BURSA
Giriş Tarihi : 19-12-2020 08:58   Güncelleme : 19-12-2020 08:58

Marmara’nın incisi Gönen

Balıkesir’in şirin ve zengin ilçesi Gönen’in değerli Belediye Başkanı İbrahim Palaz ile bölgenin dünü ve bugününü konuştuk. Öğrendik ki Marmara’nın incisi Gönen, geleceğe umutla bakıyor.

Marmara’nın incisi Gönen

Mehmet ÇETİNKAYA

Gönen Belediye Başkanı İbrahim Palaz, Balıkesir’in büyükşehir olmasının ardından ilçelerin hizmet alamadığını dile getirdi. Türkiye’ye pirinç konusunda öncülük ettiklerinin altını çizen Palaz, kırmızı et konusunda da marka olduklarını ifade ederken, kaplıca turizmi konusunda geride kaldıklarını açıkladı. 

Sizi tanıyabilir miyiz sayın başkan?

1974 Gönen doğumluyum. Küçük yaşlardan beri esnaflık yapan bir ailenin çocuğuyum. Hep Gönen’deydik, hiçbir yere çıkmadık. Gönenli bir grup da böyledir. Gönen’de siyaset yaptığımızı tahmin etmiyorum. Burada AK Partilisi de, CHP’lisi de iç içe yaşar. İnsanlar siyaset denilince kavga edildiğini anlıyor. Birbirini kötülemek zorunda gibi düşünüyor. Biz seçimlerde bunu konuştuk. Diğer adaylar da böyle bir kavga ortamına girmedi. Gönen tarihine adımızı yazdırmak nasip oldu. Allah kısmet ederse “Gönen’de ölürüz” diyoruz.

Başkanlık süreciniz nasıl gelişti?

Gönen’de benim ilk dönemim. Cumhuriyet Halk Partisi 45 yıl önce Gönen’de iktidar oldu. 30 yıl önce de SHP döneminde Kaya Uzer başkanlık yapıyor. Gönen’i seviyor ve buraya hizmet etmek istiyoruz. Durmadan ve yorulmadan Gönen’e hizmet etmek verdiğimiz en büyük sözdür. En büyük etkenimiz Gönen çarşısında esnaflık yapmamızdır. İkinci ve üçüncü dönemler için ‘kısmet’ diyorum. Niyetler çok önemli. Yapmak istediğimiz güzel şeyler vardı. Gönen’i bir adım ileri taşımak. Üniversite kazandırmak veya kültür merkezi yapmak gibi ancak pandemi dönemi bize geldi. Süreçten etkileniyoruz. Aşı bulunsa bile 1 sene boyunca hiçbir belediye bu işin altından kalkamaz.

Gönen’in sorunları nelerdir?

Büyükşehir olmak bize yaradı mı yaramadı mı bakmak lazım. Büyükşehir olduktan sonra ilçelerimiz hizmet alamaz oldu. İlçelerimizin en büyük gelir kaynakları su ve kanalizasyondu. Bu bizim elimizden alındı. Maalesef maddi anlamda çok büyük bir gelirimiz yok. Büyükşehir’in de ayrıca ciddi anlamda borçları var. Biz 20 aydır Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nden hiçbir şey görmedik. Küçük belediyelerin en büyük sıkıntısı ilçesinde yaşayan vatandaşlara hangi işin hangi belediye sorumluluğunda olduğunu anlatamıyoruz. Ancak vatandaşlar her şeyi bizlerden bekliyor. Bütçemiz olmamasına rağmen elimizden geldiğince bizlerin sorumluluğunda olmayan işleri de yapıyoruz.

Hayata geçirdiğiniz projeler neler?

Taş ihalemiz vardı; şu anda devam ettiriyoruz. Gönen’de Reşadiye, Plevne ve Tırnova’da kış aylarında vatandaşlarımız çamurda yaşıyordu. 20 ay içerisinde bunu gerçekleştirdik. Çarşıda Altay, kurtuluş ve Karşıyaka mahallelerinin taş işlerini hallediyoruz. Kötü bir zeminimiz var. Su patlarsa yoldan hayır gelmiyor. Büyükşehir Belediyesi bazı sokaklara söz verdiği halde girmedi. 90 tane kırsal mahallemiz var. 1 saatte zor gidiyoruz ve hizmet götürmek de bizim işimiz. Maddi zorluklarımız artıyor. En az 20 mahallede altyapı yok. Suyla ilgili problemi olan mahallelerimiz var. Bütçe gelmesi beklenen alacaklarla hesaplanıyor. Geçen yıl mayıs ayında 2 milyon 750 bin lira emlak vergisi topladık. Pandeminin içerisinde 700 bin lira emlak vergisi toplanmış. Pandemi bizi en çok burada vurdu. Belediyeler almayacağım dedi şeyleri alıyor ve vatandaşları yanıltıyor.

Gönen’i nasıl tarif edersiniz?

