GÜNDEM
Giriş Tarihi : 08-01-2021 08:41   Güncelleme : 08-01-2021 08:41

KUR’AN’IN MUKADDİMESİ FÂTİHA

"İlâhî Ya Rabbi! “Bizi dosdoğru yola, kendilerine iman ve hidayet nimeti verdiğin kimselerin yoluna ilet. Gazabına uğramış olanların ve sapıtanların yoluna değil.” Âmîn!" Fatiha'yı okumak demek sizin iki cihanda mutluluğunuz mührü demektir.

KUR’AN’IN MUKADDİMESİ FÂTİHA

Muhterem Müslümanlar! Bir gün Resûl-i Ekrem (s.a.s) sahâbe-i kirâmdan Ebû Saîd b. Muallâ’ya, “Mescitten çıkmadan önce sana Kur’an-ı Kerim’deki en büyük sûreyi bildireceğim” demişti. Namazın ardından ona şöyle buyurdu: “Bu sûre, yedi ayetten oluşan, namazlarda tekrar tekrar okunan Fâtiha sûresidir.”1

Aziz Müminler!

Fâtiha sûresi, mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim’in mukaddimesidir. Peygamberimiz bir hadisinde “Fâtiha’yı okumayanın namazı yoktur.” buyurduğu için bizler namazlarımızın her rekâtında bu sureyi okuruz. Kulun Rabbi ile gönülden hasbihali olan Fâtiha sûresini her okuduğumuzda Cenâb-ı Hakk’ın “Kuluma dilediği verilecektir.”3 buyurduğunu bilerek huzur buluruz.

Kıymetli Müslümanlar!

Fâtiha sûresine, “Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.” diyerek Besmeleyle başlarız. Biliriz ki Allah’ın adı anılmadan başlanan her iş, eksiktir, yarımdır, bereketsizdir. Ayetleri okuduğumuzda, kâinatı yaratan ve yöneten Rabbimize sonsuz hamdimizi, şükrümüzü, övgümüzü ve saygımızı sunarız. Biliriz ki O, lütuf ve ihsan sahibidir. Rahmeti bol, merhameti çoktur. yegâne gününün Hesapَ hâkimi O’dur. Kullarını ahirette hesaba çekecek olan Allah, mutlak adalet sahibidir. Bizler yalnız Allah’a kulluk eder ve sadece O’ndan yardım dileriz. Zira O’ndan başka sığınacak, dayanacak, güvenecek hakiki bir merci yoktur.

İlâhî Ya Rabbi! “Bizi dosdoğru yola, kendilerine iman ve hidayet nimeti verdiğin kimselerin yoluna ilet. Gazabına uğramış olanların ve sapıtanların yoluna değil.” Âmîn!

Değerli Müminler!

Fâtiha ile başlayan Yüce Kitabımızı okumak, anlamak ve yaşamak için büyük bir özveriyle çalışalım. Bu vesileyle, hepinizi Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından başlatılan “Haydi Türkiye, Evden Kur’an Öğrenmeye” seferberliğine davet ediyorum. Başkanlığımızın internet sayfasından başvurarak bulunduğunuz yerden çevrim içi derslerle Kur’an öğrenebilir, Kur’an’ın nurunu ailenize ve hayatınıza yansıtabilirsiniz. Ayrıca, okullarımızda Kur’an-ı Kerim, Peygamberimizin Hayatı ve Temel Dini Bilgiler dersleri, seçmeli dersler arasında yer almaktadır. Yavrularımızı, bu dersleri seçmeleri için teşvik edelim

