BURSA
Giriş Tarihi : 18-03-2021 09:53   Güncelleme : 18-03-2021 09:53

Mutluluğun tadını çıkarın

İnegöl’ümüzde sektörün öncü kuruluşlarından olan EBC Sandalye ve Assento Koltuğun günümüz idarecilerinden Sayın Hüseyin Küçük ile sektöre giriş ve bugünlere geliş sürecini anlattığımız, üretim potansiyellerini masaya yatırdığımız geniş, kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik.

Mutluluğun tadını çıkarın

Özkan YILDIRIM

Sektörün öncü kuruluşu olan, İnegöl’de adını duyuran EBC Sandalye ve Assento Koltuğun idarecilerinden Hüseyin Küçük, sektör hakkında bilinen ve bilinmeyenler hakkında gazetemize kapsamlı bir röportaj verdi.    

****Hüseyin Bey, öncelikle bizleri, ekibimizi İnegöl'de İmotim’de bulunan bu güzel ve şık mağazanızda konuk edip, misafir ettiğiniz için teşekkür etmek istiyorum. Hüseyin Bey kimdir sizi tanıyarak isterseniz röportajımıza başlayalım. Sonrasında EBC Sandalye ve Assento Koltuğun kuruluşu ve bugünlere geliş süreci ile ilgili bizleri ve okuyucularımızı bilgilendirirseniz sevinirim.

1980’DEN BUGÜNLERE

--- Elbette, memnuniyetle. Öncelikle bizlere böylesine güzel bir fırsat sunduğunuz için bende sizlere teşekkür etmek istiyorum. Ben Hüseyin Küçük, 1970 İnegöl- Akhisar doğumluyum. İnegöl'ün içinde büyüdük bizim baba mesleğimiz bu, babam Mustafa Küçük hala başımızdadır. Allah uzun ömür versin inşallah babamıza. 1980 yılında başlıyor sandalye işine babamın girmesi, evveliyatında İskandinav koltuklar var 1980'de oradan ayrıldıktan sonra kendine meslek olarak sandalyeyi seçiyor. Daha sonra biz işletmeye başlıyoruz. Bizimki aile şirketi şu anda kardeşim Ümit Küçük ile birlikte devam ediyoruz. Çocuklarımız da işin içine girmeye başladılar. Benim bir oğlum bir kızım faal olarak firmanın içindeler. Kızım Ezgi Küçük hem mağaza müdürlüğü, hem üretim programcılığı yapıyor, oğlum Berktuğ yine firmamızın pazarlamasından sorumlular. Bu şekilde genç yaşta kendilerini görevlendirilmiş olduk. Ben EBC markasını 2010 yılında kurdum. 1980 yılından 2010 yılına kadar Küçükler sandalye geçiyordu, bazı durumlarda mali krizlerin olduğu dönemlerde kapatmak zorunda kaldık. O dönemlerde boşluklarımız var.

**** Peki Hüseyin Bey EBC’ ninnin açılımı nasıl?

ÇOCUKLARIMIN İSİMLERİNİN BAŞ HARFLERİ!

----EBC markası çocuklarımın isimleri Ezgi, Berktuğ ve Ceren’in baş harflerini birleştirerek ortaya çıkan bir ad aslında, bunu bu şekilde değerlendirdik. Fakat Ceren kardeşleri gibi değil, biraz daha değişik sektörlere ilgisi var onun da güzel bir şekilde yurtdışında üniversite eğitimi alması yönünde çalışmalarımız araştırmalarımız mevcut. Kardeşimin de bir kızı var mesela Berde o ben varım dedi ve bizimle birlikte devam edecek babamızdan 2. nesil olarak almış olduğumuz bayrağı bizde böylelikle çocuklarımıza onlar da ilerleyen süreçte kendi çocuklarına devrederek böyle kök salma çabası içerisindeyiz, sektörel anlamda çalışma olarak.

****Peki yurtdışı satışlarınız ne aşamada Hüseyin Bey. Bu konuyla ilgili bize neler söylersiniz?

GENÇLERE YETKİ VERDİK, ÖNLERİNİ AÇTIK!

