Bebetto Türkiye'nin dünyadaki yüz akı

Bursa’mızın ve ülkemizin değerli iş insanlarından Bebetto Tekstil A.Ş. kurucusu ve Genel Müdürü Mesut Okyay ile firmanın gelişimi ve hedefleri ile ilgili merak edilenlerle ilgili röportaj gerçekleştirdik.

Haber Giriş Tarihi: 01.02.2022 09:44
Haber Güncellenme Tarihi: 01.02.2022 09:44
Haberyazilimi.com

Özkan YILDIRIM

-Bebetto Tekstil A.Ş. gerçekten de üretim kalitesi anlamında Bursa’mızın olduğu kadar ülkemizin de yüz akı işletmelerinden… Bebetto Tekstil olarak ne gibi üretimler gerçekleştiriyorsunuz?

HEP DAHA İLERİYE

Bebek battaniyesi üretimi ile başladık. Yaklaşık 3-5 yıl sadece bebek battaniyesi üretimi yaptık. Bunun yanı sıra zaman içerisinde ilaveten birkaç model ile birlikte portföyümüzü genişlettik. Güzel ürünler ürettikten sonra müşterilerimizin talepleri doğrultusunda yapabildiğimiz ürün gruplarını çoğalttık. 0-3 yaşa kadar bir bebeğin giyebileceği bütün ürün konseptini oluşturmaya çalıştık. Zaman zaman bu dönemi 7 yaşa kadar çıkartmanın planlarını yaptık. Allah nasip ederse bundan sonraki süreçte 2 yaş 7 yaş arasını farklı bir marka ile kendi bünyemize katmak hesaplarını yapıyoruz.

- Üretmiş olduğunuz ürünleri genel olarak yurtdışına ihraç mı ediyorsunuz, yoksa yurtiçi taleplerini mi karşılıyorsunuz? 

YÜZDE 80 İHRACAT- YÜZDE 20 YURT İÇİ

- Ağırlıklı şu anki pazarımız yüzde 80 yurtdışı, yüzde 20 iç piyasa olarak ama zaman zaman bu rakam değişebiliyor yüzde 10 eksi artı olabiliyor şu anda 80’e 20 olarak devam ediyor.

-Yeni şirket binanız gerçekten dizayn ve donanım anlamında çok güzel olmuş Mesut Bey.

-Yaklaşık 100 metrekare üzerinde başlayıp 500, bin 500, 2 bin 500 ve 4 bin derken 5 bin metreye kadar evrilerek geldik. Bu süreçlerde kirada olduk ama bulunduğumuz yeri onarmak ve dizayn ederek  bu günlere geldik. Bu süreçlerde tecrübe edindik daha önce eskiden bulunmuş olduğumuz yerlerde burayı tasarlarken zaten en uygun ne olur diye düşündük,  ‘verimliliği nasıl ortaya koyarız’ diye  hesaplar yaparak burasını bu şekilde oluşturduk. Fabrikadaki işleyiş, iş süreçleri olsun, donanım olsun, yönetim olsun, herkesi şekillendirmiş bulunuyoruz. En yalın hali ile de anlaşılabilir haliyle de bu çalışmalarımıza devam ediyoruz.

- Bebetto Tekstil'in kuruluşundan günümüze gelişi gerçekten başarı hikayesi, bundan sonraki gelecek hedeflerinizde neler olacak acaba Mesut Bey?

-Firmaların hedefleri olabilir. Bizim gibi bebek çocuk firmasının hedefi marka olmaktır. Öncelikle yurtiçinde daha sonra yurtdışında ulusal daha sonrasında da global marka olma düşüncesi. Bizim hedef ve çalışmalarımız arasında da bunlar var. Tabii zaman nasıl gösterir bilemiyoruz, bunun oluşması için en güzel şekilde çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.

Eğer marka olmayı hedefliyorsanız ve bir mağazanın üzerine tabelanızı asmak istiyorsanız hedeflediğiniz gruptaki bütün ürün konseptini oluşturabilmeniz ve bir noktada buluşturabilmeniz lazım. Bu da sadece 2 yaş yapmakla olmayacaktır. Bunun emzik biberon tarafı var, araç gereç tarafı vardır hatta çocukların oyuncak tarafı vardır. Bütün konseptleri kendi altında oluşturup bir noktada toparladığımız takdirde o tabela sizin için verimli ve marka olacaktır.

