GÜNDEM
Giriş Tarihi : 17-04-2021 08:13   Güncelleme : 17-04-2021 10:24

KULLUĞUN GEREĞİ ŞÜKÜR

Şükür, insanoğlunun kendisine bahşedilen bunca nimet karşısında Yaradanımıza karşı söz veya fiille yerine getirdiği bir övgü, bir teşekkürdür. Cenab-ı Allah ayeti kerimesinde “…bana şükredin, nankörlük etmeyin!”(Bakara 2/152) buyurmaktadır.

KULLUĞUN GEREĞİ ŞÜKÜR

Peki şükretmek için çok büyük, çok özel bir nimetin elde edilmesi ya da büyük bir problemin çözümü mü beklenmelidir? Aslında insan şöyle bir düşündüğünde şükretmesi için ne kadar da çok sebebi olduğunu görecektir. Allah'ın onu imanla şereflendirmiş olması, mükemmel bir surette yaratması,sağlık ve sıhhat bahşetmesi, dünyasını ve ahiretini mamur edebilmesi için peygamberler ve kitaplar göndermek sureti ile desteklemiş olması, hata ve kusur işlediğinde ise kendini arındırma ve tövbe etme fırsatı vermiş olması, hepsi ayrı ayrı şükrü gerektiren unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır.Kerim kitabımızın çok sayıda ayetinde, Allah’ın bizlere bahşettiği nimetlere, lütuf ve ihsanının fazlalığına dikkat çekilmekte ve bütün bu ikramlar karşısında, insanın Yaradan’ına karşı minnet ve şükran duyguları içerisinde olması gerektiği hatırlatılmaktadır.  Elde edilen tüm nimetlerin ve iyiliklerin karşılığı ancak böyle ödenebilecektir. Bu husus Bakara suresi 172. ayette şöyle ifadesini bulur: “Ey iman edenler!Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temiz olanlarından yiyin ve yalnızca Allah'a şükredin.”

ALLAH'IN EN GÜZEL İSİMLERİNDEN BİRİDİR

Şükür, yürekten inanan her bir mümini yücelten bir davranıştır. Eş-Şekur, aynı zamanda Allah'ın güzel isimlerinden birisidir.Yüce Allah kendi rızası için güzel işler yapanların ve şükredenlerin çabalarını zayi etmeyecektir. “Eğer şükrederseniz, elbette size nimetimi artıracağım.” (İbrahim 14/7) ayeti bu hakikate işaret etmektedir.Şükrün karşıtı, nimetin kıymetini bilmemek, elde edilen her türlü kazanımı; ben yaptım, bençalıştım, ben başardım şeklinde kendinden menkul sanmak, küfran-ı nimet yani nankörlük olarak ifade edilmektedir. Bu ise asla iman eden bir müminin vasfı olamaz. Bu durumun ancak, iblisin ve onun yolundan gidenlerin tavrı olduğu,Kerim kitabımızda ifadesini bulmaktadır:“İblis dedi ki bundan böyle benim sapmama izin vermene karşılık, ant içerim ki, ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım.Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından,sollarından sokulacağım ve sen, onların çoğunu şükredenlerden bulamayacaksın.” (Araf, 7/16-17)

KİM NANKÖRLÜK EDERSE

Şeytana uymayan, nankörlük etmeyen,verilen tüm nimetlerin şükrünü eda etme gayreti içerisinde olan insan, kendisinden bekleneni yapmış ve gerçekten çok erdemli bir tutum sergilemiş olacaktır.Bunun neticesi elde edilecek kazanım ve mükafata işaret edilerek, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır: “Kim şükrederse ancak kendi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki Rabbim her bakımdan sınırsız zengindir, cömerttir.”(Neml, 27/40) Müslümanlar olarak bizlere düşen, Allah'ın nimetlerinin farkına varmak, bahşedilen tüm nimetleri Cenab-ı Allah'ın rızasını elde etme yolunda kendimize azık kılmak, ona isyan ve nankörlük sayılabilecek her türlü davranıştan uzak durarak şükretme gayreti içerisinde olmaktır. Mehmet Emin Beyhan / Keles İlçe Müftüsü

EN GÜZEL İSİMLER:

es-SELÂM

Yüce Rabbimizin isimlerinden biri olan Selâm, her türlü eksiklik, acziyet ve kusurdan, yaratılmışlara özgü değişikliklerden ve yok oluştan münezzeh olan, selametin kaynağı olup esenlik veren manalarını içine alır. Ayrıca müminlerin Allah’ın azabından emin olmaları anlamına gelir.Allah(cc), selametin kaynağı olandır. O’nun güzel isimlerini kâinat aynasında gören kul, selim bir kalp ile Mevlası’nın rızasına ulaşmaya çalışır. Mümin namazında her selamından sonra “Allahümme ente’s-selam ve minke’s-selam” cümlesi ile selâmı Allah’ın bir ismi olarak zikretmekle birlikte selametin O’ndan geldiğini de belirtir.Selâm olan Allah (cc), ne yücedir.

