GÜNDEM
Giriş Tarihi : 02-09-2021 11:19   Güncelleme : 02-09-2021 14:22

Denizden babanız çıksa yiyin!

Ekmeğini denizden çıkaran balıkçılar dün itibariyle denize ‘merhaba’ dedi. Uzun zamandır müsilaj tehlikesiyle mücadele veren denizler artık balıkçılarımızın mekanı olacak.

Denizden babanız çıksa yiyin!

Müsilaj vatandaşın aklında soru işareti bıraktı, ‘balık yenir mi’… yapılan araştırmalara göre bir tehlike görünmediğini belirten Gemlik Balıkçılar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Turgut Des, “Denizden babanız çıksa bile yiyin” dedi.

Özlem ATAÇ

Denizlerde av yasağının sona ermesiyle ‘vira bismillah’ diyen balıkçılar, yeni sezondan oldukça umutlu ama Marmara Deniz’inde görülen müsilaj vatandaşın aklında soru işareti bıraktı, ‘balık yenir mi’… Balık tüketimi konusunda endişelere neden olan müsilaj neden oldu, balığa etkisi nedir ve balıkçı esnafını nasıl etkiledi gibi soruların yanıtını Gemlik Balıkçılar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Turgut Des verdi. Kötü bir dönemden sonra ekmeğini denizden çıkaran balıkçıların ‘Vira Bismillah’la denizine merhaba dediğini belirten Des, “Biz de balıkçılarımız gibi bolluk ve bereket bekliyoruz. Balıkçılarımızın yüzü gülerse bizim de yüzümüz gülüyor. İnşallah bol ve bereketli sezon bekliyoruz” diye konuştu.

BİLGİ KİRLİLİĞİ GEZİYOR

Denizde görülen müsilajdan sonra vatandaşın kafasını karıştıran ‘bu sene balık yenilecek’ mi sorusuna açıklık getiren Des, “Vatandaşımızın aklında müsilajın balığa çok büyük bir etki yaptığı ve balığın yenilmediği bazı bilgi kirliliği geziyor. Boğaziçi Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesinden bununla ilgili kapsamlı bir araştırma yapıldı. Şu anda kesinlikle bir tehlike görülmemiştir. ‘Denizden babam çıksa yerim’ misali denizden ne çıkarsa yiyebiliriz. Midye konusunda da bir tehlike görünmüyor” dedi.

MÜSİLAJ NEDEN ÇIKTI?

Müsilajın neden çıktığını anlatan Des, “Müsilaj zaten her sene denizin kendi kendine yaptığı bir şeydir. Bu olaya balıkçı tabiriyle ‘kay kay’ deriz. 10 derece sıcaklığın altında deniz midyesi, salyangoz, istiridye gibi canlılar kendilerini kumun içine gömerler. Deniz sıcaklığı 12-13 derecenin üzerine çıktığı zaman bu canlılar kendilerini tekrar kumdan çıkararak deniz tabanında faaliyetlerine başlarlar. Bu sürede ortalama bahar ayına denk gelir. Tabi bu yıl yoğun kış döneminden sonra bir üreme dönemi başladı, bu üreme döneminde çıkarmış oldukları salgılar deniz tabanından yukarı doğru devam ettiği için bu da müsilajı oluşturur. İkincisi gözle göremediğimiz denizde yaşayan canlılar var. Bu canlılarda belli bir sıcaklıkta soğuk suda yaşar, belli bir sıcaklıkta kendilerini öldürürler. Geçtiğimiz cumartesi balığa gittik kayıktaki sonarlarımız 10 derece sıcaklığı gösterdi, pazar günü ise 18 derece sıcaklığı gösterdi. Denizde bir gün içinde 6 derecelik bir değişiklik olduğu için bir anda olan bu olay gözle görünmeyen canlıların ölümüne sebebiyet verdi” ifadelerini kullandı.

YENİ TÜRLER GÖRMEYE BAŞLADIK

Denizlerde yeni türlerin ortaya çıktığını belirten Des, “Marmara’da özellikle Gemlik Körfezi’nde balık popilasyonu şu anda çok fazlalaştı. Hiç görmediğimiz balık türlerini görmeye başladık. Çupra, mercan, kırlangıç, kalkan yakalayan arkadaşlarımız oldu. Kıyıdan levrek yakalayan arkadaşlarımız oldu. Bu yılki balıkçı faaliyetinin iyi olacağını düşünüyoruz. Bol bereketli bir sezon olacak inşallah.  Vira bismillah dedi teknelerimiz. Güzel haberler alacağız artık” diye konuştu.

ETKİSİ BALIĞA DEĞİL ESNAFINA!

“Müsilajın balığa etkisini konuşurken aslında müsilajın balıkçıya etkisini konuşmamız lazım” diyen Des, “Müsilaj balığa etki etmezken, balıkçıyı derinden etkiledi. Müsilaj zamanında 8-9 ay balıkçılarımız denize av atamadı ve toplayamadı. Bu yüzden çocuğunun iaşesini kazanamadı. Bu bizim için büyük sıkıntı oldu. Devletimiz her sene büyük-küçük balıkçılarımıza teşviklerde bulunuyor. Bu sene bu teşviğin daha fazla olması lazım. Özellikle küçük balıkçılarımız çok mağdur. Gemlik’te, Manastırtaşı, Karacali, Kocataş dediğimiz bir kaç tane meralarımız var. Bu meralarda birçok farklı tür balıklar vardı. Yıllardan önce biz hepimiz bu balıklardan tutuyorduk. Şimdi bilinçsiz avlanmadan dolayı bu taşlarımızın birçoğunu avlar sarmış durumda. Bunları temizlememiz gerekiyor. Bu taşları yeniden balıklarımızın yaşayabileceği şekle getirmemiz gerekiyor ki burada oluşan yem dediğimiz balıklar büyük lüfer, kofana gibi” ifadelerini kullandı.