DÜNYA
Giriş Tarihi : 11-05-2022 16:38   Güncelleme : 11-05-2022 16:38

ABD uzlaşma peşinde mi?

Biden Ukrayna savaşına yönelik gittikçe daha dikkatli ve yapıcı bir üslup kullanmaya başladı. ABD Başkanı’nın müttefik ülkelerle birlikte Rusya ve Ukrayna arasında bir çözüm arayışına girdiği bildiriliyor

ABD uzlaşma peşinde mi?

Biden, daha önce Putin’e karşı yaptığı sert açıklamalardan hissedilir bir şekilde kaçınıyor. Gazetecilerin sansasyonel cevap beklentili sorularını, savaşın ne kadar kötü bir şey olduğu ve Ukrayna’ya destek vermeye devam edecekleri gibi genel geçer açıklamalarla geçiştiriyor.

Spiegel Online sitesinde yer alan bir haber yoruma göre Biden, partisinin bağış yemeğinde yaptığı son açıklama ile Ukrayna savaşında üslup ve strateji değişikliğine gittiği yönünde ciddi ipuçları verdi. Putin’in öngörülebilir tavırlar sergilediğini söyleyen Biden Putin’in savaştan çıkış yolu bulamaması nedeniyle endişe duyduğunu belirterek ‘‘Bu olguyla nasıl baş edeceğimizi düşünüyorum“ dedi.

KRİZİ TIRMANDIRMAKTAN KAÇINIYOR

Bu açıklama ABD’nin Rusya’ya bir çıkış yolu hazırlığı önerisi sunmak istediği şeklinde yorumlanıyor. Bunun ne şekilde olacağı bilinmezken Biden ve hükümet üyelerinin krizi daha da tırmandıracak açıklamalardan kaçındığı gözlemleniyor. ABD, Putin’in çatışmayı daha da şiddetlendirme ihtimalinden endişe duyuyor .

ABD, Ukrayna savaşı konusunda temel duruşunu değiştirmiş değil. Ukrayna’ya yapılan yardımlar artarak sürüyor ve Rusya da kınanmaya devam ediyor. Ancak ABD hükümeti çatışmanın şiddetin arttıracak açıklamalar yapmamak konusunda dikkatli davranıyor.

Biden, ABD Savunma Bakanı Llyod Austin’in Avrupa ziyareti esnasında Almanya’daki Ramstein üssünde yaptığı “Rusya’yı zayıflatmak Amerika’nın savaş hedefidir‘‘ açıklamasından memnun değil. Bu tür açıklamaların Putin’i daha da kızdırmasından endişe ediyor.

MÜTTEFİKLERLE GÖRÜŞMELER

ABD yönetimi müttefikleri ile yaptığı güvenlik toplantılarında da bu yeni stratejiyi muhataplarına aktarıyor. Kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerde müttefiklere Llyod’un açıklamalarına fazla anlam yüklenmemesi gerektiği söyleniyor. ABD resmi söylemi günün sonunda Ukrayna’nın savaşıp sürüp sürmeyeceği konusunda kendi kararını vermesi yönünde. Bu görüşe göre Ukrayna Rusya’nın ülkeden tamamen çıkması ya da Donbass ve Kırım gibi bazı bölgeleri alarak bir anlaşma yapması gibi opsiyonlara karar vermek zorunda. Bu konuda ne ABD ne de AB Ukrayna’ya baskı uygulayamaz yönünde bir teamül var.

Girilen yeni süreçte ABD ‘‘zafer“ kelimesini de nerdeyse tabu kelime olarak değerlendiriyor. Müttefik ülkelerden Rusya’ya karşı askeri zafer gibi bir hedeften söz etmemeleri isteniyor. Savaşın hedefi ABD ve müttefikler açısından zafer değil, Putin’in savaşla ağır bir stratejik karar aldığının kendisine hissettirilmesi.

BARIŞ NASIL SAĞLANIR?

Biden’ın ABD istihbaratından sızan, Ukrayna ordusuna Rus hedeflerinin istihbarata bilgileri verildiği yönündeki bilgilerden de rahatsız. Bu tür bilgiler Rusya tarafından kendilerine ABD ve NATO tarafında yapılan direk bir saldırı olarak algılanabilir.

ABD ve müttefikleri arasında olası bir barışın nasıl sağlanabileceği de görüşülüyor. Gerçi Batı ittifakı savaşın daha süreceğinden hareket ediyor ancak bir yandan da muhtemel barış taslakları hazırlanıyor. Bu noktadaki en büyük engel Ukrayna’nın talep ediği garantörlük. Ukrayna, NATO’ya girmemeye karşılık Batılı ülkelerin garantörlüğünü istiyor. Fakat bu garanti aynı NATO garantisi gibi garantör ülkelerini olası bir Rus saldırısında askeri müdahale hakkını doğuruyor. Putin’in böyle bir koşulu kabul etmesi imkansız olarak görülüyor. Putin’in de kabul edeceği bir anlaşmasının nasıl olabileceğini ise şu an kimse bilmiyor.(Karar)