BURSA
Giriş Tarihi : 21-04-2021 12:50   Güncelleme : 21-04-2021 12:50

ÖĞRETMENDİ ŞİMDİ SANAATKAR OLDU

İznik’te el tornasında işlediği ahşaplar ile kendinden söz ettiren emekli öğretmen ortaya çıkardığı eserleriyle beğeni topluyor.

ÖĞRETMENDİ ŞİMDİ SANAATKAR OLDU

Bursa'nın İznik ilçesinde 1958 yılında dünyaya gelen Servet Bağcı, 28 yıllık Fen Bilgisi öğretmenliğine Alpaslan Ortaokulunda nokta koymasının ardından kendini ahşap sanatına adadı. El tornasında işlediği ahşap ürünleri ülkenin dört bir tarafına yolluyor. İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Birimi tarafından belgesele konu alınan Servet Bağcı (63) öğretmenlik hayatı, ahşap sanatı ve çocukluğunda ki İznik hakkında önemli bilgiler verdi. Bağcı, "İlk öğretmenlik hayatıma Siverek’te başladım. Türkiye'nin dört bir tarafında görev yaptım. Son olarak Alpaslan Ortaokulu’nda memleketimde emekli oldu. Bu süre içerisinde binlerce öğrencimiz oldu. Yüzlerce anı biriktirdik. Emekli olduktan sonra bir şeyler üretmeliyim, kaliteli vakit geçirmeliyim diye kendime dert edinmiştim. Ahşap sevdiğin bir daldı. Ufak ufak başladım. Önce ufak bir tornada başladım. Daha sonra büyüttüm Şimdilerde ise çoğunlukla gıda da kullanılmak üzere mutfak malzemeleri üretiyorum. Genellikle zeytin ağacı çalışıyorum. Şu anda ülkemizin bir çok yerinden siparişler geliyor. Sipariş üzerine, talep üzerine yapıp gönderiyorum" dedi. Bir arkadaşına araba sattığını ve borcunu bitiremediğini belirten Bağcı, "Borcuma karşılık motosiklet aldım. O gün bugündür de bizde motosiklet hastalığı başladı. Arkadaşlarımızla her yıl Çanakkale’ye motor turu düzenliyoruz. Çanakkale bizler için çok önemli. Tabi ki İznik’ten hiçbir zaman bağlarımızı koparmadık. Hele eski İznik bambaşkaydı.19 Mayıs törenlerinde stadyumda siyah şort, beyaz atlet ile gösteri yapardık. Gösteri öncesi ise erik zamanı olduğu için civar bahçelerden erik toplardık. Bir gün öğretmenimize yakalandık. Okulda bizi sıraya dizdi. Birbirinize tokat atacaksınız dedi. Bizde o gün birbirimizi iyi bir patakladık. Onun dışında gençliğimizde üzüm bayramları olurdu. Her köy siyah ve sarı üzümden tablolar yapar, kortej yürüyüşü şeklinde bunları sergilerlerdi. Benim gençlere tavsiyem telefon ve bilgisayarlarda boşa geçirdikleri zamanlarda kafalarını kaldırıp gerçek hayatın farkına varmalarıdır. Ben bu çekim dolayısıyla İznik Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum. Mesleklerin tanıtılması ve gençlere özendirilmesi noktasında bu çalışmaları önemli buluyorum” diye konuştu. (İHA)