ALLAH İLE KUL ARASINDAKİ BAĞ

Ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Her kim iyilik yaparak kendini Allah’a teslim ederse şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur. İşlerin sonu ancak Allah’a varır.” Hadis-i şerifte ise Resûl-i Ekrem (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Kim, Allah’a kavuşmayı arzu ederse, Allah da o kimseye kavuşmayı arzu eder. Kim de Allah’a kavuşmaktan hoşlanmazsa, Allah da o kimseye kavuşmaktan hoşlanmaz.” Aziz Müminler! Varlığımızın yegâne sebebi Allah Teâlâ’dır. O’nun “Ol!” emriyle, gökler ve yer arasındaki bütün varlıklar dünya hayatındaki yerini alır. Bizleri yoktan var eden; kudreti, ihsanı ve yardımı ile yaşatan; nimet verip sınayan O’dur. Sabah uyandığımız andan gece uykuya varana kadar, aldığımız her nefeste, attığımız her adımda, verdiğimiz her kararda Allah’a karşı sorumluluğumuz vardır. Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadis-i şerifinde bu sorumluluğu şöyle anlatır: “Allah’ın, kulları üzerindeki hakkı, kulların sadece O’na ibadet etmeleri ve hiçbir şeyi O’na ortak koşmamalarıdır.” Bunu yaptıkları takdirde, “Allah’ın kuluna azap etmemesi ve onu cennetine koyması”3 Cenâb-ı Hakk’ın mümin kullarına vaadidir. Değerli Müslümanlar! Yüce Rabbimiz, samimiyetle kendisine iman eden kullarından razı olur. İmanında samimi olmak, gönülden ibadet etmeyi ve güzel ahlâka uygun yaşamayı beraberinde getirir. Mümin, Allah Teâlâ’ya olan muhabbetini, saygısını ve bağlılığını ibadetleri kadar, temiz ve nezih davranışlarıyla da gösterir. Allah Teâlâ, mümin kullarının dua ve yakarışlarına icabet eder. Rızasına erişmek için çalışanları yalnız ve yardımsız bırakmaz. Kul her ne zaman Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?” diye niyazda bulunsa, Rabbimiz de "Bilesiniz ki Allah’ın yardımı yakındır” müjdesiyle onu karşılar.

"BENİ ANDIĞINIZDA"

Nitekim bir kutsi hadiste Sevgili Peygamberimiz, Cenâb-ı Hakkın şöyle buyurduğunu bize nakleder: “Ben, kulumun benim hakkımdaki zannı ne ise öyleyim. Beni andığında onunla beraberim. O beni kendi başına anarsa, ben de onu kendi başıma anarım. O beni bir topluluk içinde anarsa, ben de onu o topluluktan daha hayırlı bir topluluk içinde anarım. O bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir arşın yaklaşırım. O bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak gelirim!”5 Aziz Müslümanlar! Kur’an bizi uyararak şöyle diyor: “Allah’ı unutan ve bu yüzden de Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın.”7 Bu uyarıya kulak verelim. Rabbimizle aramızdaki kulluk bağını özenle koruyup güçlendirelim. O’na hakkıyla ibadet edelim; yalnız O’ndan yardım dileyelim. Rabbimize gönülden dua edelim. İşlediğimiz tüm günahlarımıza tevbe edelim. Unutmayalım ki kim Rabbini unutur ve Onunla arasındaki kulluk bağını koparırsa, Allah Teâlâ da onu rahmetinden uzaklaştırır. Dünyada yüreğine korku salar, ahirette yüzüne bakmaz ve onu büyük bir azaba uğratır.

BİR AYET

“Elif Lâm Mîm. Bu (Kur’an), kendisinde hiçbir şüphe bulunmayan bir Kitap’tır, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için de doğru yolu gösteren bir rehberdir.” (Bakara, 2/1-2)

BİR HADİS

Bir Hadis "Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de Cennet’e götürür. Kişi doğru söyleye söyleye sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de Cehennem’e götürür. Kişi yalan söyleye söyleye kezzâb (çok yalancı) diye yazılır."

BİR DUA

...Allah’ım! Beni önümden, arkamdan, sağımdan solumdan ve üstümden (gelecek her türlü tehlikeden) koru. Altımdan (gelecek belalarla/deprem ile) helak olmaktan senin büyüklüğüne sığınırım."