BURSA
Giriş Tarihi : 19-11-2020 08:47   Güncelleme : 19-11-2020 08:47

NİMETİN ÜZERİNDEYİZ KIYMETİNİ BİLELİM!

Bursa’nın güzel dağ ilçesi Keles’imizin ekonomisine, doğduğu topraklara, insanına her zaman ve her koşulda destek veren Saydam Grup’un kurucusu ve yöneticisi  Sayın Halil İbrahim Saydam ile Keles'in geçmişi bugünleri ve daha birçok konuyu masaya yatırdığımız güzel, keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

NİMETİN ÜZERİNDEYİZ KIYMETİNİ BİLELİM!

Özkan YILDIRIM

  Öncelikle Halil İbrahim Bey ekibimizi  Keles’imizin bu güzide salonunda konuk edip misafir ettiğiniz için sizlere teşekkür etmek istiyorum. Röportajımıza başlamadan önce sizi tanımak isteriz.

Buralara kadar gelip bizlerle bu vesile ile bir araya geldiğiniz için ben de sizlere  “elinize, emeğinize sağlık” demek isterim. Ben Halil İbrahim Saydam, 1959 Keles  doğumluyum, doğma büyüme buralıyım. Amcam  rahmetli İsmail Saydam burada 15 yıl belediye başkanlığı yaptı en zor zamanlarında buraların. Çalışmalarım da daima eşim Ayşe hanımın  büyük payı vardır. Oğlum Recep Mücahit askerden geldi, şimdi beraber götürüyoruz işlerimizi. Ben artık eskisi gibi pek işlere de karışmıyorum.

İNSANLARI BİRAZ GERİYE İTEBİLİYORSAK NE MUTLU BİZE

   Saydam Grup olarak neler yapıyorsunuz Keles’te?

Şöyle anlatayım. 15 yıl dışarıda çalıştım, aşçılık yaptım. Rahmetli Rauf Denktaş’a, rahmetli Turgut Özal'a yemek verdim. Sonra buraya geldim kendi işimizi kendimizi kurduk. Eşim Allah razı olsun çok büyük desteği var bu çalışmalarda, hala da öyle. “Düğün salonunu sen gördün, şu insanları sokaktan kurtaralım sen yapabilirsin ancak” dediler. Aşağıda düğün salonu vardı harabe bir şekildeydi  gittik  yaptık ettik. Sonra siyasete de girdik, Daha sonra orası yıkıldı yıkılınca ne yapalım dedik. Şurayı görmüş olduğunuz çadır salonu 45 gün de yaptık.Niye yaptım?  Zaten yazın oluyor düğünler özünü hatırlatıyor  insanlar, şuraya girdiğinde, biraz insanları geriye itebiliyorsan ne mutlu size. Benim için çok büyük değer oldu burası, parasından falan değil dedik ya insanların görmesi gerekiyordu ve 45 günde bu şekilde ortaya koymuş olduk.

İMKANSIZI BAŞARIRSAK 4  DAĞ İLÇESİ FIŞKIRACAK    

Keles'in en büyük problemi, imkansızı  diyelim veya bunu 4 dağ  ilçesi olarak da söyleyebiliriz. 15 yıldır büyük ağayı  desteklemiştir bu topraklar. Büyük ağa deyince Recep Tayyip Erdoğan’dan bahsediyorum  hanım, çoluğum çocuğum  hepsi. O günlerden bugünlere gördüğüm şu; imkansızı başarmış olursak aslında 4 dağ ilçesi fışkıracak. O imkansızda nedir? 3 kişi yan yana gelip bir araya gelemiyor, anlaşamıyorlar. Bir iş yeri kuramıyorlar, burada hükümete mânâ buluyorlar, o oradan ona bağırıyor. Kardeşim iğneyi  kendinize batırın bizim suçumuz nedir diye. Bu  4 dağ ilçesindeki bu imkansızlık bir giderilebilse her şey daha güzel olacak. Neyse dedim o süreçte  konuşmacı mı getirelim. Uludağ Üniversitesi'nden profesör mü getirelim, bir şey getirelim burada anlatsınlar.

KİRAZIMIZ  KELES’İN DÖNER KEBABI..

