GÜNDEM
Giriş Tarihi : 15-02-2021 08:54   Güncelleme : 15-02-2021 08:54

TOPRAĞINI HOR GÖREN YARINLARI ZOR GÖRÜR

"Üzerinize vazife olmayan işlere karışın çünkü Türkiye çöl olmasın toprağını hor gören yarınını zor görür" Erozyon ile mücadele Türkiye'nin kurtuluş savaşıdır. Her yıl Kıbrıs adası büyüklüğünde bereketli topraklarımız denizlere taşınıyor" "Gelecekte su savaşları dünyada yaşayanların ilk gündemi olacaktır. Çözüm en değerlisi kar yağışları  ve teraslama yöntemi ile doğal kaynaklarda saklamaktır" "Toprak kaybının tek çözümü, çarpık kentleşmeye dur diyerek meşe ormanlarımızı çoğaltmak" Toplumsal barış topraktan gelecektir. Doğaya dost yerleşim ve üretimi hızlandırmalıyız. (Hayrettin Karaca'nın sözlerinden)

TOPRAĞINI HOR GÖREN YARINLARI ZOR GÖRÜR

Haşmet DEMİRBİL

Toprak Dedemiz ile yaşamda bir çok anılarımızdan bazı alıntılar yaparak birinci ölüm yıldönümünde basında çıkan, Yaşam ödülleri, Karaca firması kuruluş anıları, Karaca soy ağacında bahtsız günler, TEMA anıları kısa cümlelerle yazılmaya, Tema kuruluş anıları yazılmaya çalışıldı ama bence eksik çoktu...

EN ÖNEMLİSİNDEN BAŞLIYALIM... Honnover Üniversitesi Ekoloji Profosörü Franz H. Mayer Hayrettin Karaca için

ŞİMDİYE KADAR HİÇ BÖYLESİNE KİŞİSEL ÇIKAR GÜTMEDEN,KENDİNİ DOĞA VE İNSANLIĞIN YARARINA ÇALIŞMAYA ADAMIŞ BİRİNE RASTLAMADIM” demiştir.

Kısaca yaşamı,,Bandırma 1922 doğumlu olarak babasının kurduğu çorap ve triko firmasının başına liseyi bitirdikten sonra geçip KARACA firma ismini örnek iş adamı olarak, sanayi kuruluşlarında ve ihracatta lider örnek konuma getirmiştir.

11 Eylül 1992 yılında A. Nihat Gökyiğit dostuyla TEMA (Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı) kuruluşuyla, hepimizin benimsediği “TÜRKİYE ÇÖL OLMASIN” sloganı ile kamuoyunda sevilerek, toprak ve doğal yaşam alanlarını korumak bilgilerini seminer ve eğitimlerle paylaşma günleri başladı.

Bu günlerde usta bir fotoğrafçı olduğunu ve kitap okumayı, edebiyatı çok sevdiğini hatta babasını kırmamak için işin başına geçmeseydi şimdi ünlü bir sanatçı ve yazar olacağını hissediyordum.

Birleşmiş Milletlerden ARBERATUM nedeniyle 1992 yılında aldığı ödül TEMA kurma isteği gerçekleşti, Bu arada yurt içi ve yurt dışı gezilerinde BOTONİK Bahçelerini, Yaylaları, Ormanları çok gezerek fotoğrafladı, inceledi, tohumlar topladı, 14.000 tür barındırarak ülkemizin gen merkezini oluşturdu. Her yıl aynı bölgeyi inceleyerek erozyon tehlikesini belgeledi. Yazlık köşkü olan 13 dönümlük arberatumu halkın ziyaretine açarak TEMA'ya bağışladı.(Bursa Objektif Club dostlarımla ARBERATUM'da bir gün misafiri olmanın mutluğunda Eserleri sergi olarak bağışlamıştık.

(Bursa Sanat Sergilerinde stant açarak TEMA simgeli hediyelik eşyalar ve üyelik konularında ekip çalışması yaptık.

Önceleri MEŞE PALAMUDU simgesi oldu (Doğanın İncisi olarak açıklardı) ağaç dikimleri ve eğitimler ön planda yurt gezilerine başladı. Tarım alanlarının amaç dışı kullanılmasına, sanayi tesislerinin bereketli tarım alanlarına kurulmasına, korunmayan orman alanlarına, özellikle mera alanları, hayvan otlatmalarına (Bergama-Camucumere projesi) o kadar inanarak canlı önlem ve projelerle yaklaştı ki, hatta köy projeleri ile Kente göç yerine geçim için bulundukları bölgeyi terk etmemeleri (Bursa –Şükraniye Köy Projesi) Türkiye'nin toprak zenginliğini öğretme mücadelesi verdi.