Gönen denilince akla ilk olarak kaplıcalar gelir. Son yıllarda çeltik yani pirincimiz, iğne oyamız, kırmızı etimiz, süt ürünlerimiz var. Ancak pek fazla açılamadık. Çeltikte Türkiye’nin yüzde 70’ini Gönen’deki fabrikalar temin eder. Buradaki çeltik fabrikaları hiçbir il ve ilçede yoktur. Burada hem ekim, hem de ticareti yapılır. Karacabey, Trakya veya Manyas Ovası’nda ekilen çeltik illa ki Gönen’deki fabrikadan geçer, pirinç olarak Türkiye’ye dağılır. Kırmızı ette, dana ve kuzumuz, İstanbul’a her hafta en az bin 500 hayvan kesilmiş halde gider. Özellikle Avrupa yakasındaki kasaplarda ‘Gönen etidir’ levhası yazar. İğne oyası eskiye göre biraz geriledi ama bizlerin yeniden bu sanatı teşvik etmek için Gönen kaplıcaları içerisinde ya da karşısında kurulacak olan Kadın Eli adlı bir projemiz var. Oraya bir satış yeri yapacağız. İğne oyasını pazarlamakta zorluk çektikleri için fabrikada çalışan kadınlar var.

ÖĞRENCİLER GÖNEN’E RENK KATACAK

Süt ve süt ürünleri bölgede gelişmiştir. Yoğurdumuz ve peynir çeşitlerimiz var. Gönen 30 yıl önce Bursa tarafından Çanakkale’ye gitmek için geçiş güzergâhıydı. Daha sonra Gönen’i dışarıda bırakan bir Ankara yolu açıldı. Önümüzde Biga örneği var. 10 yıl önce bir şeyleri yokken şimdi bizi 10’a katladı. Biga’da üniversite ve öğrenci işin rengini farklılaştırdı. Bizlerin avantajı ise turizm ve yeşil alanlardır. Birçok ilde olmayan parkımız var. Bir üniversitemiz olsa bizde de bir farklılık oluşabilir. Bir fakülte beklentimiz var bunun için de kaymakam öncülüğünde çalışma başlatıldı. Gönen Belediyesi, Güney Marmara Kalkınma Ajansı, Bandırma 17 Eylül Üniversitesi ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’yle yapılan protokol çerçevesinde Fizik ve Tedavi Merkezimiz açılacak. Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni aldı. Bizler de oraya bağlı bir kol olacaktı. Öğrenciye karşı bir isteğimiz var. 4-5 bin öğrenci girse Gönen’in şekli şemali değişebilir.

Vatandaşın genel geçim kaynağı nedir?

Ova köylerinde çeltik var. Hayvancılık ile buğday ve ay çiçekten oluşan kuru tarım var.  Büyük marketlerde bizlerin üretimi olan pirinçler satılır. Büyük hayvan çiftliklerimiz var. Türkiye markası Teksüt ve Gönen süt fabrikalarımız var. Türkiye’nin derisini üreten tabakhanelerimiz var. Deniz ulaşımında da görünmeyen bir sanayimiz var. Bandırma ve Gönen OSB’leri ilçemiz sınırları içerisinde bulunuyor. Öncü Salça fabrikamız var. GESBEY var. Adin, MKS var. 10-15 tane çeltik fabrikamız var.

KAPLICA SEKTÖRÜ KABUK DEĞİŞTİRDİ

Gönen termal rekabetin neresindedir?

Gönen yıllar önce termal ve sıcak suyun bu işin en başındaydı. En yüksek sıcaklıktaki kaplıca Gönen’de yer alıyordu. Ancak zaman içerisinde kaplıca sektörü de kabuk değiştirdi. Gönen kaplıcaları da değişime ayak uyduramıyor ve yerinde sayıyor.  Tesis anlamında iyiyiz. Gönen tesisleşmeyi Afyon gibi düşünseydi çok daha başka noktalarda olabilirdi. Afyon şirketini kurup sadece sıcak suyu pazarladı. Gönen ise sıcak suyu kendi bünyemizde tutmuşuz ancak yatırımcılara fırsat vermemişiz. Vizyon anlamında geride kaldı. Süreç bir yere geldikten sonra da iş işten geçmiş oluyor. Sıcak su kalitemiz çok yüksek. En düşük sıcak su seviyemiz 70 derecenin altına düşmemiş. 80 veya 90 dereceleri bulmuş. Bizler burada sıcak suyu soğutarak veriyoruz. Diğer illerde ise 22 dereceyi geçince ‘kaplıca’ diyorlar. Bizde ise soğutma tankları var. Maalesef süreci iyi kullanamadık. Gelen otel yatırımcıların taleplerine de sıcak bakılmamış. Afyon ise otelleşme ve turizmde ön plana çıkan yatırımcılara sıcak suyu sattı. Onlar da ilin çehresini değiştirdi. Bizler ise ‘sıcak su Gönenlinin olsun’ diye bakarken, 150-200 kişiyi sadece istihdam ederek süreci yönetmişiz. Ama şu bir gerçek ki, bazı belediye otellerinden çok daha iyi durumdayız.