Bakın onar lira  koyduğunuz zaman 3 kişi şura da şunu yapabilirsiniz.  Nimet'in üzerindeyiz, basıyoruz nimete ama  göremiyoruz. 4 dağ ilçesinin en zorluğu bu, bunu  bir aşsalar bu sıkıntıyı bir aşsalar. Hatta birinde bir tane proje söyledim ki artık büyük ağa gibi bazen yukarıdan memurlarına talimat veriyor ne ses kalıyor, ne ağzında tükürük kalıyor bitiyor anlatamıyor. Biz de burada artık baktım olacak gibi değil Bizim dağ böyle bir yer  her şey yetişiyor doğal çaylarımız olsun, otlarımız  olsun her şeyimiz var işte azda olsa  çileğimiz çıkıyor, kirazımız çıkıyor alıp gidiyorlar. Ben bizim kirazımız için  Keles'in döner kebabı diyorum. Bir yere vermeyin bir kooperatif kuralım  güzel paketleyelim satalım. Ama tarlalar boş, o imkansız olan birlik beraberliği başarırsa bu 4 dağ ilçesi gerçekten muazzam şeylere imza atar. 3 tane kooperatif varsa yan yana gelin birlikte bir şeyler yapın.

AKLEN Mİ, KALBEN Mİ? KONUŞUYORSUNUZ

Besaş’ın İşletmesi kuruldu biliyorsunuz Keles’imize  çok büyük bir gelişme oldu, bu  tesis buraya yapıldı. Sonra işte 2 yıllık yüksekokulu getirdik zamanında onunla da ilgili kitap yazsanız olur neredeyse. İşte kahvede adam oturmuş olmaz yüksekokul buraya gelmez diyor. Arkadaş sen bu konuda Keles’e  katkı sağladın mı? Bu işin içinde payın var da mı ondan öyle  diyorsun yoksa sen hiçbir katkı koymadan mı olmaz diyorsun. Ezbere mi konuşuyorsun, ben arkadaşlarımıza şöyle söylüyorum. Diyorum ki; Aklen mi konuşuyorsunuz, kalben mi. Eğer aklen  konuşuyorsanız eyvallah, ama kalben konuşuyorsanız ondan Allah sorumlu tutar. Bak çünkü insanları yargılarken Cenabı Allah aklından geçenlerle yargılamıyor, Kalbinden geçenlerle yargılıyor. Bu yüzden  insanlarımıza bunu anlatmaya çalışıyoruz. İşte olmaz diyorlar ,şu olmaz  diyor, bu olmaz diyor. Olur kardeşim her şey olur, Besaş oldu bak, olmaz denilen yüksek okul oldu, Efendim milletvekili çıkartamazsınız dediler, çıkarttık.

ASLINDA TEK DALDA İLERLEMEMİZ LAZIMDI
Tek dalda  ilgilenmek aslında çok önemli. Biz  tek  dalda gitseydik daha başarılı olurduk. Atıyorum biz hastane ile ilgilenseydik kalp, dahiliye, kbb  bütün dallarıyla. Orhaneli  okullarla ilgilenseydi .Büyükorhan farklı bir ziraatle, Harmancık daha başka bir dalla  ilgilenseydi şimdi insanlar ağlar mıydı? Ama ne yaptık vay Orhaneli hastane getiriyor. Ben niye getiremiyorum. Vay öteki işte ilçesine şunu getiriyor biz niye getiremiyoruz. Polis okullarımızı var, Jandarma Astsubay okullarımız var, Hemşirelik okullarımız var, Okullar bölgesi yapalım veya sporda işte tenisinden, güreşine, atletizmine onu yapalım ama tek bir şey yapalım on tane dalla  uğraştığımız zaman hepsini yarım yapıyoruz, olmuyor aynı insanlardaki meslek çalışmalarında da öyledir tek birinde uzmanlaşırsan usta olursun.Fakat hepsinden biraz biraz alırsan olmaz bir baltaya sap olamamış olursun. Bizim işte tecrübelerimiz bunlar, inşallah bundan sonra gelecek olan gençlik yararlanır. Kim dinlerse dinlesin ben anlatmaya  devam edeceğim. Sadece proje ile uğraşalım  buraları öyle bir duruma getirelim ki 20 yıl sonra burası gezilip, görülen bir yer olsun. Yine ama  bakıyorsun mantar gibi biri oraya ev yapıyor, biri öteki tarafa bir şeyler  yapıyor , buna hükümet ne yapsın? Devlet ne yapsın?  Devlete  herhangi bir yardımın oldu mu?  İnşallah ben gençlerden ümitliyim, 4 dağ ilçesi bu nimetlerin üzerinde bu nimetleri görür ve ona göre adımlarını atar diye temenni ediyorum.

2004’TEN BERİ SEÇİMLERİ ALIYORUZ

  •     Halil İbrahim Bey bir ara siyasete girdim demiştiniz galiba nasıl gelişti o süreç?

Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye başkanıydı bir arkadaşım geldi bu arkadaşım bana dedi. Recep Tayyip Erdoğan 15 yıl başbakan olacak dedi. Biz de Ülkü ocaklarındayız, ocaktan yetiştik milliyetçiyiz babalarımız da öyle. Ya ne diyorsun sen dedim. Bak göreceksin,15 yıl başbakan olacak dedi. Dünyada da çevresi olan geniş bir arkadaşımızdı. Biz de çevremizde gittik koşturduk ilk buranın AK Parti'nin kazanmasını sağladık 2004 seçimlerinde aldık belediyeyi,daha sonra o günden bu tarafa AK Parti'ye laf getirmedik hep belediyeye aldık biz sokakta çalışıyoruz biz gönlü bir yerde çalışmadık. Çoluğumuzla, çocuğumuzla buralarda çalıştık.

BÜYÜK AĞA’YA SONUNA KADAR İNANIYORUM

İnşallah bu sıkıntılı süreci atlatırsak güzel yerlere gelecek hiç kimsenin şüphesi olmasın çünkü Büyük ağaya  sonuna kadar inanıyorum. Kalbimizle inanıyorum ben büyük ağa  diyorum kendisine bizim sokak dilimiz bu bölgenin dili böyle. Yürekten çalışma dedik ya Allah sorduğunda yüreğimizden geçenlere göre hesap vereceğiz. Aklımızdan geçenlere göre hesap vermiş olsak hiç kimse cennet yüzü göremez. Bakıyoruz işte  bir yerde koltuk boşaldığı zaman herkes sıraya giriyor. Aman diyorum arkadaş o koltuk öyle kolay bir koltuk değil bu işler böyle neden gidiyorlar ben kesinlikle  anlamıyorum.

Kesin olarak şunu söylemek istedim ki; Halil İbrahim Bey şu kısa zamanda gördüklerim kadarıyla belli bir seviyeyi aşmışsınız. Halil İbrahim Sofrası gibi sofranızı, gönlünüzü bize de açtınız. Görünen o ki,  siz bu manada Keles'in büyük ağabeyi  olmuşsunuz. Tecrübelerinizle, çalışmalarıızla insanlara, topluma katmak istediklerinizle..

YOLLARDA BAYRAKÇILIK YAPTIK..

Keles’e şunlar olsun diye bazen söylüyoruz ama dediğim gibi içerisinde toplamda 4 dağ ilçesinin imkansızı var birlik olmak bunu başaramayınca başkanlarımız da bir yere varamıyor, biz mesela günlük olaylarda şahsi olaylarda insanlarımıza  bütün gayretimizi  gösteriyoruz. Benim gayretim yetmediği zaman başkanıma telefon açarım gece yarısı götürürüz. Neyse yardımı desteği esirgemeyiz, önemli olan buralara hizmet, bir kerelerde   yolumuz   yapılıyor   mazot yok ne yapacağız işte en sonunda bir şekilde  bulduk, yaptık. Yine  buralarda yollarda bayrakçılık yaptık iş ilerlesin diye.

BİRLİK, BİRLİK, BİRLİK

  • Halil  İbrahim Bey gerçekten çok güzel çok keyifli bir röportaj oldu ve bayağıda uzadı.Son olarak buradan Keles’te  yaşayan ,dört dağ ilçesinde yaşayan ,Bursa'da yaşayan vatandaşlarımıza neler söylersiniz?  Ne gibi mesajlar vermek istersiniz?

En başından beri söylemiş olduğum gibi mutlaka birlik olmamız lazım. Birlik olursak başarırız, nimetin üzerinde oturuyoruz söylediğim gibi, sonuç itibarıyla buradan Keles’te yaşayan, Orhaneli’de, Büyükorhan'da ,Harmancık'ta yaşayan, Bursa'da yaşayan bütün hemşerilerime sevgilerimi, selamlarımı  iletmek istiyorum. Son olarak inşallah birlik olursak başaramayacağımız  hiçbir şey yok demek istiyorum bütün hemşerilerime.

Bizi konuk eden, mükemmel şekilde ağırlayan değerli ağabeyimiz büyüğümüz, Keles’imize değer katan iş insanı Halil İbrahim Saydam ağabeyimize  teşekkür etmek istiyorum. İnşallah hayalindeki, hayal ettiği Keles’in dört dağ ilçesinin  en kısa zamanda Halil İbrahim Bey'in öğretileri doğrultusunda birlik ve beraberlik çerçevesinde yol kat etmeye başlarlar   demek istiyorum.