GÜNDEM
Giriş Tarihi : 05-05-2021 01:13   Güncelleme : 05-05-2021 01:13

İSLAM’DA ENGEL YOKTUR

Yaratıkların en mükemmeli ve en şereflisi, âlemde var olan her şey hizmetine sunulan insanın Allah katında değeri;îman, ibadet, sâlih amel, takva ve güzel ahlakı nispetindedir. Allah insanları bu açıdan değerlendirmekte, onların fiziki yapılarına, renklerine, ırklarına, cinsiyetlerine, engelli ya da engelsiz oluşlarına bakmamaktadır.

İSLAM’DA ENGEL YOKTUR

Engellilik hali, insanın temel fonksiyonları açısından eksiklik olsa da, insanî yönden bir kusur değildir. Zaten insan yaratılışı gereği hiçbir zaman tam olmaz. Bazen beden bazen duygular bazen de düşüncelerdeki eksiklikler insanın engelleridir.

Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın"Harâbât ehline hor bakma şâkir Defineye mâlikvirâneler var" şiirinde ifade ettiği gibi, dış görünüşü itibariyle önemsenmeyen pek çok kimse, zengin ve diri bir gönül yapısıyla Allah katında çok değerli olabilir. Peygamber Efendimiz (sav) bu hakikati “Allah sizin dış görünüşlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar” buyurarak belirtmiştir. Bedensel engelliliğin ötesinde asıl engellilik, hakikati görmeme, hakkı duymazdan gelme ve doğruyu ifade etmemektir. Kör, sağır ve dilsiz gibi nitelemeler bu bağlamda mecazi olarak Kur’an-ı Kerim’de birçok ayette geçmekte ve sorunlu olan asıl kısmın manevi engellilik olduğuna vurgu yapılmaktadır.

ONLARI DESTEKLEMELİYİZ

Engelli bireylerin yetenekleri ve imkânları doğrultusunda desteklenmeleri, onların ideallerini ve kişiliklerini gerçekleştirmede büyük öneme sahiptir. Abese Suresi’nin inişinden sonra Hz. Peygamber (sav) ile aralarında gelişen samimi ilişkiler, görme engelli sahabî Abdullah İbnMektum’a önemli görevlerin verilmesini sağlamıştı. Gözüyle değil, gönlüyle gören İbnMektum, çeşitli seferlere ya da savaşlara giden Hz. Peygamber’e tam on üç defa Medine’de vekâlet etmişti. Yine ortopedik engelli Muaz b. Cebel vali olarak Yemen’e görevlendirilmişti. Hz. Peygamberin engelli sahabîlerin ısrarlacemaate devam etmelerini istemesi, onlara görevler vermesi, hatta savaşa katılmalarına izin vermesinde onların toplumdan tecrit edilmemelerini sağlama arzusu yatmaktaydı. Engellileri inciten tutum ve davranışlardan uzak durulması, dini ve dünyevi işlerini kolaylaştıran gerekli önleyici tedbirlerin alınması emredilmektedir. Mekke fethedildiğinde Hz. Ebubekir yaşlı ve görme engelli olan babası Ebu Kühafe’yi Hz. Peygamber (sav)’i ziyaret etmek üzere getirmişti. Bu durumdan rahatsız olan Hz. Peygamber (sav) “İhtiyarı evde bırakaydın da ben onun yanına gitseydim’ buyurarak Ebu Kühafe’ye olan saygı ve sevgisini ifade etmiştir.

Şüphesiz ilahi adalet gereği, herkes gücünün yettiğinden ve sadece kendisine verilenden sorumludur. İslam, doğuştan ya da sonradan herhangi bir engellilik türüyle karşılaşan kimseye dini ve dünyevi sorumluluklar açısından hayatı kolaylaştıran ruhsatlar tanır. Bununla birlikte İslam toplumlarında engelli bireylerin acıma ve merhamet ile karşılanması değil; ehil ve yeterli oldukları alanlarda yeteneklerini toplum yararına kullanabilmelerine imkân tanınması sağlanmıştır. Ne mutlu varlığı da yokluğu da nimet bilenlere ne mutlu gözleri kulakları ve azaları ahirette lehine şahitlik edenlere.

