KÜLTÜR
Giriş Tarihi : 12-04-2021 08:58   Güncelleme : 12-04-2021 09:09

ADI ARTIK KAZ DAĞLARI'NDA YANKILANACAK

41 yaşında meçhul bir şekilde aramızdan ayrılan Tük edebiyatının hatırı sayılır isimlerinden Sabahattin Ali adına kazandırılan eserlerden biri de Edremit Anı Evi oldu.

ADI ARTIK KAZ DAĞLARI'NDA YANKILANACAK

Haşmet DEMİRBİL

Edremit, iz bırakan kentler arasındaki kahramanları ile onur duyarken... Sabahattin Ali, Kaymakam Şehit Hamdi Bey, Bestekar, Klarnet üstadı Şükrü Tunar, Sazıyla Ali Ekber Çicek, sinmea ve tiyatroda Tuncer Kurtiz ve dünyanın gözbebeği mavinin yeşile dayanmış Kazdağları derken bir ilke imza attı ve 'SABAHATTİN ALİ ANI EVİ'ni de ilçeye kazandırdı.

Cumhuriyet tarihimizin edebi yapı taşlarından şair, yazar, Edremit'te başlayan ve Kırklareli'nde 2 Nisan 1948'de 41 yaşında yaşamı meçhul bir konumda son bulan Sabahattin ALİ  Edremit’te,  yaşadığı ev 103 yıl sonra geçmişten, geleceğe taşımak, hak ettiği değeri ölümsüzleştirirken, anı eşyalarıyla bütünleşen  fotoğraflar, gözlük, pipo, sigara tabakası. takım elbise.v.s hatıraları Edremit Belediyesince  topluma bir armağanı olarak anı evinde ölümsüzleşti.

DÜNYA GÜNDEMİNE OTURACAKTIR

Artık o “Edremit'in Sabahattin Ali'sidir,” yakında özel parkları Avrupa'da Pablo Neruda gibi örnekleri yaşatılan hotelleri, şiir ve şarkılarından oluşacak sokakları ile dünya gündemine oturacaktır.

Kuyucaklı Yusuf, Kürk Mantolu Modanno, Değirmen, İçimdekiŞeytan, Melek, Ayran, gibi kitaplarını okuduğumuz, dillerimizden düşmeyen şarkılarımız, ”Aldırma Gönül,,Leylim Ley, Göklerde kartal gibiyim, Ben sana vurgunum, Melenkoli, gibi gönlümüze taht kurmuş şarkılarını, Zülfü Livaneli, Nükket Duru, Aysun-Ali Kocatepe gibi sanatçılardan çok dinlemiş ve alkışlamıştır bir çoğumuz.

Edremit.in Sabahattin Ali,si kitabı kültür yayınları olarak mutlaka okunmalıdır ama Kızı Filiz Ali.den anıları dinlemenin  ayrıcalığı, da bir başkadır.

FİLİZ ALİ'NİN ANILARINDAN DERLEMELER

"Yıllardır içimdeki sitem isyana dönüştü, Kaybetmek kadar,bir mezarının olmaması içimde kapanmayan bir yaradır. Eserleriyle ve çocukluk anılarımızla hep yaşıyor gibime geliyor, sanki her an canlı olarak karşımıza çıkacakmış gibi bir hisler içindeyim. Çobanın bulması, teşhis zorluğundan Jandarmanın gömmeyi düşünmesi karşısında polisin devreye girmesi teşhis için Adalet Cimgöz ve Aziz Nesin incelemeye gidiyor. Tanınmayacak konumu eşyalarına göre ve özellikle Yeşil mürekkepli dolma kalemi, piposu incelenerek kesinlik kazanıyor. Mezarı halen meçhul  Kırklareli’nde Sadece ilk bulunduğu noktadaki  anıt kaya ve bölgesi mezarı olarak kabul ediyorum. Kırklareli halkı çağdaş yaşam ve belediye başkanı Kesimoğlu işbirliği ile her yıl anma programları yapılıyor, adına bir park düzenlenmiş ve Kırklareli Sabahattin Ali'nin katledildiği değil sonsuza kadar yaşatılan kent olarak anılacak diye samimi ilgileniyorlar ve Edremit ile Kırklareli Çağdaş Yaşam dernekleri bu konuda kardeşlik protokolü imzaladılar.