HER ŞEYİN BAŞI EĞİTİM

TEMA-gönüllü sorumlu üyeler önceleri,her sene aidat ödemeleri sorun olunca,Doğa adına bir kerecik  sembolik giriş ücreti ödiyerek ömür boyu gönüllü kartlarını aldılar.Toprak,Meşeplamutu(özellikle Balıkesir-Burhaniye –Ören ağaçlarının hayranıydı ve her sene önemli bir miktar toplatıp yurd dışına kadar Tema ünitelerine göndermiştir,,)Plastik atıklar.Genç İZCİLER gibi çeşitli konuları projeleri hatta KAFKAS ARILARI ile HANZEL BALI ile EKOLOJİK TARIM ciddi kurallarıyla çok uğraştı.(Bursa –Tofaş-BUTTİM—İşbankası BOLU- İzmir-KARANTINA adası eğitimlerinde anlatımlarına hayran kalmıştım)

GENCLERİMİZE özellikle Tüketim topluluğu olmasının zararlarını.Dış güçlerinin bu konudaki oyunlarını anlatma mücadelesinin simgesi KIRMIZI KAZAK oldu.Firmaların yabancı kelime özlemleriyle tanıtım tabela kirliliğine,hatta kullandığımız gereksiz yabancı kelimelere çok üzülürdü,hatta bir gün Eşim Neşe ile Yalova ziyaretimizde evinde kitaplar arasında yaptığımız sohbette KARDELEN fotoğrafımı eğitimlerimde dağıttığım örneği verirken.kartvizitimdeki yabancı bir kelimem nedeniyle Kırmızı acı biberi tattırıp beni uyarıp söz istemişti.öz Türkçe cümleler kullanmam için.

1999-17 Ağustos_ YALOVA-Körfez depremi (GELİYORUM DİYEN FELAKET diye tanımlamıştı.) DEPREM bölgelerini, Bursa-Yerel Gündem 21 görevimden dolayı ve yakinen tanışmamız sebebiyle bölgeyi beraber incelerken şu cümleleri kullanmıştı. DOĞADAN HAKSIZ YERE ALINAN TOPRAKLAR, BOZULAN EKOLOJİK DENGESİ, BİRGÜN DOĞA İNTİKAMINI ALIR VE ARTIK KEŞKE İŞE YARAMAZ DONÜŞÜ YOKTUR…

BÖLGELERİMİZ NASIL YEŞERİR?

Su konusunda unutulmaz açıklaması... "Türkiye'nin ormanları var oldukça, yaklaşık Beşyüzmilyar ton Kar ve Yağmur suları var. Bunun büyük bir bölümü yer altı kaynaklarına gitmeden denizlere taşınıyor, hatta bereketli topraklarımızla beraber.(sarı renk olmayan derelere hasret kaldık) Acil olarak doğada teraslama yöntemini gerçekleştirirsek SU doğal kaynaklarda birikir. Doğa o bölgede bitki ve ağaç olarak yeşerir.

(Kuraklığın gazete manşetlerinde geniş yer alması,fazlalaşan su tüketimi, Türkiye'de olduğu gibi dünyada da çok önem taşıyor fakat uzun vade çözüm sorunları gözden kaçıyor.)

Yaklaşık 30 sene Hayrettin KARACA Doğa için teşhis ve tedavileri konularını, ödül aldığı toplantılardaki konuşmalarını, bir kitapta toplasak, bugün için yaşanılan sorunları yıllar önce bizlere KEŞKE DEMEMEK için ne kadar çok uyardığını göreceğiz………(Olağan üstü zor koşullarda ,Milli kurtuluş şavaşımızın mucizesiyle armağan edilen doğa kutsal emanetlere .korumak,geliştirmek,çoğaltmak,israfa mani olmak,üretim konularında unutmıyalım artık çok geç dememek atalarımıza ve gelecek kuşağa vefa borcumuzdur…unutmıyalım geçmiş ve gelecekte HAYAT diye bir şey vardır..)

ÖDÜLERİ……

1-Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakultesi-( Fahri DOKTORA-1990)

2-Birleşmiş Milletler Çevre Programının “GLOBAL 500 ROLL OF HONOUR –ödülü-1992”

3-Çevre Bakanlığı tarafından ”Çevre BERATI-1992”

4-Uluslararası Lions Club tarafından “MELVİN JONES FELLOV ödülü-1994””

5-Uluslararası Olimpiyat komitesi tarafından “ÇEVRE ÖDÜLÜ-1993”

6-Çevre bakanlığı tarafından “ÜSTÜN HİZMET ödülü-1994

7-ODTÜ tarafından “FELSEFE ONUR DOKTORASI-1995””

8-EGE üniversitesi  “FAHRİ DOKTORA'sı-1995”

9-Milli  Olimpiyat Komitesi “FAİR PLAY-ödülü 1996”

10-Atatürk Kültür Merkezi-İst. Tarafından “ŞEREF ÜYELİĞİ BERATI-1997

11-Kırıkkale Üniversitesi “İlk Fahri Doktora Ünvanı 1997”

12-Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü-1997

13-Çevre Ted tarafından “ÇEVREDET-97 ONUR ÖDÜLÜ” 1997

14-Çanakkale 18 Mart Üniversitesi “”2000 yılının ÖNCÜLERİ-ödülü 1997”

15-Genç Hukukçular Derneği tarafından “YILIN YURTTAŞI- ödülü 1998”

16-Türkiye Çocuk Dergisi tarafından babalar günü nedeniyle “TOPRAK BABA” ünvanı-1998

17-Anadolu Üniversitesi “” Fahri Doktora ödülü-1998

18-BİLSEV Vakfı “ÇEVRE ÖDÜLÜ-1998”

19-Ankara Çankaya İzci Gurubu tarafından “”YILIN DOĞA DOSTU” 1998

20-Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı tarafından “TÜRK DÜNYASINA HİZMET ödülü-1999”

21-TBMM  ONUR ödülü-2005

22-Rigt Liveli Hood Awartd 2012 (Alternatif Nobel Ödülü)

23-Birleşmiş Milletler “”ORMAN KAHRAMANI  ödülü-2013””