Zeynep Orhan Tatlıcı / Bursa Müftülüğü Uzman Vaizi

EN GÜZEL İSİMLER: el-KERÎM

Sözlükte “cömert olmak, iyi, ahlâklı, asil ve değerli olmak” anlamına gelen kerem kavramının sıfatı olan kerim, Allah’a nisbet edildiğinde “lütuf ve ihsanda bulunma” manasına gelir. Ekrem sıfatı ise en büyük kerem sahibi demektir. Keremi sonsuz olan, sınırsız ikram ve lütufta bulunan, kerametin tek ve yüce kaynağı, mutlak kerem sahibi anlamına gelir. Zü’l-ikrâm “ikram sahibi” olan Allah’ın Rahman ismi ile Ekrem ismi arasında güçlü bir anlam bağı vardır. Sonsuz merhamet, sonsuz Rahmet sahibi olan Yüce Allah aynı zamanda Ekremdir.

ŞEHİR VE İNSAN

Mavinin yeşil ile birleştiği,denizin yakamoz izlerinde,ukbaya açılan perde misali Gemlik...Yeşil Bursa’nın gönül limanından bir parça,varlık rıhtımından yokluk rıhtımına varacak yolcu misali yüzen vapurlarınsandallara karışan sesleri ile coşan güzel belde..

Bağrında yetişen Yüce Kelamullah'ta zikredilen adı ile bedene afiyet ruha şifa veren zeytini,adeta Rezzak ism-i şerifinin tecellisiolmuştur.Tumturaklı dalgaların sahile gel gitleri, seyre değer tefekkür saatlerinde buluşturur insanı. Cemal sıfatının zuhur ettiği saklı bir cennet hükmünde seyre dalmamak ne mümkün. Her bir ayrıntıda Rahman'ın gözlere seyranlık ikramı gibi tepesinde uçuşan martıların nasibini denizden alıp uçuşmalarıayrı bir hayranlık uyandırır zihinlerde.Sahil boyu yürürken deniz seni,sen denizi izlersin.Sonra Yaradan’ın sonsuz kudreti karşısında eğilirsin. Doğanın tüm ihtişamı ile iç içe olması ne büyük bir ikram...Gözlere ziyafet ruhlara mânâ Bursa'nın şirin beldesi....

Serap Birinç / Gemlik Müftülüğü

NE OKUYALIM?

Çocuğu Yeniden Keşfetmek

Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları’ndan çıkan ve kolektif olarak kaleme alınan eser, 2020 yılında 2. baskısını yapmıştır. Çocuk terbiyesi, eğitimi ve öğretimi vb konulara değinen eser çocuğun felsefe, dil, eğitim, öğretim hususlar açısından ele alınacağı bir dizi faaliyetlerini içeren sunum metinlerinden oluşmaktadır.

BİR SORU BİR CEVAP

Burun damlası kullanmak orucu bozar mı?

Tedavî amacıyla burna damlatılan ilacın bir damlası, yaklaşık 0,06 cm3’tür. Bunun bir kısmı da burun çeperleri tarafından emilmekte olup, çok az bir kısmı ise mideye ulaşmaktadır. Bu da, dinî açıdan abdestte ağza su vermede olduğu gibi af kapsamında değerlendirildiğinden orucu bozmaz.