---- Yurtdışı ile ilgili gerçekten değişik çalışmalarımız var bu manada çocuklarımızı İngilizce yabancı dil eğitimi almaları konusunda da yönlendirmeye çalışıyoruz, bu çünkü onlar için çok önemli. Müşterilerimiz Arap ülkelerinden de gelse, Balkanlarda da, Avrupa ülkelerinde de gelse İngilizce ile anlaşabiliyoruz. Bu çerçevede çocuklarımızı yetiştirme çabası içerisindeyiz, onları hedeflendirme anlamında da güzel bir seviyeye geldik. Piyasanın durumunu da çok önemli bu aşamada ihracat çalışmalarımızda var 3-4 yıldır ihracatla ilgili çalışmalara başladık. Bu anlamda Balkan ülkeleri, Arnavutluk, Bosna-Hersek, İngiltere'ye yeni yeni başladık. Fransa'ya yine aynı şekilde, Almanya'ya da gönderdik daha çok o bölgelerdeyiz, en son Arap ülkelerinden Birleşik Arap Emirlikleri'ne bu manada hem Batıya hem de Doğuya ihracat gerçekleştirdik. Daha öncesinde İsrail'e de göndermiştik. Bazı durumlarda ülkelerin yapmış olduğu boykot uygulamaları da bizi bu konuda engelliyor. Bunun yanı sıra işte bazı ülkeler vergileri arttırıyor, bu vergi arttırma durumu tabii bizim bu manada ihracat çalışmalarımıza sekteye vuruyor.

*****  Bir de Assento koltuk markanız var değil mi? Assento Koltuğun kuruluşu ne zaman sonrasında Mağazalarınız da olsun üretim safhasında olsun toplam kaç kişiyle kaç personel ile hizmet vermekte siniz?

2 YIL ÖNCE 2019 YILINDA KURDUK

---- Toplamda 25 kişiyiz biz mağazada kendimiz duruyoruz. Ben duruyorum, çocuklar oluyor üretimde kardeşim duruyor imalatta. Koltuk üretimimiz var ayrıca Assento koltuk adı altında. Assento koltuğu 2 yıl önce 2019 yılda kurduk, ama şöyle söyleyeyim Koltuğun başındaki yeğenim yaklaşık 20 yıldır koltuk üretimi içerisinde.

****Üretim çeşitliliğiniz anlamında bize bilgi verir misiniz?  Ne tür sandalyeler ne tür üretimler gerçekleştirmekte siniz?

YENİ JENERASYONUN TERCİHLERİ ÇOK DAHA BAŞKA

-----Sandalyeden başlayalım isterseniz; ilk baştaki işimiz olduğu için ahşap üretim yapıp yemek odalarına, restaurantlara, kafelere, Otel lobilerine bu tarz yerlere ürün yapıyoruz. mobilyacılar ile entegre çalışıp cafe, otel, restaurant gibi yerlere ürün yapıyoruz. Son zamanlarda metal aksamların çok girmesi nedeniyle bizde metal ağırlıklı ürünler yapmaya başladık tasarlamaya başladık. Koltukta da çekyat tarzında daha çok, daha model Avrupa çizgilerine yakın Mobilya anlamında koltuk anlamında İnegöl daha çok İtalyan motiflerini sever bizde ona yakın olmaya çalıştık. Piyasanın hakim olduğu modeller kendi tasarımlarımızın haricinde daha çok ticari anlamda dediğimiz basit, üretimi hızlı, kar marjı düşük ama hızlı satış yapılabilecek lokomotif ürünler yaptık. Güncel olarak eskiden çekyat tarzı ürünler vardı şimdi tek yat dediğimiz ürünler var. Açtığınızda bir kişinin rahatlıkla yatabileceği kanepeler bunlar. Eskiden bazalı koltuklar çok daha fazla iken şimdi bu bazaları Genç nesil yeni jenerasyon tutmuyor. Şu anda gözlemlediğimiz mobilyada da bizim jenerasyonun evleri mobilya ile doldurup en güzel odalarımızı misafir odası yapıp kapısını kilitleyip ayda bir gelen misafirlere açma devri bitti. Şimdiki jenerasyon, gençler daha akıllılar fazla mobilyaya yüklenmiyorlar. Bir konsol, bir kanepe kendi hayat tarzlarına göre stillerine göre boş ama sıcak bu tarz ürünleri tercih ediyorlar. Biz de o tarz ürünlerin üretimini yapıyoruz bunu da işte bizim üçüncü kuşak dediğimiz bizim çocuklarımız gerçekleştiriyorlar. Çünkü kendi jenerasyonlarını tanıdıkları için bildikleri için onlar başrole geçiyor, geçen yılın ortalarına kadar pazara aktif olarak ben çıkardım Türkiye genelinde.