-Bebek tekstili için Vişne Caddesi çok önemli ve siz de 3 yıldır bulunduğunuz Vişne Caddesi’ni nasıl değerlendirirsiniz? “VİŞNE CADDESİ” SEKTÖRÜN KALBİ KONUMUNDA

- Daha önce de 2004’e kadar zaten bu caddede işletmemiz vardı orada dört beş yıla yakın üretim ve satış pazarlamamızı yaptık. Daha sonra üretimimizin büyük organize sanayi bölgelerinde olmak gibi bir hedefimiz vardı. Değişen ekonomik ve ticari şartlar firmanın kararlarını etkileyen unsurlar bizim sektörümüz kendiliğinden bu bölgede bir kümelenme oluşturdu.  500-1000 ve 5 bin metrekare yer içerisinde üniteler, malzemelerinizi, tedarikçilerinizi, fasoncularınızı, ticari dükkanları ve satıcıları bulabileceğiniz bir ortam oluştu. Onun oluşturduğu sinerji ile de yurt dışından gerçekten çok müşteri geldi, farklı bir bölge oluştu. Tabii bu bölgenin oluşması hem sektör adına hem bizler adına avantaj diye düşündük ve nasip oldu bir arsa bulduk üzerindeki binayı kendi kafamızdaki olması gereken şekle göre de dizayn ettik ve şu an halen daha burada hizmet vermeye devam ediyoruz.

-Peki gelecek kuşak nasıl, çocuklarınız sektöre ilgililer mi?

-Çocuklarımız ticarete ilgili en azından biz öyle görüyoruz. Şu ana kadar işin içine girmiş değiller biraz daha zamanları var. Üniversiteyi bitiren var, devam eden var, liseye devam edenler var, yeğenler var tabii onların da zamanları var. Zaman içerisinde işte yeni donanım gerekiyorsa, yabancı dilse yabancı dil, teknikse teknik sektörle ilgili eğitimlerse onları aldırmanın derdindeyiz. O devri yaparken bunları da donanımlı bir şekilde yaparsak bizim zamanımızda ulaşamadığımız imkanımız olmayan sebepleri biz bunlarla bertaraf etmiş olacağız. Kendi işlerini de daha ileriye götürme şansları daha yüksek olacak.

-Sizin koordinasyonunuz neticesinde istediğiniz şekilde  bu durumları da kolaylıkla aşacağınıza eminiz  Mesut Bey.

-İnşallah bu işleri doğru yönetebilirsek ortaya çok daha güzel neticeler çıkar diye düşünüyorum. 

-Başarılı bir iş insan olarak gençlere önerileriniz neler olacak bazen etrafımızda çevremizde  görüyoruz üniversiteyi bitirmiş olmalarına  rağmen işsiz kalan gençler.

SEBAT ETMEK, SABRETMEK VE GAYRET ETMEK

-Başarılı olmak için sadece üniversite bitirmek çok artı bir avantaj değil geldiğimiz dünyada. Dünya çapında oluşmuş şirketlere bakıyorsunuz kurucuları bazen üniversiteyi terk etmiş liseyi terk etmiş kişiler olabiliyor. Üniversite bunun teorik tarafıdır hem üniversitesini okuyan hem bu işlerin pratiğini  yapıp da bayrağı bir yerden bir yere götürmeye çalışan insan çok daha  başarılı olacaktır diye tahmin ediyorum. Benim gençlerimize en büyük tavsiyem şu olacak; “Önce neyi seviyorlar ne iş yapmak istiyorlar. Bunu belirlemeleri lazım, bunu belirledikten sonra yapacakları işe ya da girecekleri hedefe yol üzerindeki taşları nasıl dizmeleri gerektiğinin planını programlı bir şekilde yapmaları lazım. Planlı programlı yaparlarsa çok kısa zamanda belirli yerlere gelebilirler. Sebat etmek , sabretmek ve gayret etmek çok önemli. Çünkü bu çok kısa bir yol değil. 