MESNEVİ'DEN; Bir bilene sormalı

Ömer zamanın da oruç ayı geldi. Birkaç kişi bir dağın tepesine koştu. Oruç ayının Hilalini görüp kutlulanmak, onu hayra yormak istiyorlardı. Birisi “ Ey Ömer, işte hilal” dedi. Ömer gökyüzüne baktıysa da ayı göremedi. “ Bu ay senin hayalinden meydana geldi. Yoksa ben, gökleri senden daha iyi görürüm. Tertemiz hilali nasıl olur da görmem? Elini sıvazla. Ondan sonra hilale bak!” dedi. Adam elini ıslayıp kaşını sıvazlayınca ayı göremedi. “ Padişahım, ay yok görünmez oldu” dedi. Ömer dedi ki: “Evet, kaşının kılı seni şüphelendirdi: yaydan sana bir ok attı” Onun yolunu bir eğri kıl kesti, o yüzden ayı gördüm diye davaya kalkıştı. Bir eğri kıl gökyüzüne perde olursa bütün vücudun eğri olunca halin ne olur? Her Cüzü’nü doğrulara uyup doğrult. Ey doğru yola giden,o eşikten baş çekme! Teraziyi, terazi doğrulttuğu gibi terazinin değerini azaltan da yine terazidir.

Doğru olmayanlarla tartılan eksikliğe düşer, aklı şaşar kalır. Yürü kafirlere karşı şiddetli ol; ağyarın dostluğuna toprak saç! Ağyarın başına kılıç kesil; kendine gel; tilkilik etme, aslan ol ki dostlar gayretleri yüzünden senden kesilmesinler! Çünkü dikenler, bu güle düşmandır. Ateşe üzerlik tohumu serper gibi kurtların başına ateş serp; çünkü o kurtlar, Yusuf’un düşmanlarıdır. Kendine gel, Şeytan sana “ babasının canı” der bu suretle o lain seni aldatır

Bu kara yüzlü babana da bu şeytanlığı yaptı Ademi’ de mat etti. Bu kuzgun, satranç başın da çeviktir. Yarı uykulu gözle kuzgunu doğan görme! Çünkü o kadar çok oyunlar bilir ki boğazında bir çöp gibi kalakalır.! Onun çöpü boğazlarda durur. O çöp nedir? Mevki ve mal sevdası. Ey kararsız kışı, mal çöpten ibarettir. Ama boğazındaysa Abıhayatı içirmez. Malini, düzenbaz bir düşman çıkacak olsa bir yol keseni, başka bir yol kesen dolandırmış demektir.

Bir hırsızcağız, bir yılan oynatıcısının yılanını çaldı. Aptallığından onu ganimet saymaktaydı. Yılancı, yılanın zehirlemesinden kurtuldu. Yılan da hırsızını ağlatıp inleterek öldürdü. Yılancı, o ölü adamı görüp tanıdı, “onu benim yılanın öldürdü,canından etti. Hırsızı bulayım da yılanımı ondan alayım diye dua edip duruyordum,Gönlüm yılanımı bulmayı istiyordu. Allahya şükrolsun ki o dua kabul edilmedi. Ben duamın kabul edilmeyişini ziyan sandım ama bana faydaymış dedi.” Nice dualar vardır ki ziyanın helak olmanın ta kendisidir. Pak tanı, onları kereminden kabul etmez.

5 MAYIS 2021 ÇARŞAMBA

23 RAMAZAN 1442

Bursa Namaz Vakitleri

İmsak 04:13

Güneş 05:52

Öğle 13:06

İkindi 16:57

Akşam 20:09

Yatsı 21:41

 

Bir Ayet

Kendileri için hidayet yolu belli olduktan sonra gerisin geri dönenleri, şeytan aldatıp peşinden sürüklemiş ve kendilerini boş ümitlere düşürmüştür. ﴾Muhammed, 47/25﴿

Bir Hadis

“Ümmetimde câhiliye âdetlerinden kalma dört şey vardır ki bunları (kolaylıkla) terk edemezler. Bunlar; asaleti ile öğünme, nesepleri kötüleme, yıldızlarla yağmur isteme ve bağıra çağıra ölülere yas tutmadır.” (Müslim, Cenâiz, 29)

Bir Dua

“Allah’ım! Gidip ebedî yaşayacağım ahiret hayatımı benim için hayırlı eyle. Hayatımda her türlü hayrı ziyadesiyle ihsan eyle. Ölümümü de her türlü şerlerden muhafaza eyle.” (Müslim, Dua, 71)