PAZARLAMANIN BAŞINA OĞLUM GEÇTİ

Bu açığı gördüm şöyle gördük bizim gittiğimiz mağazalarda hep genç jenerasyonlar vardı bizim eski ile konuşmamız kolay oluyordu ama gençlerle konuşmamız bu şekilde olmadığından ortak bir  karar alarak oğlum geçti, pazara oğlum çıkmaya başladı. Genç nesil kendi çağında olan gençleri bu manada uzaktan görüp bile tanıyabiliyor. Bizde tabii tecrübe, destek anlamında çocuklarımızın yanındayız. Bizde tıkandığımızda babamızdan hala destek alıyoruz. Babamın sağlığı yerinde Allah'a şükür bazen arada bizi korkutuyor ama Allah uzun ömürler versin.

****Size özel bir kaç soruda sormak isteriz  Hüseyin Bey.Boş zamanlarınızda ne yaparsınız?  Tabii öncelikle boş zamanlarınız oluyor mu onu sormak isterim?

SPORUN HER TÜRLÜSÜNÜ SEVERİM, TAKİP EDERİM

----Ben eski zamanlarda amatör futbol oynadım defansta oynardım. Babam mesela İnegöl Akhisarspor'un kurucularındandır. Şu anda süper amatör ligde sezon açılsaydı oynayacaktı. Boş vakitlerimde hafta sonlarında amatör küme maçlarına giderim. Akhisarlıyız, Akhisarsporluyuz, Ayrıca burada bir Kurtuluşspor var, Kafkasspor var, Karadeniz Güven var Osmaniyespor var Orhaniyesporvar. Hep bu takımlarımızın maçlarını seyretmeye giderim hala daha zevk alırım bu manada elimizden geldiğince işte yine amatör dallarda voleybol basketbol müsabakalarını da takip ederim. Bayan voleybol takımları var yine İnegöl’ümüzde elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum ben Akhisar'da doğdum ama büyüdüğüm yerde Orhaniye Mahallesi, onlara da sempatim çoktur arkadaşlarımız da çok vardır oralara da mümkün olduğu kadar elimden geldiği kadar gider seyreder destek olmaya çalışırız. Ekonomik olarak çok desteğimiz olmaz ama psikolojik olarak, mental olarak yardımcı olmaya çalışırız. İş vesaire gibi durumlarda da elimizden geldiğince destek sağlamaya çalışıyoruz. İşte bazen forma anlamında destek sağlamaya çalışıyoruz, ufak ama en azından çorbada tuzumuz olmuş oluyor. Bireysel anlamda yönetime girip, hizmet verme şansım yok, zamanım da yok ama gönlüm tamamen her zaman onlardan yana.

****Hüseyin Bey röportajımız bayağı uzadı son olarak röportajımızın sonuna yaklaşırken gelecek hedefleriniz ile ilgili bize neler söylersiniz ne gibi hedefleriniz var?

