BURSA
Giriş Tarihi : 18-11-2021 08:50   Güncelleme : 18-11-2021 08:50

Emeklilerin sıkacak dişi kalmadı

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, emeklilerin her geçen gün daha da çok mağdur olduğunu belirtti. Başkan Pars, “Emeklilerin dayanacak gücü, sıkacak dişi kalmadı” dedi.

Emeklilerin sıkacak dişi kalmadı

Gülin ÖZDEMİR

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi tarafından basına özel kahvaltı organizasyon gerçekleştirildi. TÜED Başkanı Kenan Pars, emeklilerin yaşadığı sıkıntıları dile getirerek yapılması gerekenleri anlattı. “Emeklinin yüzünü güldürecek intibak olmazsa olmazlarımızdan ve herkes bu intibaktan yararlanmalı” diyen Başkan Pars,  “Cumhurbaşkanımızın söz verdiği üzere 3600 ek gösterge, bir an önce tüm memur ve emeklilerini kapsayacak şekilde düzenlenmelidir. Asgari ücretin, yaşadığımız hayat şartlarına uygun şekilde artışı sağlanmalıdır. Kanunların geriye doğru işletilmesinden kaynaklı mağduriyet yaşayan EYT’lilerin de emeklilik düzenlemeleri bir an önce yapılmalıdır. Katılıyoruz ancak bu gündemin içinde emekliler de olmalıdır diyoruz. Başta intibak olmak üzere emeklilerin çözüm bekleyen birçok sorunu olduğu unutulmamalıdır. Emeklilerin dayanacak gücü, sıkacak dişi kalmadı” dedi.

HER GEÇEN GÜN DAHA DA MAĞDUR KALIYORLAR

Başkan Pars açıklamalarına şöyle devam etti: “TÜFE’ye endeksli yüzdeli zamlar aylıkları düşük olan emeklilerimizi her geçen gün daha çok mağdur eden bir sisteme dönüşmüştür. Mart 2020 yılında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından en düşük emekli aylığı 1.500 TL’ye yükseltilmişti. Yapılan bu düzenlemede 1.500 TL taban aylık olarak belirlenmeyip, aylığı 1.500 TL’den az olanların aylıklarının hazine tarafından 1.500 TL’ye tamamlanması şeklinde. Şayet bu düzenlemede en düşük emekli aylığı olarak belirlenen 1.500 TL taban aylık olarak belirlenmiş olsaydı; en düşük emekli aylığı bugün TÜİK’in açıkladığı TÜFE oranlarına göre 1.864,10 TL, %4 ek ödemeyle birlikte 1.938,67 TL olacaktı.”

YÜZDE 70’İ AÇLIK SINIRININ ALTINDA

Gıda ürünlerinde yaşanan enflasyon karşısında emeklilerin alım gücü kalmadığını ifade eden Pars, “Bugün emekliler Faturalarını bile ödeyemez duruma geldi. Şu anda 4 aylık enflasyon TÜİK’in inandırıcı olmayan verilerine göre yüzde 6,72. Ocak 2022’de emeklilerin alacağı zam oranı % 9-10 civarı olacağını varsayalım. Yüzde 10 artışla bile en düşük emekli aylığı 1.500 TL’yi geçemeyecek. Emekli aylıklarına seyyanen zam yapılması, iyileştirmeler yapılması şart olmuştur. Türk-İş’in Ekim ayı ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’ rakamlarına göre açlık sınırı 3.093,20TL, yoksulluk sınırı ise 10.075,58TL olarak açıklandı. Emeklilerin yüzde 70’i açlık sınırının altında aylık alıyor. Açıklanan açlık sınırı, en düşük emekli aylığının 2 katından fazla. Emeklilerin insanca yaşayabilmeleri için en düşük emekli aylığının asgari ücretten ve açlık sınırından az olmaması gerekmektedir. Önümüzdeki zorlu kış şartlarında, emeklilerimizin ayakta kalabilmesi için ek olarak seyyanen zamlar ile birlikte refahtan da pay verilmesi gerektiğini bir kez daha tekrarlıyoruz. Emeklilerin sıkıntılarını ertelemeyin, görmezden de gelmeyin” açıklamasında bulundu.

EMEKLİLER EYT’DEN NASIL ETKİLENECEK?

Bakan Pars açıklamalarına şöyle devam etti: “EYT bir haktır ve değiştirilemez. Çalışanlar bugün ‘İlaç parası kesilmesin rahatça muayene olalım’ diye SGK’ya maaşını veriyor. Ama bugün emeklinin hastaneye gittiğinde muayene parası da ilaç parası da hepsi kesiliyor. EYT’nin hesabına Hükümetin kasasında para yoksa EYT hakkı verilmeyecek mi? Verilen 3600 emekli sandığına verilmeyecek mi?  2022’nin sonuna kadar ayarlayacağız diyorlar. Ben şahsen inanmıyorum. Emekliye verilen haklar tabiî ki emekliyi değil devletin kasasını zorlayacak. Verilecek olan zammı enflasyon paketine bağladınız. Bu bir hak değildir. Emekliler arasındaki makas her gün açılıyor. Ben emeklinin enflasyon paketinden çıkartılmasını istiyorum. Herkese eşit zam verilmesi gerekiyor. Emekli maaşının en az 4000 TL olması gerektiğini söylüyorum. 1 sene sonra bu şartlar altında gidersek ki görünen o, açlık sınır 4000’in üzerine geçecek. Yine emekli ezilecek. Devletin bir an önce emeklisini veya çalışanını üzmeden ve Türkiye’de bir kâbus yaşanmadan herkesin hakkını vermesi gerektiğini düşünüyorum.”