orijinal formlarıyla mankenlerle yaşam ifadeleri filim izler gibi, hatta o yaşamın içinde siz varmışçasına duygusal ve gerçekçi  sunulmuştur...

TAM GÜN YAŞANILAN MUTLULUK MERKEZİ…

Görsel ve işleri gerçekleştiren ahşap objelerin çeşitliliği bir tek bu müzede gerçekleşmiş,hatta kendi arazi ürünleri son hasat toplamadaki zeytinlerle yağ sıkma işlemi gerçekleştirilerek  faal oluşlarını belgeleyen bir sunum ve paneller yapılmıştır, (Taş baskı ürünü ile şarap-sirke yapımı)

Kısacası... Anadolu topraklarında bu güne kadar kullanılan zeytinyağı çıkarma orijinal araçları, fidandan-sofraya zeytin dünyasının kültürel yansımasının fotoğraf sergisiyle de yönlendirerek, gelecek kuşaklara miras bırakmak adına oluşturulmuş. En büyük müze kompleksi…

REFİKA ZEYTİNYAĞI MÜZESİ-1999

Edremit körfezinin, mavinin yeşile dayandığı Kazdağı eteklerinde, mitolojik öykülerin ana vatanı (Dünyanın ilk güzellik yarışması-Truva savaşı-Endemik bitkilerin cenneti) Marmara’nın Ege'ye başladığı sınırda şirin bir Rum köyü Adatepe ve Türkiye’de açılan ilk zeytinyağı müzesi olarak ünlü.

Otoban ana cadde üzeri, geniş bir bahçe girişinde zeytin sıkma presleri,  zeytin ağaçları içinde bir şirin kafe ve Türkiye’de bir tek burada bulabileceğiniz zeytin ile ilgili aklınıza gelen her şeyin satıldığı zengin bir reyon.

(Tadım ikramları, Kitaplar. Güzelli kürünleri, Zeytin ağacından yapılmış özel biblolar, zeytin çeşitleri, hediyelik eşyalar ve özellikle Refika……)

Bina girişinde hemen zeytin ezme motorlu değirmen taşları, Pithos(Saklama Seramik kaplar) çeşitleri grubu, sabun dev kazanı, fotoğraflar ile zeytin gövdeleri sergisi dikkatinizi çekiyor. Taş merdivenle üst kata çıkırken sabun dünyasının yapım aletleri ile karşılaşıyorsunuz. Geniş salonda zeytinyağı için kullanılan çeşitli aletler. Anfora çeşitleri, minyatür zeytin yaşamı figürleri cam fanuslar içinde. Zeytin ile ilgili tarihsel bilgiler flamalar ile genel bilgilendirme bu turda duygularınızla baş başa olmak...

EFSANE GÜZEL

Bence müzenin en can alıcı özelliği Zeytin dünyasısın efsane güzeli REFİKA yaşam öyküsü ve türküsü.

Adatepe köyünde 19 yüzyıl sonları... Köyde yaşayan Rum ve Türk cemaati arasında çok sevilen güzel neşeli, düğünlerde şarkı söyleyen, dans eden, iyilik timsali takma isimli Refika çevre köylerde de çok sevilir...

Tüm zeytin toplama ekipleri Refika'nın şarkılarıyla coşarlarmış. Refika ekip ve düğünlerde baş misafir olarak davet edilip paylaşılamazmış.

Birinci Dünya Savaşı'na kadar iki cemaat huzur içinde yaşarken, savaşın ateşi, soğukluk cephe oluşturma, çatışmalar buraya da sıçrayıp yangın yerine dönüştürmüş. (bu arada bir Türk subayına aşık oluş öykülerde anlatılır.) Refika Türkler tarafından her zaman sevildiği halde. Yunan hükümeti ve Türk hükümeti anlaşmaları sonucu Mübadele acılı anıları başlamış ve Rumlarla birlikte Yunanistan'a yerleşmek zorunda kalmış. Sonraki yıllar Sakız adasına yerleşmiş ve Yunanistan’ın ilk güzellik kraliçesi seçilmiş. Refikanın gidişi  cevrede büyük üzüntü yaratmış. Onun adına türküler yakılmış, düğünlerde hep onun adına dans ve türküleri seslendirilmiş, gelenek halen devam etmektedir.

Sakız adasında bir antikacıda bulunan yağlıboya resim, Adatepe'de köyün en yaşlısı Abdi amcadan kesinlik kazanınca, Refika resmi müzenin simgesi olmuş ve öyküsüne sahip çıkılarak hatırası yaşatılmaya gelecek kuşaklara aktarılmayı bir kültür mirası olarak devam ettirmeyi ilke edinilmiştir.

İZMiR-URLA-UZUNKUYU KÖYÜ

(Köstem Zeytinyağı Müzesi)kurucuları Ortapedi doktoru Doçent Levent Köstem (eşi Güler Hanım) 2017 yılında bir köy meydanı özelliğinde yine orijinal araçlarla, anıların canlanacağı bir büyük kompleks gercekleştirmişler. Kendilerini kutlarım. Pandemi yaşamı izin verdiği ilk fırsatta ziyaret etme mutluluğunu yaşayacağım.

ZEYTİN DÜNYASINA HİZMET EDENLERLE BU DUAYI TÜM OKUYUCULARIMIZA ARMAĞAN EDİYORUM.

ZEYTİNAĞACI KADAR UZUN ÖMÜRLÜ, ZEYTİN TANESİ KADAR BEREKETLİ.

ZEYTİNYAĞI KADAR SAĞLIKLI,

ZEYTİN DALININ SİMGESİ OLAN BARIŞ,

VE SAĞLIKLI HUZURLU BİR HAYAT DİLİYORUM….