Şehir ve İnsan

Terminalin otuz numaralı peronundan seyreyliyorum..Nasıl da bir koşuşturma hâkim..Durmadan açılıp tekrar kapanan kapılarınfısıltıyı andıran uğultusu insanın kulaklarına ayrılığın terennümlerini değdiriyor.

Bir yanda bavuluyla, kalkmak üzere olan otobüse yetişmeye çalışanlar,  bir yanda vatandaşın hizmetine sunulmuş Diyanet Mola istasyonunda aylık dergileri karıştırıp buradaki Din Gönüllüsüyle koyu sohbete kendini kaptırmış olanlar..Farklı farklı hayatları burada birleştiren ortak nokta her birinin biraz sonra bambaşka yerlere doğru yola koyulacak olmaları..

Salonun kapalı kısımlarında envai çeşit hediyeliklerin satıldığı tezgahlara göz gezdirenler; pamuk şekeri, elma şekeri diye tutturan çocuklar, bir yanda beklerken bir taraftan da çayını kahvesini yudumlayanyolcular..

Günün belki de yirmi dört saati hareketlidir burda.Bazı anonslarla hüzün hâkim olur,bazı anonslar ise sevenleri tekrar kavuşturur.

Otobüse binen sevdiklerine camdan el sallayanlar bir taraftan da gözlerinden akandamlaları silerler narin ve titrek parmaklarıyla..

Kim bilir kaç kişi oturup bakmıştır etrafına bu perondan. Oysaki insan yolcudur,şu fani dünyada. Birikindi vakti,bir ağacın altında,dinlenerek yoluna devam edecek bir yolcu gibidir. Fatma Karaman / Osmangazi Müftülüğü

Dalga dalga iyilik

İşte esmeye başladı Rahmet rüzgârı. Dillerde bir terennüm “Mübarek ay geldi.” Çehrelerdetatlı bir tebessüm...Bu ulvî hal çepeçevre sarınca insanoğlunu, huzura doğru bir yol alır varlığı. İçinden “Temizlenme vakti geldi gönlüm” diye geçirirken bir telefon sesi ile toparlandı Elif hoca hanım!

O, Türkiye Diyanet Vakfında gönüllü iyilik elçisi. Yetim kızlara kol kanat gererek, bir anne şefkati ile yedirir içirir, dertleri ile dertlenirdi. Bu Ramazan da onlar için koşuşturacaktı. Çünkü iftar etmeyi en çok yetim kızlar ile seviyordu. Belki bir tutam görünse de dünyalara bedel bu hizmet için mukaddes ay Ramazan’ı nimet bildi..Yokluğu iliklerine kadar yasamış bu kızcağızların imdadına yetişen,onları canı gönülden seven, kendi evlatlarından ayırt etmeyenbir gönül eri. İyiliğin bulaşıcı olduğunu,her fırsatta yetim kızlara anlatır,nakış gibi işler,yetim gönüllere. İşte böyle,Rabbin aşkı ve muhabbeti kullarına sirayet edince, bir tutam iyilik dönüşür cennete...Rahmet ikliminde... (Serap Birinç / Gemlik Müftülüğü)

NE OKUYALIM?

Cim Dergisi

Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan miniklere sevimli bir armağan.Rengarenk çizimlerin, heyecanlı maceraların, güldüren hikayelerin öğretici etkinliklerin boyama ve bulmaca sayfalarının daha pekçok şirinliğin yer aldığı 4-6 yaş arası çocuklara özel Cim Dergisi yayında! 2021 yılının Ocak ayından itibaren müstakil bir dergi olarak  yayın hayatına başlayan okul öncesi  “Cim Dergisi” ile çocuklar çok eğlenecek çok öğrenecek.

RAMAZAN İLMİHALİ

 Unutarak yiyen kişiye oruçlu olduğunun hatırlatılması gerekir mi?

Oruçlu olduğunu unutarak yiyip içen kişi, yaşlı, hasta, zayıf ve oruç tutmaya kuvvet getiremeyecek durumdaysa onu gören kişi oruçlu olduğunu hatırlatmamalı, oruç tutmaya kudret getirebilecek durumdaysa hatırlatmalıdır (Şurunbulali, Merakı’l-felah, 238).

17 NİSAN 2021 CUMARTESİ

5 RAMAZAN 1442

Bursa Namaz Vakitleri

 

İmsak                   04:45

Güneş                  06:16

Öğle                      13:08

İkindi     16:52

Akşam                  19:51

Yatsı                      21:16

 

Bir Ayet

İçinizden kim Allah'a ve Resülüne itaat eder ve salih bir amel işlerse, ona mükâfatını iki kat veririz. Biz ona bereketli bir rızık hazırlamışızdır. ﴾Ahzâb, 33/31﴿

Bir Hadis

Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu şaşırmayacaksınız: Allah'ın Kitabı ve Peygamberinin sünneti. ” (Muvatta' , Kader, 3)

Bir Dua

"Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin." (Haşr, 59/10)