DOST CANLISI ALİ

Dostumuz Nebil Özgentürk'ün  hazırladığı belgesel tek tesellim olurken, ”Sabahattin Ali Anı Evi“ son günlerin en büyük mutluluğum oldu. Babam Sabahattin Ali dost canlısıydı, dostlarına çok bağlıydı, onlarla sohbet etmeyi, bir şeyler yapmayı seven ve dostlarına karşı son derece cömert bir adamdı. Edremit'teki çocukluk arkadaşlarını annemle birlikte ziyaret etmekten vakit geçirmekten keyif alırdı. Yanında daima bir kitap özellikle Tolstoy, Puşkin gibi yazarların eserleriydi. Sinop cezaevindeyken mahkumlar babamı çok sevmiş ve duruşmaya çıkmadan mutlaka savunma dilekçeleri yazdırarak sohbet etmeyi tercih ederlerdi.

Sohbetlerinde kullandığı bir cümle hep kulaklarımdadır. Ben kitap okumayanları hiç sevemedim, Yazarsam öldürecekler diyenler, bilsinler ki ben yazamazsam gerçekten ölürüm,

Köy enstitülerini sever ve desteklerdi.”HASANOĞLAN” köy enstitüsünde okuduğu şiir çok gündemde kalmıştı öğrenciler ve toplum arasında “Bu dağların rakibi varsa rüzgardır, Esme esme rüzgar kafamda yine yangın var”

KARİZMATİK BİR İNSANDI

Babam fotoğraf çekmekten çok hoşlanırdı, makinesini tripot dediğim 3 ayak sephaya bağlar, otomatik zamanlama ile aramıza koşar poz verirdi. Bir yazlık  ve bir kışlık kaliteli 2 takıp elbise alır yıpratmadan kullanır karizmatik bir görünümü vardı.

Babamın kulaklarımda kalan Rumeli türküsü ”Ata binesim geldi, Yare gidesim geldi,Ela gözlü yârimi yine göresim geldi… Hay-daa.  Hay-daa…”

Babamın ölümünden sonra sivil polislerin peşimizde oluşunu hep hissederek, Sabahattin Ali'nin kızı oluşumu gururla söyleyemiyordum toplumda... Dedem Yüzbaşı Ali Salahattin bey 1. Dünya Savaşında Çanakkale,ye Divan-i Harb-i Örfi reisi olarak Çanakkale görevini alınca yaşamı, Edremit, Balıkesir, Bursa, İstanbul, Almanya ve öğretmenlik anılarıyla doludur. Babamın tabii hapishane anılarıda çoktur.

KUYUCAKLI YUSUF YAZILMASAYDI

Yaşar Kemal, Sabahattin Ali “Kuyucaklı Yusuf” romanını yazmasaydı Ben İnce Memedi yazamazdım, Rıfat Ilgaz, Sabahattin benden bin kat iyi idi çünkü Almanya'da kütüphane gördü. Abidin Dino, Necati Cumalı,Orhan Veli, Mualla Eyüpoğlu,Aziz Nesin  gibi MARKO PAŞA dergisinden dolayı çok geniş sevdiği edebiyatçı dostları vardı,

Sabahattin Ali'nin çocukluk yılları ve gençlik yılları Edremit dar sokaklarında ve aile yaşamının önemli anıları bu bölgede geçince Romanlarında gerçek yaşam izleri vardır. Kuyucaklı Yusuf 1937 Edremit ve çevresindeki toplumsal yaşamı, ailesinden izlerle, töre ve gelenekleri, ezilen halk ve köylünün durumunu çok iyi yansıttığı için gerçekçi bir yapıt olarak Türk edebiyatında öncü bir roman yapısını korumakta ve bu nedenle anı evi tarihe yapılan çok iyi bir hizmettir diye düşünüyorum.