ÖNCELİKLE KENDİNİ TARTMASI LAZIM 

İnsan yaşadığı süreci 60-70 yıllık süreçte nasılsa düzenli ve özenli yaşanması gerekiyorsa bu hedefe de ulaşabilmek için düzenli ve özenli planlı yapılmalı sabır ve sebat edilmeli. Şunu bilmeliler; öncelikle gençler kendileri ben kaç kilo geliyorum muhakkak şu taraflarını çok iyi geliştirmeleri lazım. Ölçme biçmeyi bilsinler ‘ben bu kadarım, benim canım buna yeter, benim gücüm buna yeter, benim kapasitem buna yeter’ dedikleri zaman daha iyi planlar yapabilir. Yoksa kendinin kaç kilo geldiğini bilmeyen bir kişi büyük bir yükün altına girdikleri zaman onun altında ezilir ve hüsranla sonuçlanır.

-Pandemi sürecinde dünya etkilendiği gibi ülke ekonomimiz de bazı sıkıntılar yaşadı. Bebetto  Tekstil Anonim Şirketi olarak bundan sizler de etkilendiniz mi acaba?

PLANLI, PROGRAMLI OLMAK, KURALLARA UYMAK ÇOK ÖNEMLİ 

-Ekonomik sıkıntılar olduğu zaman bundan toplumun her kesimi etkileniyor. Sonuçta hepimiz bu ülkede yaşıyoruz. Bu sıkıntı sadece bizim ülkemizi ilgilendiren bir sıkıntı değil, bu pandemi bütün dünyayı ilgilendiren bir sıkıntı bütün dünyayı etkiliyor, bütün dünyadaki insanlar sıkıntılı. Bu süreç biraz uzun sürdü tabii biz ömrümüzde bir daha böyle bir şey görür müyüz, görmez miyiz bilmem ama bu nadir yaşanan bir durum bunları yaşadık gördük. Dünya ‘bu sıkıntıdan nasıl çıkarız’ diye çabalamalıdır. Onun için yapacak çok bir şey yok, sabretmemiz lazım. Yaptığımız şeyleri planlı programlı yapmamız lazım, yani sadece kazanç peşinde olmamamız lazım. Bir düzen peşinde olmamız lazım. Görüyorsunuz bir gün kar yağdı bütün şehirler kilitlendi. Böyle bir şeyin olmaması lazım. Daha planlı programlı olsaydı ve herkes kurallara olsaydı bu durum böyle yaşanmayabilirdi. Herkes sorumluluklarını yerine getirseydi yine belki sıkıntı yaşanırdı ama çok daha sınırlı kalırdı. Mutlaka sistemli yaşamamız lazım. Hayatta yapmak istediğiniz şeyleri bir hayat tarzı bir alışkanlık haline getirmediğiniz sürece hiçbir şeyden verim alamazsınız. İnsan en çok şuna dikkat etmeli, bizler birilerinin koyduğu kurallara zaten mecburen uymak zorundayız mecbursunuz birisiyle iş yapacaksanız, iletişime geçecekseniz muhakkak kurallara uymak zorundasınız. Fakat en önemlisi de   şudur ki; insan kendi koyduğu kurallara ne kadar uyabiliyorsa o insan o kadar güçlüdür.

EĞİTİM VE SANAYİ EL ELE VERMELİ

Bursa olarak da mutlaka eğitim ve sanayi işbirliğinin en kısa zamanda planlanarak hayata geçirilmesi lazım. Eğer böyle olursa eleman, kalifiye eleman problemini de daha en başından itibaren çözmüş oluruz bu çok önemli. Çünkü kalifiye eleman ile ilgili bütün sektörler büyük sıkıntılar yaşıyor, bu  sıkıntının eğitim ve sanayi işbirliği ile giderileceğini eminim. İLETİŞİM BİLGİLERİ: Duaçınarı Mahallesi  4. Kırlangıç Sk. No:2 Telefon: 0 224 371 71 73 16270 Yıldırım/BURSA