AVRUPA’YA AÇILMA HEDEFİMİZ VAR

---- Gelecekle ilgili aslında bazı projelerimiz var şunu söyleyeyim öncelikle biz daha çok Hırvatistan olabilir, Polonya olabilir, Avrupa'nın göbeğine yakın bir noktada bir ya da iki stratejik noktada şubeler açmak istiyoruz. Şimdiye kadar Bosna'da bulundum, Bosna çok iyi durumda ama tabii oranında durumlarına gelirine giderine bakmak lazım. Balkan ülkeleri kendi aralarında vize uygulamıyorlar pasaportla oradan işte Karabağ’a, Arnavutluk’a, Kosova'ya gidebiliyorsunuz. Makedonya'ya gidebiliyorsunuz oradan Sırbistan'a gidebiliyorsunuz Balkan ülkelerindeki ısrarım önümüzdeki birkaç yıl içerisinde oralarda bir şubeleşme yapabilirsek bir Merkez  kurabilirsek haliyle o ülkeler yarın öbür gün Avrupa Birliği'ne girdiğinde bizde Avrupa Birliği'ne girmiş bir firma olacağız. Bizim hedeflerimiz de böyle bir çalışma var.

2.OSB’DEN YER BEKLENTİMİZ VAR

Şu anda Ayrıca mevcut olan üretimimizi daha büyütme çabamız var yer tahsislerini bekliyoruz. 2. OSB yer tahsisleri var Hamzabey tarafında İhtisas OSB denilen yerde oradan bir beklentimiz var yazıldık kayıt olduk. Ne kadar çıkar bilemiyoruz, şu anki düşüncelerimizden birkaç tanesi bunlar, bu tür hedeflerimiz var bu manada. Biraz daha işte sıcak desteklerde olmuş olsa aslında rahatlıkla firmalar daha atak olabilecekler hammaddede büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Yeri geliyor bazen sünger, bazen demir, mesela şuan  cam tedariğinde sıkıntılar yaşıyoruz.

MAL TEDARİĞİ SIKINTILARI ARTIK OLMAMALI

Hala daha ithal kumaş kullanıyoruz Çin'den geliyor bu kumaşlar. Burada kullandığımız yerli kumaşlarda var ama işte onlar ithal kumaştan daha da pahalıya çıkıyor. Yerli üretim nasıl pahalı oluyor bunu da anlayamıyorum. Biz bunun içerisinde yoğunlukla değiliz izlediğimiz, sohbetlerden duyduğumuz kadarıyla bütün dünyada bir konteyner sıkıntısı var ihracat yapamıyorsunuz. Sağlıklı bir şekilde ne ihracat, ne de ithalat yapabiliyorsunuz. Mutlaka bu sıkıntıların giderilmesi lazım. Bu konteynırlarda da fiyatlar azami ölçüde artmış durumda bu da bize malzemeye zam olarak yansıyor. Amerika ile Çin'in rekabetinden ne Amerika ne de Çin konteynırları boş olarak salmıyor. Gerçekten bu tür sıkıntılar da olabiliyor üretici, imalat ve sevkiyat anlamında. Yoğunlukla ihracata çalışan firmalar bu konuda çok çok daha büyük sıkıntılar yaşıyorlar.

İNEGÖL’DEN TÜM TÜRKİYE’YE SELAMLAR

Firma anlamında da gerçekten zorluklardan geçtik, bayağı sıkıntılar yaşadık,  bulunmuş olduğumuz seviyelere yavaş yavaş tırnaklarımızla gelmiş olduğumuzu söyleyebilirim. Biz Örneğin burada karar verirken mutlaka biz iki kardeş arasında istişarede bulunuruz, babamıza sorarız, çocuklarımıza sorarız, sektör içerisinden gelen işi bilen arkadaşlarımızdan dostlarımızdan, hatta çalışanlarımızla bile fikir teatisinde bulunuruz. Çünkü önemli kararlar kolaylıkla verilemiyor bu çabalar her şey firmamızın geleceğe daha emin adımlarla yürümesi içindir. Son olarak buradan başta İnegöl'de, Akhisar’da yaşayan hemşehrilerim olmak üzere Bursa'da yaşayan vatandaşlarımıza, yurt genelinde yaşayan 84 milyon insanımıza İnegöl'den selamlarımı göndermek istiyor, esenlikler diliyorum diyerek sözlerini tamamladı.

Fabrika

Mahmudiye Mah.

Çalışkan Sk. No:25

Email:[email protected]

Tel:  +90 224 712 30 82

Mağaza

İmotim Mobilya

AVM E-312

İNEGÖL/BURSA